Onurlu bir insan olmak için edepsizlik etmekten kaçınmalısın.You must avoid misbehaving in order to be a honourable person.
Çıplak figürler resmetmiş olduğundan dolayı, sanatçı ahlaksızlık ve edepsizlik ile suçlanıyordu.Because he depicted naked figures, the artist was accused of immorality and obscenity.
Bir yabancıyla edepsizlik yapıyorsun.You get dirty with a stranger, you use earplugs?
Edepsizlik yapmıyorum, lütfen hakaret etmeyin.I am not being impudent, please do not insult me! Erdogan:
Şayet açık bir edepsizlik yaparlarsa başka. Onlarla iyi geçinin.Live with them with tolerance and justice even if you do not care for them.
Çünkü bu, edepsizliktir, (Allah'ın) hışm(ı)dır ve iğrenç bir yoldur.What happened in the past is now past: It was lewd and abhorrent, and only the way of evil.
Böyle bir şey açık bir edepsizlik, nefret gerektiren bir kötülüktür. Çirkin bir yoldur bu.What happened in the past is now past: It was lewd and abhorrent, and only the way of evil.
Şayet açık bir edepsizlik yaparlarsa başka.And live with them honourably.
Sizden kim açık bir fuhuş (edepsizlik) yaparsa onun için azab iki kat yapılır.Whoever of you commits a proven indecency, the punishment for her will be doubled.
Tüm pisliklerden/edepsizliklerden, kötülükten, azgınlık-doymazlık ve kıskançlıktan yasaklar.And He forbids immorality, and injustice, and oppression.
Sizden kim açık/kanıtlanmış bir edepsizlik yaparsa, kendisi için azap iki katına çıkarılır.Whoever of you commits a proven indecency, the punishment for her will be doubled.
Kim şeytanın adımlarını takip ederse, şunu bilsin ki o, edepsizlikleri ve kötülüğü emreder.Whoever follows Satan’s footsteps—he advocates obscenity and immorality.
Çıplak figürler resmetmiş olduğundan dolayı, sanatçı ahlaksızlık ve edepsizlik ile suçlanıyordu.Como representó figuras desnudas, el artista fue acusado de inmoralidad y obscenidad.
Bu ne ahlaksızlık, edepsizliktir.無礼とは礼儀知らずのこと。
Ama Don Kişot'un saf hayalciliğinin yerini, Don Juan'da edepsizlik almıştır.Истинското съществуване на Дон Хуан е предмет на дълги диспути.
Çıplak figürler resmetmiş olduğundan dolayı, sanatçı ahlaksızlık ve edepsizlik ile suçlanıyordu.Vjeran “kostimiranim” predlošcima ovaj je autor plijenio samozatajnošću i disciplinom.
Bu ne ahlaksızlık, edepsizliktir.To je taká vierolomnosť, zradnosť.
Bir yabancıyla edepsizlik yapıyorsun. Kulak tıkacı, ağız koruyucusu kullanıyor musun?Als je iets smerigs doet met een vreemde, gebruik je dan oordopjes ?Een mondbeschermer ?
Bir yabancıyla edepsizlik yapıyorsun. Kulak tıkacı, ağız koruyucusu kullanıyor musun?Ha az elsõ jöttmenttel bezárkózik, mégis mit szokott használni?
Bir yabancıyla edepsizlik yapıyorsun. Kulak tıkacı, ağız koruyucusu kullanıyor musun?Pentru mizeria unui străin, foloseşti dopuri de urechi ?
Bir yabancıyla edepsizlik yapıyorsun. Kulak tıkacı, ağız koruyucusu kullanıyor musun?Λερώνεσαι με έναν ξένο, χρησιμοποιείς ωτοασπίδες ; Προστατευτικό για το στόμα ;
Bir yabancıyla edepsizlik yapıyorsun.Taháš se s cizím, užíváš si.
Bir yabancıyla edepsizlik yapıyorsun.Когда Вы запираетесь в сортире с первым встречным.
Bir yabancıyla edepsizlik yapıyorsun.Щом мърсуваш с първия срещнат, какво слагаш?
Ne sanıyorsun? Bir yabancıyla edepsizlik yapıyorsun.Cuando se encierra el lavabo con el primero... que ve, ¿qué le pone?
Ne sanıyorsun? Bir yabancıyla edepsizlik yapıyorsun.Wenn Sie sich mit dem Erstbesten auf dem Klo einsperren.