Ana içeriğe geç
Sözlük

edecek ile cümle

edecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Mary'ye ateş edecek.Tom is going to shoot Mary.
Tom'a yardım edecek miyiz?Are we going to help Tom?
Tom istifa edecek.Tom is going to resign.
Gerçek arkadaş hareket etmene yardım edecek biridir.A true friend is someone who'll help you move.
O şimdi tek başına seyahat edecek kadar yaşlıdır.He is now old enough to travel by himself.
Horoz ötmeden önce sen beni üç kez inkâr edeceksin.Before the cock crows, you will deny me three times.
Şimdi sana kim yardım edecek?Now who's going to help you?
Bize yardım edecek kimse kalmadı.There's nobody left to help us.
Tom yarın bize yardım edecek.Tom is going to help us tomorrow.
Bana bununla ilgili yardım edecek misin yoksa etmeyecek misin?Are you going to help me with this or not?
Bak, yardım edecek misin yoksa etmeyecek misin?Look, are you going to help or not?
Yani, bana yardım edecek misin yoksa etmeyecek misin?So are you going to help me or not?
Beni terk edecek misin?Are you going to leave me?
Ne fark edecekti ki?What difference would that've made?
Tom evini boyamasına yardım edecek birini istiyor.Tom wants somebody to help him paint his house.
Tom kendine yardım edecek birini istiyor.Tom wants somebody to help him.
İlave edecek başka bir şeyin var mı?Do you have anything else to add?
Gerçekten mi? İstifa edecek misin?Really? Are you going to quit?
Beni fark edecek diye çok tedirgin oldum.I was so nervous that she would catch sight of me.
Tom kesinlikle bana yardım edecekTom will definitely help me.
Tom seni mutlu edecek.Tom will make you happy.
Tom kesinlikle bize yardım edecek.Tom will definitely help us.
Bize yardım edecek başka birini bulacağım.I'll find someone else to help us.
Bize yardım edecek birini bulacağım.I'll find someone to help us.
Tom muhtemelen teklifini kabul edecek.Tom will likely accept your offer.
Ne zaman beni tekrar ziyaret edeceksin?When will you visit me again?
O yakında anne ve babasının evini terk edecek.He will soon leave his parents' home.
Dersler pazartesi günü devam edecektir.Classes will resume Monday.
Belki Tom kabul edecektir.Maybe Tom will agree.
Herhangi biri gerçekten dikkat edecek mi?Will anyone really care?
Tom'un davası pazartesi günü devam edecek.Tom's trial will continue on Monday.
Tartışmalar yarın devam edecek.Discussions will continue tomorrow.
O eğilimler devam edecek mi?Will those trends continue?
Tartışma devam edecektir.The debate will continue.
Bu devam edecek.This will continue.
Tom Mary'yi terk edecek mi?Is Tom going to dump Mary?
Tom bize yardım edecek, ama Mary etmeyecek.Tom will help us, but Mary won't.
Tabii ki Tom bize yardım edecek.Of course, Tom will help us.
O, okula kadar çocuklara refakat edecek.He will accompany the children to school.
Er veya geç Tom muhtemelen bize yardım etmeyi kabul edecek.Sooner or later, Tom will likely agree to help us.
Sonuçta, Tom muhtemelen bize yardım etmeyi kabul edecek.Eventually, Tom will likely agree to help us.
Tom muhtemelen kabul edecek.Tom is probably going to agree.
Bunu takdir edeceklerinden eminim.I'm sure they'll appreciate it.
Tom bunu çok takdir edecektir.Tom will appreciate it a lot.
Mary'nin Avusturya'lı arkadaşı Noel zamanında onu ziyaret edecek.Mary's friend from Austria will visit her at Christmas time.
Kimin arkadaşlara ihtiyacı var! Onlar sonunda sana ihanet edeceklerdir sadece.Who needs friends! They'll just betray you in the end.
Onu hak edecek ne yaptım?What did I do to deserve that?
Çoğu kişinin, konutlarının koşulları hakkında şikayet edecek bir şeyi vardır.Most people have something to complain about their housing conditions.
Onlar yoğun kar yağışından dolayı muhtemelen okulu iptal edecek.They're likely to cancel school tomorrow because of the heavy snow.
Tom onun için yaptıklarımızı takdir edecek gibi görünmüyor.Tom doesn't seem to appreciate what we've done for him.
Tom bir gün bunun için bana teşekkür edecek.Tom will thank me for this one of these days.
Devam edecek bitirilmemiş bir işim var.I have some unfinished business to attend to.
Er ya da geç Tom beni deli edecek.Sooner or later, Tom will drive me mad.
Teslimatlar her zaman olduğu gibi devam edecek.Deliveries will continue as usual.
Önyargı var olmaya devam edecektir.Prejudice will continue to exist.
Dava pazartesi günü devam edecek.The trial will continue Monday.
Satışlar büyümeye devam edecek.Sales will continue to grow.
Tom bize yardım edecek, değil mi?Tom will help us, won't he?
Ben itiraf edecek hiçbir şeye sahip değilim.I have nothing to confess.
İtiraf edecek bir şeyim yok.I have nothing to confess.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
edecek ile cümle - Sayfa 9 - edecek kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App