Ana içeriğe geç
Sözlük

edecek ile cümle

edecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bu, ne kadar edecek?How much will this cost?
Tom bana teşekkür edecek.Tom will thank me.
Tom bizi bilgilendirmeye devam edecek.Tom will keep us informed.
Çocuklara okula kadar eşlik edeceksin.You will accompany the children to school.
Telefonu açsaydın seni Pulo'nun evine davet edecektim.If you had picked up the phone, I would have invited you to Paulo's house.
Eğer bu modern donanımı kullanırsanız bir sürü iş gücü tasarruf edecektir.If you use this modern equipment, it will save a lot of manpower.
Sana gerçekten yardım edecek birçok insan var.There are lots of people there who can actually help you.
Bu mesaj beş saniye içinde kendini yok edecektir.This message will self-destruct in five seconds.
Onu kontrol edecektim.I was going to check on her.
Ne fark edecek ki?What does it matter anyhow?
Tom şansını elde edecek.Tom will get his chance.
Biri sizi fark edecek.Somebody's going to notice you.
Bu para gerçekten yardım edecek.This money will really help.
Onlar yeni bir masa sipariş edecek.They will order a new desk.
Gezi en az sekiz saat devam edecek.The excursion will continue not less 8 hours.
O ona eşlik edecek.She will accompany him.
Herkes bunu tecrübe edecek.Everyone will experience it.
En kısa sürede onu tamir edecek birini gönderebilir misin?Can you send someone to fix it as soon as possible?
Şikayet edecek bir şeyim yok.I don't have anything to complain about.
Tom'un bize yardım edecek olması olası değil.It's unlikely Tom will help us.
Beni ziyaret edecek misin?Will you visit me?
Seni takip edecek miyim?Am I to follow you?
Bu şartları ve koşulları kabul edeceklerini sanmıyorum.I don't think they will accept these conditions.
Tom'un tüm istediği onun verebileceği tüm aşkı kabul edecek bir kadın bulmaktı.All Tom wanted was to find a woman who would accept all the love he could give.
Tom muhtemelen kabul edecektir.Tom would likely agree.
Keşke bunu yapmama yardım edecek birini kiralayacak param olsa.I wish I could afford to hire someone to help me do this.
Tom'a hakkında endişe edecek bir şey olmadığını bildirmeni istiyorum.I want to let Tom know that there's nothing to worry about.
Belki Tom yardım edecek.Maybe Tom will help.
Şikayet edecek bir şeyin yok.You've got nothing to complain about.
Tom misafirleri kabul edecek.Tom will accept the guests.
Haber onu kesinlikle harap edecektir.The news will certainly devastate him.
Belki Tom bize yardım edecek.Maybe Tom will help us.
Sel suları, kasaba civarını harap edecektir.The flood waters will devastate the nearby town.
Tom da yardım edecek.Tom will lend a hand as well.
Teklif edecek çok şeyim olduğunu düşünüyorum.I think I have a lot to offer.
İspanyolca dersi yarın devam edecek.The Spanish class will resume tomorrow.
Beni ihbar edecek misin?Are you going to rat me out?
Sözümüzü kesmeye devam edecek misin?Are you going to keep interrupting us?
Bana yardım edecek gönüllüler arıyorum.I am looking for volunteers to help me.
Onunla nasıl baş edeceksin?How are you going to deal with it?
Bana yardım edecek birine ihtiyacım olacak.I'm going to need someone to help me.
Teklif edecek çok şeyimiz var.We've got a lot to offer.
Tom beni takip edecek.Tom will come after me.
Tom odamı temizlememe yardım edecek.Tom will help me clean my room.
Bize rehberlik edecek kimsemiz yok.We have no one to guide us.
O rahatsız edecek kadar dikkat çekiyor.He sticks out like a sore thumb.
Tom önümüzdeki hafta Mary'yi ziyaret edecek.Tom will visit Mary next week.
Tom, Boston'da Mary'yi ziyaret edecek.Tom will visit Mary in Boston.
Hatalı olarak yüzerseniz hakimler sizi diskalifiye edecektir.If you swim incorrectly the judges will disqualify you.
Kinizminiz sizi bir gün yok edecektir.Your cynicism will destroy you one day.
Tom'un ona yardım edecek kimsesi yok.Tom has nobody to help him.
Yardım edecek bir sürü arkadaşımız var.We have a lot of friends who are going to help.
Sanırım Tom bize yardım edecek.I think Tom will help us.
Kapanış tartışmaları pazartesi günü devam edecek.Closing arguments will continue Monday.
Dans gece yarısına kadar devam edecek.Dancing will continue until midnight.
Görüşmeler pazartesi günü devam edecek.Deliberations will continue Monday.
Tom'a yardım edecek vakte ve eğilime sahip değilim.I don't have the time or the inclination to help Tom.
Tom kendini ifade edecek sözler bulamadı.Tom couldn't find the words to express himself.
Tom kendini ifade edecek kelimeleri bulamadı.Tom couldn't find words to express himself.
Tom'un zaten hakkında endişe edecek yeterince şeyi var.Tom has enough to worry about already.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod