Almanya'yı 2010 yılının kazananı Lena Meyer-Landrut temsil edecektir.2010年の優勝者は、ドイツ代表のレナ・メイヤー=ラントルートによる「Satellite」となった。
Eğer durum böyle değil ise, akışkan sonuçta oluşan kuvvete doğru hareket edecektir.これが成り立たない場合、流体は合力の生じる方向に動いてしまう。
Bütün bunlara rağmen PAIGC savaşmaya devam edecek, tahkim Portekiz mevkilerine saldırılar sıklaşacaktır.しかしそれでも、PAIGCは勢力を増し続け、ポルトガル軍に対して猛攻を加えている。
Dale'in ölümü, ileriki bölümlerde pek çok şey ifade edecek.ヴァンデルモンドの行列式は、数学のいろいろな場面で現れる。
Buradaki amaç ertesi gün çalışacak ve misafirlere hizmet edecek gençleri ağırlamaktır.このとき勝成は世話役の娘に手を付け子供をもうける。
Dolayısıyla, hortumun içindeki bir karınca iki boyutta hareket edecektir.このようにして、ホースの表面を這う蟻は2次元的に動くことができる。
Kamo parayı güvene aldıktan sonra meydanı hemen terk edecekken yolda bir polis vagonuyla karşılaştı.大金を手に入れたカモは、馬車に乗ってすぐさま広場を離れた。
Flop1 ve flop2 her saat vuruşunda (clock olayında) değerlerini takas edeceklerdir.そのため、flop1とflop2はクロックごとに値がスワップされることになる。
Gazetecileri enterese edecek hiçbir şey de konuşulmadı.新聞記者の諸君とは話さないことにしてるんだ。
İlluminati üyeleri gizli bir yemin ettiler ve üstlerine itaat edeceklerine dair ant içtiler.ウィンダミア卿夫人はこれに従い、秘密を守ると誓う。
DIA şimdilik promosyonlarına 5 kişi olarak devam edecektir.後に五奉行の一人となる。
Tüm dizin alınana dek bunu tekrar edecektir.これをメンバー全員が決まるまで繰り返す。
Bu sayede özellikle Aragon krallığı büyük gelir elde edecektir.これに伴い、マヨルカ王国は完全にアラゴン王国に併合される。
Yanında ona eşlik edecek bir de şarap varsa, bu basit yemek bir ziyafete dönüşür.また、火であぶってそのまま食べるのも素朴な酒の肴の一つとして挙げられる。
İç savaş henüz bitmemiştir ve bu savaşı kısa bir süre sonra Munda Savaşı takip edecektir.戦中は出征していたが、戦後間もなく復員する。
Vuruş yaparken arkasında ya da onu rahatsız edecek kadar yakın durmayınız.対応する場合、間合いを取って相手に近づき過ぎないこと。
O zamana kadar ülkeler onları temsil edecek filmleri seçiyor ve festivale yolluyorlardı.そこで、主人公たちは自分たちの活躍を撮影し、ヒーローものとして放映するという方法に出た。
Yine de birçok varoluşçu düşünüre göre, bu pek de gerçekçi olmayan bir var oluşu teşkil edecektir.しかし、膨大な人数がこれは非現実的だと示していた。
Simpson hiçbir şey olmamış gibi arabayı Hilton'a teslim edecektir.川見がやると全くうけないためガリクソンにあげたらしい。
Buna şahitlik edeceksiniz!彼らはその証しだ。
İnşallah var olmaya da devam edecektir.私はそれが起こるだろうと確信しています。
Vajinaları nasıl muhafaza edecekleri ile ilgilenirim.私は、その人が標本をどう保存するのかに興味を持つでしょう。
Bu ekim bundan sonra da artarak devam edecek gibi görünmektedir.どうやらこの春は向こうで過ごすことにしたようです。
Man dilinde vokatif hâl, en azından baştaki inceltmele belli edecek kadar vardır.他の辞書に比べて収録語は少ないが、解説は初学者でもわかるように非常に丁寧である。
Daha sonra Morosovskaya yönünde hareket edecekti.後にムラヴィンスキーにも師事した。
Oyun ekranında, üst kısımdaki sarı renkli bar doluncaya kadar toplar gelmeye devam edecektir.包装の前にケーキをひっくりかえし、丸い黄色の底が上になる。
Rafinasyon elektrolizini tarif edecek toplam bir reaksiyon anlamsızdır.燃料噴射量の決定に電子式の演算装置を用いないもの全般を指す。
"Bu zorlama albüm için kim kime teşekkür edecek?".長久雅行 「本文組版は誰がするのか?
İkinci gün güneybatı yönünde ilerleme devam edecek, piyade tarafından Borisovka alınacaktır.2日後スタヴァンゲル沖を航行中、デラウェアは潜水艦から二度の攻撃を受ける。
Bütün gemilerini de İtilaf Devletleri'ne teslim edecekti.潜水艦はすべて連合国に引き渡す。
Her programda açık vardır ve olmaya devam edecektir.一向に番組は進まず、果たしてどうなるのやら。
Estetik duygunuzu tatmin edecek şey nedir?あなたの美意識を満足させるものは何ですか?
İngiliz dışişleri bakanlığı Paris'e seyahat edecek vatandaşlarını uyardı.英国外交部警告前往巴黎的公民。
Yine sana neyi infak edeceklerini soruyorlar.問世尊何故於相應不相應行蘊中。
Öfkeli bir şekilde, Paulo'nun üzerine onu sekiz saat boyunca felç edecek olan zehirli bir örümcek fırlatır.愤怒之下,她把毒蜘蛛放到保罗身上,致使他瘫痪8小时。
Onun emrinden bir şey terk edecek olsam sapıtmaktan korkarım!".葉說:「當時我不虞有詐,還以為有線念舊,於是欣然接受。
(Tapınağı, Davud'un oğlu Süleyman inşa edecektir.)昂南二世是昂恩(Ang Em)之子,也是國王乌迭(Outey)之孫。
Her programda açık vardır ve olmaya devam edecektir.緊貼內地播放,並將會一切計劃中。
Bu bir gerçek olgudur ve böyle olmaya da devam edecektir.但如果它们是真实的,那么它们应该是这样的。
Tekel, karını maksimize edecek bir şekilde fiyat ve miktar belirler.莫莉單憑技巧賺得大筆金錢及小費。
Artık hiçbir şeyi inkâr edecek gücü kalmaz, bütün foyası meydana çıkar.「你不能因為他受了一點傷,就否定他的價值。
WHATWG, HTML5 ile ilgili çalışmasına “Canlı Standart” olarak devam edecektir.WHATWG组织则将HTML5作为一个“活动标准”(Living Standard)。
Daha sonra güneye doğru gittiler ve kömür temin edecekleri Chuuk Lagoon'a Temmuz ayının başında ulaştılar.然后它们向南航行,于7月初抵达楚克群岛进行加煤。
Fakat nufûzlu emirler israr ettiler ve kendisine sadakatle hizmet edeceklerine dair yeminler ettiler.但他們皆因曾受維摩詰居士指正,而婉拒佛的差遣。
Sorulduğunda bunu inkar edecektir.等他问时,用言激之便了。
Bu hareket tüm dünyayı şoke edecek.这件事震惊了全世界。
Bu sayede özellikle Aragon krallığı büyük gelir elde edecektir.由于他的活动,阿拉贡王国的实力显著增长。
İleride bitki yaşam gücünü kontrol edecek ve On Büyük Aziz'den birisi olacaktır.其魔力難以估計且實力驚人,是聖十大魔導之一。
Ve bu durum daha da devam edecekmiş gibi görünüyor.這情況一定不能夠再繼續。
Katedralin tamamlanmasının ardından, Prizren'in Apostolik Yönetimi Prizren'den Priştine'ye göç edecektir.教堂完成之後,天主教普里茲倫宗座署理區的主教座將從普里茲倫搬遷至普里什蒂納。
Majör depresif bozukluk teşhisini teyit edecek bir biyolojik test yoktur.但没有生物学测试可以直接确诊重度抑郁症。
İç savaş henüz bitmemiştir ve bu savaşı kısa bir süre sonra Munda Savaşı takip edecektir.這種制度並不能維持下去,很快便招致內戰。
Her şey Asura'ya hizmet edecek (Zamanı gelince).尋時遣使,遍諸方維,召命一切沙門釋子。
Çıkarları için babasına bile ihanet edecek kadar kötü bir adamdır.是個為了自己的功勞不惜背叛夥伴的卑鄙小人。
Çıkıntının merkez kesimine (doğu) taarruz edecek olan kuvvetler 19. Piyade Tümeni'yle 309.在中央(東部)部份進攻的是第19和第309步兵師。
Yanında ona eşlik edecek bir de şarap varsa, bu basit yemek bir ziyafete dönüşür.在這樣的小酒館內,除了自身生產的酒類以外,也會提供適合搭配飲酒的簡單餐點。
Olaylar, bu şüphelerinde kısmen haklı olduklarını ispat edecekti.事实证明,他们的怀疑是有道理的。
Çin'e seyahat edecek çoğu yabancı gezginlerin vizeye sahip olmaları gerekmektedir.其中多數乘客為赴中國旅遊的韓國旅行團成員。
Size yardım edeceksem, dava uğruna yardım edeceğim."如果他们有意向购买的话,我可以为他们提供帮助”。
Modlu değilse kendisi tespit edecektir.功臣身殒,会图麟阁。