Ana içeriğe geç
Sözlük

edecek ile cümle

edecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ona, "Kalk, bize öncülük edecek bir ilah yap" dediler.Mereka berteriak bersama-sama: "Enyahkanlah Dia, lepaskanlah Barabas bagi kami!"
Size yardım edeceksem, dava uğruna yardım edeceğim."Bahkan jika saya dapat membantu wasit, saya akan melakukannya dengan senang hati."
456, dünyanın çocuk nüfusunun 10%'un kendilerine teslim edilmesini ister ya da insan ırkını yok edeceklerdir.Dan 61 persen rakyat Malaysia haruslah mempertahankan hak ini atau ia akan menghilang.
Ülkeye özellikle Sovyetler Birliği ve Doğu Bloku ülkeleri yardım edecektir.Negara ini adalah negara yang beraliansi dengan Uni Soviet dan negara Blok Timur.
Eleanor hayat pahasına onları kurtarmak için gayret edecektir.Ester bersedia mengorbankan nyawanya dalam usaha menyelamatkan umatnya.
Bu sandalyeyi Büyük Baba'nın doğum gününde ona hediye edecektir.Selendang itu akan dipersembahkan sebagai hadiah ulang tahun ibunya.
Bütün gemilerini de İtilaf Devletleri'ne teslim edecekti.Ia juga mengatur semua kapal bersenjata di dalam daerah kekuasaannya.
Mesajın sonu, bu heykeli tahrip edecek olanları lanetleyerek bitiyor.Inskripsi itu berakhir dengan kutukan bagi barangsiapa yang menodai atau menghancurkan patung itu.
Ancak Mançurya'daki Japon işgaline karşı gerilla savaşı yıllarca devam edecekti.Perang sipil itu dihindarkan oleh invasi Jepang ke Manchuria.
Sonraki dönemde Vikingler Rouen şehrini yerle bir edeceklerdir.Malam harinya, seluruh penduduk kota mencoba meninggalkan Kota Rakun.
Bir köpek de ona arkadaşlık edecektir.Ia hanya mau jika anjingnya juga diperbolehkan ikut.
Yine sana neyi infak edeceklerini soruyorlar.Tổ hỏi: "Danh tính (姓, là họ) là chi?"
Başkan Clinton'a "Kudüs'ü teslim edecek Arap liderinin henüz doğmadığını" söyledi.Ông nói với Tổng thống Clinton rằng, "nhà lãnh đạo Ả Rập người nhượng lại Jerusalem vẫn còn chưa sinh".
Şövalyeler daha sonra onların operasyon merkezi Malta'ya hareket edeceklerdi.Các Hiệp sĩ sau đó đã di chuyển căn cứ hoạt động của họ tới Malta.
Sahipleri köleleri daha sıkı çalıştırmak için zaman zaman onları gelecekte azad edeceklerini söylerlerdi.Những người sử hữu thường hứa sẽ trả tự do cho những nô lệ trong tương lai để họ làm việc chăm chỉ hơn.
Hannover’in nüfusu 10,000 civarındaydı ve bu yerin taşra kısmı eninde sonunda Leibniz’i rahatsız edecekti.Dân số của Hannover chỉ vào khoảng 10.000, đã tầm vóc nhỏ bé của nó cuối cùng đã làm Leibniz không hài lòng.
Kartaca, Sirakuza'ya ve onun müttefiklerine saldırmamayı taahhüt edecektir.Carthage phải kiềm chế việc tấn công Syracuse và các đồng minh của nó.
Sonuçta Montgomery Rommel'in birlikleri alt edecek konuma gelmişti.Montgomery lúc này muốn dứt điểm tàn quân của Rommel.
Shailene Woodley, Theo James ve Naomi Watts rollerine devam edecek.Shailene Woodley, Theo James, và Naomi Watts đều trở lại với vai diễn của họ.
Öfkeli bir şekilde, Paulo'nun üzerine onu sekiz saat boyunca felç edecek olan zehirli bir örümcek fırlatır.Trong cơn giận, cô ném một con nhện độc vào người anh làm Paulo bị hoang tưởng trong 8 tiếng đồng hồ.
Toplam 504 futbolcu altın madalya için mücadele edecektir.504 cầu thủ bóng đá thi đấu giành hai bộ huy chương..
Tüm dizin alınana dek bunu tekrar edecektir.Điều này được lặp lại cho đến khi mọi lớp được in.
Partinin kapatılmasından sonra KPD üyeleri örgütlü olarak siyasete devam edecektir.Sau khi Đại hội Đảng toàn quốc kết thúc, các Đảng bộ cấp dưới tiến hành bầu cấp ủy.
Yaşlanan nüfus ve yeni sağlık teknolojileri ile sağlık harcamaları muhtemelen artmaya devam edecektir.Do dân số đang lão hóa và các kỹ thuật y tế mới, chi tiêu cho y tế dường như sẽ tiếp tục tăng lên.
Bu üç sebep; refah, güvenlik ve kalkınmayı garanti edecek tek bir devlette birleşmeyi haklı kılıyor.Ba yếu tố này hợp lý trong một trạng thái duy nhất sẽ đảm bảo sự thịnh vượng, an ninh và phát triển.
Yanında ona eşlik edecek bir de şarap varsa, bu basit yemek bir ziyafete dönüşür.Khi đó chỉ cần mang cơm nắm và rượu ra lễ tạ là nó sẽ giúp đỡ.
Örneğin: Nè edeceksin?Ví dụ: O^ng te^n gi`\?
II. Friedrich artık taarruz edecek askeri güce sahip değildi.Friedrich giờ đây không còn quân dự bị để tiếp tục chiến đấu.
Her iki taraf, anlaşmayı ihlal edecek davranışlardan kaçınacak.Hai bên nhanh chóng cáo buộc nhau vi phạm thỏa thuận.
Senin için halk mücadele edecektir.Hương dân tộc Hồi Quảng Gia Các.
1. Grup’un Yöntemi: Havayı içinde muhafaza edecek bir nesne.Phương pháp của đội 1: Sử dụng một công cụ hỗ trợ cho việc thở dưới nước.
Transfer çalışmalarımız devam edecek.Thăm dò trữ lượng mới đang tiếp tục.
Dolayısıyla, hortumun içindeki bir karınca iki boyutta hareket edecektir.Và một con kiến bò trên vòi sẽ di chuyển trong một bề mặt hai chiều.
Alfred daha sonra Bruce Wayne'e Dick Grayson'u yetiştirme konusunda da yardım edecekti.Robin này tin rằng đây là lý do Bruce Wayne đưa Dick Grayson vào cuộc sống của mình.
(O-erkek) Na, ar įtikinsi mus savo nekaltumu? : Eee, bizi suçsuz olduğuna ikna edecek misin?Nhưng hãy nói rằng: thế thì tại sao ngài trừng phạt chúng ta vì cớ tội lỗi chúng ta?
Kazananlar gruplara kalacak kaybedenler UEFA Kupası'nda devam edeceklerdir.Các đội chiến thắng tại vòng này sẽ giành quyền tham dự vòng bảng, các đội thua sẽ tham dự Cúp UEFA.
Yine sana neyi infak edeceklerini soruyorlar.また彼らは、なにを(善に)費やすべきかとおまえに問う。
Kitap ehlinden hiç kimse yoktur ki ölümünden önce, ona (İsa’ya) iman edecek olmasın.啓典の民の中,かれの死ぬ前にしっかりかれを信じる者は一人もいなかった。
Kısa ömürlü olmasına karşın Belçika Birleşik Devletleri'nin uzun süre devam edecek etkileri oldu.短命ではあったが、ベルギー合衆国は長期にわたる影響を持った。
Kartaca, Sirakuza'ya ve onun müttefiklerine saldırmamayı taahhüt edecektir.カルタゴはシラクサとその同盟国を攻撃しない。
Görüşmelerin gelecek hafta da devam edecek.次の週へ話が続く事も多い。
Gerçekten de birkaç bölüm sonra onu terk edecek.ただし、直後にそのうちのいくつかを落としていく。
Bu defa icabı kabul edecek taraf, satıcı A'dır.売り上げ係だったAが、売上金を受け取る。
Ve bu durum daha da devam edecekmiş gibi görünüyor.今後もこの状態は続くとみられる。
Öfkeli bir şekilde, Paulo'nun üzerine onu sekiz saat boyunca felç edecek olan zehirli bir örümcek fırlatır.激怒した彼女は刺されると8時間麻痺状態となる毒グモをパウロに向かって放つ。
Tam ateş edecekken Sara onu vurur.これを撃ち続けることでクララも斃れる。
Alman birlikleri Polonya'yı 3 yönden işgal edecekti: Ana taarruz Polonya'nın batı sınırından yapılacaktı.ドイツの各部隊はポーランドを3方面から侵攻することとなった: ドイツ本土からポーランドの西国境を突破する主力攻撃。
Eleanor hayat pahasına onları kurtarmak için gayret edecektir.ルアンは何とか彼等を救おうと奔走する。
456, dünyanın çocuk nüfusunun 10%'un kendilerine teslim edilmesini ister ya da insan ırkını yok edeceklerdir.今回は世界の子供人口の10%を要求、受け入れられなければ人類を滅ぼすと持ちかけた。
Çıkarları için babasına bile ihanet edecek kadar kötü bir adamdır.金の為なら平気で仲間を裏切る冷酷な男。
Buna Portekiz itiraz edecektir.日本はこれに抗議。
Senin için halk mücadele edecektir.市民が闘いに加勢する。
Ve belli bir sıcaklık derecesine kadar oluşmaya devam edecektir.他には、一定温度まで加熱後・保持後に徐冷させる焼なましも行われる。
Fakat Muhalefete Devam Edecektir” görüşü paylaşıldı.これでは治世を保つことは困難でしょう」と反対意見を示した。
O halde, yukarıdaki f fonksiyonu modellenen sistemdeki enerjiyi temsil edecekti.この場合、函数 f の値はモデル化されるシステムのエネルギーを表す。
Bu anlaşmaya göre İngiltere İran'a 2 milyon pound kredi vererek demiryolu inşa edecekti.イギリスはアイルランドへの数十億ポンドの融資を表明した。
Bir köpek de ona arkadaşlık edecektir.犬が眷属とされる。
Sonraki iki yıl daha bu görevde kalmaya devam edecektir.私は後2週間でこの仕事をすべて終える。
Kızdığında bütün her yeri yok edecek güçtedir ve özel saldırısı Büyük Girdaptır.攻撃を受けると怒りが溜まり、強力な特殊攻撃を放てる。
Yolculukta Gregor'a yardım edecektir.今回の事件で葛城と組む。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
edecek ile cümle - Sayfa 48 - edecek kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App