Ana içeriğe geç
Sözlük

edeceğim ile cümle

edeceğim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Aşera putlarınızı söküp atacağım, Yerle bir edeceğim kentlerinizi.A tak w gniewie i w zapalczywości wykonam pomstę nad narodami, które nie były posłuszne.
Aşera putlarınızı söküp atacağım, Yerle bir edeceğim kentlerinizi.Con ira e furore, farò vendetta delle genti, che non hanno voluto obbedire
Aşera putlarınızı söküp atacağım, Yerle bir edeceğim kentlerinizi.Do meio de ti arrancarei os teus aserins, e destruirei as tuas cidades.
Aşera putlarınızı söküp atacağım, Yerle bir edeceğim kentlerinizi.En in mijn toorn zal Ik wraak nemen op de volken die niet naar Mij hebben geluisterd."
Aşera putlarınızı söküp atacağım, Yerle bir edeceğim kentlerinizi.És kiszaggatom a te berkeidet közüled és elpusztítom a te városaidat.
Aşera putlarınızı söküp atacağım, Yerle bir edeceğim kentlerinizi.i Vrede og Harme tager jeg Hævn over Folk, som ikke vil høre.
Aşera putlarınızı söküp atacağım, Yerle bir edeceğim kentlerinizi.jag skall omstörta dina Aseror och skaffa dem bort ur ditt land; och dina städer skall jag ödelägga.
Aşera putlarınızı söküp atacağım, Yerle bir edeceğim kentlerinizi.Ja minä kostan vihassa ja kiivaudessa pakanakansoille, jotka eivät olleet kuuliaisia.
Aşera putlarınızı söküp atacağım, Yerle bir edeceğim kentlerinizi.내가 또 너의 아세라 목상을 너의 중에서 빼어 버리고 너의 성읍들을 멸할 것이며
Aşera putlarınızı söküp atacağım, Yerle bir edeceğim kentlerinizi.Og jeg vil i vrede og harme ta hevn over de hedningefolk som ikke vilde høre.
Aşera putlarınızı söküp atacağım, Yerle bir edeceğim kentlerinizi.Tugu-tugu Dewi Asyera di negerimu akan Kurobohkan, dan kota-kotamu yang berbenteng akan Kuhancurkan
Aşera putlarınızı söküp atacağım, Yerle bir edeceğim kentlerinizi.Und will deine Ascherabilder zerbrechen und deine Städte vertilgen.
Aşera putlarınızı söküp atacağım, Yerle bir edeceğim kentlerinizi.voi nimici cu desăvîrşire din mijlocul tău Astarteele tale, şi-ţi voi dărîma idolii.
Aşera putlarınızı söküp atacağım, Yerle bir edeceğim kentlerinizi.Vykořením i háje tvé z prostředku tvého, a zkazím nepřátely tvé.
Aşera putlarınızı söküp atacağım, Yerle bir edeceğim kentlerinizi.vykorením tvoje háje z tvojho stredu a zahladím tvoje mestá.
Aşera putlarınızı söküp atacağım, Yerle bir edeceğim kentlerinizi.Και θελω ανασπασει τα αλση σου εκ μεσου σου, και θελω αφανισει τας πολεις σου.
Aşera putlarınızı söküp atacağım, Yerle bir edeceğim kentlerinizi.Искореню из среды твоей священные рощи твои и разорюгорода твои.
Aşera putlarınızı söküp atacağım, Yerle bir edeceğim kentlerinizi.Ще изкореня ашерите ти отсред тебе, И ще съсипя градовете ти;
Aşera putlarınızı söküp atacağım, Yerle bir edeceğim kentlerinizi.ונתשתי אשיריך מקרבך והשמדתי עריך׃
Aşera putlarınızı söküp atacağım, Yerle bir edeceğim kentlerinizi.واقلع سواريك من وسطك وابيد مدنك.
Aşera putlarınızı söküp atacağım, Yerle bir edeceğim kentlerinizi.我 必 從 你 中 間 拔 出 木 偶 、 又 毀 滅 你 的 城 邑
Aşera putlarınızı söküp atacağım, Yerle bir edeceğim kentlerinizi.我 必從 你 中 間 拔出 木偶 、 又 毀滅 你 的 城邑
"Aslına bakarsanız, İzlandalıları emzirecek değilim, onlara liderlik edeceğim.""Beh, in effetti io non allatterò la nazione islandese. La governerò."
"Aslına bakarsanız, İzlandalıları emzirecek değilim, onlara liderlik edeceğim.""Bem, não vou propriamente amamentar a nação islandesa, vou liderá-la."
"Aslına bakarsanız, İzlandalıları emzirecek değilim, onlara liderlik edeceğim.""Bueno, en realidad no voy a amamantar a la nación islandesa, la voy a liderar".
"Aslına bakarsanız, İzlandalıları emzirecek değilim, onlara liderlik edeceğim.""Cóż, nie zamierzam całego narodu karmić piersią, zamierzam mu przewodzić."
"Aslına bakarsanız, İzlandalıları emzirecek değilim, onlara liderlik edeceğim.""Ei bine, de fapt nu voi alăpta naţiunea islandeză, o voi conduce."
"Aslına bakarsanız, İzlandalıları emzirecek değilim, onlara liderlik edeceğim.""Et bien, en fait, je ne vais pas allaiter la nation islandaise, je vais la diriger."
"Aslına bakarsanız, İzlandalıları emzirecek değilim, onlara liderlik edeceğim.""좋습니다.사실 제가 아이슬란드에 젖을 먹이지는 못할 것입니다. 하지만 아이슬란드를 이끌겠습니다."
"Aslına bakarsanız, İzlandalıları emzirecek değilim, onlara liderlik edeceğim.""Nem szoptatni fogom az izlandi népet, hanem vezetni."
"Aslına bakarsanız, İzlandalıları emzirecek değilim, onlara liderlik edeceğim.""Nun, ich will das isländische Volk ja nicht an die Brust legen, sondern führen."
"Aslına bakarsanız, İzlandalıları emzirecek değilim, onlara liderlik edeceğim.""Saya sebenarnya tidak akan menyusui negara Islandia ini, saya akan memimpinnya."
"Aslına bakarsanız, İzlandalıları emzirecek değilim, onlara liderlik edeceğim.""Tja, ik ga IJsland geen borstvoeding geven, ik ga het leiden."
"Aslına bakarsanız, İzlandalıları emzirecek değilim, onlara liderlik edeceğim.""Tôi thật ra sẽ không nuôi Iceland bằng sữa mẹ, tôi sẽ lãnh đạo đất nước này."
"Aslına bakarsanız, İzlandalıları emzirecek değilim, onlara liderlik edeceğim.""Λοιπόν, δεν θα θηλάσω το ισλανδικό έθνος, θα το κυβερνήσω".
"Aslına bakarsanız, İzlandalıları emzirecek değilim, onlara liderlik edeceğim.""Ами, аз всъщност няма да кърмя исландския народ, аз ще го водя."
"Aslına bakarsanız, İzlandalıları emzirecek değilim, onlara liderlik edeceğim.""Ну, на самом деле я не собираюсь кормить народ Исландии грудью - Я собираюсь их возглавлять."
"Aslına bakarsanız, İzlandalıları emzirecek değilim, onlara liderlik edeceğim.""טוב, בעצם אני לא הולכת להניק את העם האיסלנדי, אני הולכת להוביל אותו."
"Aslına bakarsanız, İzlandalıları emzirecek değilim, onlara liderlik edeceğim."أنا لست اترشح للانتخابات لكي " أُرضع آيسلندا " انا أترشح من أجل قيادة البلد ! "
"Aslına bakarsanız, İzlandalıları emzirecek değilim, onlara liderlik edeceğim."私はアイスランドを指導するのです」 (拍手)
Aslında neyi kabul edeceğimize dair önemli bir delta söz konusu --Czerwone pole na wykresie oznacza, że istnieją zachowania, których nie akceptujemy
Aslında neyi kabul edeceğimize dair önemli bir delta söz konusu --De facto, há uma diferença significativa quanto àquilo que estamos dispostos a aceitar.
Aslında neyi kabul edeceğimize dair önemli bir delta söz konusu --Det finns faktiskt en signifikant skillnad, mellan vad vi är villiga att acceptera --
Aslında neyi kabul edeceğimize dair önemli bir delta söz konusu --Er is een belangrijk verschil tussen wat we bereid zijn te accepteren
Aslında neyi kabul edeceğimize dair önemli bir delta söz konusu --Es gibt ein bemerkenswertes Delta, in der Tat, zwischen dem was wir bereit sind zu akzeptieren --
Aslında neyi kabul edeceğimize dair önemli bir delta söz konusu --Esiste una differenza significativa, infatti, tra quello che siamo disposti ad accettare --
Aslında neyi kabul edeceğimize dair önemli bir delta söz konusu -- Hans Rosling beni affet.Bahkan, ada perbedaan yang besar, antara apa yang kita mampu untuk terima -- mohon maaf kepada Hans Rosling.
Aslında neyi kabul edeceğimize dair önemli bir delta söz konusu -- Hans Rosling beni affet.Problemet er, at vi stadig arbejder på
Aslında neyi kabul edeceğimize dair önemli bir delta söz konusu -- Hans Rosling beni affet.Всъщност има значителна разлика между онова, което желаем да приемем - извинения към Ханс Розлинг.
Aslında neyi kabul edeceğimize dair önemli bir delta söz konusu --Il y a une vraie différence entre ce que l'on est prêt à accepter
Aslında neyi kabul edeceğimize dair önemli bir delta söz konusu --사실 우리가 기꺼이 받아들이려고 하는 것 사이에는 중요한 변수가 있습니다.
Aslında neyi kabul edeceğimize dair önemli bir delta söz konusu --Pravzaprav obstaja znatna razlika med tem, kaj smo pripravljeni sprejeti. Se opravičujem H.
Aslında neyi kabul edeceğimize dair önemli bir delta söz konusu --Thực tế, có một vùng tam giác rất lớn trên hình giữa những gì chúng ta tự nguyện chấp nhận --
Aslında neyi kabul edeceğimize dair önemli bir delta söz konusu --יש פער מהותי, למעשה, בין מה שאנחנו מוכנים לקבל
Aslında neyi kabul edeceğimize dair önemli bir delta söz konusu --هناك دلتا كبيرة ، في الواقع ، بين ما نحن على استعداد لقبوله--
Aslında neyi kabul edeceğimize dair önemli bir delta söz konusu --ということの間には有意差が存在します—— ハンス・ロズリングには申し訳ない、
Bağışla ama senin kabını yok edeceğim.Aion tuhota sinun astiasi.
Bağışla ama senin kabını yok edeceğim.Förlåt mig, jag ska förstöra din behållare.
Bağışla ama senin kabını yok edeceğim.Peço perdão, mas vou destruir o teu recipiente.
Bağışla ama senin kabını yok edeceğim.Perdóname, pero voy a destruir tu recipiente.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod