Bodrumu kontrol edeceğim.I'll check in the basement.
Evimin üstüne güneş panelleri monte edeceğim.I'm going to install solar panels on my house.
Onu söylediğimi birine söylersen, hayatımın geri kalanında senden nefret edeceğim.If you tell anyone I said that, I'll hate you for the rest of my life.
Bazı cümleleri kopya edeceğim.I'll copy some sentences.
Patronuma senin için telefon edeceğim.I'll phone my boss for you.
Gelecek yıl yurt dışına seyahat edeceğim.I will travel abroad next year.
Yarın bu şehri sonsuza kadar terk edeceğim.Tomorrow I'll leave this city forever.
Ülkeme sadakatle hizmet edeceğim.I will serve my country faithfully.
Bir koşulla sana yardım edeceğim.I'll help you, on one condition.
Gölün yakınında bir ev inşa edeceğim.I'm going to build a house near the lake.
Ayrıca, nasıl dans edeceğimi bilmiyorum.Besides, I do not know how to dance.
Gelecek hafta kendimi diş hekimine dönmem için rahatsız edeceğim.Next week I'll trouble myself to be back to the dentist.
Tom'a nasıl yardım edeceğimi biliyorum.I know how to help Tom.
Tom'un bunu yapmasına yardım edeceğim.I'll help Tom do that.
Keşke Tom'a ona yardım edeceğime söz vermeseydim.I wish I hadn't promised Tom I'd help him.
Tom'a odasını temizlemesine yardım edeceğimi söyledim.I told Tom I'd help him clean his room.
Tom'a nasıl teşekkür edeceğimi bilmiyordum.I didn't know how to thank Tom.
Bunu yapmaktan nefret edeceğimi biliyorum.I know I'd hate to do that.
Boston'u ziyaret edeceğim.I'm going to visit Boston.
Bir dahaki sefere seni davet edeceğim.I'll invite you next time.
Bunu yapmaya devam edeceğim.I'll continue to do that.
Onu yapmaya devam edeceğim.I'll keep doing that.
Tom ve ben sana yardım edeceğim.Tom and I'll help you.
Ben de sana yardım edeceğim.I'll help you, too.
Tom'dan sana bir nüsha göndermesini rica edeceğim.I'll ask Tom to send you a copy.
Tom'u Boston’da ziyaret edeceğim.I'm going to visit Tom in Boston.
Tom'un istediğini almasına yardım edeceğim.I'll help Tom get what he wants.
Tom'un ihtiyacı olan şeyleri almasına yardım edeceğim.I'll help Tom get what he needs.
Bavullarını taşımana yardım edeceğim.I'll help you carry your suitcases.
Bu öğleden sonra Tom'un bir şey yapmasına yardım edeceğim.I'm going to help Tom do something this afternoon.
Boston’da Tom’u ziyaret edeceğim.I'll visit Tom in Boston.
Yakında Boston'u ziyaret edeceğim.I'll visit Boston soon.
Mary gelene kadar Tom'dan beklemesini rica edeceğim.I'll ask Tom to wait until Mary arrives.
Gerçekten nasıl dans edeceğimi bilmiyorum.I really don't know how to dance.
Sami'ye destek vermeye devam edeceğim.I'll continue giving my support to Sami.
Yarın Tom'u hastanede ziyaret edeceğim.I'm going to visit Tom in the hospital tomorrow.
Tom gerçekten Mary'ye yardım edeceğimizi düşündü mü?Did Tom really think we would help Mary?
Tom'a onun bunu yapmasına yardım edeceğimi söyledim.I told Tom that I'd help him do that.
Tom'a Mary'ye yardım edeceğimize söz verdim.I promised Tom that we'd help Mary.
Tom'u yakında ziyaret edeceğim.I'm going to visit Tom soon.
Tom'a Mary'ye yardım edeceğimizi söyledim.I told Tom we'd help Mary.
Tom'u terk edeceğim.I'm going to leave Tom.
Tüm seyahat düzenlemelerine dikkat edeceğim.I'll take care of all the travel arrangements.
Bir geri ödeme talep edeceğim.I'm going to request a refund.
Bunu hemen kontrol edeceğim.I'll check on that right away.
Arkadaşlarıma yardım edeceğim.I'm going to help my friends.
Akşam yemeğinden sonra Tom'un bunu yapmasına yardım edeceğim.I'm going to help Tom do that after supper.
Seni elimden geldiğince çabuk ziyaret edeceğim.I'll visit you as soon as I can.
Yardıma ihtiyacı olan herkese yardım edeceğim.I'll help anyone who needs help.
Tom'a garajını boyaması için yardım edeceğim.I'm going to help Tom paint his garage.
Tom'dan bizimle birlikte öğle yemeği yemesini rica edeceğim.I'm going to ask Tom to eat lunch with us.
Onu yapmayı terk edeceğim.I'm going to quit doing that.
Haftaya Boston'u ziyaret edeceğim.I'll visit Boston next week.
Gelecek hafta Boston'u ziyaret edeceğim.I'll visit Boston next week.
Önümüzdeki hafta Boston'u ziyaret edeceğim.I'll visit Boston next week.
En kısa zamanda terk edeceğim.I'll leave as soon as I can.
Öğle yemeğinden sonra sana yardım edeceğim.I'll help you after lunch.
Ben devam edeceğimI'll go on ahead.
Tom'un garajını boyamasına yardım edeceğim.I'm going to be helping Tom paint his garage.
Arabamı nereye park edeceğimi söyle.Tell me where to park my car.