Edebiyat ise akan bir su gibi.סיפורת היא מים שופעים.
Edebiyat ise akan bir su gibi.بينما الأدب من مياه جارية,
Edebiyat ise akan bir su gibi.メッダフは喫茶店を巡回し
Edebiyatı bile gizemli ve anlaşılmaz bir hale getirmiş durumdayız.Am reuşit să facem ezoteric chiar şi studiul literaturii.
Edebiyatı bile gizemli ve anlaşılmaz bir hale getirmiş durumdayız.Chúng ta thậm chí đã khiến cho nghiên cứu văn học thành tối nghĩa.
Edebiyatı bile gizemli ve anlaşılmaz bir hale getirmiş durumdayız.심지어 우리는 문학 연구조차 이해할 수 없게 만들었습니다.
Edebiyatı bile gizemli ve anlaşılmaz bir hale getirmiş durumdayız.Nous sommes même parvenus à rendre l"étude de la littérature totalement impénétrable.
Edebiyatı bile gizemli ve anlaşılmaz bir hale getirmiş durumdayız.Siamo riusciti a rendere arcano persino lo studio della letteratura.
Edebiyatı bile gizemli ve anlaşılmaz bir hale getirmiş durumdayız.We hebben het zelfs voor elkaar gekregen literatuurstudies te mystificeren.
Edebiyatı bile gizemli ve anlaşılmaz bir hale getirmiş durumdayız.Wir haben es sogar geschafft, die Literaturwissenschaften obskur werden zu lassen.
Edebiyatı bile gizemli ve anlaşılmaz bir hale getirmiş durumdayız.Y hasta hemos logrado hacer arcaico, el estudio de la literatura.
Edebiyatı bile gizemli ve anlaşılmaz bir hale getirmiş durumdayız.Zdołaliśmy nawet ze studiów nad literaturą uczynić coś tajemniczego.
Edebiyatı bile gizemli ve anlaşılmaz bir hale getirmiş durumdayız.Κάναμε ακόμα και τη διδασκαλία της λογοτεχνίας κάτι το σκοτεινό.
Edebiyatı bile gizemli ve anlaşılmaz bir hale getirmiş durumdayız.Дори сме успели да направим изучаването на литература мистериозно.
Edebiyatı bile gizemli ve anlaşılmaz bir hale getirmiş durumdayız.Ми примудрилися навіть вивчення літератури перетворити на дійство для обраних.
Edebiyatı bile gizemli ve anlaşılmaz bir hale getirmiş durumdayız.Мы даже умудрились сделать изучение литературы темным и загадочным.
Edebiyatı bile gizemli ve anlaşılmaz bir hale getirmiş durumdayız.אפילו את לימודי הספרות הצלחנו להפוך למסתוריים.
Edebiyatı bile gizemli ve anlaşılmaz bir hale getirmiş durumdayız.فقد تمكنا من جعل دراسة الأدب غامضة.
Edebiyatı bile gizemli ve anlaşılmaz bir hale getirmiş durumdayız.皆さんは ジェイン・オースティンの小説を
Edebiyatın bizi daha da öteye taşıması lazım.A literatura tem de nos levar para além.
Edebiyatın bizi daha da öteye taşıması lazım.Az irodalomnak fel kell emelnie minket.
Edebiyatın bizi daha da öteye taşıması lazım.문학은 우릴 스스로의 경계 너머로 데려가요.
Edebiyatın bizi daha da öteye taşıması lazım.La letteratura deve portarci al di là.
Edebiyatın bizi daha da öteye taşıması lazım.La literatura nos tiene que llevar más allá.
Edebiyatın bizi daha da öteye taşıması lazım.La littérature doit nous emmener plus loin.
Edebiyatın bizi daha da öteye taşıması lazım.Literatura nás musí dostat dál.
Edebiyatın bizi daha da öteye taşıması lazım.Literatura powinna pozwalać nam pójść poza.
Edebiyatın bizi daha da öteye taşıması lazım.Literatura trebuie să ne ducă dincolo de toate.
Edebiyatın bizi daha da öteye taşıması lazım.Literatur muss uns auf die andere Seite führen.
Edebiyatın bizi daha da öteye taşıması lazım.Literatuur moet ons verder brengen.
Edebiyatın bizi daha da öteye taşıması lazım.Litteratur måste ta oss till andra sidan.
Edebiyatın bizi daha da öteye taşıması lazım.Sastra harus membawa kita keluar
Edebiyatın bizi daha da öteye taşıması lazım.Văn học phải làm được điều đó.
Edebiyatın bizi daha da öteye taşıması lazım.Η λογοτεχνία πρέπει να μας κάνει να ξεπερνάμε τα όρια.
Edebiyatın bizi daha da öteye taşıması lazım.Литература должна возносить нас над всем.
Edebiyatın bizi daha da öteye taşıması lazım.Литературата трябва да ни отвежда отвъд.
Edebiyatın bizi daha da öteye taşıması lazım.Література виводить нас за межі.
Edebiyatın bizi daha da öteye taşıması lazım.על הספרות לשאת אותנו מעבר.
Edebiyatın bizi daha da öteye taşıması lazım.على الأدب أن ينقلنا الى الجانب الآخر.
Edebiyatın bizi daha da öteye taşıması lazım.優れた文学ではありません
Edebiyatı,sanatı, bilimi, grafik sanatlarını ...Literatura, arte, ciencia, artes gráficas...
Edebiyat ve isteğe bağlı donanımları kutularını makine muhafaza içinde bulunan문학 및 모든 옵션 장비 상자 컴퓨터 케이스 안에 있습니다
Edebiyat ve isteğe bağlı donanımları kutularını makine muhafaza içinde bulunanספרות ו תיבות ציוד אופציונלי ממוקם בתוך מארז המחשב
Edebiyat ve isteğe bağlı donanımları kutularını makine muhafaza içinde bulunanالأدب وأي صناديق المعدات الاختيارية يقع داخل العلبة الجهاز
Edebiyat ve isteğe bağlı donanımları kutularını makine muhafaza içinde bulunanコンピューターの筐体の中にあります。 この時点で、すべてのオプションを整理する必要があります。
Eğer edebiyatı onların ulaşabilecekleri konuma getirebilirse, okumayı bilenlerin, okuyacaklarına inanıyordu.Cítil, že lidé, kteří by mohli, by četli, když by byla literatura dostupná.
Eğer edebiyatı onların ulaşabilecekleri konuma getirebilirse, okumayı bilenlerin, okuyacaklarına inanıyordu.Cítil, že ľudia, ktorí vedeli čítať, by čítali, ak by bola pre nich literatúra cenovo dostupná.
Eğer edebiyatı onların ulaşabilecekleri konuma getirebilirse, okumayı bilenlerin, okuyacaklarına inanıyordu.Ele sentia que as pessoas que sabiam ler, iriam ler, se a literatura fosse acessível e disponível para eles.
Eğer edebiyatı onların ulaşabilecekleri konuma getirebilirse, okumayı bilenlerin, okuyacaklarına inanıyordu.사람들에게 합리적인 가격으로 손쉽게 책을 제공한다면 읽을 수 있는 사람들은 읽을 것이라 믿었습니다.
Eğer edebiyatı onların ulaşabilecekleri konuma getirebilirse, okumayı bilenlerin, okuyacaklarına inanıyordu.Mislil je, da ljudje, ki znajo brati, bi brali, če bi jim omogočili dostop do ugodne literature.
Eğer edebiyatı onların ulaşabilecekleri konuma getirebilirse, okumayı bilenlerin, okuyacaklarına inanıyordu.Ông thấy rằng ai cũng có thể đọc, và sẽ đọc nếu sách văn học có giá cả vừa phải và luôn có sẵn cho họ.
Eğer edebiyatı onların ulaşabilecekleri konuma getirebilirse, okumayı bilenlerin, okuyacaklarına inanıyordu.Úgy érezte, hogy akik tudnak, azok olvasnának, ha megfizethető és elérhető lenne számukra az irodalom.
Eğer edebiyatı onların ulaşabilecekleri konuma getirebilirse, okumayı bilenlerin, okuyacaklarına inanıyordu.Wiedział, że ludzie potrafiący czytać, czytaliby gdyby książki były dostępne.
Eğer edebiyatı onların ulaşabilecekleri konuma getirebilirse, okumayı bilenlerin, okuyacaklarına inanıyordu.Πίστευε ότι όσοι μπορούσαν να διαβάσουν, θα διάβαζαν, αν υπήρχε διαθέσιμη και οικονομική λογοτεχνία.
Eğer edebiyatı onların ulaşabilecekleri konuma getirebilirse, okumayı bilenlerin, okuyacaklarına inanıyordu.שאנשים שיכולים לקרוא, יקראו אם תספק להם ספרות שתהיה זמינה ושניתן לעמוד כלכלית ברכישתה.
Eğer edebiyatı onların ulaşabilecekleri konuma getirebilirse, okumayı bilenlerin, okuyacaklarına inanıyordu.أنه الناس القادرين على القراءة، سيقرأون، اذا ما جعل لهم الأدب متاحاً وسعره معقول بالنسبة لهم.
Eğer edebiyatı onların ulaşabilecekleri konuma getirebilirse, okumayı bilenlerin, okuyacaklarına inanıyordu.字が読める人は読むだろうという見解でした 彼が私の最初の本を出版してから間もなく
Genel kanı Nijeryalıların edebiyat okumadığı yönündedir.Acuma, se crede că nigerienii nu citesc literatură.
Genel kanı Nijeryalıların edebiyat okumadığı yönündedir.A sabedoria popular ditava que os nigerianos não leem literatura.
Genel kanı Nijeryalıların edebiyat okumadığı yönündedir.Az általános vélemény az volt, hogy a nigériaiak nem olvasnak irodalmat.