Elbette, uzun vadede de küresel ısınmayla mücadele edebilmelerini.Desigur, pe termen lung, inclusiv de problema încălzirii globale.
Elbette, uzun vadede de küresel ısınmayla mücadele edebilmelerini.En op de lange termijn natuurlijk ook de aardopwarming aanpakken.
Elbette, uzun vadede de küresel ısınmayla mücadele edebilmelerini.E obviamente, a longo prazo, lidar também com o aquecimento global.
Elbette, uzun vadede de küresel ısınmayla mücadele edebilmelerini.Hosszabb távon a klímaváltozást is beleértve.
Elbette, uzun vadede de küresel ısınmayla mücadele edebilmelerini.물론, 장기적으로 보면, 지구 온난화에도 대처할 수 있게 되겠죠.
Elbette, uzun vadede de küresel ısınmayla mücadele edebilmelerini.Natürlich auf lange Sicht auch die Klimaerwärmung zu bewältigen.
Elbette, uzun vadede de küresel ısınmayla mücadele edebilmelerini.Oczywiście, w dalszej perspektywie, również by radzić sobie z globalnym ociepleniem.
Elbette, uzun vadede de küresel ısınmayla mücadele edebilmelerini.Ovviamente, a lungo andare, anche di combattere il riscaldamento globale.
Elbette, uzun vadede de küresel ısınmayla mücadele edebilmelerini.Por supuesto, a largo plazo, también lidiando con el calentamiento global.
Elbette, uzun vadede de küresel ısınmayla mücadele edebilmelerini.Samozřejmě, v dlouhodobém období, vyřešit globální oteplování.
Elbette, uzun vadede de küresel ısınmayla mücadele edebilmelerini.Selvfølgelig, i det lange løb også håndtere global opvarmning.
Elbette, uzun vadede de küresel ısınmayla mücadele edebilmelerini.Tất nhiên, về lâu về dài, sẽ giải quyết sự ấm lên toàn cầu.
Elbette, uzun vadede de küresel ısınmayla mücadele edebilmelerini.Tentunya, dalam jangka panjang, juga berkaitan dengan pemanasan global.
Elbette, uzun vadede de küresel ısınmayla mücadele edebilmelerini.И в долгосрочной перспективе, конечно, в том числе с глобальным потеплением.
Elbette, uzun vadede de küresel ısınmayla mücadele edebilmelerini.Разбира се, в дългосрочен план, да се справят също и с глобалното затопляне.
Elbette, uzun vadede de küresel ısınmayla mücadele edebilmelerini.ובטווח הארוך גם עם ההתחממות הגלובאלית.
Elbette, uzun vadede de küresel ısınmayla mücadele edebilmelerini.وطبعا , على المدى الطويل التعامل مع مشكلة الاحتباس الحراري .
Ense ve kuyruğun tamamı bir kablo böylece yumuşak ve canlı gibi hareket edebilmesini sağlıyoruz.Gâtul și coada sunt cablu, așa că se mișcă fin și organic.
Ense ve kuyruğun tamamı bir kablo böylece yumuşak ve canlı gibi hareket edebilmesini sağlıyoruz.Hals und Schwanz sind verkabelt, für reibungslose und realistische Bewegung.
Ense ve kuyruğun tamamı bir kablo böylece yumuşak ve canlı gibi hareket edebilmesini sağlıyoruz.Il collo e la coda sono cavi, così si muovono organicamente e delicatamente.
Ense ve kuyruğun tamamı bir kablo böylece yumuşak ve canlı gibi hareket edebilmesini sağlıyoruz.목과 꼬리 전체는 케이블이어서 부드럽고 유기적으로 움직입니다.
Ense ve kuyruğun tamamı bir kablo böylece yumuşak ve canlı gibi hareket edebilmesini sağlıyoruz.Todo el cuello y la cola son cables, así que se mueven fluida y naturalmente.
Ense ve kuyruğun tamamı bir kablo böylece yumuşak ve canlı gibi hareket edebilmesini sağlıyoruz.Tout le cou et la queue sont faits de câbles, donc il bouge doucement et de manière organique.
Ense ve kuyruğun tamamı bir kablo böylece yumuşak ve canlı gibi hareket edebilmesini sağlıyoruz.Целия врат и опашка са кабели, за да се мърда равномерно и истинско.
Ense ve kuyruğun tamamı bir kablo böylece yumuşak ve canlı gibi hareket edebilmesini sağlıyoruz.Шея и хвост — это кабель, он движется плавно и органично.
Ense ve kuyruğun tamamı bir kablo böylece yumuşak ve canlı gibi hareket edebilmesini sağlıyoruz.והצוואר והזנב הם כבלים, אז זה זז בצורה חלקה ואורגנית.
Ense ve kuyruğun tamamı bir kablo böylece yumuşak ve canlı gibi hareket edebilmesini sağlıyoruz.الرقبة و الذيل مكونان من السلك لكي يتحرك بسلاسة و بسهولة
Ense ve kuyruğun tamamı bir kablo böylece yumuşak ve canlı gibi hareket edebilmesini sağlıyoruz.首と尻尾はケーブルが通っていて スムーズで有機的に動きます もちろん まだ未完成
Eski toplumlar deniz yosunu elde edebilmek için uzak mesafeler gitmiş ya da ticaretini yapmışlar.Los antiguos viajaban largas distancias para asegurarse suministro de algas.
Eski toplumlar deniz yosunu elde edebilmek için uzak mesafeler gitmiş ya da ticaretini yapmışlar.הקדמונים נהגו לעבור מרחקים גדולים או לסחור, כדי להבטיח שיהיו להם אצות.
Eski toplumlar deniz yosunu elde edebilmek için uzak mesafeler gitmiş ya da ticaretini yapmışlar.長距離移動をしたり 交易をしていしました 海藻はヨウ素とセレンのよい供給源です
Fakat cidden, devam edebilmek için şovumuzu izleyen her bir kişininDVDを買ってくれることによって 番組が存続できるのよ
Fakat cidden, devam edebilmek için şovumuzu izleyen her bir kişininТеперь серьёзно. Нам очень нужно чтобы вы купили диск, если хотите увидеть 2-ой сезон.
Fakat şunu unutmayalım ki, ben bu çizimleri anlattıklarımı ikinci boyutta hayal edebilmemiz için çiziyorum. .하지만 기억해야 해요. 제가 지금 하는 게 그냥 2차원에 있다고 상상하게 하기 위해서이고
Fakat şunu unutmayalım ki, ben bu çizimleri anlattıklarımı ikinci boyutta hayal edebilmemiz için çiziyorum. .Kreslíme si to pro lepší představu jen ve dvou dimenzích.
Fakat şunu unutmayalım ki, ben bu çizimleri anlattıklarımı ikinci boyutta hayal edebilmemiz için çiziyorum. .Pero recuerden, solo lo hago para que nuestras mentes lo imaginen en dos dimensiones.
Fakat şunu unutmayalım ki, ben bu çizimleri anlattıklarımı ikinci boyutta hayal edebilmemiz için çiziyorum. .ولكن تذكر، وأنا أفعل ذلك فقط لعقولنا البسيطة إلى تخيل أنه في هذين البعدين.
Finlandiya’daki sağlık hemşireleri birçok hastalığı tedavi edebilme yetisine sahiptirler.En Finlande, les infirmiers sont agrémentés pour soigner de nombreuses maladies.
Finlandiya’daki sağlık hemşireleri birçok hastalığı tedavi edebilme yetisine sahiptirler.En Finlandia los enfermeros tratan muchas enfermedades.
Finlandiya’daki sağlık hemşireleri birçok hastalığı tedavi edebilme yetisine sahiptirler.I Finland kan hälsovårdare ge vård vid flera sjukdomar.
Finlandiya’daki sağlık hemşireleri birçok hastalığı tedavi edebilme yetisine sahiptirler.Suomessa terveydenhoitajat pystyvät hoitamaan monia sairauksia.
Formaların nerede olduğunu takip edebilmek için... ...iyi bir kiralama sistemine ihtiyaç duymuşlardır.즉 제대로 된 대여 시스템을 준비해서 저지의 대여를 추적, 관리해야 하고요
Formaların nerede olduğunu takip edebilmek için... ...iyi bir kiralama sistemine ihtiyaç duymuşlardır.Гарна система обліку оренди потрібна щоб з"ясувати де будуть джерсі.
Formaların nerede olduğunu takip edebilmek için... ...iyi bir kiralama sistemine ihtiyaç duymuşlardır.ففي تتبع التأجيرات، احتاجوا إلى نظام تأجير جيد ليتمكنوا من معرفة مكان القمصان الرياضية.
Formaların nerede olduğunu takip edebilmek için... ...iyi bir kiralama sistemine ihtiyaç duymuşlardır.レンタル業者用のシステムを駆使し 発送、ドライクリーニング、 マーケティングなどについて
Gates Vakfı'ndaki işimin en sevdiğim kısmı dünyanın gelişmekte olan bölgelerine sık sık seyahat edebilmem.게이츠 재단에서 일하면서 제가 좋아하는 점들 중의 하나는 개발도상국들을 여행할 수 있다는 점입니다.
Gates Vakfı'ndaki işimin en sevdiğim kısmı dünyanın gelişmekte olan bölgelerine sık sık seyahat edebilmem.אחד מהחלקים האהובים עלי בעבודתי בקרן גייטס הוא שאני יכולה לטייל למדינות המתפתחות
Gates Vakfı'ndaki işimin en sevdiğim kısmı dünyanın gelişmekte olan bölgelerine sık sık seyahat edebilmem.أحد الأشياء المفضلة في عملي في منظمة غيتس هي أن بمستطاعي السفر للدول النامية،
Gates Vakfı'ndaki işimin en sevdiğim kısmı dünyanın gelişmekte olan bölgelerine sık sık seyahat edebilmem.私が一番好きなのは 発展途上国を訪れることができることで 実際かなり頻繁に行っています
Genel seçimde rekabet edebilmek için,총선에 출마하려면
Genel seçimde rekabet edebilmek için, Lester seçiminde çok iyi sonuç almalısın.Aby ste kandidovali vo všeobecných voľbách, musí sa vám dariť extrémne dobre v lesterovských voľbách.
Genel seçimde rekabet edebilmek için, Lester seçiminde çok iyi sonuç almalısın.Aby wystartować w wyborach powszechnych, trzeba sobie bardzo dobrze poradzić w wyborach Lesterów.
Genel seçimde rekabet edebilmek için, Lester seçiminde çok iyi sonuç almalısın.Ahhoz, hogy valaki induljon az általános választáson, jól kell teljesítenie a Lester-választáson.
Genel seçimde rekabet edebilmek için, Lester seçiminde çok iyi sonuç almalısın.Para participar en la elección general, tienes que tener mucho éxito en la elección de Lester.
Genel seçimde rekabet edebilmek için, Lester seçiminde çok iyi sonuç almalısın.Pentru a candida la alegerile generale, trebuie să obții un rezultat foarte bun
Genel seçimde rekabet edebilmek için, Lester seçiminde çok iyi sonuç almalısın.Per candidarsi alle elezioni generali, bisogna ottenere un risultato grandioso nelle elezioni di Lester.
Genel seçimde rekabet edebilmek için, Lester seçiminde çok iyi sonuç almalısın.Um Kandidat für die Parlamentswahl zu werden, muss man zuerst bei der Lester-Wahl sehr gut abschneiden.
Genel seçimde rekabet edebilmek için, Lester seçiminde çok iyi sonuç almalısın.Για να είσαι υποψήφιος στις γενικές εκλογές, πρέπει να τα πας εξαιρετικά καλά στις εκλογές του Λέστερ.
Genel seçimde rekabet edebilmek için, Lester seçiminde çok iyi sonuç almalısın.За да участвате в общите избори, трябва да се представите много добре в изборите за Лестер.
Genel seçimde rekabet edebilmek için, Lester seçiminde çok iyi sonuç almalısın.Чтобы принять участие во всеобщих выборах, нужно очень неплохо выступить на выборах Лестерских.