Ana içeriğe geç
Sözlük

edebilme ile cümle

edebilme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bir dileğim olabilseydi, kaybolan zamanı telafi edebilmeyi isterdim.If I could have a wish, I'd wish I could make up for lost time.
Yalnız seyahat edebilmek için çok gençsiniz.You are too young to travel alone.
Nagasaki çevresinde onlara rehberlik edebilmem için kadınla birlikte gittim.I went with the women so that I could guide them around Nagasaki.
Uzayda seyahat edebilmeyi ister misin?Do you wish you could travel in space?
Gerçekten yardım edebilmeyi isterdim.I really wish I could help.
Birinin bana yardım edebilmesinin pek olası olmadığını biliyorum.I know that it is highly unlikely that anyone can help me.
Tom'un Mary'yi çamaşırlarını onun için yıkaması konusunda ikna edebilmesi mümkündür.It's possible that Tom was able to convince Mary to do his laundry for him.
Tom uygun ilacı aldığı için, kendini daha iyi kontrol edebilmesi gerekiyor.Now that Tom is taking proper medication, he should be able to control himself better.
Tom'u bizim için çalışmaya ikna edebilmemizin bir yolu olmalı.There must be a way we can convince Tom to work for us.
Ben sadece hepinize yardım edebilmeyi istiyorum.I only wish I could help all of you.
Sadece her ne zaman istersem çocuklarımı ziyaret edebilmeyi istiyorum.I just want to be able to visit my children whenever I want to.
Bir öğretmen olarak çalışmaya devam edebilmeyi istiyor muyum?Do I want to be able to continue working as a teacher?
Sadece yardım edebilmeyi diliyorum.I only wish I were able to help.
Sana yardım edebilmeyi istiyorum.I wish that I could help you.
Tom yarın sabah Mary'ye yardım edebilmeli.Tom should be able to help Mary tomorrow morning.
Tom'a gerçekten yardım edebilmeyi dilediğimi söyle.Tell Tom I really wish I could help.
Doğru ile yanlışı ayırt edebilmek her zaman çok kolay değildir.It's not always so easy to tell right from wrong.
Herkes fikrini ifade edebilmeli.Everyone should be able to express their opinion.
Sana yardım edebilmeliyiz.We should be able to help you.
Yardım edebilmeliydim.I should've been able to help.
Tom'un bize yardım edebilmesi için hala bir şans var.There's still a chance that Tom might help us.
Tom Boston'u daha sık ziyaret edebilmeyi diledi.Tom wished he were able to visit Boston more often.
Beni buna ikna edebilmen için daha iyisini yapman gerekecek.You're going to have to do better to convince me of that.
Cesaret korku eksikliği değildir ama korkuya rağmen devam edebilme yeteneğidir.Courage is not the absence of fear but the ability to move forward despite the fear.
Yardım edebilmemin bir yolu olduğunu düşünmüyorum.I don't think there's any way I can help.
Tom'a yardım edebilmek için her şeyi yapıyorum.I'm doing everything I can to help Tom.
Tom'a daha fazla yardım edebilmemizin bir yolu var mı?Is there any way we can help Tom more?
Kendini kontrol edebilme yeteneğin çok iyi.You have great self-control.
"Hipnoz edebilmek için kendini çarka bağlattı"."Hipnoz edebilmek için kendini çarka bağlattı".
Gerçekten istedikleri şey empatiyi ifade edebilmektir.What they really want is to be able to express empathy.
Blackthorne ayrıca bakmadan arkasına ateş edebilmektedir.Blackthorne can also fire blindly behind himself.
Babasının yanına gidip onun yanında olmak istemesine rağmen tek yapabildiği dua edebilmekti.Even though she wants to go to her father's side, she could only pray.
Nürnberg Mahkemesi sırasında, Edda'ya hapishanede babasını ziyaret edebilmesi için izin verildi.During the Nuremberg trials, Edda was allowed to visit her father in prison.
Oyuncular, sosyalleşebilmeleri ve birbirleriyle rekabet edebilmesi için geliştirildi.It was developed so players can socialize and compete against each other.
Turistler yaklaşık 15 ile 19 avro ücret karşılığında Vatikan müzelerini ziyaret edebilmekteler.Tourists are able to visit the Vatican's museums for a fee of about 15 to 19 euros.
Senkronize edebilmek için Nokia hesabınızın olması gerekir.You need to have a Nokia account to be able to synchronise.
Finsch tekrar gezilerine devam edebilmek için 1878 yılında müzedeki görevinden ayrılmıştır.Finsch resigned as curator of the museum in 1878 in order that he could resume his travels.
Bazı uç durumlarda hükümlüler intihara teşebbüs edebilmektedirler.In extreme cases some inmates may attempt to commit suicide.
Doktorlar, hastaları eşlerini de tedaviye göndermeleri yönünde teşvik edebilmektedir.Physicians may also encourage patients to send their partners to seek care.
Televizyon şu an bulunduğu kanalı, durumunun bir parçası olarak muhafaza edebilmektedir.The television stores the current channel as part of its state.
Yeni Android cihazlarla rekabet edebilmek için Asha serisinin yenilenmesi oldu.It was a reinvention of the Asha range to remain competitive with new Android devices.
Her şeyin kokusunu esir edebilmek.The whole thing stinks.
Program koruyucusu: Randevuları takip edebilme.Telephone directory Schedule keeper: Keep track of appointments.
Devlet, bunu organize edebilmek için, nüfusun genelini angarya işlerinde çalışmaya zorluyordu.To do this, the state had to organize forced labor from the population at large.
Aynı zamanda bu elementler kendi doğal alanlarında hareket edebilme özelliğine de sahipti.They also were able to work at their own natural pace.
1971 yılını izleyen dönemlerde OPEC bu değer kaybını telafi edebilmek için ağır hareket etmiştir.After 1971, OPEC was slow to readjust prices to reflect this depreciation.
Ayrıca kullanıcılar birbirleriyle sohbet edebilmektedirler.It also allows users to collaborate with one another.
Karakterler 8 farklı yöne doğru ateş edebilmektedirler.The tank can shoot in 8 directions.
Buna rağmen koordineli bir şekilde hareket edebilmektedirler.Thus they can be operated flexibly.
Herkesi görünüş ve ses olarak taklit edebilme yeteneği vardır.He is able to perfectly imitate absolutely anyone's looks and voice.
Jet uçakları sesten daha hızlı hareket edebilmektedirler.We have airplanes which fly three times faster than sound.
Müzakere edebilmek için en az iki taraf gerekir.A minimum two selections must win to gain a return.
Şarkı söyleyip dans edebilmekte ve tüm enstürmanları çalabilir.Could sing, dance and play over 10+ instruments.
Diğer kafadan bacaklılar gibi ahtapotlar da ışığın polarizasyonunu ayırt edebilmektedir.Like other cephalopods, octopuses can distinguish the polarisation of light.
Dört yatak odası sayesinde merkez altı kişiye kadar yatılı konuk kabul edebilmektedir.There are four bedrooms of the center, accommodating up to six people.
Arkeologlar, çürüyen sarayı restore edebilmek için 15 m derine inmişlerdi.Archaeologists came across the 15-meter-deep cavity while working to restore the decaying palace.
Yediği şeytan meyvesi ona kuma dönüşme ve kum üretip kontrol edebilme özelliğini vermiştir.Those wolves ate its flesh, and gained powers, thus forming the Hakkenshi.
Slovak pasaportu Slovakya vatandaşlarının uluslararası seyahat edebilmeleri için verilmektedir.The Slovak passport is issued to citizens of Slovakia to enable legal international travel.
Mana elde edebilmek kolaydır.Not easily to be obtained.
Ölüm ve zamanı kontrol edebilme gücü vardır.People should have the ability to control the time and place of their death.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod