Ana içeriğe geç
Sözlük

edebî ile cümle

edebî kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
O, üniversitede edebiyat alanında uzmanlaştı.She majored in literature at the university.
Mary üniversitede edebiyat konusunda ihtisas yaptı.Mary majored in literature at the university.
Biz üniversitede edebiyat alanında ihtisas gördük.We majored in literature at the university.
Onlar üniversitede edebiyat alanında ihtisas yaptılar.They majored in literature at the university.
Ben ısıtıcıyı tamir edebilirim.I can fix the heater.
O, ısıtıcıyı tamir edebilir.He can fix the heater.
O ısıtıcıyı tamir edebilir.She can fix the heater.
Mary ısıtıcıyı tamir edebilir.Mary can fix the heater.
Isıtıcıyı tamir edebiliriz.We can fix the heater.
Biz şiir ve edebiyat hakkında konuştuk.We talked about poetry and literature.
Ne teselli edebileceğimi ne de yardım edebileceğimi biliyordum.I knew that I could neither console nor help.
Ben size eşlik edebilir miyim?May I accompany you?
Bu kadar çok yardım edebileceğimden emin değilim.I'm not sure I can be all that much help.
Nasıl yardım edebilirim?How can I be of use?
Bana iyi bir kitap tavsiye edebilir misiniz?Can you recommend me a good book?
Gazetecilik metni edebi eser değildir.Journalistic text is not a literary work.
Su bir kişiyi sarhoş edebilir mi?Can water intoxicate a person?
Onu hayal edebilirim.I can imagine that.
Sana eve kadar eşlik edebilir miyim?May I accompany you home?
Allah öfkesini kontrol edebilenleri sever ve kasıtsız ihmali affeder.God loves those who can control their anger and forgive unintentional negligence.
İyi bir kitap tavsiye edebilir misin?Can you recommend a good book?
İyi bir film tavsiye edebilir misin?Can you recommend a good movie?
İyi bir otel tavsiye edebilir misin?Can you recommend a good hotel?
Lütfen bana arabamı nereye park edebileciğimi söyle.Please tell me where I can park my car.
Yalnız olmak istemiyorsan sana eşlik edebilirim.If you don't want to be alone, I can keep you company.
Beni mutlu edebilir misin?Can you make me happy?
Bu yüzden, dans edebileceğini düşünüyorsun.So, you think you can dance.
Yarın seni ziyaret edebilir miyim?May I visit you tomorrow?
Ben sana bir şekilde yardım edebilir miyim?Can I help you somehow?
Tom Mary'ye geleceği tahmin edebileceğini söyledi.Tom told Mary that he could predict the future.
Tom geleceği tahmin edebileceğini söylüyor.Tom says he can predict the future.
Yemek pişirmene yardım edebilir miyim?Can I help you cook?
Tom'a iyi bir avukat tavsiye edebilip edemeyeceğini sordum.I asked Tom if he could recommend a good lawyer.
İyi bir avukat tavsiye edebilir misin?Can you recommend a good lawyer?
İyi bir seyahat acentesi tavsiye edebilir misin?Can you recommend a good travel agent?
Tom üniversitede Japon edebiyatında ihtisas yaptı.Tom majored in Japanese literature in college.
Ben kuralları takip edebilirim.I can follow the rules.
Liisa tamamen bunalmıştı fakat orada ona yardım edebilecek kimse yoktu.Liisa was completely overwhelmed, but there was no one there who could've helped her.
Nasıl yardım edebiliriz?How can we help?
Uygun bir sözlük tavsiye edebilir misin?Can you recommend an appropriate dictionary?
Yardım edebilecek birini düşünür müsün?Can you think of anyone who might be able to help?
Yardım edebileceğini düşünüyor musun?Do you think you can help?
Belki yardım edebiliriz.Maybe we can help.
Belki yardım edebilirsin.Maybe you can help.
Seni bir sohbete davet edebilir miyim?May I invite you to a chat?
Edebiyat bir milletin geleceğidir.Literature is the future of a nation.
İnsanları sadece kendi fikirleriyle ikna edebilirsin.You can convince people of only their own opinions.
Sadece buna devam edebilir miyiz?Can we just get on with this?
Tom'u işbirliği yapması için ikna edebilirim.I might be able to convince Tom to cooperate.
Yarın sana yardım edebilirim.I might be able to help you tomorrow.
Lavabonun tıkanıklığını açmana yardım edebilirim.I might be able to help you unclog your sink.
Sana yardım edebilecek birini tanıyabilirim.I might know somebody that could help you.
Yardım edebilip edemeyeceğini merak ediyordum.I was wondering if you might be able to help.
Yardım edebileceğime eminim.I'm sure I can help.
Tom'un Mary'yi kendisiyle Boston'a gitmeye ikna edebileceğine eminim.I'm sure Tom will be able to persuade Mary to go to Boston with him.
Tom burada olsa sana yardım edebilir.If Tom were here, he could help you.
Bize yardım edebilecek tek kişi sendin.You were the only one who could have helped us.
Yardım edebilen tek kişisin.You're the only one who can help.
Tom gerçekten geleceği tahmin edebileceğine inanıyordu.Tom actually believed he could predict the future.
Tom ve Mary Fransızca olarak kendilerini ifade edebildiler.Tom and Mary could make themselves understood in French.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod