Ana içeriğe geç
Sözlük

ede ile cümle

ede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ben Tom'un nasıl olduğunu bulana kadar terk edemem.I can't leave until I've found out how Tom is.
Bizi terk edemezsin, Tom.You can't leave us, Tom.
Seni terk edemem.I can't leave you.
Size herhangi bir para teklif edemeyiz.We can't offer you any money.
Hafta sonlarında evimin önünde park edemezsin.You can't park in front of my house on weekends.
Tom'un nasıl hissedeceğini tahmin edemeyiz.We can't predict how Tom is going to feel.
Tom'un ne düşüneceğini tahmin edemeyiz.We can't predict what Tom is going to think.
Ne olacağını tahmin edemem.I can't predict what'll happen.
Tom'un nerede olacağını tahmin edemeyiz.We can't predict where Tom is going to be.
Tom Mary'nin soyadını telaffuz edemiyor.Tom can't pronounce Mary's last name.
Onu ispat edemem.I can't prove it.
Gerçekten sana hiç yardım edemem.I can't really help you at all.
Sen Tom'u ikna edemezsin.You can't reason with Tom.
Tom'un söylediğini tekrar edemiyorum.I can't repeat what Tom said.
Şimdi istifa edemezsin.You can't resign now.
Kaynaklarımı teşhir edemem.I can't reveal my sources.
Henüz hiçbir şeyi gözardı edemeyiz.We can't rule out anything yet.
Balık tutmaya tahammül edemem.I can't stand fishing.
Bu tür müziğe tahammül edemiyorum.I can't stand this kind of music.
Onların bana yaptıklarını düşünmeden edemiyorum.I can't stop thinking about what they did to me.
Gerçeği örtbas edemezsin.You can't suppress the truth.
Seni bizimle gelmeye ikna edemem, değil mi?I can't talk you into coming with us, can I?
İnsanlar bizi ayırt edemez.People can't tell us apart.
Seni canlı görmenin beni nasıl iyi hissettirdiğini sana tarif edemem.I can't tell you how good it makes me feel to see you alive.
Bütün yaptıkların için sana yeterince teşekkür edemiyorum.I can't thank you enough for all you've done.
Yardımın için yeterince teşekkür edemiyorum.I can't thank you enough for your help.
Sana yeterince teşekkür edemiyoruz.We can't thank you enough.
Senden Tom'un nefret ettiğinden daha fazla nefret eden birini düşünemiyorum.I can't think of anyone who hates you more than Tom does.
Beni tehdit edemezsin.You can't threaten me.
Biz daha fazla zaman israf edemeyiz.We can't waste any more time.
Bu sohbete gizlice devam edelim.Let's keep this conversation sub rosa.
Ben sadece hepinize yardım edebilmeyi istiyorum.I only wish I could help all of you.
Ben kahve içmeyi çay içmeye tercih ederim.I prefer drinking coffee to drinking tea.
"Dans edelim." "Hiç istemeyeceğini düşünüyordum.""Let's dance." "I thought you'd never ask."
Yardım edebileceğimi düşündüm.I thought I might be able to help.
Sana okula kadar eşlik edeceğimi düşündüm.I thought I'd walk you to school.
Belki yardım edebileceğimi düşündüm.I thought maybe I could help.
Bana yardım edebileceğini düşündüm.I thought you could help me.
Yardım edebileceğini düşündüm.I thought you might help.
Lavaboyu tamir edeceğini düşündüm.I thought you were going to fix the sink.
Tom'u meşgul edeceğini düşündüm.I thought you were going to keep Tom busy.
İşi bana teklif edeceğini düşünmüştüm.I thought you were going to offer me the job.
Kabul edeceğini düşündüm.I thought you'd agree.
Tom'un senden hoşlanmadığını sonunda fark edeceğini düşünüyordum.I thought you'd eventually realize Tom didn't like you.
Buraya park edebilir misin?Can you park here?
Papağanlar insanların sözlerini taklit ederler.Parrots imitate the words of humans.
Sana yardım edebilecek bazı güçlü arkadaşlarım var.I have some powerful friends who can help you.
Bu kamerayı tamir edemeyeceğimizden emin misin?Are you sure we can't repair this camera?
Bir süre birbirimize eşlik edelim.Let's keep each other company for a while.
Gerçekten sana yardım edebileceğimi düşünüyor musun?Do you think I can actually help you?
Aslında Tom ve John'u hiç kavga ederken görmedim.I never actually saw Tom and John fighting.
Bazı edepsiz fıkralar biliyorum ama onları anlatmam.I know some dirty jokes, but I don't tell them.
Bazı edepsiz fıkralar biliyorum ama onları asla anlatmam.I know some dirty jokes, but I never tell them.
Ne kadar iyi dans edebiliyorsun?How well can you dance?
Mesajı deşifre edemiyorum.I can't decode the message.
Ben kırsal alanda yaşamayı şehirde yaşamaya tercih ederim.I prefer living in the countryside to living in the city.
Gelcek hafta Vancouver'a gideceğim ve küçük kızkardeşimi ziyaret edeceğim.Next week I will go to Vancouver and visit my younger sister.
Facebookdaki arkadaşlık isteğini kabul ettiğin için teşekkür ederim.Thanks for accepting my friend request on Facebook.
Kadınlar ve kızlar onunla karşılaşmaktansa caddeyi geçmeyi tercih ederler.Women and girls would cross over the street rather than meet him.
Bana katılmanı rica edebilir miyim?Can I ask you to join me?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod