Ana içeriğe geç
Sözlük

ede ile cümle

ede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Işık saniyede 186.000 millik bir hızla hareket eder.Light travels at a velocity of 186,000 miles per second.
Parka gitmektense hayvanat bahçesine gitmeyi tercih ederiz.We would rather go to the zoo than to the park.
Hangi markayı tercih edersiniz?Which brand do you prefer?
Güzel hava sayesinde, tüm ürünleri bir gün içinde hasat edebildik.Thanks to the nice weather, we were able to harvest all of the crops in a day.
Eğer tercih ederseniz onunla gidebilirsiniz.You may go with him if you choose.
Konferansçı genel olarak Amerikan edebiyatı ve özellikle Faulkner hakkında konuştu.The lecturer spoke generally about American literature and specifically about Faulkner.
Vazgeçmektense ölmeyi tercih ederim.I would sooner die than give up.
Teslim olmaktansa ölmeyi tercih ederdim.I would rather die than yield.
Teslim olmaktansa ölmeyi tercih ederim.I would rather die than surrender.
Pahalı yemekler uyku eksikliğini telafi edemez.Expensive meals can't compensate for lack of sleep.
Bu mesafeden gerçeği bilmeyi umut edemeyiz.At this distance we cannot hope to know the truth.
Şimdi ne düşündüğümü hayal edebilir misin?Can you imagine what I am thinking now?
Bu gezideki tüm giderleri takip edeceğim.I'm going to keep track of all the expenses on this trip.
Eğer onu şimdi ziyaret edersen, Tom televizyon izliyor olacak.Tom will be watching television if you visit him now.
Ben onu telafi edeceğim.I'll make up for it.
Ben senin gecikmeni bu kez göz ardı edeceğim.I will overlook your lateness this time.
Hafta sonu için bizi misafir eder misiniz?Will you put us up for the weekend?
Gelecek sefer ne zaman ziyaret edeceksiniz?When will you next visit?
Bu öğleden sonra Karuizawa'ya hareket edeceğiz.We leave for Karuizawa this afternoon.
Lavaboyu bu öğleden sonra tamir edebilirim.I am able to fix the sink this afternoon.
O, bu öğleden sonra ayağa kalkıp hareket edecek.She'll be up and around this afternoon.
Tanaka ailesi bu öğleden sonra bizi ziyaret edecek.The Tanakas are visiting us this afternoon.
Onu bu akşam teslim edebiliriz.We can deliver it this evening.
Bugünkü misafirperverliğin için çok teşekkür ederim.Thank you very much for your hospitality today.
Bugün için teşekkür ederiz.Thank you for today.
Bugün dışarı çıkmaktansa evde kalmayı tercih ederim.I would rather stay at home than go out today.
Bugün hava güzel, bu nedenle evde kalmaktansa dışarı çıkmayı tercih ederim.It is very fine today so I would rather go out than stay at home.
Bugün yoğunum yoksa kabul ederdim.I'm busy today, otherwise I would accept.
Bugün oyun oynamaktansa çalışmayı tercih ederim.I would rather study than play today.
Bugün gelmektense yarın gelmeni tercih ederim.I'd rather you came tomorrow than today.
Bu yaz bir grupta seyahat edeceğiz.We are going to travel in a group this summer.
Bu yılın iyi hasatı geçen yılın kötü hasatını telafi edecektir.This year's good harvest will make up for last year's bad one.
Bu gece sinemaya gitmektense evde kalmayı tercih ederim.I would rather stay at home than go to the movies tonight.
Bu gece dışarı çıkmaktansa evde bir kitap okumayı tercih ederim.I would rather read a book at home than go out tonight.
Bu akşam beni misafir eder misin?Can you put me up tonight?
Arkadaşlar birbirlerine yardım ederler. Sadece neyin yanlış olduğunu bana bildirin.Friends help each other. Just let me know what's wrong.
Koltuğu tamir edemem.I can't fix the seat.
Sonuna kadar mücadele edelim.Let's fight to the last.
Kahrolası savaşı ilk icat eden oydu.Cursed be he that first invented war.
Detayları daha sonra organize edelim.Let's arrange the details later.
Vejetaryen yemekleri tavsiye edebilir misiniz?Can you recommend any vegetarian dishes?
Cüzdanımı aramama yardım eder misin?Will you help me look for my purse?
Dün geceki harika akşam yemeği için sana çok teşekkür ederim.Thank you very much for the wonderful dinner last night.
Katil yakında suçunu itiraf edecek.The murderer will soon confess his crime.
Sana bulaşıkları yıkamanda yardım edeyim.Let me help you with the dishes.
Bulaşıkları yıkamama yardım eder misin?Will you help me wash the dishes?
Yürüyüşe gitmektense evde kalmayı tercih ederim.I would rather stay at home than go out for a walk.
Sana yardım edemeyeceğimi söylediğime üzgünüm.I am sorry to say that I cannot help you.
İşteyken rahatsız edilmeye tahammül edemiyorum.I can't stand being disturbed in my work.
İlk otobüs on dakika geç hareket edecek.The first bus will leave 10 minutes behind time.
Bir çocuk bile doğru ile yanlışı ayırt edebilir.Even a child knows right from wrong.
Ben bir çocukken çoğunlukla pazar günleri onu ziyaret ederdim.When I was a child, I would often call on him on Sunday.
Çocukluğumda beyzbolu futbola tercih ederdim.I preferred baseball to football in my childhood.
Çocuklar sık sık ebeveynlerini rahatsız ederler.Children often bother their parents.
Çocuklar sıklıkla ıspanaktan nefret ederler.Children often hate spinach.
Çocuklar anne ve babalarından çok arkadaşlarını taklit ederler.Children imitate their friends rather than their parents.
Yöneticiye şikâyet edeceğim.I'm going to complain to the manager.
Yöneticiyi şikâyet edeceğim.I am going to complain to the manager.
Ben sizin için bir kılavuz olarak hareket edeceğim.I'll act as a guide for you.
Senin yerinde olsam, farklı hareket ederim.I would act differently in your place.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod