Ana içeriğe geç
Sözlük

ede ile cümle

ede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bana yardım edersen çok minnettar olurum.I'd be very grateful if you'd help me.
Yardımınız için teşekkür ederim.Thank you for your assistance.
Yazdığın için teşekkür ederim.Thank you for writing.
Mektubun için teşekkür ederim.Thank you for your letter.
İşiniz için teşekkür ederim.Thank you for your business.
Misafirperverliğiniz için size çok teşekkür ederim.Thank you very much for your hospitality.
İstediğin zaman beni ziyaret edebilirsin.You may call on me whenever you like.
Birbirimizle temasta kalmaya devam edelim.Let's keep in touch with each other.
Israr edersen, bir tane daha içeceğim.If you insist, I'll have another drink.
Geldiğiniz için teşekkür ederiz.Thank you for coming.
Biz para olmadığı için yolculuğumuza devam edemedik.We could not continue our journey for lack of money.
Elmaları portakallara tercih ederim.I prefer apples to oranges.
Bay Brown, Oregon'dan bir arkadaş, bizi yarın ziyaret edecek.Mr. Brown, a friend from Oregon, will visit us tomorrow.
Bir zeytin dalı barışı sembolize eder.An olive branch symbolizes peace.
Hollanda'yı ziyaret edene kadar hiç rüzgar değirmeni görmemiştim.I had never seen a windmill until I visited the Netherlands.
Hollanda'yı ziyaret edene kadar hiç yel değirmeni görmemiştim.I had never seen a windmill until I visited the Netherlands.
Seni bir adam edeceğim.I will make a man of you.
Yalnız seyahat edebilmek için çok gençsiniz.You are too young to travel alone.
Tavsiye edebileceğin mutfak ya da restoran türleri var mıdır?Are there any types of cuisine or restaurants that you could recommend?
Ne tavsiye edersiniz?What do you recommend?
Hangi dersi tavsiye edersin?Which course do you recommend?
Hangi kursu tavsiye edersin?Which course do you recommend?
Yardımınız için çok teşekkür ederim.Thank you very much for your help.
İyiyim, teşekkür ederim.I'm fine, thank you.
Avustralya’yı ziyaret edene kadar, Japonya’nın ne kadar küçük olduğunu anladım.It was not until I visited Australia that I realized how small Japan was.
Papağanlar insan konuşmasını taklit eder.Parrots imitate human speech.
Papağan bir insanın sesini taklit edebilir.A parrot can mimic a person's voice.
Bir papağan insan konuşmasını taklit edebilir.A parrot can imitate human speech.
Papağanlar çoğunlukla insan konuşmasını taklit eder.Parrots often imitate human speech.
Papağanlar insan konuşmasını taklit edebilen tek hayvandır.Parrots are the only animal that can imitate human speech.
Yağı kontrol edeyim mi?Shall I check the oil?
Harika akşam yemeği için teşekkür ederim.Thank you for the wonderful dinner.
AIDS araştırma dünyasında yer alan tüm değişiklikleri takip edemem.I can't keep track of all the changes taking place in the world of AIDS research.
Hayır, teşekkür ederim. Tokum.No, thank you. I'm full.
Bütün iyiliğin için çok teşekkür ederim.Thank you very much for all your kindness.
Her şey için çok teşekkür ederim.Thank you very much for everything.
Daha fazla istemiyorum, teşekkür ederim. Ben tokum.No more, thank you. I'm full.
Ne kadar acele edersen et, çaban sadece kovada bir damla.No matter how much you hurry your effort is just a drop in the bucket.
Buğdayını ne zaman hasad edeceksin?When will you harvest your wheat?
Londra'ya ne zaman hareket edeceksiniz?When are you going to leave for London?
Raporu ne zaman teslim ederiz?When do we hand in the report?
Ne kadar bu konuda sızlanmaya devam edeceksin? Geçmişi değiştiremezsiniz.How long are you going to keep whimpering about that? You can't change the past.
İşi her zaman terk edebilirsin.You can always quit the job.
Benimle böyle konuşmaya nasıl cesaret edersin!How dare you speak to me like that!
Ben, bir gün sizi ziyaret edebilir miyim?May I call on you some day?
Seni ne zaman ziyaret edebilirim?When can I visit you?
Parayı bana ne zaman iade edeceksin?When will you return the money to me?
Seni tekrar ziyaret edeceğim.I will call on you again.
Dans etmek söz konusu olduğunda hiç kimse Michael Jackson gibi hareket edemez.When it comes to dancing, nobody can move like Michael Jackson.
İstediğin kadar uğraş, asla onu buna ikna edemeyeceksin.Try as you may, you will never get him to agree.
Bir İngiliz farklı bir şekilde hareket ederdi.An Englishman would act in a different way.
Hangi ilacı tavsiye edersiniz?What medicine do you recommend?
Hayır, teşekkür ederim. Sadece bakıyorum.No, thank you. I'm just looking.
Hayır, teşekkür ederim. Yeterince aldım.No, thank you. I've had enough.
Onu görmeye tahammül edemiyorum.I can't bear the sight of him.
Böyle sürmeye devam ederse o, günlerden bir gün kaza geçirecek.He'll have an accident one of these days if he keeps driving like that.
Hiç olmazsa "teşekkür ederim" diyebilirsin.You might at least say "thank you."
Biz elimizden geleni yapacağız, teşekkür ederim.We'll do our best, thank you.
Teşekkür ederim, yeterince yedim.Thank you, I've had enough.
Ben de iyiyim, teşekkür ederim.I'm fine, too, thank you.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ede ile cümle - Sayfa 10 - ede kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App