Neyse, Şikago yakınında bir eczaneye ihtiyacınız var. "eczane Şikago," veya posta kodunu yazıyorsunuz.「薬局 シカゴ」か郵便番号を打ち込みます 文字を送って5秒以内に
Paris'te mağazaların, doktorların, eczanelerin ve kafelerin çok eşit bir dağılımını görebilirsiniz.그러한 시설이 균등하게 분산되는 것을 보실 수 있는데요, 파리의 상점, 의료시설, 약국, 카페 등의 시설이 골고루 분산되어 있습니다.
Paris'te mağazaların, doktorların, eczanelerin ve kafelerin çok eşit bir dağılımını görebilirsiniz.la distribuzione dei negozi è molto regolare così come i medici, i farmacisti e i caffè di Parigi.
Paris'te mağazaların, doktorların, eczanelerin ve kafelerin çok eşit bir dağılımını görebilirsiniz.При такой структуре всё распределено равномерно: магазины, врачи, аптеки и кафе Парижа.
Paris'te mağazaların, doktorların, eczanelerin ve kafelerin çok eşit bir dağılımını görebilirsiniz.כאשר קיים מבנה כזה, מקבלים פיזור מאוד אחיד של חנויות, רופאים, בתי-מרקחת ובתי קפה בפריז.
Paris'te mağazaların, doktorların, eczanelerin ve kafelerin çok eşit bir dağılımını görebilirsiniz.من البنية ، تحصلون على توزيع متوازن للمحلات و الأطباء و الصيدليات والمقاهي في باريس.
Paris'te mağazaların, doktorların, eczanelerin ve kafelerin çok eşit bir dağılımını görebilirsiniz.商店 医院 薬局 カフェなどが 均等に分布しています 車社会を前提に発達した都市は
Şurubu alıp, soda ile karıştıracağı ve bardağını 5 cent'e satacağı Jacob's Eczanesi'ne götürdü.Bazı gizli maddeleri kaynatarak bir şurup elde edip... ...tadının çok güzel olduğu kanısına vardı.
Şurubu alıp, soda ile karıştıracağı ve bardağını 5 cent'e satacağı Jacob's Eczanesi'ne götürdü.Bazı gizli malzemeleri aldı ve onları bir şurup içine atarak kaynattı.
Şurubu alıp, soda ile karıştıracağı ve bardağını 5 cent'e satacağı Jacob's Eczanesi'ne götürdü.Bazı gizli malzemeleri alıp onları şurubun içine kattı.
Şurubu alıp, soda ile karıştıracağı ve bardağını 5 cent'e satacağı Jacob's Eczanesi'ne götürdü.Bazı gizli malzemeleri alıp şurubun içine kattı.
Şurubu alıp, soda ile karıştıracağı ve bardağını 5 cent'e satacağı Jacob's Eczanesi'ne götürdü.Bazı gizli malzemeler kaynatıp, şurup elde etti.
Şurubu alıp, soda ile karıştıracağı ve bardağını 5 cent'e satacağı Jacob's Eczanesi'ne götürdü.Bir kaç sır madde aldı ve bir şurup olacak şekilde kaynattı.
Şurubu alıp, soda ile karıştıracağı ve bardağını 5 cent'e satacağı Jacob's Eczanesi'ne götürdü.Gizli bileşenini kaynattı ve onu bir şurup haline getirdi.
Şurubu alıp, soda ile karıştıracağı ve bardağını 5 cent'e satacağı Jacob's Eczanesi'ne götürdü.O bazı gizli malzemeleri aldı ve kaynatarak şuruba karıştırdı.
Tam buraya gelirken, Ucuza aldım bizim mahalledeki eczaneden."Που έκανε περίπου ένα δολάριο στο φαρμακείο της γειτονιάς
Ucuza aldım bizim mahalledeki eczaneden."Abajo en la farmacia local.
Ucuza aldım bizim mahalledeki eczaneden."Unten an der Apotheke um die Ecke
Ucuza aldım bizim mahalledeki eczaneden."בבית מרקחת הקרוב
Ve insanlar ellerindeki belgelerle yerel eczanelerden yatak ağları alabilirdiAlso Leute mit dem Gutschein konnten das Moskitonetz in der örtlichen Apotheke kaufen.
Ve insanlar ellerindeki belgelerle yerel eczanelerden yatak ağları alabilirdiAssim, as pessoas com o seu vale podiam obter o mosquiteiro na farmácia local.
Ve insanlar ellerindeki belgelerle yerel eczanelerden yatak ağları alabilirdiDeci oamenii cu voucherele lor ar putea să ia plasele de pat din farmaciile locale.
Ve insanlar ellerindeki belgelerle yerel eczanelerden yatak ağları alabilirdiEntonces las personas con sus cupones podían obtener un mosquitero en la farmacia local.
Ve insanlar ellerindeki belgelerle yerel eczanelerden yatak ağları alabilirdi쿠폰을 가진 사람들은 동네 약국에서 모기장을 받을 수있었습니다.
Ve insanlar ellerindeki belgelerle yerel eczanelerden yatak ağları alabilirdiLes gens pouvaient aller dans les pharmacies locales avec leur coupon et avoir leur moustiquaire.
Ve insanlar ellerindeki belgelerle yerel eczanelerden yatak ağları alabilirdiMensen konden met zo'n bon naar de lokale apotheek gaan om zo'n net af te halen.
Ve insanlar ellerindeki belgelerle yerel eczanelerden yatak ağları alabilirdiMożna było wymienić kupon na moskitierę w miejscowej aptece.
Ve insanlar ellerindeki belgelerle yerel eczanelerden yatak ağları alabilirdiNgười dân với phiếu này có thể mua màn ở các hiệu thuốc tại địa phương.
Ve insanlar ellerindeki belgelerle yerel eczanelerden yatak ağları alabilirdiPerciò la gente con i suoi buoni poteva ritirare le zanzariere dalle farmacie locali.
Ve insanlar ellerindeki belgelerle yerel eczanelerden yatak ağları alabilirdiSå att människor med sina kuponger kunde få myggnätet på det lokala apoteket.
Ve insanlar ellerindeki belgelerle yerel eczanelerden yatak ağları alabilirdiSehingga orang-orang dengan kupon-kuponnya bisa mendapatkan kelambu di apotek lokal.
Ve insanlar ellerindeki belgelerle yerel eczanelerden yatak ağları alabilirdiTehát az emberek a kuponjaikkal megkaphatták a szúnyoghálót a helyi gyógyszertárban.
Ve insanlar ellerindeki belgelerle yerel eczanelerden yatak ağları alabilirdiПредъявив эти ваучеры, люди могли получить противомоскитную сетку в местной аптеке.
Ve insanlar ellerindeki belgelerle yerel eczanelerden yatak ağları alabilirdiСъс своя купон хората можеха да получат противокомарната мрежа в местната аптека.
Ve insanlar ellerindeki belgelerle yerel eczanelerden yatak ağları alabilirdiכך שאנשים, עם השוברים שלהם, יכלו לקבל את הכילה בבית מרקחת מקומי.
Ve insanlar ellerindeki belgelerle yerel eczanelerden yatak ağları alabilirdiفإذن كان بامكان الناس الذين يملكون القسائم الحصول على الناموسية من الصيدلية القريبة منهم.
Ve insanlar ellerindeki belgelerle yerel eczanelerden yatak ağları alabilirdi薬局で蚊帳が手に入ります ある人は無料券をもらいました