Ana içeriğe geç
Sözlük

ecza ile cümle

ecza kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Eczacılığı henüz bitirmiştir.百科事典は終了した。
Durumu düzeltemeyen dişçi, asistanını ilaç alması için eczaneye gönderir.薬剤師に処方してもらった青酸カリを受け取ると、領収書を薬剤師に返すため、メイドを薬剤師の元へ送る。
Den norske Eterfabrikk (DnE), Norveç eczacılık ve kimya firması.デンカ生研 - 旧東芝化学工業および旧東芝製薬。
Sonradan bitkisel bir eczacı olmuştur.ビンはのちに薬剤師になる。
Başlangıçta Seborin sadece eczanelerde satıldı.当初はトラックのみが販売された。
2012 yılına kadar Eczacıbaşı forması giymiştir.2012年頃までこの髪型をトレードマークとしていた。
İldeki toplam eczane sayısı 3,852'dir.この日あつまったエコキャップは3万3852個。
John Stith Pemberton (8 Temmuz 1831–16 Ağustos, 1888), Amerikalı eczacı.ジョン・ペンバートン(John Stith Pemberton、1831年1月8日 - 1888年8月16日)は、南部連合国軍人で、アメリカ合衆国の薬剤師である。
Pek çok eczane ve bir adet sağlık ocağı bulunmaktadır.投薬や介護のシーンが多い。
Kasabada eczane yoktur.村内に薬局は存在しなかった。
Eczanenin ismini daha sonra Kanaat Eczanesi olarak değiştirdi.服役後、名を変えて開業医となった。
1840 yılında Rzeszów'a geri döndü ve burada Edward Hübl'ün eczanesinde çalışmaya başladı.1840年、ジェシェフに帰還、エドヴァルト・ヒューブル(Edward Hübl)の薬局で働き続けた。
Bir süre ayrılık sonrası 1536'da eczacılık öğrenimi için tekrar Paris'e döndü.在休息了一段时间后,1536年,他又回到巴黎学习药学。
Bu eserin Latince çevirisi 18 ve 19. yüzyıllarda Avrupalı biyolog ve eczacılara çok yararlı olmuştur.他的作品被翻译成拉丁文,并在18世纪和19世纪期间被欧洲生物学家和药学家广泛使用。
Eczacılık Hastane eczacılığı藥物 藥品 藥師 醫院 處方
1886 - Amerikalı eczacı Pemberton, Coca Cola'nın formülünü buldu.1886年,美国药剂师约翰·彭伯顿发明了可口可乐配方。
Kıbrıs Türk halkının ilk kadın bestecisi ve ilk kadın eczacısıydı.例如日本第一位女醫師、最早的幾位女博士等。
Winehouse'ın babası Mitchell taksi şoförü, annesi Janis (kızlık soyadı Seaton) eczacıdır.她的父親米切爾·懷恩豪斯(Mitchell "Mitch" Winehouse)是一名窗板安装工,後來從事出租車司機;而她母親珍妮絲(娘家姓“西頓”,Seaton)是一位藥劑師。
Durumu düzeltemeyen dişçi, asistanını ilaç alması için eczaneye gönderir.原業為心理醫師的班,將辦公室設於家中,讓他可以在家裡接待病人。
Akademik hayatı bırakıp eczane açar.初學醫勿定看病,俾專學業。
Eczacılık Eczane eczacılığı약사 약국 한약사 의료법
Sağlık ocağı ve eczanesi vardır.청량음료와 제약 공장이 있다.
Meslek yaşamı boyunca eczacılıkla müziği birlikte yürüttü.나는 내 전체 경력동안 실제로 그녀와 함께 노래했었다.
Antrenörlük yaşamına Eczacıbaşı altyapısında antrenörlük yaparak başladı.그래서 운동선수들을 대상으로 무작위 마약검사를 시작하였다.
Zeynep'in eczanesi kötü durumdadır.니제르의 기아상태는 매우 심각한 상태이다.
Yüksek lisans yaptıkları takdirde uzman eczacı olurlar.수료한 이 후에 전문의 자격시험에 합격하면 비뇨의학과 전문의가 된다.
Hastane eczanelerinin de çalıştırılabilmesi için Sağlık Bakanlığından Eczane ruhsatnamesi alması gereklidir.אך עדיין דרוש אישור של משרד הבריאות לשיווק התרופה.
Babası kentin tanınmış eczacılarından biriydi.אביו היה אחד הרוקחים הידועים בעיר.
Bir süre ayrılık sonrası 1536'da eczacılık öğrenimi için tekrar Paris'e döndü.לאחר הפוגה חזר לפריז על מנת ללמוד רפואה ב-1536.
Durumu düzeltemeyen dişçi, asistanını ilaç alması için eczaneye gönderir.עם השחרור של החולה לביתו האחריות לטיפול תעבור לצוות טיפולי בית של קופת החולים.
1997 yılında Aziz Eczanesi'ni kapattı.ב-2009 סגר את בית המרקחת שלו.
Faruk Eczacıbaşı, Füsun Eczacıbaşı ile evlidir.הוא נשוי לקרול, ד"ר לפיזיותרפיה.
Peck bir eczacıydı.פייר קונבר היה סטודנט לרפואה.
Antrenörlük yaşamına Eczacıbaşı altyapısında antrenörlük yaparak başladı.הוא החל להתאמן אצל המאמן הנודע "דוק" קונסילמן (Counsilman).
Bu ilaç eczanelerde hâlâ satılmamaktadır.עדיין לא מוכרים את התרופה הזאת בבתי המרקחת.
Bu ilaç eczanelerde hâlâ satılmamaktadır.התרופה הזאת עדיין איננה נמכרת בבתי המרקחת.
1900'lerde Berlin'e taşındı ve burada bir eczanede çalıştı.Около 1900 година се премества в Берлин, където работи във фармацевтиката.
Peck bir eczacıydı.Карл трябвало да стане аптекар.
Telefonla bir eczacıdan antibiyotik alınabilir.Рецептата за антибиотици може да бъде предоставена на фармацевта по телефона.
Diğer bir ismi de serbest eczacılıktır.И ти допускаш един свободен!
İlk kez, 1879 yılında Constantin Fahlberg adlı bir eczacı tarafından üretildi.Prvi je put proizveden 1878., a otkrio ga je kemičar Constantin Fahlberg.
Karşılığında babasının eczanesinde çalışacaktı.Nakon toga radio je u očevoj postolarskoj radionici.
Doktor Krautman ve eczacı Stossel.Doctor Yellow - Diagnostička vozila.
Eczacı tarafından işleme alınır.Rad farmaceuta nadgleda liječnik.
Mezuniyetinin ardından bir yıl Devlet Laboratuvarı ve Devlet Eczanesi'nde çalıştı.Nakon studija godinu dana radio u Institutu za medicinska istraživanja.
Karşılığında babasının eczanesinde çalışacaktı.Doma pomáhala v otcovej lekárni.
1900'lerde Berlin'e taşındı ve burada bir eczanede çalıştı.Okolo roku 1900 sa presťahoval do Berlína, kde pracoval v lekárni.
Peck bir eczacıydı.Karol Vecker bol lekár.
T.C. Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü.Riaditeľ Ústavu špeciálneho zdravotníctva a výcviku MO SR .
Telefonla bir eczacıdan antibiyotik alınabilir.Recept za antibiotike se lekarni lahko dostavi po telefonu.
Kasabada eczane yoktur.Cepiva ni na tržišču.
Karşılığında babasının eczanesinde çalışacaktı.Najprej je delal v očetovem podjetju.
Birçok okul ve eczacılarda ismi verildi.V učbeniku je uporabljenih veliko farmacevtskih terminov/strokovnih izrazov.
Meslek yaşamı boyunca eczacılıkla müziği birlikte yürüttü.Stanko je vse svoje življenje dobesedno živel samo za glasbo.
Türkiye’de Eczacıbaşı'nın alt yapısında beş yıl boyunca oynadı.V psihiatrični kliniki pri Stockholmu je skupno preživela tri leta.
EPSA'nın merkezi Brüksel, Belçika'daki PGEU (Avrupa Birliği Eczacılık grubu)'nun ofislerinde yer alır.EPSA vyriausioji valdyba veikia Briuselyje (Belgijoje), ES Farmacijos grupės įstaigose.
Yapısında bulunan saponinler, eczacılıkta önemlidir.Vaistiniai augalai labai reikšmingi farmacijoje.
Carl Wilhelm Scheele (9 Aralık 1742-21 Mayıs 1786), İsveç asıllı Alman eczacı ve kimyager.Karlas Vilhelmas Šelė (1742 m. gruodžio 9 d. – 1786 m. gegužės 21 d.) – švedų vaistininkas ir chemikas.
İlk eczacılık hayatına Konya'da Halk Eczanesini açarak başladı.Pirmoji savitarnos vaistinė buvo atidaryta farmacininkų mieste Kaune.
1986'da Uluslararası Eczacılık Birliğine (FIP) üye oldu.1986 m. Tarptautinės radioekologų sąjungos narė.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod