Birçok okul ve eczacılarda ismi verildi.Számos iskola és kutatóközpont vette fel a nevét.
Bu eczaneler, bizzat sağlık zabıtası memurları tarafından muntazam şekilde denetlenirlerdi.Az ott dolgozókat mindenesetre elővigyázatosságból evakuálták.
Aynı yıl Devlet Hastanesi karşısında, Sağlık Eczanesi'ni açtı.Ugyanezen évben gyógyszertár is nyílt benne.
Eski mısırlılar eczacılık konusunda da oldukça ilerlemişlerdi.Az ókori egyiptomiak biztosan használtak kábítószert.
Merhum Şakir Eczacıbaşı'nın yakın arkadaşıdır.Másik gúnyneve a sötétség barátja volt.
1950'de eczacılık diploması aldı.Itt szerzett 1950-ben orvosi diplomát.
Çapa semtinde eczaneler ve sağlık ekipmanları satan işletmeler yoğunlaşmıştır.Az épületben betegszállító és külön ételszállító lift működött.
Karşılığında babasının eczanesinde çalışacaktı.Továbbra is apja műhelyében dolgozott.
Eczaneler ilaç satılmasına ruhsat verilen dükkânlardır.Ezt gyógyszertárak árusítják.
18 maç sonunda 36 puan toplayan Eczacıbaşı ligin şampiyonu olmuştur.A 18 mérkőzése 36 partbíró nyújtott szakmai segítséget az oldalvonal mellől.
Başlangıçta Seborin sadece eczanelerde satıldı.Alun perin salmiakkijauhetta myytiin vain apteekeissa.
Quetzaltenango'da doğan Arbenz Guatemala'ya göçeden İsviçreli bir eczacının oğludur.Arbenz Guzmán oli Guatemalaan muuttaneen sveitsiläisen apteekkarin poika.
Carl Wilhelm Scheele (9 Aralık 1742-21 Mayıs 1786), İsveç asıllı Alman eczacı ve kimyager.Carl Wilhelm Scheele (9. joulukuuta 1742 – 21. toukokuuta 1786) oli ruotsalainen kemisti ja apteekkari.
Eczaneler ilaç satılmasına ruhsat verilen dükkânlardır.Sairaalat saavat tulonsa lääkkeiden myynnistä.
Peck bir eczacıydı.Adkins oli koulutukseltaan farmaseutti.
1886 - Amerikalı eczacı Pemberton, Coca Cola'nın formülünü buldu.1886 – Farmaseutti John Pemberton keksi hiilihapotetun juoman, ”Coca-Colan”.
Diğer katlarda bir eczane ve Sinagog vardı.Korttelissa on myös useita ješivoja ja synagogia.
Bir ilaç alma bahanesiyle eczaneye gelir.Apteekista saa lääkettä AIDSiin.
2017 yılında ise Eczacıbaşı'na transfer oldu.Vuonna 2017 siirryttiin pormestarimalliin.
John Stith Pemberton (8 Temmuz 1831–16 Ağustos, 1888), Amerikalı eczacı.Ο Τζον Στιθ Πέμπερτον (John Stith Pemberton, 8 Ιουλίου 1831 - 16 Αυγούστου 1888) ήταν Αμερικανός φαρμακοποιός.
Başlangıçta Seborin sadece eczanelerde satıldı.Το τεστ αυτό πωλείται και στα φαρμακεία.
Bu eserin Latince çevirisi 18 ve 19. yüzyıllarda Avrupalı biyolog ve eczacılara çok yararlı olmuştur.Μία λατινική μετάφραση του έργου του ήταν χρήσιμη στους ευρωπαίους βιολόγους μέχρι το 18ο και 19ο αιώνα.
Sağlık ocağı ve eczane vardır.Υπάρχει Αγροτικό Ιατρείο και φαρμακείο .
Durumu düzeltemeyen dişçi, asistanını ilaç alması için eczaneye gönderir.Ο γιατρός κλειδώνεται στο εργαστήριό του και στέλνει τους υπηρέτες του σε αναζήτηση ενός φάρμακου.
Wesen eczacısıdır ve Monroe ile evlidir.Είναι οδοντίατρος και παντρεμένος με την Στέλλα.
Ulusal Eczacılık Kütüphanesi.Εθνική Ιατρική Βιβλιοθήκη των ΗΠΑ.
Doktor Krautman ve eczacı Stossel.Krauter και Dr.
Telefonla bir eczacıdan antibiyotik alınabilir.Η συνταγή για την αντιβίωση μπορεί να δοθεί τηλεφωνικά στο φαρμακοποιό.
Bir süre ayrılık sonrası 1536'da eczacılık öğrenimi için tekrar Paris'e döndü.Efter en pause vendte han tilbage til Paris for at studere medicin i 1536.
Heinrich'in babası Theodor Wieland (1846-1928) kimya alanında doktora yapmış bir eczacıydı.Henrich Wielands far, Theodor Wieland (1846–1928) var farmaceut med en doktorgrad i kemi.
Ulusal Eczacılık Kütüphanesi.National Library of Medicine.
Ancak daha sonra bu ürün eczanelerde işlem görmüştür.Derfor købte man dengang tobak på apoteket.
Babası bu şehirde eczacı idi.Hans far, der var læge, havde praksis i byen.
2007 yılında Eczacıbaşı grubu tekrar üretim kararı almıştır.I 2007 indsendte samme selskab en ny ansøgning.
Eczacıbaşı Sanat Ansiklopedisi.Encyklopædi Lægehåndbogen.
Eczacı da ilaç fiyatlarını kafasına göre yükseltir.Apotekerne kan ikke selv fastsætte deres priser på lægemidlerne.
Kullanıcılar, yolculuk sırasında eczacılardan sağladıkları yakıtı kendileri taşımaktaydı.Medicin var også tilgængelig i kraft af omrejsende apoteker.
2014 yılında tekrar Eczacıbaşı'na geri dönmüştür.I 1989 kom han tilbage til DR.
Eczanelerin ruhsatları sağlık müdürlüğü ve Sağlık Bakanlığı'nın sorumluluğu altındadır.Styrelsen for Patientklager er en institution under Sundheds- og Ældreministeriet.
Eczaneciler Kurumu diğer kadınların lisans almasını engellemek için düzenlemeleri değiştirdi.The Society of apothecaries endret umiddelbart sitt regelverk for å hindre at andre kvinner å få lisens.
Kasabanın eczacısı Zeynep (Cansu Dere), birkaç yıl önce kasabaya yerleşmiştir.Seldsjukkene hadde tatt byen noen år tidligere.
İldeki toplam eczane sayısı 3,852'dir.I eksempelet er dividenden tallet 8552.
2014 yılında tekrar Eczacıbaşı'na geri dönmüştür.Han sjekket inn på sykehuset igjen i april 2006.
Den norske Eterfabrikk (DnE), Norveç eczacılık ve kimya firması.Toksikologiseksjonen i Norsk Selskap for Farmakologi og Toksikologi.
Çikolata tavşanları, Paskalya sırasında bu tür eczanelerde (Nisan ayı civarında) satışta bulunabilir.Stikkelsbær kan kjøpes i noen norske grønnsaksmarkeder i sesongen.
Ya da: Heinz ilacı çalmamalıdır çünkü eczacının adil tazminat hakkı vardır.Atau, Heinz tidak boleh mencuri obat karena ilmuwan punya hak untuk mendapatkan kompensasi yang setara.
Telefonla bir eczacıdan antibiyotik alınabilir.Resep antibiotik dapat diserahkan kepada apoteker lewat telepon.
Bu, aynı kasabada bir eczacı tarafından bulunan özel bir ilaçtır.Obat itu adalah semacam radium yang baru saja ditemukan oleh seorang apoteker di kota yang sama.
Babası kentin tanınmış eczacılarından biriydi.Ayahnya mendatangkan tabib terkenal dari kota.
1900'lerde Berlin'e taşındı ve burada bir eczanede çalıştı.Vào khoảng năm 1900 ông tới sinh sống ở Berlin và làm việc tại một hiệu thuốc.
Heinrich'in babası Theodor Wieland (1846-1928) kimya alanında doktora yapmış bir eczacıydı.Cha của Heinrich, Theodor Wieland (1846 - 1928) là một dược sĩ có bằng tiến sĩ hóa học.
2007 yılında Eczacıbaşı grubu tekrar üretim kararı almıştır.Năm 2007, Khoa Thú y được tái lập.
Babası kentin tanınmış eczacılarından biriydi.Cha của ông là một thương gia nổi tiếng trong thị trấn.
Pek çok eczane ve bir adet sağlık ocağı bulunmaktadır.Ở đây có nhiều bệnh viện y tế và phòng khám.
Eczacılık Yüksekokulu mezunudur.Cao đẳng Dược Cao đẳng Điều dưỡng.
Eczanelerde eczacılara yardım eden kişilere Eczane Teknisyeni (eczacı kalfası) denir.Người hành nghề trong ngành dược được gọi là dược sĩ.
Kuzey Dakota, eczanenin en az %51 hissesinin eczacı tarafından sahip olunması gereken tek eyalettir.ノースダコタ州は薬局の株を薬剤師が51%以上所有することを法律で定めている唯一の州である。
İstanbul Darülfünun Eczacı Mektebi Âlîsi (Yüksek Eczacılık Okulu) mezunudur.中年の男性患者(本名不詳) 一巻に登場。
Sonunda 30 Temmuz 1852 tarihinde Łukasiewicz Viyana Üniversitesi Eczacılık Fakültesi'nden mezun oldu.やっとの思いの1852年7月30日にウカシェヴィチはウィーン大学の薬学科を卒業した。
Burada Łukasiewicz, Piotr Mikolasch'ın sahibi olduğu Pod Złotą Gwiazdą isimli eczanede çalışmaya başladı.ウカシェヴィチはピオトル・ミコラシュ(Piotr Mikolasch)が所有する薬局「Pod Złotą Gwiazdą」(ゴールドスター)で働き始めた。