Kısa süre sonra ebeveynlerim boşandılar, ve ben de annemle beraber Türkiye döndüm.Kort därefter, separerade mina föräldrar, och jag kom till Turkiet med min mamma.
Kısa süre sonra ebeveynlerim boşandılar, ve ben de annemle beraber Türkiye döndüm.Krátce poté se rozešli a já odešla s mámou do Turecka.
Kısa süre sonra ebeveynlerim boşandılar, ve ben de annemle beraber Türkiye döndüm.Kurz danach trennten sich meine Eltern und ich zog mit meiner Mutter in die Türkei.
Kısa süre sonra ebeveynlerim boşandılar, ve ben de annemle beraber Türkiye döndüm.La scurt timp după aceea, părinţii mei au divorţat, iar eu am plecat în Turcia împreună cu mama.
Kısa süre sonra ebeveynlerim boşandılar, ve ben de annemle beraber Türkiye döndüm.Một thời gian ngắn sau đó, cha mẹ tôi ly dị, tôi chuyển đến Thổ Nhĩ Kỳ sống cùng mẹ.
Kısa süre sonra ebeveynlerim boşandılar, ve ben de annemle beraber Türkiye döndüm.Nem sokkal később, szüleim elváltak, és anyámmal Törökországba költöztem.
Kısa süre sonra ebeveynlerim boşandılar, ve ben de annemle beraber Türkiye döndüm.Peu de temps après, mes parents se sont séparés, et je suis venue en Turquie avec ma mère.
Kısa süre sonra ebeveynlerim boşandılar, ve ben de annemle beraber Türkiye döndüm.Poco después, mis padres se separaron, y vine a Turquía con mi madre.
Kısa süre sonra ebeveynlerim boşandılar, ve ben de annemle beraber Türkiye döndüm.Poco dopo, i miei genitori si separarono, e mi trasferii in Turchia con mia mamma.
Kısa süre sonra ebeveynlerim boşandılar, ve ben de annemle beraber Türkiye döndüm.Pouco depois, os meus pais separaram-se, e eu fui para a Turquia com a minha mãe.
Kısa süre sonra ebeveynlerim boşandılar, ve ben de annemle beraber Türkiye döndüm.Tidak lama setelah itu, orang tua saya memutuskan untuk berpisah dan saya dibawa oleh ibu saya ke Turki
Kısa süre sonra ebeveynlerim boşandılar, ve ben de annemle beraber Türkiye döndüm.Wkrótce po moim urodzeniu moi rodzice się rozstali, a ja wróciłam z mamą do Turcji.
Kısa süre sonra ebeveynlerim boşandılar, ve ben de annemle beraber Türkiye döndüm.Λίγο αργότερα οι γονείς μου χώρισαν και πήγα στην Τουρκία με τη μητέρα μου.
Kısa süre sonra ebeveynlerim boşandılar, ve ben de annemle beraber Türkiye döndüm.Вскоре мои родители разошлись, и я переехала в Турцию с моей мамой.
Kısa süre sonra ebeveynlerim boşandılar, ve ben de annemle beraber Türkiye döndüm.Невдовзі мої батьки розлучилися, і я разом з мамою переїхала до Туреччини.
Kısa süre sonra ebeveynlerim boşandılar, ve ben de annemle beraber Türkiye döndüm.Скоро след това, родителите ми се разделиха и аз дойдох в Турция с майка си.
Kısa süre sonra ebeveynlerim boşandılar, ve ben de annemle beraber Türkiye döndüm.מעט אחר כך, הורי נפרדו, ועברתי לתורכיה עם אימי.
Kısa süre sonra ebeveynlerim boşandılar, ve ben de annemle beraber Türkiye döndüm.وبعد فترة قصيرة, انفصل والِدَيَّ, وجئت الى لتركيا مع أمي.
Kısa süre sonra ebeveynlerim boşandılar, ve ben de annemle beraber Türkiye döndüm.母は私を連れてトルコに引っ越しました 私は一人っ子で
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Ba năm sau, khi tôi yêu một người đàn ông, ba mẹ tôi cũng chẳng thèm chớp mắt.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Drei Jahre später, als ich mich in einen Mann verliebte, zuckte keiner meiner Eltern mit der Wimper.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Drie jaar later, toen ik verliefd werd op een man, knipperde geen van mijn ouders met hun ogen.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Három évvel később, amikor beleszerettem egy férfibe, egyik szülőm sem pislogott nagyokat.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.삼 년 후, 제가 남자와 사랑에 빠졌을 때, 제 부모님 중 누구도 언짢아 하시지 않았습니다.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Ko sem se tri leta kasneje zaljubila v moškega, ni prav tako noben od mojih staršev bil šokiran.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Neanche 3 anni dopo, quando mi sono innamorata di un uomo, i miei genitori non hanno battuto ciglio.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.O tři roky později, když jsem se zamilovala do muže, ani jeden z mých rodičů se nad tím nepozastavoval.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Tre år senare, när jag blev kär i en man, höjde ingen av mina föräldrar på ögonbrynen heller.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Tre år senere, da jeg blev forelsket i en mand, mine forældre blinkede heller ikke med øjnene.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Três anos depois, quando me apaixonei por um homem, também nenhum dos meus pais bateu uma pestana que fosse.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Tres años después, cuando me enamoré de un hombre, ninguno de mis padres se sorprendió tampoco.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Trois ans plus tard, quand je suis tombée amoureuse d'un homme, mes parents n'ont pas cillé non plus.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Trzy lata później zakochałam się w mężczyźnie i żadne z moich rodziców nawet nie mrugnęło okiem.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Τρία χρόνια αργότερα, όταν ερωτεύτηκα έναν άνδρα, κανείς από τους γονείς μου δεν θορυβήθηκε.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Три години по-късно, когато се влюбих в мъж, на родителите ми не им мигна окото.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Три роки по тому, коли я закохалася у чоловіка, ніхто з батьків і бровою не повів.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Через три года, когда я влюбилась в мужчину, опять ни у кого из родителей глаза не округлились.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.כעבור 3 שנים, כשהתאהבתי בגבר, שוב, איש מהורי לא הניד עפעף.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.بعد ثلاث سنوات عندما وقعت في حب رجل، لم يُصدم أو يسترغب أي من والداي بتاتا
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.両親は瞬きすらしませんでした 自分が何者か規定する必要がなかったのは 私の変わった生い立ちの
Ve ben de ebeveynlerime dedim, "Gitmeliyim, gitmek istiyorum, bunun bir parçası olmak istiyorum."Azt mondtam a szüleimnek: "Nekem el kell mennem. El akarok menni.
Ve ben de ebeveynlerime dedim, "Gitmeliyim, gitmek istiyorum, bunun bir parçası olmak istiyorum."Così ho detto ai miei genitori, "Devo andarci. Voglio andarci. Voglio essere parte di questo."
Ve ben de ebeveynlerime dedim, "Gitmeliyim, gitmek istiyorum, bunun bir parçası olmak istiyorum."E eu disse aos meus pais: "Tenho de ir. "Quero ir.
Ve ben de ebeveynlerime dedim, "Gitmeliyim, gitmek istiyorum, bunun bir parçası olmak istiyorum."Ich sagte meinen Eltern: "Ich muss dort hingehen. Ich möchte dort hingehen.
Ve ben de ebeveynlerime dedim, "Gitmeliyim, gitmek istiyorum, bunun bir parçası olmak istiyorum."Ik zei tegen mijn ouders: "Ik moet erbij zijn. Ik wil ernaartoe."
Ve ben de ebeveynlerime dedim, "Gitmeliyim, gitmek istiyorum, bunun bir parçası olmak istiyorum."Ils ont dit que son nom était Dr Martin Luther King. J'ai dit à mes parents, " Je dois y aller.
Ve ben de ebeveynlerime dedim, "Gitmeliyim, gitmek istiyorum, bunun bir parçası olmak istiyorum."그리고는 부모님께 말했죠. "난 가야해. 난 가고 싶어. 시위에 참가할꺼야."
Ve ben de ebeveynlerime dedim, "Gitmeliyim, gitmek istiyorum, bunun bir parçası olmak istiyorum."Le-am spus părinţilor mei: "Trebuie să merg şi eu. Vreau sa particip la demonstrație.
Ve ben de ebeveynlerime dedim, "Gitmeliyim, gitmek istiyorum, bunun bir parçası olmak istiyorum."Le dije a mis padres: "Tengo que ir. Quiero ir.
Ve ben de ebeveynlerime dedim, "Gitmeliyim, gitmek istiyorum, bunun bir parçası olmak istiyorum."Og jeg sagde til mine forældre, "Jeg skal afsted. Jeg vil afsted. Jeg vil være en del af dette."
Ve ben de ebeveynlerime dedim, "Gitmeliyim, gitmek istiyorum, bunun bir parçası olmak istiyorum."Rodzicom powiedziałem: " Muszę tam pójść. Chcę pójść. Chcę być tego częścią " .
Ve ben de ebeveynlerime dedim, "Gitmeliyim, gitmek istiyorum, bunun bir parçası olmak istiyorum."Sau đó tôi nói với bố mẹ " Con phải đi con muốn đi. Con muốn tham gia vào cái này"
Ve ben de ebeveynlerime dedim, "Gitmeliyim, gitmek istiyorum, bunun bir parçası olmak istiyorum."Και είπα στους γονείς μου, "Πρέπει να πάω. Θέλω να πάω. Θέλω να πάρω μέρος."
Ve ben de ebeveynlerime dedim, "Gitmeliyim, gitmek istiyorum, bunun bir parçası olmak istiyorum."І я повідомив моїм батькам: "Я маю туди йти. Я хочу туди піти.
Ve ben de ebeveynlerime dedim, "Gitmeliyim, gitmek istiyorum, bunun bir parçası olmak istiyorum."Я сказал родителям, что должен пойти, что хочу участвовать в этом.
Ve ben de ebeveynlerime dedim, "Gitmeliyim, gitmek istiyorum, bunun bir parçası olmak istiyorum."אמרתי להוריי : אני חייב ללכת . אני רוצה ללכת. רוצה להיות חלק מזה ".
Ve ben de ebeveynlerime dedim, "Gitmeliyim, gitmek istiyorum, bunun bir parçası olmak istiyorum."وقلت لوالدي: "علي أن أذهب. أريد بالذهاب. أريد أن أكون جزءاً من هذا."
Ve ben de ebeveynlerime dedim, "Gitmeliyim, gitmek istiyorum, bunun bir parçası olmak istiyorum."デモに参加させて」と言うと 「絶対だめだ」と言われました
Ve ebeveynlerimin bana verdiklerinin, eşsiz olduğu gerçeğinin bilincindeydim.A bola som si vedomá toho, že mi rodičia dávali niečo výnimočné.
Ve ebeveynlerimin bana verdiklerinin, eşsiz olduğu gerçeğinin bilincindeydim.A byla jsem si vědoma toho, že mi rodiče dávali něco vyjímečného.