Ana içeriğe geç
Sözlük

ebeveynleri ile cümle

ebeveynleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
6
ORT. KELİME
O, onu ebeveynlerimle tanıştırmak için bizim eve getirdi.She brought him to our place to meet my parents.
Ebeveynleri onun yapmasını istemese bile o, onunla evlenmeye karar verdi.She decided to marry him even though her parents didn't want her to.
O, ona onun ebeveynlerini niçin sevmediğini açıkladı.She explained to him why she didn't like his parents.
O, onunla sadece ebeveynleri evlendirdiği için evlendi.She married him only because her parents made her.
Son kez ne zaman ebeveynlerinle akşam yemeği yedin?When was the last time you ate dinner with your parents?
Çocuklar ebeveynlerine niçin yalan söylerler?Why do children lie to their parents?
Ne sıklıkta vaftiz ebeveynlerini görürsün?How often do you see your godparents?
Ebeveynlerin nasıl?How are your parents?
Tayfundan dolayı ebeveynlerim seyahatlarını bir gün erken bitirdiler.Because of the typhoon, my parents ended their trip one day early.
Tom'un ebeveynlerinin her ikisi de öğretmendir.Tom's parents were both teachers.
Tom ebeveynlerinden hiçbirinin Boston'da bulunmadığını söyledi.Tom said that neither one of his parents had ever been to Boston.
Tom ebeveynleri ile birlikte yaşar.Tom lives with his parents.
Tom her zaman ebeveynlerine itaat eder.Tom doesn't always obey his parents.
Tom testte F aldığını ebeveynlerine söylemedi.Tom didn't tell his parents that he had gotten an F on the test.
Tom, ebeveynlerini öldürdüğü için Mary'yi affedemedi.Tom couldn't forgive Mary for killing his parents.
Tom öldükten sonra, Mary ebeveynlerinin evine geri döndü.After Tom passed away, Mary went back to her parents' home.
Tom ebeveynleriyle birlikte Boston'da yaşıyor.Tom lives in Boston with his parents.
Ebeveynlerim Tom'u tekrar görmem için bana izin vermedi.My parents didn't allow me to see Tom again.
Ebeveynlerim Tom'u tekrar görmemi yasakladılar.My parents prohibited me from seeing Tom again.
Tom üvey ebeveynlerinin kendisine verdiği sevgiyi kabul etmeyi öğrendi.Tom learned to accept the love his stepparents gave him.
Ebeveynlerimin her ikisi de vefat ettiler.Both of my parents have passed away.
Tom Mary'den ebeveynleri ile tanışmasını istedi.Tom wanted Mary to meet his parents.
Tom Mary'nin hâlâ ebeveynleriyle birlikte yaşadığını sandığını söyledi.Tom said that he thought Mary was still living with her parents.
Ebeveynleri istememesine rağmen Tom Mary ile evlenmeye karar verdi.Tom decided to marry Mary even though his parents didn't want him to.
Tom Mary'nin ebeveynleri ile ilk kez ne zaman karşılaştığını hatırlayamıyor.Tom can't remember exactly when he first met Mary's parents.
Ebeveynlerim çok katı.My parents are very strict.
Ebeveynlerim boşanıyor.My parents are getting divorced.
Lütfen ebeveynlerinize saygılarımı iletin.Please give my regards to your parents.
O şimdi ebeveynlerine bir mektup yazıyor.He is writing a letter to his parents now.
Ebeveynlerim beni her gün arar.My parents call me up every day.
Onun ebeveynlerinin her ikisi de öldüler.Her parents both died.
Ben, yaşlandıklarında ebeveynlerime bakacağım.I'll take care of my parents when they get old.
Eğer özgürlük istiyorsan, ebeveynlerinle yüzleşmek zorunda kalacaksın.If you want freedom, you'll have to face your parents.
Ebeveynlerim öldü.My parents are dead.
Ebeveynlerim geldiğini öğrenirlerse aptalca bir şey yapabilirler.If my parents find out you came over, they could do something crazy.
Eğer ebeveynlerim sizin geldiğinizi keşfederse, onlar çılgınca bir şey yapabilirler.If my parents discover that you came over, they are capable of doing something crazy.
Eğer ebeveynlerim geldiğini öğrenirse onlar çılgınca bir şey yapabilir.If my parents discover that you came over, they might do something crazy.
Ben ebeveynlerimle konuştum.I spoke to my parents.
Ebeveynlerinden hangisine benzediğini düşünüyorsun?Which of your parents do you think you look like?
Dick ebeveynlerine bağlıydı fakat o şimdi onlardan bağımsız.Dick had been dependent on his parents, but now he's independent of them.
Pazar günleri büyük ebeveynlerimi ziyaret ederim.I visit my grandparents on Sundays.
Mary'nin ebeveynleri onun dövme yaptırma kararını onaylamadılar.Mary's parents disapproved of her decision to get tattooed.
Mary'nin ebeveynleri Tom'dan nefret eder.Mary's parents hate Tom.
Tom'un ebeveynleri eski bir römorkta yaşıyor.Tom's parents live in an old trailer.
Ebeveynlerimden bir toplantıya gitmek zorunda.One of my parents has to go to the meeting.
38 yaşında olması gerçeğine rağmen, o hâlâ ebeveynlerine bağımlı.In spite of the fact that he's 38, he's still dependent on his parents.
Ebeveynlerim gelmeden önce evi temizlemek istiyorum.I want to clean the house before my parents come.
Ebeveynlerim tarafından ihmal edilmeye alışkınım.I'm used to being ignored by my parents.
Onun ebeveynleri boşandığı için kızın babasıyla küçük bir teması vardı.Because her parents got divorced, the girl had little contact with her father.
Ebeveynlerimin kim olduğunu öğrenmek istiyorum.I would like to know who my parents are.
Ebeveynlerim çıkmama izin vermeyecek.My parents won't let me date.
Tom onu ebeveynleriyle tartışmalıydı.Tom should have discussed it with his parents.
Tom artık ebeveynlerinin sağlık sigortası kapsamında değil.Tom is no longer covered by his parents' health insurance.
Benim ebeveynlerim onun hakkında bilir.My parents know about it.
Ebeveynleri öldüğünden beri bu çocuğa ben bakıyorum.I have taken care of this child ever since his parents died.
Tom ebeveynleri tarafından terk edildi.Tom was abandoned by his parents.
Tom ebeveynleri tatildeyken evinde büyük bir parti verdi.Tom threw a big party at his house while his parents were on vacation.
Ebeveynlerim öfkeliydi.My parents were furious.
Ebeveynlerinden nefret eder.He hates her parents.
Onun ebeveynleri ondan nefret eder.His parents hate him.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ebeveynleri ile cümle - Sayfa 4 - ebeveynleri kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App