Margaret çocukluk yıllarının çoğunu ablası ve ebeveynleriyle geçirdi.Като малка Мария прекарва лятото при своята баба.
Ebeveynleri Holokost'tan kurtulmuştur.Освен това баща ми е оцелял от Холокоста.
Ebeveynlerinin ölümünü takiben, Krakov'da yaşayan dayısı Tadeusz Bobrowski'nin himayesine verildi.Впоследствие Конрад е отгледан от вуйчо си Тадеуш Бобровски в Швейцария.
Çocukların eğitim ve kültür seviyesi ebeveynlerin kültür ve varlık seviyesi ile de ilgilidir.До голяма степен стиловете на учене са повлияни от степента на културна социализация на децата и младите хора.
Ebeveynleri çocuklarına son derece kapsamlı bir eğitim verdi.Така или иначе синът им получава солидно образование.
King'in ebeveynleri 1979'da boşandı.Leahini roditelji su se razveli 1977.
18 yaşın altındaki vatandaşlar sadece ebeveynlerin onayı ile bir pasaport alabilirler.Djevojke mlađe od 16 godina moraju imati odobrenje roditelja.
Ebeveynleri bir tatil kampında çalışıyordu.Rodni Stari Bar posjećivao je za odmor.
Ebeveynleri o beş yaşındayken ayrıldı.Njezini roditelji rastali su se kad je imala pet godina.
Ebeveynlerin ikisi de yavrularını bezler.Oba roditelja se brinu za mladunce.
Ebeveynleri Holokost'tan kurtulmuştur.Obitelj mu je preživjela Holokaust.
Ebeveynleri çiftçidir.Roditelji su mu bili farmeri.
Sirius’un aksine, Regulus ebeveynlerinin favorisiydi.Regulusovi roditelji smatrali su ga veoma različitim od Siriusa.
Yavrular ilk günlerinde sıkı bir sürü halinde ebeveynlerin en yakınında yüzerler.Ličinke se najčešće zadržavaju u blizini roditelja.
Ebeveynleri mutsuz bir evliliğe sahipti ve bu yüzden boşandılar.U braku su imali dvoje djece, no rastali su se zbog bračnih razmirica.
Ebeveynleri Georganne ile John Campbell'dir ve küçük bir erkek kardeşi vardır.Jej rodičia sú Georganne a John Campbellovci a má mladšieho brata.
Ebeveynleri Holokost'tan kurtulmuştur.Jej prarodičia prežili holokaust.
Turner'ın ebeveynleri yılbaşı için 2001'de ilk gitarını almışlardır.K Vianociam 2001 dostal svoju prvú gitaru.
Ebeveynleri çiftçidir.Jeho rodičia boli roľníci.
5 yaşındayken, ebeveynleri boşandı.Keď mala 5 rokov, jej rodičia sa rozviedli.
1939 yılında Elizabeth'in ebeveynleri Kanada ve ABD'ye resmi ziyaret yapıyorlar.V júni 1939 navštívil kráľovský pár Kanadu a Spojené štáty.
Ebeveynleri kendisine ve kardeşine bakamadı.Spolu s bratom sa museli o seba postarať.
Ebeveynleri Geg klanındandı, Balkan Savaşları sırasında Kosova'dan kaçtılar ve çocukluğunu Tiran'da geçirdi.Jej starí rodičia, poľskí Židia, boli zatknutí počas vojny v Nice a zomreli v Osvienčime.
Ebeveynleri çocuklarına son derece kapsamlı bir eğitim verdi.Nevlastný otec zaistil obom deťom vynikajúce vzdelanie.
Ebeveynlerin ikisi de yavrularını bezler.Deti potrebujú oboch rodičov.
Ebeveynleri üniversite masraflarını karşılamayı reddetti.Učitelia si však dávali od študentov platiť školné.
Dört kardeşi vardır, fakat ebeveynlerinin ölümünden sonra ayrılmak zorunda kalmışlardır.Po otcovej tragickej smrti museli bratia opustiť vlasť.
Ebeveynleri o beş yaşındayken ayrıldı.Jeho rodičia sa rozišli, keď mal päť rokov.
Ebeveynleri Elizabeth ve Richard Rumelt, hem okulda profesör hem de birer yazardırlar.Njena starša sta Elizabeth in Richard Rumelt, ki je profesor na poslovni šoli in pisatelj.
5 yaşındayken, ebeveynleri boşandı.Ko je bil star pet let, sta se njegova starša ločila.
Yavrular en az ebeveynleri kadar büyüyünceye kadar grimsi bir tüyle kaplıdır.Mladi so pokriti s sivkastim puhom, dokler niso skoraj tako veliki kot njihovi starši.
Ebeveynleri çocuklarına son derece kapsamlı bir eğitim verdi.Sinu so omogočili vsestransko izobrazbo.
Ebeveynlerinin ikisi de peyzaj mimarıdır.Oba njena starša sta bivša smučarja.
Annenski, küçük yaşta ebeveynlerini kaybetti.Brata Dončec sta zelo zgodaj izgubila starše.
Çocukluğunda da ebeveynlerinin mutlu bir evliliği yoktu.Starša ob rojstvu še nista bila poročena.
18 yaşın altındaki vatandaşlar sadece ebeveynlerin onayı ile bir pasaport alabilirler.Osebe, stare 17 let, se lahko pridružijo Kanadskim silam z dovoljenjem staršev.
Arkani-Hamed'in ebeveynlerinin her ikisi de İranlı fizikçidir.Njegova starša, oče Džafargholi »Džafar« Arkani-Hamed in Hamideh Alasti sta oba fizika iz Irana.
Sirius’un aksine, Regulus ebeveynlerinin favorisiydi.Regulusovi starši so ga šteli za mnogo bolj različnega od njegovega starejšega brata Siriusa.
Ebeveynleri birbirinden ayrı yaşıyorlardı.Njegovi starši pa so preprosto živeli.
Elizabeth ebeveynlerini gözyaşlarıyla yolculamıştı.Louis, kjer je živel s starši.
Ebeveynleri Meksika'dan ABD'ye göç etmiştir.Njeni starši so se v ZDA preselili iz Irana.
Kuzen veya böle, bir kimsenin ebeveynlerinin kardeşlerinin evlatlarından her biri.Npr. vsi moji lastni bratje in sinovi brata mojega očeta so vsi enako moji bratje.
1918'de, yalnızca dört yaşındayken, ebeveynleri ayrıldı.Leta 1984, ko je bila stara sedem let, sta se njena starša ločila.
Ebeveynleri o 3 yaşındayken boşandılar.Njena starša sta se ločila, ko je imela tri leta.
Ebeveynleri çiftçidir.Tėvai – ūkininkai.
Ebeveynleri ayrıldıktan sonra birkaç yıl Maryland'de teyze ve amcasının yanında yaşamıştır.Po mamos mirties keletą metų gyveno pas savo tetą.
Ebeveynleri Holokost'tan kurtulmuştur.Abudu jo tėvai išgyveno holokaustą.
Porto Rikolu ebeveynlerin Guadalupe Rodriguez ve David Lopez'in ortanca çocuğudur.Jos tėvai Guadalupe Rodríguez ir Davido Lopez kilę iš Puerto Riko.
Bazen ebeveynlerin çocukları öldürmesiyle de sonuçlanabilir.Motinos kartais savo vaikus sugraužia.
Leylek, ebeveynlerin çocuklarına olan sevgisinin bir simgesidir.Daugelyje pasaulio kultūrų jis simbolizuoja vaikų meilę tėvams.
Ebeveynleri bir tatil kampında çalışıyordu.Atostogų metu grįždavo į gimtuosius namus.
Kadınların ebeveynlerininkilere benzer görünümleri var.Kodėl mes panašūs į savo tėvus?
Bu olay ailede daha büyük gerginliklere yol açtı ve Beyoncé'nin ebeveynleri ayrıldı.Toks Methew ėjimas suskaldė Knowles šeimą, ir dėl įtampos Beyonce tėvai išsiskyrė.
Kuzen veya böle, bir kimsenin ebeveynlerinin kardeşlerinin evlatlarından her biri.Brólis – kiekvienas sūnus kitiems tų pačių tėvų vaikams.
Bunların çoğu ebeveynlerinden ve komşu kuşlardan kopyalanır.Daugelis jų parazituoja ūsinių ir kitų geninių būrio šeimų paukščius.
Ebeveynleri üniversite masraflarını karşılamayı reddetti.Mokykla išlaikoma tėvelių lėšomis.
Ebeveynleri o 3 yaşındayken boşandılar.Vanemad lahutasid, kui poiss oli 3-aastane.
Ebeveynleri mutsuz bir evliliğe sahipti ve bu yüzden boşandılar.Abielu ei olnud õnnelik ja see lahutati.
Ebeveynleri o beş yaşındayken ayrıldı.Tema vanemad lahutasid, kui ta oli viieaastane.
Ebeveynleri Cezayir'den Fransa'ya göçmüştü.Debsi vanemad tulid USA-sse Prantsusmaalt Alsace'ist.