Mr. & Mrs. Barry - Diana'nın ebeveynleridirler.Mr och Mrs Black - Tokens föräldrar.
Ebeveynleri üniversite masraflarını karşılamayı reddetti.Föräldrarna till eleverna fick betala.
Ebeveynleri çiftçidir.Föräldrarna var jordbrukare.
Kardeş Tyka'nın 1960'taki doğumundan sonra, Prince'in ebeveynleri boşandı.Efter att Princes syster Tika Evene hade fötts 1960 gled deras föräldrar isär och så småningom skilde de sig.
Ebeveynlerinden memnun değildir ve normal bir yaşam istemektedir.Hans mamma vill att han ska träffa någon och leva ett normalt liv.
Bir haftalık olduktan sonra yavrular, kafalarını ebeveynlerinin boğaz kesesine sokup beslenmeye başlarlar.Efter fyra veckor kan ungarna äta samma föda som sina föräldrar.
Nathan'ın ebeveynleri genç yaşta onun olağanüstü ezber yeteneğini ve taklit, şarkı sevgisini fark etti.Föräldrarna såg sonens begåvning och kärlek till sången.
Ebeveynleri ayrıldıktan sonra babası alkolik oldu ve sonucunda 1991 yılında kalp krizinden öldü.Hans alkoholiserade far, som ursprungligen kom från Storbritannien, avled i en hjärtinfarkt 1967.
Ebeveynleri mutsuz bir evliliğe sahipti ve bu yüzden boşandılar.Äktenskapet var inte lyckligt och de separerade.
Ebeveynlerimle temas kurdum.Jag tog kontakt med mina föräldrar.
2005 yılında Sagawa'nın ebeveynleri öldü.Батьки Саґави померли в 2005 році.
Ebeveynleri mutsuz bir evliliğe sahipti ve bu yüzden boşandılar.Брак батьків був невдалим і, зрештою, вони розлучилися.
Burton hiçbir zaman ebeveynlerine yakın olmamıştı.Гартнелл ніколи не був близький із батьком.
Elizabeth ebeveynlerini gözyaşlarıyla yolculamıştı.Бен дивився на батька зі сльозами на очах.
Turner'ın ebeveynleri yılbaşı için 2001'de ilk gitarını almışlardır.Батьки Алекса купили йому першу гітару як подарунок на Різдво 2001 року.
Bunun sonucunda ebeveynlerin evliliğinde sorunlar başlayınca, Rühmannlar 1915 yılının Mart ayında boşandılar.Добившись дозволу батьків, наприкінці 1952 року вони побралися.
Sirius’un aksine, Regulus ebeveynlerinin favorisiydi.Із братом Луїджі вони були улюбленками батьків.
Ebeveynleri birbirinden ayrı yaşıyorlardı.Батьки моїх друзів були зовсім іншими.
Ebeveynlerinin ikisi de peyzaj mimarıdır.Обоє батьки — ландшафтні архітектори.
Ebeveynleri üniversite masraflarını karşılamayı reddetti.Керівництво школи відмовилось розглядати заяви батьків.
Daha çok küçükken şarkı söylemeye başlaması, ebeveynlerinin onun yeteneğini keşfetmesini sağlamıştır.Ще дитиною вона багато співала, і батьки звернули увагу на її талант.
Yavrular ebeveynleri tarafından üç ay boyunca bakılır.Протягом 3 років самці піклується про своїх дитинчат.
Kişinin başka insanların ebeveynleri gibi değil de kendi ebeveynleri gibi konuşmasının sebebidir.Не так господарю, а як його дітям.
Ebeveynleri çiftçidir.Його батьки були фермерами.
Orada ebeveynlerinin yanında Konsey de bulunmaktadır.Разом із дітьми за парти сідають і їхні батьки.
5 yaşındayken, ebeveynleri boşandı.Коли їй було 5 років, батьки розлучилися.
Jack (Elliott Gould) ve Judy Geller (Christina Pickles): Ross ve Monica'nın ebeveynleri.Джек Геллер (англ. Jack Geller, актор — Еліот Гулд (англ. Elliot Gould)) — батько Моніки і Роса.
Ebeveynlerin ikisi de kuluçkuya yatar ancak dişi sığırcık erkekten daha fazla kuluçkada kalır.Годують пташенят обидва батьків, проте самка більше, ніж самець.
King'in ebeveynleri 1979'da boşandı.Батьки Брюса розлучилися в 1971 році.
Ebeveynleri bilinmemektedir.Про батьків невідомо.
Çoğu zaman, erkek çocuk evlendiğinde, -evde kalacak yer olduğu takdirde- eşi ile ebeveynlerinin evinde yaşar.Зазвичай після одруження, коли молода пара ще не має своєї хати, чоловік іде жити до батьків дружини.
O artık ebeveynlerine bağlı değil.Він більше не залежав від своїх батьків.
Onun ebeveynleri beni sever.Її батьки мене обожнюють.
Onun ebeveynleri beni sever.Його батьки мене обожнюють.
Ebeveynlerin boşandığında kaç yaşındaydın?Скільки тобі було років, коли твої батьки розлучилися?
Leylek, ebeveynlerin çocuklarına olan sevgisinin bir simgesidir.Čáp někdy bývá symbolem mateřské lásky rodičů k jejich potomkům.
Turner'ın ebeveynleri yılbaşı için 2001'de ilk gitarını almışlardır.K Vánocům 2001 dostal svoji první kytaru.
Ebeveynleri Georganne ile John Campbell'dir ve küçük bir erkek kardeşi vardır.Je dcerou Georganne a Johna Campbellových, má mladšího bratra Johnnyho.
Porto Rikolu ebeveynlerin Guadalupe Rodriguez ve David Lopez'in ortanca çocuğudur.Narodila se v newyorském Bronxu portorikánským rodičům Guadalupe Rodrigezové a Davidu Lopezovi.
Böylece Helen'in ebeveynleri Graham Bell ile temas kurdular.Jeho rodiči byli Graham a Bette Hillovi.
Ebeveynleri çiftçidir.Rodiče byli zemědělci.
Oğlanlar kendi ebeveynlerine değil kayınpeder ve kaynanalarına saygı gösterecekler.Jejich vlastní děti nepatří jim, ale jejich pánům.
İoannis'in ebeveynleri 1131 yılında evlendiler ve daha sonra takribi 1132 yılında doğdu.Kristina byla s Magnusem zasnoubena v roce 1131 a sňatku došlo v roce 1132 nebo 1133.
13. yüzyılın başlarında doğmuştur ve ebeveynleri bilinmemektedir.Vznikla asi ve 13. století a jméno jejího autora se nedochovalo.
Üç hafta içinde polis kızı bularak ebeveynlerine geri verdi.Když se do noci nevrátil, jeho rodiče zavolali policii.
Ebeveynleri Meksika'dan ABD'ye göç etmiştir.Jeho rodiče do USA emigrovali z Polska.
Ebeveynleri Holokost'tan kurtulmuştur.Jeho matka přežila Holokaust.
Ebeveynleri o beş yaşındayken ayrıldı.Jeho rodiče se rozvedli, když mu bylo pět let.
Ebeveynleri mutsuz bir evliliğe sahipti ve bu yüzden boşandılar.Manželství jejích rodičů bylo nešťastné a manželé žili odděleně.
Yavrular ilk günlerinde sıkı bir sürü halinde ebeveynlerin en yakınında yüzerler.Většina dětí spí nejlépe, když jsou blízko rodičů.
18 yaşın altındaki vatandaşlar sadece ebeveynlerin onayı ile bir pasaport alabilirler.Dětem mladším 14 let mohou býti půjčovány knihy jen na legitimaci rodičů neb jejich zákonných zástupců.
5 yaşındayken, ebeveynleri boşandı.V pěti letech se jeho rodiče rozvedli.
Arkani-Hamed'in ebeveynlerinin her ikisi de İranlı fizikçidir.Rodiče Arkani-Hameda, Jafargholi "Jafar" Arkani-Hamed a Hamideh Alastiová jsou oba fyzici z Íránu.
Turner'ın ebeveynleri yılbaşı için 2001'de ilk gitarını almışlardır.Părintii lui i-au cumpărat prima chitara de Crăciun în 2001.
Burton hiçbir zaman ebeveynlerine yakın olmamıştı.Ludovic n-a fost apropiat nici de părinții săi.
Ebeveynleri çiftçidir.Sunt al țăranilor!
Margaret çocukluk yıllarının çoğunu ablası ve ebeveynleriyle geçirdi.Rain și-a petrecut o mare parte din copilărie locuind cu părinții și sora mai mică.
Ebeveynleri o 3 yaşındayken boşandılar.Părinții ei au divorțat când aceasta avea 3 ani.
Ebeveynleri bir tatil kampında çalışıyordu.A fost în vacanță în Buriatia.
Ebeveynleri Kronos ve Philyra'dır.Părinții ei sunt Phorcys și Ceto.