Ebeveynleri zengin çiftlik sahipleri Leo ve Inez Wong'tur.Leo Wong e Inez Wong são os pais muito ricos de Amy Wong.
Ebeveynleri onu bir müzisyen olması için zorlamadılar.Essas bandas inspiraram ele para se tornar um músico.
Ebeveynleri bilinmemektedir.Seus pais são desconhecidos.
5 yaşındayken, ebeveynleri boşandı.Quando tinha cinco anos, seus pais separaram-se.
Orada ebeveynlerinin yanında Konsey de bulunmaktadır.Junto ao personagem também tem os pais.
Daha sonra, kaybolur ve kendisini ebeveynlerinin bodrumunda bulur.Horas depois ela acorda e encontra sua mãe a enterrando em seu quintal.
Ebeveynlerin genetik özelliklerini taşıyan embriyo, taşıyıcı anneye transplante edilir.Embrião propriedade é transferida diretamente da genética de pais para pais adotivos.
Ebeveynleri Kraliçe Luna ve Kral Radius'dur.Ela é a Princesa de Solaria, o seu pai Rei Radius e sua mãe Rainha Luna de Solaria.
Ebeveynlerinin hala hayatta olup olmadıkları bilinmemektedir.Nada se sabe de seus parentes, se existem ou se estão vivos.
Ebeveynlerin ikisi de yavrularını bezler.Ambos os pais cuidam das suas crias.
Ebeveynleri Kraliçe Luna ve Kral Radius'dur.Haar ouders zijn Koning Radius en Koningin Luna.
Dört kardeşi vardır, fakat ebeveynlerinin ölümünden sonra ayrılmak zorunda kalmışlardır.Hij heeft vier broers van wie hij gescheiden werd sinds de dood van zijn ouders.
Ebeveynleri Randy ve Gretchen Sheckler'dır.Sheckler is de zoon van Randy en Gretchen Sheckler.
Yemaja'nın ebeveynleri Oduduwa ile Obatala'dır.Haar ouders zijn Oduduwa en Obatala.
Ebeveynleri üniversite masraflarını karşılamayı reddetti.Ouders werden verplicht schoolgeld te betalen.
Bir haftalık olduktan sonra yavrular, kafalarını ebeveynlerinin boğaz kesesine sokup beslenmeye başlarlar.Na ongeveer een week steken de jongen de kop diep in de keel van de ouders om opgekropt eten te bemachtigen.
Ebeveynleri çiftçidir.Haar ouders zijn boer.
Ebeveynlerinin ikisi de peyzaj mimarıdır.Allebei zijn ouders zijn actief in het kunstschaatsen.
Yumurtadan çıktıktan sonra yavru dokuz ay daha ebeveynlerinin korumasına ve beslemesine ihtiyaç duyar.Dan verlaat het jong het nest en wordt nog eens negen maanden door de ouders bewaakt en gevoederd.
Ebeveynleri mutsuz bir evliliğe sahipti ve bu yüzden boşandılar.Het huwelijk van zijn ouders was niet gelukkig, wat uiteindelijk tot een scheiding leidde.
Çocukluğunda da ebeveynlerinin mutlu bir evliliği yoktu.Zijn ouders hadden geen gelukkig huwelijk.
Sirius’un aksine, Regulus ebeveynlerinin favorisiydi.Om die reden waren zijn ouders volgens Sirius trots op Regulus.
(Cyrus'ın gerçek doğum tarihi) Ebeveynleri Robby ve Susan Stewart, ağabeyi ise Jackson'dır.Haar familie bestond uit haar ouders Robby en Susan Stewart en een oudere broer genaamd Jackson.
Ebeveynleri birbirinden ayrı yaşıyorlardı.Haar ouders woonden op korte afstand van elkaar.
Burton hiçbir zaman ebeveynlerine yakın olmamıştı.Bows vader was bijna nooit thuis.
Yavrular ebeveynleri tarafından üç ay boyunca bakılır.Beide ouders verzorgen de kuikens gedurende ongeveer 3 maanden.
Ebeveynleri Meksika'dan ABD'ye göç etmiştir.Zijn ouders emigreerden van Japan naar Amerika.
5 yaşındayken, ebeveynleri boşandı.Op vijfjarige leeftijd scheidde haar ouders.
Genellikle evlilikler ebeveynlerin kendi aralarında yapılan müzakereler sonucunda gerçekleştiriliyordu.Huwelijken werden gewoonlijk geregeld door de ouders.
Çocuklar ebeveynlerine itaat etmeliler.Kinderen moeten hun ouders gehoorzamen.
Ebeveynlerimin her ikisi de öldü.Mijn ouders zijn allebei dood.
Ebeveynlerinden hangisine benziyorsun?Op wie van je ouders lijk je?
Dün ebeveynlerine rastladım.Gisteren heb ik je ouders ontmoet.
Çocuklar ebeveynlerini her zaman dinlemezler.Kinderen luisteren niet altijd naar hun ouders.
Herhalde ebeveynlerimi aramayacaksın, değil mi?Je gaat mijn ouders toch niet bellen, wel?
Ebeveynlerin nasıl tanıştı?Hoe hebben je ouders elkaar ontmoet?
Ebeveynlerinin hala hayatta olup olmadıkları bilinmemektedir.Nie wiadomo czy jej rodzice żyją.
Çocukluklarında, Edsel ve onun erkek kardeşi olan Simon Dope, ebeveynleri boşandığında ayrıldılar.Jako dziecko Edsel i jego brat Simon, zostali rozdzieleni, gdy ich rodzice się rozwiedli.
Çocuk kendisini meydana getiren ebeveynlerin (anne, baba) özelliklerini taşır.W trakcie przedstawienia dzieci powiedziały rodzicom o tym, iż są oni adoptowani.
Ebeveynleri Holokost'tan kurtulmuştur.Jej rodzice byli ocalałymi z Holokaustu.
Ebeveynlerinden memnun değildir ve normal bir yaşam istemektedir.Nie znosi rodziców za to, że nie mogą żyć normalnie.
Fanane'nin ebeveynleri Joseph Fanene ve Renate Fanene'dir.Jest córką Josepha i Renate Fanene.
Avrupa folkloruna göre leylekler yenidoğanları ebeveynlerine getirir.Według europejskiego folkloru bocian jest odpowiedzialny za przynoszenie dzieci do nowych rodziców.
Genellikle evlilikler ebeveynlerin kendi aralarında yapılan müzakereler sonucunda gerçekleştiriliyordu.Małżeństwa były kojarzone zazwyczaj przez rodziców.
Ebeveynlerinin yüzü görünmez.Ciągle widzę ich twarze.
Ebeveynleri çiftçidir.Rodzice byli rolnikami.
Ebeveynleri Kraliçe Luna ve Kral Radius'dur.Jej rodzice to król Radius i królowa Luna, którzy są rozwiedzeni.
Kee, Van Gogh ile görüşmek istemedi ve ebeveynleri "inadının cankısıcı olduğunu" yazdılar.Kee odmawiała spotkania się z nim, a jej rodzice pisali: Twoja natarczywość jest odrażająca.
Leylek, ebeveynlerin çocuklarına olan sevgisinin bir simgesidir.Jest to jednak tylko zaledwie blade odbicie tego, co potrafiły ich macierzyste światy.
Ebeveynleri üniversite masraflarını karşılamayı reddetti.Szkoły te utrzymują się z czesnego opłacanego przez rodziców.
Ebeveynlerinin isteğiyle 4 yaşında okula başladı.W wieku 4 lat rozpoczął naukę w miejscowej szkole.
Karmaşık bir aile ilişkisi olan House, ebeveynlerine karşı mesafelidir.Pochodząca z bogatej dzielnicy Maya ma dość kłótni swoich rodziców.
Ebeveynleri mutsuz bir evliliğe sahipti ve bu yüzden boşandılar.Małżeństwo to było nieszczęśliwe, dlatego małżonkowie postanowili się rozwieść.
Ebeveynleri birbirinden ayrı yaşıyorlardı.Föräldrarna levde åtskilda.
Leylek, ebeveynlerin çocuklarına olan sevgisinin bir simgesidir.Ett exempel är föräldrars kärlek till sina barn.
Yumurtadan çıktıktan sonra yavru dokuz ay daha ebeveynlerinin korumasına ve beslemesine ihtiyaç duyar.Efter kläckningen får ungen vård, skydd och näring av föräldrarna i minst nio månader.
McEwan’dan altı yaş büyük olan duvar ustası David Sharpe, ebeveynleri evlenmeden önce dünyaya gelmişti.Brodern, en murare vid namn David Sharp, föddes sex år före McEwan, när hans mor gifte sig med en annan man.
18 yaşın altındaki vatandaşlar sadece ebeveynlerin onayı ile bir pasaport alabilirler.Ungdomar under 18 år bör därtill ha ett av föräldrarna undertecknat intyg för att delta.
Foureira Fier, Arnavutluk'ta Ebeveynleri Marjeta ve Kristaq Fureraj'ın kızı Entela Fureraj olarak doğdu.Foureira föddes i Fier i västra Albanien som Entela Fureraj, dotter till Marjeta och Kristaq Fureraj.
Ebeveynlerinin ikisi de peyzaj mimarıdır.Båda föräldrarna är friska anlagsbärare.