Ana içeriğe geç
Sözlük

ebeveynleri ile cümle

ebeveynleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
5
ORT. KELİME
Ebeveynlerinden bağımsız olmasını tavsiye ettim.I advised him to be independent of his parents.
Ev işinde ebeveynlerime yardım ettim.I helped my parents with the housework.
Ebeveynlerimle birlikte yaşıyorum.I live with my parents.
Ebeveynlerimle temas kurdum.I contacted my parents.
Gelecek cumartesi seni ebeveynlerimle tanıştırmak istiyorum.I want to introduce you to my parents next Saturday.
Onu amcası yetiştirdi, çünkü onun ebeveynleri o gençken ölmüştü.Because his parents had died when he was young, his uncle brought him up.
Ebeveynleri zengin olan çocuklar parayı nasıl kullanacaklarını bilmezler.Children whose parents are rich do not know how to use money.
Hiç ebeveynlerinle tartıştın mı?Have you ever argued with your parents?
Ebeveynlerine karşı saygılı olmalısın.You should be respectful to your parents.
Ebeveynlerine bağımlı olmamalısın.You should not depend on your parents.
Ergenler genellikle ebeveynleriyle tartışır.Adolescents often quarrel with their parents.
Bizim büyük ebeveynlerimiz hafta sonlarında bizi görmeye gelirlerdi.Our grandparents would come to see us on the weekends.
Yaşlı ebeveynlerini düşünmelisin.You must think of your old parents.
O, ebeveynlerine karşı çıkmış olamaz.He cannot have gone against his parents.
Onun ebeveynleri nişanı onaylıyor.His parents approve of the engagement.
Onun ebeveynleri oğullarını üniversiteye gönderemeyecek kadar çok fakirdi.His parents were too poor to send their son to college.
Onun ebeveynleri yardımlarını isteyen herkese yardım etti.His parents helped whoever asked for their help.
Onun ebeveynlerinin her ikisi Tokyo'ya geliyorlar.Both of his parents are coming to Tokyo.
Ebeveynleri ona bir üniversiteye girmesini söyledi.His parents told him to get into a university.
Ebeveynleri ona hoş bir şey aldılar.His parents bought him something nice.
Ebeveynleri ondan çok şey bekliyorlar.His parents expect too much of him.
Ebeveynleri onun sınavdaki başarısından memnunlardı.His parents were glad at his success in the examination.
Ebeveynleri onun kolej eğitimi için birikim yapıyorlar.His parents are saving for his college education.
Onun ebeveynleri onun üniversite eğitimi için para biriktiriyor.His parents are saving for his college education.
Onun ebeveynleri onu yürüyüşe götürdü.His parents took him for a walk.
Ebeveynlerinden başka hiç kimse onu çok iyi tanımıyor.Apart from his parents, no one knows him very well.
O, ebeveynlerine bir yüktü.He was a burden to his parents.
Yedi yaşında ebeveynlerini kaybetti.He lost his parents at the age of seven.
Sorunu ebeveynleriyle tartıştı.He debated on the problem with his parents.
O sık sık Japonya'daki ebeveynlerine yazar.He often writes to his parents in Japan.
Ne kadar meşgul olursa olsun, ayda en az bir kez ebeveynlerine yazar.He writes home to his parents at least once a month, no matter how busy he is.
O, nadiren ebeveynlerine yazar.He seldom writes to his parents.
O artık ebeveynlerine bağlı değil.He was no longer dependent on his parents.
Memleketteki ebeveynlerini sık sık arar mı?Does he often call his parents at home?
O asla ebeveynlerine karşı gelmez.He never goes against his parents.
O, asla ebeveynlerinin beklentilerine uyarak yaşamayacaktır.He will never live up to his parent's expectations.
O, yaşlı ebeveynlerinin sağlığı hakkında çok endişeli.He is very concerned about his elderly parent's health.
O ayda bir kez ebeveynlerine yazar.He writes to his parents once a month.
O, beni ebeveynlerine tanıttı.He introduced me to his parents.
O, üniversite ücretleri için ebeveynlerinin eline bakıyor.He depends on his parents for his university fees.
O ekonomik yönden ebeveynlerinden bağımsız.He is economically independent of his parents.
O, ebeveynlerinden ayrı yaşıyor.He lives apart from his parents.
O sık sık ebeveynlerine yazar.He often writes to his parents.
O, ebeveynlerine yazdı.He wrote to his parents.
Ebeveynlerinden hiçbirine benzemez.He doesn't resemble either of his parents.
Ebeveynlerine göre yaşamak için çok çalıştı.He tried very hard to live up to his parents expectations.
O, ebeveynlerini hayal kırıklığına uğratmamak için çok çalışıyor.He is studying hard in order not to disappoint his parents.
Onlar her zaman ebeveynlerine itaat etmiyorlar.They don't always obey their parents.
Ebeveynlerine her zaman itaat etmezler.They don't always obey their parents.
Dün ebeveynlerini ziyaret ettiler.They visited their parents yesterday.
Onlar benim ebeveynlerim değiller.They aren't my parents.
Onlar ebeveynlerine itaat etmediler.They didn't obey their parents.
Ebeveynlerinden çok fazla şey beklememesi gerektiğini bilecek yaştadır.She is old enough to know better than to expect too much of her parents.
Sadece o değil aynı zamanda ebeveynleri de partiye davet edildi.Not only she but also her parents were invited to the party.
Onun hikayesi ebeveynlerimin anısını geri getirir.Her story brings back memories of my parents.
Onun ebeveynlerine bakmasını istedi.She wanted him to take care of her parents.
Her zaman ebeveynleriyle tartışıyordu.She was always quarreling with her parents.
O, hâlâ ebeveynlerine bağımlıdır.She's still dependent on her parents.
Başarısını ebeveynlerine bildirdi.She informed her parents of her success.
O, haftada bir kez ebeveynlerine yazar.She writes to her parents once a week.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod