Fakat ebeveynlerim benden kendimi tanımlamamı istemedi.Ale moji rodiče po mně nechtěli, abych se definovala.
Fakat ebeveynlerim benden kendimi tanımlamamı istemedi.A moji starši niso zahtevali od mene, da se definiram.
Fakat ebeveynlerim benden kendimi tanımlamamı istemedi.Ba mẹ tôi không hề đòi hỏi tôi phải xác định mình là ai.
Fakat ebeveynlerim benden kendimi tanımlamamı istemedi.Dar părinții mei nu mi-au cerut să mă definesc.
Fakat ebeveynlerim benden kendimi tanımlamamı istemedi.De a szüleim sem kértek meg rá, hogy definiáljam magam.
Fakat ebeveynlerim benden kendimi tanımlamamı istemedi.그렇지만 전 부모님에 의해 제 성적 취향을 고르게 되진 않았습니다.
Fakat ebeveynlerim benden kendimi tanımlamamı istemedi.Maar mijn ouders vroegen me niet om mezelf te definiëren.
Fakat ebeveynlerim benden kendimi tanımlamamı istemedi.Ma i miei genitori non mi hanno mai chiesto di autodefinirmi.
Fakat ebeveynlerim benden kendimi tanımlamamı istemedi.Mais mes parents ne m'ont jamais demandé de me définir.
Fakat ebeveynlerim benden kendimi tanımlamamı istemedi.Mas os meus pais não me pediram para me definir.
Fakat ebeveynlerim benden kendimi tanımlamamı istemedi.Men jeg blev ikke bedt om at definere mig selv af mine forældre.
Fakat ebeveynlerim benden kendimi tanımlamamı istemedi.Men mina föräldrar bad mig aldrig att definiera mig själv.
Fakat ebeveynlerim benden kendimi tanımlamamı istemedi.Pero mis padres no me pidieron que me definiera.
Fakat ebeveynlerim benden kendimi tanımlamamı istemedi.Tapi orang tua saya tidak meminta saya untuk mendefinisikan diri saya sendiri.
Fakat ebeveynlerim benden kendimi tanımlamamı istemedi.Δεν μου ζητήθηκε πάντως, από τους γονείς μου, να ορίσω τον εαυτό μου.
Fakat ebeveynlerim benden kendimi tanımlamamı istemedi.Але мене батьки не просили визначитися, хто я.
Fakat ebeveynlerim benden kendimi tanımlamamı istemedi.Но мои родители не просили меня определиться.
Fakat ebeveynlerim benden kendimi tanımlamamı istemedi.Но родителите ми не са искали от мен да се самоопределям.
Fakat ebeveynlerim benden kendimi tanımlamamı istemedi.אבל הורי לא דרשו ממני להגדיר מי אני.
Fakat ebeveynlerim benden kendimi tanımlamamı istemedi.لم يطلب مني والداي تعريف نفسي
Fakat ebeveynlerim benden kendimi tanımlamamı istemedi.私は親に同性愛者なのか違うのかはっきりしなさい と言われたことはありませんでした
Finlandiya’da daha çok aile olarak çekirdek aile, yani ebeveynler ve çocuklar sayılır.En Finlande, on entend souvent par famille la famille nucléaire, donc les parents et les enfants.
Finlandiya’da daha çok aile olarak çekirdek aile, yani ebeveynler ve çocuklar sayılır.I Finland anses oftast kärnfamiljen, d.v.s. föräldrarna och barnen utgöra en familj.
Finlandiya’da daha çok aile olarak çekirdek aile, yani ebeveynler ve çocuklar sayılır.Por lo general, se considera como familia solamente la familia nuclear, es decir, los padres y los hijos.
Finlandiya’da daha çok aile olarak çekirdek aile, yani ebeveynler ve çocuklar sayılır.Suomessa perheeksi katsotaan useimmiten ydinperhe eli vanhemmat ja lapset.
Finlandiya’da daha çok aile olarak çekirdek aile, yani ebeveynler ve çocuklar sayılır.В Финляндии семьёй чаще всего считается основная семья, т.е. родители и дети.
Finlandiya’da daha çok aile olarak çekirdek aile, yani ebeveynler ve çocuklar sayılır.في فنلندا تعتبر العائلة في العادة نواة العائلة، أي الوالدين والأطفال.
Finlandiya’da eğitime değer verilmektedir ve ebeveynlerin okula gitme konusundaki teşvikleri önemlidir.Koulutusta arvostetaan Suomessa ja vanhempien kannustus koulunkäyntiin on tärkeää.
Finlandiya’da eğitime değer verilmektedir ve ebeveynlerin okula gitme konusundaki teşvikleri önemlidir.Utbildning skattas högt i Finland och det är viktigt att föräldrarna uppmuntrar skolgången.
Finlandiya’da eğitime değer verilmektedir ve ebeveynlerin okula gitme konusundaki teşvikleri önemlidir.В Финляндии ценится образование, и поддержка родителей при посещении школы очень важна.
Finlandiya’da eğitime değer verilmektedir ve ebeveynlerin okula gitme konusundaki teşvikleri önemlidir.تثمن قيمة التعليم بشدة في فنلندا، ومن المهم تشجيع الوالدين على المثابرة على الدوام المدرسي.
Finlandiya’da eğitime değer verilmektedir ve ebeveynlerin okula gitme konusundaki teşvikleri önemlidir.芬兰社会崇尚良好的教育背景,父母应当鼓励孩子读书。通过参加学校组织的家长联谊活动,您可以激励孩子学习的热情。
Genç, gençlik merkezine tek başına ya da ebeveynleri ile birlikte gidebilir.À l'antenne jeunesse, le jeune peut venir seul ou avec ses parents.
Genç, gençlik merkezine tek başına ya da ebeveynleri ile birlikte gidebilir.Den unga kan komma till ungdomsstationen ensam eller med sina föräldrar.
Genç, gençlik merkezine tek başına ya da ebeveynleri ile birlikte gidebilir.Los adolescentes pueden acudir a los centros juveniles solos o con sus padres.
Genç, gençlik merkezine tek başına ya da ebeveynleri ile birlikte gidebilir.Nuorisoasemalle nuori voi tulla yksin tai yhdessä vanhempien kanssa.
Genç, gençlik merkezine tek başına ya da ebeveynleri ile birlikte gidebilir.В молодёжную поликлинику подросток может прийти самостоятельно или в сопровождении родителей.
Genç, gençlik merkezine tek başına ya da ebeveynleri ile birlikte gidebilir.بإمكان الشاب أو الشابة أن يأتي إلى مركز الشباب بمفرده أو مع والديه.
Genç, gençlik merkezine tek başına ya da ebeveynleri ile birlikte gidebilir.如果青少年遇到酒精、毒品滥用或赌博等问题,可以从青少年中心得到援助。许多城市都设有青少年中心。青少年可独自一人,也可和父母一同前往青少年中心。
Genelde çocuğun ebeveynleri çocuğun velisidir.Généralement, les parents de l’enfant sont ses tuteurs.
Genelde çocuğun ebeveynleri çocuğun velisidir.Generalmente, los padres son los tutores legales de sus hijos.
Genelde çocuğun ebeveynleri çocuğun velisidir.Vanligtvis är barnets föräldrar dess vårdnadshavare.
Genelde çocuğun ebeveynleri çocuğun velisidir.Yleensä lapsen omat vanhemmat ovat hänen huoltajiaan.
Genelde çocuğun ebeveynleri çocuğun velisidir.Обычно опекунами ребёнка являются его собственные родители.
Genelde çocuğun ebeveynleri çocuğun velisidir.في العادة والدا الطفل هما وليا أمره.
Genelde çocuğun ebeveynleri çocuğun velisidir.孩子的父母就是其监护人。
Genellikle bu konuda ebeveynlerle konuşmakta yarar vardır.Cependant, il est souvent bien d'en parler avec les parents.
Genellikle bu konuda ebeveynlerle konuşmakta yarar vardır.Det är dock ofta bra att diskutera saken med föräldrarna.
Genellikle bu konuda ebeveynlerle konuşmakta yarar vardır.Usein asiasta on hyvä silti puhua vanhempien kanssa.
Genellikle bu konuda ebeveynlerle konuşmakta yarar vardır.Зачастую всё же стоит поговорить об этом с родителями.
Genellikle bu konuda ebeveynlerle konuşmakta yarar vardır.غالباً ما يكون التحدث مع الوالدين عن الأمر مفضلاً.
Genellikle bu konuda ebeveynlerle konuşmakta yarar vardır.未成年人希望终止妊娠时,无需获得父母的同意。最好能告知父母,但如果您不想让父母知道,医疗保健专员有为您保密的义务。
Genellikle çocukların kendi ebeveynleri bunların velileri olmaktadır.En général, les tuteurs de l’enfant sont ses parents.
Genellikle çocukların kendi ebeveynleri bunların velileri olmaktadır.Generalmente, los padres son los tutores legales de sus hijos.
Genellikle çocukların kendi ebeveynleri bunların velileri olmaktadır.Vanligtvis är barnets föräldrar dess vårdnadshavare.
Genellikle çocukların kendi ebeveynleri bunların velileri olmaktadır.Yleensä lapsen omat vanhemmat ovat hänen huoltajiaan.
Genellikle çocukların kendi ebeveynleri bunların velileri olmaktadır.Обычно собственные родители ребёнка являются его опекунами.
Genellikle çocukların kendi ebeveynleri bunların velileri olmaktadır.عادةً ما يكون والدا الطفل هم الأوصياء عليه.
Genellikle ebeveynlerin sorunu çocuklarımızda neleri onaylıyoruz, ve onlarda neleri tedavi ediyoruz? oluyor.Jim Sinclair, un cunoscut activist pentru autism, a spus:
Genellikle ebeveynlerin sorunu çocuklarımızda neleri onaylıyoruz, ve onlarda neleri tedavi ediyoruz? oluyor.(웃음) 우리는 치료법에 대해서 전반적으로 어떤 마음인지 생각해봐야 합니다. 많은 경우 부모의 입장에서 생기는 질문은