Ana içeriğe geç
Sözlük

ebeveynler ile cümle

ebeveynler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Ebeveynlerim öldü.My parents are dead.
Ebeveynlerim geldiğini öğrenirlerse aptalca bir şey yapabilirler.If my parents find out you came over, they could do something crazy.
Eğer ebeveynlerim sizin geldiğinizi keşfederse, onlar çılgınca bir şey yapabilirler.If my parents discover that you came over, they are capable of doing something crazy.
Eğer ebeveynlerim geldiğini öğrenirse onlar çılgınca bir şey yapabilir.If my parents discover that you came over, they might do something crazy.
Ben ebeveynlerimle konuştum.I spoke to my parents.
Ebeveynlerinden hangisine benzediğini düşünüyorsun?Which of your parents do you think you look like?
Dick ebeveynlerine bağlıydı fakat o şimdi onlardan bağımsız.Dick had been dependent on his parents, but now he's independent of them.
Pazar günleri büyük ebeveynlerimi ziyaret ederim.I visit my grandparents on Sundays.
Mary'nin ebeveynleri onun dövme yaptırma kararını onaylamadılar.Mary's parents disapproved of her decision to get tattooed.
Mary'nin ebeveynleri Tom'dan nefret eder.Mary's parents hate Tom.
Tom'un ebeveynleri eski bir römorkta yaşıyor.Tom's parents live in an old trailer.
Ebeveynlerimden bir toplantıya gitmek zorunda.One of my parents has to go to the meeting.
38 yaşında olması gerçeğine rağmen, o hâlâ ebeveynlerine bağımlı.In spite of the fact that he's 38, he's still dependent on his parents.
Ebeveynlerim gelmeden önce evi temizlemek istiyorum.I want to clean the house before my parents come.
Ebeveynlerim tarafından ihmal edilmeye alışkınım.I'm used to being ignored by my parents.
Onun ebeveynleri boşandığı için kızın babasıyla küçük bir teması vardı.Because her parents got divorced, the girl had little contact with her father.
Ebeveynlerimin kim olduğunu öğrenmek istiyorum.I would like to know who my parents are.
Ebeveynlerim çıkmama izin vermeyecek.My parents won't let me date.
Tom onu ebeveynleriyle tartışmalıydı.Tom should have discussed it with his parents.
Tom artık ebeveynlerinin sağlık sigortası kapsamında değil.Tom is no longer covered by his parents' health insurance.
Benim ebeveynlerim onun hakkında bilir.My parents know about it.
Ebeveynleri öldüğünden beri bu çocuğa ben bakıyorum.I have taken care of this child ever since his parents died.
Tom ebeveynleri tarafından terk edildi.Tom was abandoned by his parents.
Tom ebeveynleri tatildeyken evinde büyük bir parti verdi.Tom threw a big party at his house while his parents were on vacation.
Ebeveynlerim öfkeliydi.My parents were furious.
Ebeveynlerinden nefret eder.He hates her parents.
Onun ebeveynleri ondan nefret eder.His parents hate him.
Hiç ebeveynlerini özledin mi?Have you ever missed your parents?
Ebeveynlerim bilmiyor.My parents don't know.
O ebeveynlerini selamladı.He greeted his parents.
Ebeveynlerim Tom'u görmemi yasakladı.My parents forbade me from seeing Tom.
Bunu yapmasan iyi olur. Ebeveynlerinin nerede yaşadığını biliyorum.You better not do that. I know where your parents live.
Onun ebeveynlerinin yarın gelip gelmeyeceklerini bilmiyorum.We don't know if her parents will come tomorrow or not.
Ebeveynleri Alman.His parents came from Germany.
Ebeveynlerini kızdırır mısın?Do you anger your parents?
O, büyük ebeveynleri tarafından büyütüldü.He was raised by his grandparents.
Neden sadece ebeveynlerinden para istemiyorsun?Why don't you just ask your parents for money?
Ebeveynlerin nerede?Where are the parents?
Ebeveynlerim nerede?Where are my parents?
Şunlar senin ebeveynlerin değil mi?Aren't those your parents?
Tom'un ebeveynleri onun okul gecelerinde Mary ile dışarı çıkmasına izin vermeyecek.Tom's parents won't let him go out with Mary on school nights.
Onun ebeveynleri beni sever.Her parents love me.
Onun ebeveynleri beni sevdi.His parents loved me.
Ebeveynlerimi nasıl tanıdın?How did you know my parents?
Ebeveynlerimi kimin öldürdüğünü biliyorum.I know who killed my parents.
Ben bir çocukken ebeveynlerim her zaman dövüşürdü.My parents fought all the time when I was a kid.
Ben beş yaşındayken ebeveynlerimin her ikisi de öldü.Both of my parents died when I was five.
Ebeveynlerimin her ikisi de Fransızca konuşabilir.Both of my parents can speak French.
Keşke sadece ebeveynlerimi dinleseydim.If I'd only listened to my parents!
O, ebeveynlerinin her ikisini de kaybetti.She lost both her parents.
O erken yaşta ebeveynlerinin her ikisini de kaybetti.He lost both his parents at an early age.
İnşallah, yarın ebeveynlerinle birlikte olacağız.Tomorrow, God willing, we'll be with your parents.
Ebeveynlerimizin kim olduklarını seçemeyiz.We can't choose who our parents are.
Tren çıkarken onlar ebeveynlerinin arkasından el salladı.As the train pulled out, they waved goodbye to their parents.
Ebeveynlerim uyuyor.My parents are asleep.
Ebeveynlerimin benimle gurur duymasını istiyorum.I want my parents to be proud of me.
Tom'un ebeveynleri onun daha çok çalışmasını istedi.Tom's parents wanted him to study harder.
Ebeveynlerim için bir hayal kırıklığı olmak istemiyorum.I don't want to be a disappointment to my parents.
Tom sarhoş olduğunu ebeveynlerinin bilmesini istemiyor.Tom doesn't want his parents to know he got drunk.
Tom'un biyolojik ebeveynleri hakkında daha fazla bilmek istiyor.I want to know more about Tom's biological parents.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod