ebeveyn ile cümle

ebeveyn kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
5 yaşındayken, ebeveynleri boşandı.Ko je bil star pet let, sta se njegova starša ločila.
Yavrular en az ebeveynleri kadar büyüyünceye kadar grimsi bir tüyle kaplıdır.Mladi so pokriti s sivkastim puhom, dokler niso skoraj tako veliki kot njihovi starši.
Sonuç olarak ebeveynler, evde kalıp çocuklarına bakmak amacıyla 126 milyon işgününü kaçırmıştır.Ker starši zaradi zdravljenja otrok ostajajo doma, pride do izgube 126 milijonov delovnih dni.
Bu, genellikle, ebeveyn türün yaşam alanları içinde ciddi çevre değişiklikleri olduğunda gerçekleşir.To se največkrat zgodi, kadar pride do drastične spremembe okolja v habitatu matične vrste.
Ebeveynleri çocuklarına son derece kapsamlı bir eğitim verdi.Sinu so omogočili vsestransko izobrazbo.
Ebeveynlerinin ikisi de peyzaj mimarıdır.Oba njena starša sta bivša smučarja.
Annenski, küçük yaşta ebeveynlerini kaybetti.Brata Dončec sta zelo zgodaj izgubila starše.
Çocukluğunda da ebeveynlerinin mutlu bir evliliği yoktu.Starša ob rojstvu še nista bila poročena.
18 yaşın altındaki vatandaşlar sadece ebeveynlerin onayı ile bir pasaport alabilirler.Osebe, stare 17 let, se lahko pridružijo Kanadskim silam z dovoljenjem staršev.
Dolayısıyla, her iki ebeveyni tarafından da İskandinav kökeni vardır.Družina je imela po obeh starševskih vejah slovenske prednike.
Arkani-Hamed'in ebeveynlerinin her ikisi de İranlı fizikçidir.Njegova starša, oče Džafargholi »Džafar« Arkani-Hamed in Hamideh Alasti sta oba fizika iz Irana.
Eğlenceli ve zeki bir ebeveyndir.Bil je bister in radoveden otrok.
Sirius’un aksine, Regulus ebeveynlerinin favorisiydi.Regulusovi starši so ga šteli za mnogo bolj različnega od njegovega starejšega brata Siriusa.
Ebeveynleri birbirinden ayrı yaşıyorlardı.Njegovi starši pa so preprosto živeli.
Elizabeth ebeveynlerini gözyaşlarıyla yolculamıştı.Louis, kjer je živel s starši.
Ebeveynleri Meksika'dan ABD'ye göç etmiştir.Njeni starši so se v ZDA preselili iz Irana.
Kuzen veya böle, bir kimsenin ebeveynlerinin kardeşlerinin evlatlarından her biri.Npr. vsi moji lastni bratje in sinovi brata mojega očeta so vsi enako moji bratje.
1918'de, yalnızca dört yaşındayken, ebeveynleri ayrıldı.Leta 1984, ko je bila stara sedem let, sta se njena starša ločila.
Her iki ebeveyn sonra yavruları beslerler.Hranita jih oba starša.
Her iki Microsoft Hesabı da aynı ailede bulunuyorsa, bir ebeveyn bir çocuğun ayarlarını yönetebilir.Če enega ali drugega otrok nima, se ravna po sedežu delodajalca enega od staršev.
Ebeveynleri o 3 yaşındayken boşandılar.Njena starša sta se ločila, ko je imela tri leta.
Hakim çifti boşar ve Terme'ye hangi ebeveyniyle birlikte yaşamak istediğini sorar.Otrok noče odgovoriti na katero od Jonahovih vprašanj zato sta s Sharon prisiljena pobegniti.
Ebeveynleri çiftçidir.Tėvai – ūkininkai.
Ebeveynler genellikle çocuklarının yaşamının ilk iki yılında belirtileri fark eder.Paprastai pirmieji ligos požymiai pastebimi po dvejų vaiko gyvenimo metų.
Sonuç olarak ebeveynler, evde kalıp çocuklarına bakmak amacıyla 126 milyon işgününü kaçırmıştır.Juos prižiūrėdami tėvai praleidžia 126 milijonus darbo dienų.
Ebeveynleri ayrıldıktan sonra birkaç yıl Maryland'de teyze ve amcasının yanında yaşamıştır.Po mamos mirties keletą metų gyveno pas savo tetą.
Ebeveynleri Holokost'tan kurtulmuştur.Abudu jo tėvai išgyveno holokaustą.
Porto Rikolu ebeveynlerin Guadalupe Rodriguez ve David Lopez'in ortanca çocuğudur.Jos tėvai Guadalupe Rodríguez ir Davido Lopez kilę iš Puerto Riko.
Bazen ebeveynlerin çocukları öldürmesiyle de sonuçlanabilir.Motinos kartais savo vaikus sugraužia.
Leylek, ebeveynlerin çocuklarına olan sevgisinin bir simgesidir.Daugelyje pasaulio kultūrų jis simbolizuoja vaikų meilę tėvams.
Ebeveynleri bir tatil kampında çalışıyordu.Atostogų metu grįždavo į gimtuosius namus.
Kadınların ebeveynlerininkilere benzer görünümleri var.Kodėl mes panašūs į savo tėvus?
Son zamanlarda ağ tabanlı ebeveyn kontrol cihazları ortaya çıktı.Per tą laiką būdavo tikrinamas nuotakos tėvų rasinis grynumas.
Bu olay ailede daha büyük gerginliklere yol açtı ve Beyoncé'nin ebeveynleri ayrıldı.Toks Methew ėjimas suskaldė Knowles šeimą, ir dėl įtampos Beyonce tėvai išsiskyrė.
Kuzen veya böle, bir kimsenin ebeveynlerinin kardeşlerinin evlatlarından her biri.Brólis – kiekvienas sūnus kitiems tų pačių tėvų vaikams.
Bazen ebeveynler genç kuşları, bazen de genç kuşlar birbirini temizler.Kartais pasiseka sugauti nedidelį paukštį ar jo jauniklį.
Her iki ebeveyn sonra yavruları beslerler.Juos maitina abu tėvai.
Bunların çoğu ebeveynlerinden ve komşu kuşlardan kopyalanır.Daugelis jų parazituoja ūsinių ir kitų geninių būrio šeimų paukščius.
Her iki ebeveynde 40 gün boyunca kuluçkaya yatar.Peri abu tėvai, 40 dienų.
Ebeveynleri üniversite masraflarını karşılamayı reddetti.Mokykla išlaikoma tėvelių lėšomis.
Ayrıca ebeveynin ikinci isminin çocuğun ismine daha uygun olması nedeniyle de olabilir.Samuti võib lapsevanema keskmine nimi sobituda lapse eesnimega paremini.
İki ebeveyni de çiftçi idiler.Jaan Sammuli vanemad olid talupidajad.
Bazı durumlarda, bir kişinin sonismi ebeveyninin ilk ismi yerine orta isminden türetilir.Mõningatel juhtudel tuleneb indiviidi liignimi lapsevanema keskmisest nimest, mitte eesnimest.
Ebeveyn geri döndüğünde ise ilgilenmeme davranışını sürdürebilirler.Kuniks isa pole tagasi, võivad lapsed mängida.
Ebeveynleri o 3 yaşındayken boşandılar.Vanemad lahutasid, kui poiss oli 3-aastane.
Ebeveynleri mutsuz bir evliliğe sahipti ve bu yüzden boşandılar.Abielu ei olnud õnnelik ja see lahutati.
Ebeveyni, çocukların hayal gücüne dayalı oyunlarını cesaretlendirdi.Pole ime, et vanemad kingivad lapsele asju, millega ta tõenäoliselt mängib.
Ebeveynleri o beş yaşındayken ayrıldı.Tema vanemad lahutasid, kui ta oli viieaastane.
Ebeveynleri Cezayir'den Fransa'ya göçmüştü.Debsi vanemad tulid USA-sse Prantsusmaalt Alsace'ist.
Bir kimsenin ebeveynlerinin kuzenlerinin çocukları, o kimsenin 2. dereceden kuzenleridir.Ühe nõo lapsi nimetatakse mõnikord teise nõo laste teise astme nõbudeks.
18 yaşın altındaki vatandaşlar sadece ebeveynlerin onayı ile bir pasaport alabilirler.Vähemalt 10-aastast last saab lapsendada vaid lapse enda nõusolekul.
Beşinci haftadan sonra ebeveyn kuşlar rahatlıkla uzun süreli olarak yuvayı terk edebilirler.Alles 5.-6. elunädalast hakkavad vanemad teda üksinda jätma.
Genç bir adamken her iki ebeveynini de kaybetti.Ta mõlemad vanemad surid, kui ta oli noor.
Ebeveynlerinin hala hayatta olup olmadıkları bilinmemektedir.Kumbki ei teadnud siis, et nad on sugulased.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.그녀는 15살 아우슈비츠로 끌려가면서 8살 짜리 남동생과 부모님을 잃었습니다.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.15 évesen került Auschwitzbe, az öccse akkor 8 éves volt, a szüleiket elvesztették.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.8歳の弟も一緒で、両親は失われていました そして彼女はこういったのです:
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.A ajuns în Auschwitz când avea 15 ani, iar fratele ei avea 8, părinţii s-au pierdut.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.Arrivò ad Auschwitz quando aveva 15 anni e suo fratello ne aveva otto, i genitori dispersi.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.Cô ấy đã tới Auschiwitz khi mới 15 tuổi, cùng với cậu em trai 8 tuổi, hai chị em mồ côi cha mẹ.

İlgili Sayfalar