Ana içeriğe geç
Sözlük

ebe ile cümle

ebe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ebeveynleri üniversite masraflarını karşılamayı reddetti.両親を亡くし、大学も中退している。
Böylece oldukça pratik bir şekilde ebeveynler her çocuk için bir ana açık anahtar tutar.すなわち、末代の子供は、初代の親からの特徴をすべて備えている。
Böylece en sona kalan kişi (en fazla ıskalayan kişi) ebe olur.後見人は濱口優(よゐこ)が務める。
2000'den 2008'e kadar Roger Ebert'le beraber At the Movies adlı bir televizyon programında yer almıştır.ジーン・シスケルの没後、2000年から2008年までのあいだは At the Movies でロジャー・イーバートとコンビを組んでいた。
Belediyede, 1 doktor, 2 sağlık memuru ve 2 tane de ebe vardır. ^郡内に12人の医師、2人の歯科医、2人の薬剤師がいる。
Görevli bir ebe hemşire bulunmaktadır.看護師をしている従姉妹がいる。
Hemşire veya ebe hafta içi 5 gün bulunur.月・木・金・土・日の週5日開館している。
Dört kardeşi vardır, fakat ebeveynlerinin ölümünden sonra ayrılmak zorunda kalmışlardır.実は仁の弟だが、両親の死後養子に出された。
Ebeveynleri Meksika'dan ABD'ye göç etmiştir.両親が日本からアメリカへ移住した。
Bengi, "sonsuzluk, ebedi" anlamına gelmektedir.花言葉は、「永遠の幸福」。
Tartışmamıza ebediyette devam edeceğiz" dediği söylenmektedir.永遠に 」と苦情を言った。
Bu sayede ebeveynler de çocuklarının neler istediğini öğrenmiş olurlar.そのことで親が如何に自分を心配しているかを知る。
Sağlık ocağında bir kadrolu ebe görev yapmaktadır.葬儀社内偵時に救急車に乗っている。
Annenski, küçük yaşta ebeveynlerini kaybetti.コメニウスは両親を若い時に亡くした。
Bu nedenle Ebedi Maşrık kavramı Sonsuz doğu demek değildir.〈西洋の伝説のような夢〉はけっして永遠ではないのである。
Onlara göre Tanrı ebedîdir.信仰する神はエヒト神。
Her dölde elde ettiği bireyleri, birbirlerine ve ebeveynine benzeyip benzemediklerine göre ayrıma tâbi tuttu.そもそも甚内の素顔を知っている者は、彼と自分の両親以外誰もいない。
Ebeveynim, bu seneki notlarımdan memnun kaldılar.両親は私の今年の成績に満足した。
Tom ebeveynleri ile birlikte yaşar.トムはご両親と住んでいます。
İsrail ise Kudüs'ün tamamını (hem batı hem doğu) ebedi başkent ilan etmiştir.”耶和華從世上把屬靈以色列人召集出來以顯揚他的名。
Buna ek olarak Kazakistan, Özbekistan ve Kırgızistan, Ebedi Dostluk Antlaşması imzalamıştır.此外,哈萨克斯坦、乌兹别克斯坦和吉尔吉斯斯坦签署了一份永恒友好条约。
Allah'a inanmayanlar ise Cehennem'de ebediyyen kalırlar.「凡善功的分量輕的,都是虧損的,他們將永居火獄之中。
Bunun yerine ebeveyni 1866'da Van Gogh'u Tilburg'da bir ortaokula gönderdi ancak burada da çok mutsuzdu.1866年雙親將其送至蒂尔堡的一間中學,但梵高對此地也很不滿意。
Ebeveynleri çiftçidir.父母均為農夫。
Ebeveynlerinin evliliğinin 23. yılında doğmuştur.若望在父母结婚二十三年时出生。
Vatanın cesur evladı ebediyete kavuştu.父幼,位终永昌郡守。
Ebeveynleri üniversite masraflarını karşılamayı reddetti.然而,他的父母付不起學費。
"Cemil Usta'yı ebediyete uğurladık".《永遠懷念李紹鴻教授》。
Bu durumda "akbaba gözü", ebeveyn gözetimini ve doğru ile yanlış hakkındaki ebeveyn kurallarını simgeler.在这样的情况下,老人的“鹰眼”象征了家长般的监督,以及可能是父亲般的对与错的原则。
Viktor Rydberg, farklı üvey ebeveynlerce büyütüldü.雷德克里夫由雙親一同撫養長大。
(Mezmur 19:1) “RABB’in izzeti ebedî olsun; RAB işleriyle sevinsin.”公聞,趨至縛其人,慾以聞主者,溫言謝乃□去。
Ebeveynleri Cezayir'den Fransa'ya göçmüştü.父母皆為從法國阿爾薩斯移民過來。
Ebeveynleri bilinmemektedir.父母不详。
13. yüzyılın başlarında doğmuştur ve ebeveynleri bilinmemektedir.创作于19世纪初叶,其作者不详。
Benden başkasını ararsan, kâinatı ebediyen araştırsan da bulamazsın.……若無種種尋求,亦無種種伺察者,名無尋無伺。
Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır. fakat ebe ya da hemşire sağlık memuru yoktur.桓公问她有没有食物和水,宫女无可奈何。
5 yaşındayken, ebeveynleri boşandı.5歲時,他的父母離婚。
Ayrıca Stuhlbarg'ın karakterini "film tarihinin en ileri görüşlü ebeveyni" olarak tanımladı.他還稱讚斯图巴的角色是「影史上思想最前衛的父母」。
Piersanti, Perlman'ların gardropları için ebeveynlerinin fotoğraf albümlerinden ilham aldı.皮耶爾桑蒂從父母的相簿汲取到帕爾曼一家全部衣服的靈感。
Kalbi rabıtamı ebediyen saklayacak ve sizi hiç unutmayacağım.我現在真的很想念他,我將永遠無法把他忘記。
Çünkü o (sevgi) ebedidir. (...)癸巳,崩於萬歲殿。
Ebeveyn denetimleri - çocukların e-posta göndermesine kimin izin vermesini belirtmek için.增加了家长控制功能,能设置谁可以发邮件给孩子。
Ailesi ebeveynleri ve abisinden oluşur.家族構成是父母和哥哥。
Etkinlik Raporlama - Ebeveynler ziyaret edilen web sitelerinin bir listesini alabilir.活動報告-家長可以得到一個兒童瀏覽網站列表。
Bütün imanımızla inanırız ki adı kutsal olan Yaradanımız ezeli ve ebedidir O’nun dışında başka tanrı yoktur.〔換言之〕,不是因為我們相信它,它才有資格作上帝的話,而是由於它啟示我們應當如此地確信。
Her iki durumda da, Miyu ebeveynlerini kaybettikten sonra Gardiyan oluyor.两者相同的是,美夕在失去她的双亲之后,成为监视者。
Ebeveynler, faaliyet raporunu her çocuk için haftalık bir e-posta olarak almakla seçebilir.该服务还可向家长发送每周电子邮件报告,详细说明儿童的计算机使用情况。
Şarkının vokalinde Amerikalı şarkıcı Alex Ebert eşlik etmiştir.美国音乐人Alex Ebert负责作曲配乐。
Ebeveynleri şehirdeki bütün büyük hayır kurumlarında ve sanat organizasyonlarında yer alır.她的父母出席了幾乎所有的在城市中的名人或藝術組織發起的活動。
Yavrular en az ebeveynleri kadar büyüyünceye kadar grimsi bir tüyle kaplıdır.幼鸟的毛是浅灰色的,一直到牠們几乎和父母一样大。
Ebeveyinleri 1961'den beri evlidir.他的父母在1911年结婚。
Allah saltanatını ebedî kılsın, gecelerle gündüzler yenilendikçe devleti de yenilensin.厥質神靈,德行祇肅,迎逆日月,順天之則,能敘三辰以周民。
Üç hafta içinde polis kızı bularak ebeveynlerine geri verdi.一天,三姐妹被父母意外召回家中。
Ebesi Ümmü Rafi'dir.神霄派 符箓 雷法
Ebeveynlerle çocukları arasındaki iletişim yönü değişti.孩子與父母之間的差異是可以調解的。
Eğitimde tüm insanlar için ebediyyen önemli olduğuna inanılan şeylerin öğretilmesi gerektiği düşüncesi.永恒主义者相信应该教那些被认为对任何地方任何人都具有永恒重要性的内容。
Çocukların alacağı eğitime karar verme yetkisi ebeveynde olmalıdır.尊重父母決定子女宗教教育的權利。
Köyde sağlık ocağı ve ebe vardır.使館內有足夠水井及糧食。
Ebe bir mendilin ucunu düğümleyerek eline alır.拍蟲子:將蟲子用手觸碰使他昏倒。
Ebeveynlerinin ölümünden sonra büyükbabası da ölünceye kadar onunla yaşamış.父母雙亡後和爺爺一起生活著。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod