ebe ile cümle
ebe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ebeveynleri onu bir müzisyen olması için zorlamadılar.Essas bandas inspiraram ele para se tornar um músico.
Ebeveynleri bilinmemektedir.Seus pais são desconhecidos.
5 yaşındayken, ebeveynleri boşandı.Quando tinha cinco anos, seus pais separaram-se.
Orada ebeveynlerinin yanında Konsey de bulunmaktadır.Junto ao personagem também tem os pais.
İnanca göre dünyanın sonunda ışık ile karanlık ebediyen ayrılacaklardır.No fim, toda a Escuridão deve ser destruída e a Luz viverá em paz para toda a eternidade.
Daha sonra, kaybolur ve kendisini ebeveynlerinin bodrumunda bulur.Horas depois ela acorda e encontra sua mãe a enterrando em seu quintal.
Evrenin yaratıcısı olan Tanrı; ebedi, her şeye gücü yeten ve her şeyi bilendir.(SARP) [re Na teologia arminiana Deus é descrito como onisciente e onipotente.
Ebeveynlerin genetik özelliklerini taşıyan embriyo, taşıyıcı anneye transplante edilir.Embrião propriedade é transferida diretamente da genética de pais para pais adotivos.
Eudokia'nın kızkardeşi ve eniştesi Konstantinopolis patriği I. Theodotos'un ebeveynidir.Sua irmã e cunhado eram por sua vez, pais do patriarca Teódoto I de Constantinopla.
Chicago Sun-Times'tan Roger Ebert şunları söylemiştir: " Plan ne?Roger Ebert, do Chicago Sun-Times" chamou de "uma bagunça.
Ebeveynleri Kraliçe Luna ve Kral Radius'dur.Ela é a Princesa de Solaria, o seu pai Rei Radius e sua mãe Rainha Luna de Solaria.
Ebeveynlerinin hala hayatta olup olmadıkları bilinmemektedir.Nada se sabe de seus parentes, se existem ou se estão vivos.
İki ebeveyn de yavruları korur ve dikkatlice gözlemler.Ambos os pais alimentam e cuidam dos filhotes.
Filisid, ebeveynin kasıtlı olarak kendi çocuğunu öldürmesini ifade eden bir terimdir.Filicídio é o ato deliberado de uma mãe ou pai a matar o seu próprio filho ou filha.
Yumurtadan çıkan yavrular her iki ebeveyn tarafından beslenir.Depois de nascerem as crias são alimentados pelos dois progenitores.
Ebeveynlerin ikisi de yavrularını bezler.Ambos os pais cuidam das suas crias.
Oyunculardan biri: Kulbu var Ebe: Nesi var?Conta com uma grande empresa: Frangos Atalaia.
Ebebeynlerin kimdir.Quem são seus pais?
Tom ebebeynlerinin bakmadığı anlarda çoçuklara mimikler yapmaktan hoşlanıyor.Tom gosta de fazer caretas para as crianças quando os pais não estão olhando.
Yoksa yaratılmamış (ezelî ve ebedî) bir varlık mıdır?Hij of zij schept plezier in creëren.
(Mezmur 19:1) “RABB’in izzeti ebedî olsun; RAB işleriyle sevinsin.”Hij is slechts op proef aangenomen en de tevredenheid van zijn heer is voor hem bepalend voor zijn bestaan.
Allah'a inanmayanlar ise Cehennem'de ebediyyen kalırlar.En de vijanden van God gaan naar de hel."
Bu, iki kahverengi saçlı ebeveynin neden sarı saçlı bir çocuk üretebileceğini açıklar.Dit verklaart ook waarom twee bruinharige ouders een blond kind kunnen produceren.
Allah, onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler hazırlamıştır.Nochtans zal de stad Gods zich verblijden in hare fonteinen, waar de heilige woningen des Allerhoogsten zijn.
Çünkü o (sevgi) ebedidir. (...)Het voortbestaan is onzeker (wordt onzeker gemaakt).
Ebeveynleri Kraliçe Luna ve Kral Radius'dur.Haar ouders zijn Koning Radius en Koningin Luna.
İsrail ise Kudüs'ün tamamını (hem batı hem doğu) ebedi başkent ilan etmiştir.Al-Yasa riep de Israëlieten tot het ware pad en herinnerde zijn volk aan de boodschap van God.
Cehennem ebedidir çünkü oradaki insanlar cehennemi sevdikleri için orada kalacaklardır.Haar plan mislukt echter en zij en de hel worden vernietigd door het hellevuur.
Filisid, ebeveynin kasıtlı olarak kendi çocuğunu öldürmesini ifade eden bir terimdir.Filicide is het opzettelijk doden van een eigen kind door een van de ouders .
Daha sonra ebenin duracağı (eğileceği) yer belirlenir.Daarna wordt de (woon)bebouwing gericht op de (openbare) ruimte.
Bodhi ağacı ve havuz Gautama Buddha'nın doğum yeri Asoka Sütunu Ebedi Barış Ateşi ^ LumbiniBodhiboom en vijver De geboorteplek van Gautama Boeddha Ashokan Pillar De eeuwige vlam
Dört kardeşi vardır, fakat ebeveynlerinin ölümünden sonra ayrılmak zorunda kalmışlardır.Hij heeft vier broers van wie hij gescheiden werd sinds de dood van zijn ouders.
Tasavvuf; Allah’ın, seni sende öldürüp, Kendinde ebediyen diri kılmasıdır.De soera maakt duidelijk dat God je niet verlaat; de wees heeft hij gevonden en onderdak gegeven.
Ebeveyn denetimleri - çocukların e-posta göndermesine kimin izin vermesini belirtmek için.Ouderlijk toezicht om te bepalen wie e-mails mocht sturen naar hun kinderen.
Viktor Rydberg, bir hapishane memuru ve bir ebenin oğlu olarak doğdu.Viktor Rydberg was de zoon van een gevangenisbeambte en een vroedvrouw.
Ebeveynleri Randy ve Gretchen Sheckler'dır.Sheckler is de zoon van Randy en Gretchen Sheckler.
Kusursuz cinayete dair ebedi arayış.Ze plegen een schijnbaar perfecte moord.
Ebe bir mendilin ucunu düğümleyerek eline alır.Het versiersel wordt aan een lint om de hals gedragen.
(Ezeli ve ebedidir) Yani yoktan var edilmemiştir.Een (kunst)object is niet gemaakt voor de eeuwigheid.
Yemaja'nın ebeveynleri Oduduwa ile Obatala'dır.Haar ouders zijn Oduduwa en Obatala.
Ünlü eleştiri yazarı Roger Ebert'ten olumlu yorumlar almıştır.De film kreeg onder andere positieve kritieken van Roger Ebert.
Ebeveynleri üniversite masraflarını karşılamayı reddetti.Ouders werden verplicht schoolgeld te betalen.
Bengi, "sonsuzluk, ebedi" anlamına gelmektedir.Olodumare betekent "de Eeuwige".
Son sözü "Yaşasın ebedi Almanya" olmuştur.Zijn laatste woorden zijn "Lang leve Rusland".
Bir haftalık olduktan sonra yavrular, kafalarını ebeveynlerinin boğaz kesesine sokup beslenmeye başlarlar.Na ongeveer een week steken de jongen de kop diep in de keel van de ouders om opgekropt eten te bemachtigen.
Ebeveynleri çiftçidir.Haar ouders zijn boer.
İnanca göre dünyanın sonunda ışık ile karanlık ebediyen ayrılacaklardır.Op die wijze zal de definitieve scheiding tussen licht en duisternis tot in de eeuwigheid gerealiseerd zijn.
Ebeveynlerinin ikisi de peyzaj mimarıdır.Allebei zijn ouders zijn actief in het kunstschaatsen.
Yumurtadan çıktıktan sonra yavru dokuz ay daha ebeveynlerinin korumasına ve beslemesine ihtiyaç duyar.Dan verlaat het jong het nest en wordt nog eens negen maanden door de ouders bewaakt en gevoederd.
Bu dönemde Almanya’da Nazi etkisi gittikçe artar ve Eberhard da bundan nasibini alır.Duitsland gaat steeds meer op deze wereld lijken, vindt Wallraff.
Onları, içlerinden ırmaklar akan ve içlerinde ebedi kalacakları cennetlere sokacaktır.Ook in parken en tuinen komt hij voor, en soms waagt het zich in weilanden nabij de bosrand.
Roger Ebert filmi onayladı.Roger Ebert gaf de film een positieve beoordeling.
Ebeveynleri mutsuz bir evliliğe sahipti ve bu yüzden boşandılar.Het huwelijk van zijn ouders was niet gelukkig, wat uiteindelijk tot een scheiding leidde.
Çocukluğunda da ebeveynlerinin mutlu bir evliliği yoktu.Zijn ouders hadden geen gelukkig huwelijk.
Yumurtadan yavrular çıktıktan sonra her iki ebeveyn, gence yiyeceği getirir.Nadat de eieren zijn uitgekomen, zorgen beide ouders voor de jongen.
Sirius’un aksine, Regulus ebeveynlerinin favorisiydi.Om die reden waren zijn ouders volgens Sirius trots op Regulus.
Ebedilerin en küçüğü ve en değişkeni.De mildste en vaakst voorkomende vorm van SMA.
İki ebeveyn de yavruları korur ve dikkatlice gözlemler.De ouders houden ze nog wel warm en bewaken ze.
Damadın babasından ve kayınbabasından başlanmak üzere, damada ve sağdıca ebede çevrilir.Deze begint met de vader van de vader van de vader et cetera.
(Cyrus'ın gerçek doğum tarihi) Ebeveynleri Robby ve Susan Stewart, ağabeyi ise Jackson'dır.Haar familie bestond uit haar ouders Robby en Susan Stewart en een oudere broer genaamd Jackson.