ebe ile cümle
ebe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yaptıklarınızın bir sonucu olarak ebedi azabı tadın.Now taste the everlasting punishment for your deeds.
Orada ebedi kalıcıdırlar. Ne bir veli (sahip) ne de bir yardımcı bulamazlar.They will live in it for ever, and will find no saviour or helper.
"Ey halkım, bu dünya hayatı geçici bir geçinmedir. Ahiret yurdu ise ebedi bir duraktır."O people, the life of this world is ephemeral; but enduring is the abode of the Hereafter.
Belki doğru yola dönerler diye onun ardından gelecekler için bunu ebedi bir ders kıldı.This is the legacy he left to his descendants so that they may turn (to God).
Suçlular, cehennem azabında ebedi kalıcıdırlar.The sinners will certainly dwell for ever in the torment of Hell.
Onlar cennet halkıdır; yapmış olduklarına karşılık olarak orada ebedi kalacaklardır.They are men of Paradise where they will abide for ever as a recompense for what they had done.
Onlar cehennem halkıdırlar ve orada ebedi kalıcıdırlar.They are the people of Hell, and there will abide for ever.
Her ikisi de ebedi kalacakları ateşte son buldular.Both of them will end up in Hell, where they will abide for ever.
Orada ebedi kalırlar. Büyük başarı işte budur.This will be the great achievement of success.
Artık kim ALLAH'a ve elçisine karşı gelirse içinde ebedi kalacağı cehennem ateşini hakeder.For those who disobey God and His Apostle is the fire of Hell, where they will abide for ever;
Orada ebedi kalacaklardır. Şüphesiz büyük mükafat Allah katındandır!They will abide in it for ever and ever; indeed with Allah is the great reward.
De ki: "Bu mu iyi, yoksa korunanlara va'dedilen ebedi cennet mi?Say, “Is this better or the Everlasting Gardens which are promised to those who fear?
Cehennemin kapılarından girin, orada ebedi kalacaksınız. Kibirlenenlerin yeri ne kötüdür!“Enter the gates of hell, to remain in it forever”; so what a wretched destination for the haughty!
Onda ebedi kalıcıdırlar. Şüphesiz Allah, büyük mükafat Katında olandır.They will abide in it for ever and ever; indeed with Allah is the great reward.
De ki: "Bu mu daha hayırlı, yoksa takva sahiplerine va'dedilen ebedi cennet mi?Say, “Is this better or the Everlasting Gardens which are promised to those who fear?
"Ona 'esenlik ve barış (selam)la' girin. Bu, ebedilik günüdür."It will be said to him, “Enter it in peace; this is the day of eternity.”
Onlar, ateşte ebedi kalırlar.(You will remain in the fire forever).
Orada ebedi kalırlar. Şüphe yok ki pek büyük mükafat, Allah katındadır.They will abide in it for ever and ever; indeed with Allah is the great reward.
De ki: Bu mu daha hayırlıdır, yoksa çekinenlere vaadedilen ebedilik cenneti mi?Say, “Is this better or the Everlasting Gardens which are promised to those who fear?
Onlar orada ebedi kalacaklardır. Şüphesiz ki Allah katında büyük mükafat vardır.They will abide in it for ever and ever; indeed with Allah is the great reward.
De ki: Bu mu daha iyi, yoksa takva sahiplerine vadedilen ebedilik cenneti mi?Say, “Is this better or the Everlasting Gardens which are promised to those who fear?
Oraya selametle girin. İşte bu, ebedi yaşamanın başladığı gündürIt will be said to him, “Enter it in peace; this is the day of eternity.”
Onlar orada ebedi kalırlar. Çünkü en büyük mükâfat Allah katındadır.They will abide in it for ever and ever; indeed with Allah is the great reward.
De ki: Bu mu daha iyi, yoksa takva sahiplerine vaad olunan ebedilik cenneti mi?Say, “Is this better or the Everlasting Gardens which are promised to those who fear?
Hem de orada ebedî kalacaklardır.(You will remain in the fire forever).
Onlar o cennetlerde ebediyyen kalacaklardır. Muhakkak ki en büyük mükâfat Allah'ın yanındadır.They will abide in it for ever and ever; indeed with Allah is the great reward.
Orada ebedi kalıcılar. Büyük ödül ALLAH katındadır.They will abide in it for ever and ever; indeed with Allah is the great reward.
Orada ebedi kalırlar. Diriliş günü bu onlar için ne de kötü bir yüktür.They will remain in it forever – what an evil burden it will be for them on the Day of Resurrection!
Ve siz orada ebedi kalacaksınız.'And therein, you shall dwell forever.
Nihayet ikisinin de sonu, ebedi olarak ateşte kalmaları oldu. Zalimlerin cezası budur.Their end is, both are in the Fire, there dwelling forever; that is the recompense of the evildoers.
Siz orada ebedi kalacaksınız.'And therein, you shall dwell forever.
Ve siz, orada ebedi kalacaksınız.'And therein, you shall dwell forever.
Nihayet ikisinin de sonu, içinde ebedi kalacakları ateş olacaktır. İşte bu, zalimlerin cezasıdır.Their end is, both are in the Fire, there dwelling forever; that is the recompense of the evildoers.
Siz orada ebedi olarak kalacaksınız.'And therein, you shall dwell forever.
Nihayet ikisinin sonu, ebedi olarak ateşte oldu. Zalimlerin cezası budur.Their end is, both are in the Fire, there dwelling forever; that is the recompense of the evildoers.
Tüm yüzler O Yaşayan, Ebedi Yönetici'ye çevrilmiştir.And faces shall be humbled unto the Living, the Eternal.
Her ikisi de ebedi kalacakları ateşte son buldular. Zalimlerin cezası işte böyledir.Their end is, both are in the Fire, there dwelling forever; that is the recompense of the evildoers.
Orada ebedi kalacaklardır. (Bu,) Allah'ın gerçek va'didir.Therein they will be abiders: a true promise of Allah.
Orada ebedi olarak kalıcıdırlar. Allah'ın va'di haktır.Therein they will be abiders: a true promise of Allah.
Orada ebedi kalacaklardır. Bu, Allah'ın verdiği gerçek sözdür.Therein they will be abiders: a true promise of Allah.
Onlar orada ebedî olarak kalacaklardır. Bu, Allah'ın gerçek bir vaadidir.Therein they will be abiders: a true promise of Allah.
Âyetlerimizi bile bile red ve inkâr ettiklerinden ötürü onlara orada ebedî kalmak vardır.Therein is their home of Abidence: a meed forasmuch as Our revelations they were wont to gainsay.
Orada ebedi kalırlar. ALLAH'ın sözü gerçektir.Therein they will be abiders: a true promise of Allah.
Ayetlerimizi bile bile inkar etmelerinin bir karşılığı olarak orası onların ebedi yurdu olacaktır.Therein is their home of Abidence: a meed forasmuch as Our revelations they were wont to gainsay.
Onlar ateş halkıdır, orada ebedi kalacaklardır.Those are the dwellers of the Fire, and they will abide therein forever.
O(la'net)in içinde ebedi kalacaklardır.They will abide therein (Hell).
(Allah) onlara, altlarından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetler hazırlamıştır.He has prepared for them Gardens under which rivers flow (Paradise), to dwell therein forever.
Onları altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacak, orada ebedi kalacaklardır.And We will admit them to Gardens (Paradise) under which rivers flow, to dwell therein (forever).
"Bugün sizin müjdeniz, içinde ebedi kalıcılar (olduğunuz), altından ırmaklar akan cennetlerdir."Glad tidings for you this Day! Gardens under which rivers flow (Paradise), to dwell therein forever!
Bu lanete ebedi gömülüp gidecekler.They will abide therein (Hell).
Ve onlar ateşte ebedi kalacaklardır.The works of such are in vain and in Fire shall they abide.
Allah onlara, içinde ebedi kalacakları, zemininden ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır.He has prepared for them Gardens under which rivers flow (Paradise), to dwell therein forever.
Onlar, orada ebedi kalacaklardır!They will be dwellers of the Fire to abide therein.
Sen onları hidayete çağırsanda artık ebediyen hidayete eremeyeceklerdir.And if you (O Muhammad SAW) call them to guidance, even then they will never be guided.
Onları içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokacak, orada ebedi kalacaklardır.And We will admit them to Gardens (Paradise) under which rivers flow, to dwell therein (forever).
Onlar orada ebedi olarak kalacaklardır.They will abide therein forever.
Onlar bu (lanetin) içinde ebedî kalacaklardır.They will abide therein (Hell).
Ve onlar ateş içinde ebedi olarak kalacaklardır.The works of such are in vain and in Fire shall they abide.
İşte onlar cehennem ehlidir. Orada ebedî kalacaklardır.They are dwellers of the Fire, they will abide therein forever.
İçlerinde ebedî olarak kalacaklar, oradan hiç ayrılmak istemeyeceklerdir."Wherein they shall dwell (forever).