eşyayı ile cümle

eşyayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
51
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Eğer bu süre zarfında eşyayı satmazsanız, eşyanın ücreti yarı yarıya düşüyor.Ha ez nem metszi a görbét, akkor az összeg ∞ {\displaystyle \infty } .
Tüm eşyayı Allah Teala ile görür.Isten mégis mindent lát.
Eğer bu süre zarfında eşyayı satmazsanız, eşyanın ücreti yarı yarıya düşüyor.Jos he missä tahansa vaiheessa vastaavat kysymykseen väärin, summa jättipotissa puolittuu.
Tüm eşyayı Allah Teala ile görür.Me näemme kaiken Jumalassa (vrt. Augustinus).
Birkaç turistik eşyayı geri getirdi.Hän toi takaisin joitakin matkamuistoja.
Allah, eşyayı oluşundan önce, ezelde biliyordu.Før skapelsen var Allah bare kjent for seg selv, ettersom intet annet enn han eksisterte.
Allah, eşyayı oluşundan önce, ezelde biliyordu.Ia pertama-tama mendefinisikan iman sebagai pengetahuan yang kukuh dan pasti tentang Allah dalam Kristus.
Tüm eşyayı Allah Teala ile görür.Trần trụi gặp chúa.
İçindeki eşyayı belirlediğiniz fiyattan satabilirsiniz.Một số chi phí được gộp trong giá vốn hàng bán.
Allah, eşyayı oluşundan önce, ezelde biliyordu.アッラーが人々に告げられる前に。
İnsan eşyayı (nesneleri, doğayı) hakikatte olduğu gibi değil, kendisine göründüğü şekilde algılamaktadır.近くに人間(獣の飼主)がいたことを暗示する証言は記録されていない。
Allah, eşyayı bir şeyden yaratmadı.『わたしがダンスを創造したわけではない。
İçindeki eşyayı belirlediğiniz fiyattan satabilirsiniz.県下各営業所で発券できる。
Allah, eşyayı bir şeyden yaratmadı.他认为,真主并没有创造世界的外在需求,祂不需要世界。
Allah, eşyayı oluşundan önce, ezelde biliyordu.但因黨中央已經先知道這項消息,並未引起波盪。
İnsan eşyayı (nesneleri, doğayı) hakikatte olduğu gibi değil, kendisine göründüğü şekilde algılamaktadır.他們不是人類,而是從地下積累的人的消極念頭而衍生出像沉澱物般的存在。
Genellikle az kullanılan eşyayı saklamak üzere kullanılır.一般常用于粘度较低的物料。
Tüm eşyayı Allah Teala ile görür.能与一切天人世间为师。
O, eşyayı takdir eden ve oluşturandır.它被广泛地确立并且是可靠的。
Yükleten: Taşınacak eşyayı gemiye getiren ya da taşıyana teslim eden kimsedir.可以手掌掌心朝上伸出,或手掌掌心朝下伸出。
İçindeki eşyayı belirlediğiniz fiyattan satabilirsiniz.이렇게 하여 만든 가쓰오부시를 상품으로 판매한다.
Eğer bu süre zarfında eşyayı satmazsanız, eşyanın ücreti yarı yarıya düşüyor.אם לא שולמו מקדמות, השכר ישולם בתום מחצית החודש העבודה.
İlâhî Buyruk eşyayı bu araçla meydana getirmiştir.”והצגת מה שהתרחש בימי השואה הכרחית לשם מטרה זו".
İnsan eşyayı (nesneleri, doğayı) hakikatte olduğu gibi değil, kendisine göründüğü şekilde algılamaktadır.Čovjeka ne treba cijeniti po onom što (po nasljeđu) jest, nego po onom što sam od sebe, u praksi, načini.
Tüm eşyayı Allah Teala ile görür.Svi u tome vide Božju volju.
Merdiven maçlarında kazanmak için merdivene tırmanıp ringin üstündeki eşyayı almak gerekmektedir.V ňom sa stáva víťazom ten, kto vylezie po rebríku a získa odmenu visiacu nad ringom.
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.A Mojžiš a Eleazár, kňaz, vzali od nich zlato, všelijaké klenoty, umele vypracované.
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.Assim Moisés e Eleazar, o sacerdote, tomaram deles o ouro, todo feito em jóias.
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.elvevé Mózes és Eleázár, a pap, az aranyat õ tõlök, [és] a megkészített eszközöket [is] mind.
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.In prejmeta od njih Mojzes in Eleazar duhovnik tisto zlato, vsakršne umetne dragotine.
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.모세와 제사장 엘르아살이 그들에게서 그 금으로 만든 모든 패물을 취한즉
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.Lalu Musa dan Imam Eleazar menerima emas itu, semuanya dalam bentuk perhiasan
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.Moïse et le sacrificateur Éléazar reçurent d`eux tous ces objets travaillés en or.
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.Moise şi preotul Eleazar au primit de la ei toate aceste scule lucrate în aur.
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.Moisés y el sacerdote Eleazar recibieron de ellos el oro y todos los objetos elaborados
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.Môi-se và Ê - lê-a-sa , thầy tế_lễ , bèn nhận lãnh vàng , và hết_thảy đồ trang_sức làm_công kỹ .
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.Môi-se và Ê-lê-a-sa, thầy tế lễ, bèn nhận lãnh vàng, và hết thảy đồ trang sức làm công kỹ.
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.Mosè e il sacerdote Eleazaro presero dalle loro mani quell'oro, tutti gli oggetti lavorati
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.Moses og Præsten Eleazar modtog Guldet af dem, alskens med Kunst virkede Smykker;
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.Niin Mooses ja pappi Eleasar ottivat heiltä kullan, kaikkinaiset taidokkaasti valmistetut esineet.
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.Och Mose och prästen Eleasar togo emot guldet av dem, alla slags klenoder.
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.Og Moses og Eleasar, presten, tok imot gullet av dem, alle slags fint arbeidede ting.
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.Und Mose samt dem Priester Eleasar nahm von ihnen das Gold von allerlei Geräte.
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.Vzal tedy Mojžíš a Eleazar kněz od nich to zlato všelikého díla řemeslného.
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.Και ελαβεν ο Μωυσης και Ελεαζαρ ο ιερευς το χρυσιον παρ' αυτων ολον εις σκευη ειργασμενα.
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.И взял у них Моисей и Елеазар священник золото во всех этих изделиях;
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.И Моисей и свещеникът Елеазар взеха златото от тях, всичко в изработени украшения.
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.ויקח משה ואלעזר הכהן את הזהב מאתם כל כלי מעשה׃
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.فاخذ موسى والعازار الكاهن الذهب منهم كل امتعة مصنوعة.
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.摩 西 和 祭 司 以 利 亞 撒 、 就 收 了 他 們 的 金 子 、 都 是 打 成 的 器 皿
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.摩西 和 祭司 以利 亞撒 、 就 收 了 他 們 的 金子 、 都 是 打成 的 器皿

İlgili Sayfalar