eşyayı ile cümle
eşyayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Birkaç turistik eşyayı geri getirdi.He brought back several souvenirs.
Onun en çok hangi hediyelik eşyayı istediğini düşünüyorsun?What souvenir do you think she would like most?
Ticari eşyayı elleme.Don't handle the merchandise.
Bütün bu eşyayı gerçekten almak istiyor musun?Do you really want to buy all this stuff?
Ben zaten ödeme yaptım. Lütfen eşyayı mümkün olduğunca hızlı bir şekilde gönderin.I have already paid. Please ship the item as rapidly as possible.
Sanırım bütün bu eşyayı atmalıyız.I think we should throw all this stuff away.
Bütün bu eşyayı kullanıyor musun?Do you use all this stuff?
Tom bütün bu eşyayı nereden aldı?Where did Tom get all this stuff?
Bu eşyayı seninle birlikte alabilir misin?Can you take this stuff with you?
O eşyayı gördün mü?Did you see that stuff?
Bu eşyayı alabilir misin ve onu yakabilir misin?Could you take this stuff and burn it?
O eşyayı nereden aldın?Where did you get that stuff?
O eşyayı dışarı al.Take that stuff outside.
Bu eşyayı atmanı istiyorum.I want you to throw this stuff away.
O eşyayı alma.Don't buy that stuff.
Bütün bu eşyayı yakmamız gerekiyor.We need to burn all this stuff.
Allah, eşyayı bir şeyden yaratmadı.No doubt God has not created all the persons he will create.
Tüm eşyayı Allah Teala ile görür.All perception appears to be Allah.
Yükleten: Taşınacak eşyayı gemiye getiren ya da taşıyana teslim eden kimsedir.A kāhili bearer (paa-kahili ) is one who carries or bears the standard for the royal subject.
Allah, eşyayı oluşundan önce, ezelde biliyordu.In the past, he was a god of calamity (禍津神, magatsukami).
Büyük çaplı kurumlar içindeki kayıp eşya büroları çok ve çeşitli sayıda eşyayı barındırabilir.Lost and found offices at large organizations can handle a large and varied collection of articles.
İlâhî Buyruk eşyayı bu araçla meydana getirmiştir.”We’ve certainly built The Trace engine with that in mind."
Bu büroların kayıp eşyayı saklama konusundaki prosedürleri de farklılık gösterebilir.These programs can keep track of missed doses as well.
Merdiven maçlarında kazanmak için merdivene tırmanıp ringin üstündeki eşyayı almak gerekmektedir.In a ladder match, the only way to win is to climb the ladder and retrieve the item above the ring.
Kullanacaksanız, önce bisikletinizden düşebilecek her türlü eşyayı çıkarın.HERE'S HOW: FlRST, REMOVE ANY ITEMS THAT COULD FALL OFF YOUR BlKE.
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.Moses and Eleazar the priest took their gold, even all worked jewels.
O, eşyayı pek iyi bilen, her şeyden haberdar olandır.And He is the Subtle, the Aware.
Ve Adem'e bütün isimleri öğretti, sonra eşyayı meleklere gösterdi.Allah replied, "I know what you do not know." After this he taught Adam the names of all things.
Görmedin mi, Allah, yerdeki eşyayı ve emri uyarınca denizde yüzen gemileri sizin hizmetinize verdi.Hast thou not seen how Allah hath made all that is in the earth subservient unto you?
Alman uzmanlar Arnavutluk'un antik Apollonia kentinde bulunan toplam 27 eşyayı restore edecekler.German experts will restore a total of 27 artefacts found in Albania's ancient city of Apollonia.
Akura II nekropolünde yapılan bir araştırmada, bir dizi kişisel eşyayı ortaya çıkarıldı.A search of the Axura II necropolis revealed a number of personal items.
Allah, eşyayı oluşundan önce, ezelde biliyordu.Dort trifft sie einen Bekannten von früher.
İnsan eşyayı (nesneleri, doğayı) hakikatte olduğu gibi değil, kendisine göründüğü şekilde algılamaktadır.Diese sind so beschaffen, dass der Mensch sie - etwa an flackernder Beleuchtung - nicht wahrnimmt.
Yükleten: Taşınacak eşyayı gemiye getiren ya da taşıyana teslim eden kimsedir.Jemanden auf die Schippe nehmen – ihn verspotten/hänseln oder mit ihm einen Scherz treiben.
Tüm eşyayı Allah Teala ile görür.Alle Kasten können Gott durch Verehrung erreichen.
O, eşyayı takdir eden ve oluşturandır.Er ist der Schöpfer und allein der Verehrung würdig.
İnsan eşyayı (nesneleri, doğayı) hakikatte olduğu gibi değil, kendisine göründüğü şekilde algılamaktadır.Cela met l'homme face à lui-même, sous son propre jugement et non sous celui d'une divinité.
Tüm eşyayı Allah Teala ile görür.Toutes ces notions sont à comprendre en relation avec Dieu.
Sahip olduğu bütün gücü ortaya koyarak salondaki her bir eşyayı kalabalığın üstüne doğru fırlatır.Pour montrer sa puissance, il téléporte tout le monde dans le présent.
Altın eşyayı sadece süs olarak kullanmışlardır.Les marques ne s’emploient que comme suffixes.
Allah, eşyayı bir şeyden yaratmadı.No cabe alteración en la creación de Alá.
Tüm eşyayı Allah Teala ile görür.En este, todos reconocen a Dios.
Kız evi ise yatak odası ve beyez eşyayı düzmekle mükelleftir.Es una habitación de hospital y la cama tiene correas para sujetarla.
İlâhî Buyruk eşyayı bu araçla meydana getirmiştir.”Ho costruito il museo con questo in mente”.
Allah, eşyayı bir şeyden yaratmadı.Никакое творение не может творить то же, что и Всевышний Бог!
Allah, eşyayı oluşundan önce, ezelde biliyordu.В начале Бог сотворил таинственное мерцающее светило.
O, eşyayı takdir eden ve oluşturandır.Дающий, дарующий.
İlâhî Buyruk eşyayı bu araçla meydana getirmiştir.”Мы сами создали этот миф».
Allah, eşyayı bir şeyden yaratmadı.الله سبحانه أوجد المخلوقات لا من شيء.
Allah, eşyayı oluşundan önce, ezelde biliyordu.فكانت عقائده الأولى مساوية لحياته الأولى، وكذلك كانت علومه وصناعاته .
Tüm eşyayı Allah Teala ile görür.القول برؤية الله تعالى بالأبصار.
Dizlikleri, eşyayı koymak için tasarlandı.As telas eram então usadas para decorar o estabelecimento.
İnsan eşyayı (nesneleri, doğayı) hakikatte olduğu gibi değil, kendisine göründüğü şekilde algılamaktadır.Representa o homem obcecado pelo seu apetite devorador e que nada lhe contém.
Yükleten: Taşınacak eşyayı gemiye getiren ya da taşıyana teslim eden kimsedir.(Hulp)motor die via een snaar (riem) het voor- of achterwiel of de koppeling aandrijft.
Kız evi ise yatak odası ve beyez eşyayı düzmekle mükelleftir.In een beter hotel staat haar kamer vol babyspullen.
Allah, eşyayı bir şeyden yaratmadı.Bowiem nie człowiek wynalazł umiejętności, lecz bóg.
Tüm eşyayı Allah Teala ile görür.Człowiek widzi więc wszystko w Bogu.
Tüm eşyayı Allah Teala ile görür.Söka och finna Gud i allt.
İnsan eşyayı (nesneleri, doğayı) hakikatte olduğu gibi değil, kendisine göründüğü şekilde algılamaktadır.Média následně působí na člověka, a to nejen svým obsahem, ale i sebou samotným (medium is message).
İçindeki eşyayı belirlediğiniz fiyattan satabilirsiniz.Najděte něco unikátního na výrobku co prodáváte.