eşyalar ile cümle

eşyalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İsrail askerlerinin, kardeşinin belgelerini ve kişisel eşyalarını yağmaladıklarını söylüyor.He says Israeli soldiers looted his brother's documents and belongings from his desk.
Aralarında kişisel eşyalarını yanlarında taşırken görüntülünenler de vardı.Some were seen walking while carrying their few belongings.
Beni defalarca itip kaktılar ve eşyalarımı kırdılar.They pushed me several times and broke my belongings.
Antik Trakya'dan kalma altın ve gümüş eşyalar Fransa, İsviçre ve Japonya'da sergilenecek.Gold and silver items from ancient Thrace will go in display in France, Switzerland and Japan.
Arkeologlara göre sikkeler Makedonya'da bulunan en değerli eşyalar arasında yer alıyrolar.According to archaeologists, the coins are among the most valuable artifacts found in Macedonia.
"Eşyalarımı alıyorlar."They take my things.
Eşyalara soruşturmanın devamı için el kondu.They turned the items over for further investigation.
El konulan eşyalar arasında bilgisayarlar, cep telefonları ve SIM kartları yer aldı.Computers, mobile phones and SIM cards were among the items confiscated.
Eşyalar cenaze kıyafetinin bir parçası olarak takılmış olabilir.The items may have been worn as part of funerary regalia.
Ziyaretçiler, İbrahim geleneğinin peygamberlerine ait olduğuna inanılan eşyaları görebilecekler.Visitors can view items believed to have belonged to the prophets of the Abrahamic tradition.
Cihazlar, yoğunluk ölçümü ve röntgen çekimleriyle kaçak eşyaların tespitinde kullanılacaklar.The equipment will help the service to detect smuggled items by measuring density and taking X-rays.
Yeni açılacak tesiste, bölgede bulunan Roma döneminden kalma eşyalar sergilenecek.The future facility will exhibit Roman-era artefacts found in the area.
Arkeologlar Visocica Dağı'nda ortaçağa ait eşyalar buldular, piramit avcısı yanıldıArchaeologists find medieval artefacts on Mt. Visocica, disparage pyramid seeker
Maddi sıkıntı içindeki bir kadın, Podgorica’da bir pazarda bazı eşyalarını satıyor.A woman sells some of her possessions at a market in Podgorica, due to financial hardship.
Pazar, antika eşyalar ve ıvır zıvırla dolu. [Andy Dabilis/SETimes]The market is laden with antiques and knickknacks. [Andy Dabilis/SETimes]
Kazılarda, 50 cm uzunluğundaki bir amfora da dahil olmak üzere antik eşyalar da bulundu.Ancient artefacts, including a 50-cm long amphora, were recovered.
Tito'lu hediyelik eşyalar üretmek isteyenler bundan böyle aileden izin almak zorunda kalacak.Those seeking to produce Tito souvenirs now need to obtain permission from the family.
Öğretim üyesi, "Bulduğumuz eşyalar büyük olasılıkla yağmanın bir sonucuydu." dedi."The artifacts that we found were probably the result of looting," according to the professor.
Bilim adamları eşyaların MS 3 ve 4. yüzyıldan kalma olduğunu söylediler.The objects date back to the 3rd and 4th century AD, scholars said.
Melamin reçinesi, mutfak eşyaları ve plakalarda (Melmac gibi) sıklıkla kullanılır.Melamine resin is often used in kitchen utensils and plates (such as Melmac).
Önemli liderler, eşyalarıyla beraber kurganlara gömülmüştür.Important leaders would have been buried with their belongings in kurgans.
Bu eşyaların hepsi duvara, çocuğun yatağının üstüne asılırdı.All of these items were hung on the wall, over the boy's bed.
Satılık EşyalarMerchandise
Bronz eşyalar MÖ 2300 yıllarında Karpat Havzası'ndan Polonya'ya getirildi.Bronze objects were brought to Poland around 2300 BC from the Carpathian Basin.
Bir sabah erken saatlerde de bir adamın içeriye eşyalar taşıdığını görmüştü.Early one morning after midnight she saw a man carrying objects inside.
El arabasının etrafında gümüş eşyalar ve metal bir kumbara vardı.Piled around the cart were silverware and a metal cash box.
Gözlemevinde eski astronomik eşyalar.Old astronomical items at the observatory
Daireleri soyuldu, burada para, değerli eşyalar ve Olimpiyat hatıraları çalındı.Their apartment was burgled, wherein money, valuables, and Olympic memorabilia was stolen.
Çeyiz evi doldurmak için gerekli tüm eşyaları içermektedir.Cehiz is be in the form of all the needed equipment to fill the house.
Burada ustalar silah, ekipman ve süs eşyaları yapıyorlardı.Masters made weapons, equipment, and ornaments.
Wayfair Inc. mobilya ve ev eşyaları satan Amerikan e-ticaret şirketidir.Wayfair Inc. is an American e-commerce company that sells furniture and home-goods.
Topkapı Sarayı'nın cephaneliğinde seçkin eşyaların bulunduğu geniş bir koleksiyon vardır.The armoury in Topkapı Palace has a large collection of which it shows select items.
Elektronik EşyalarElectronics
Nadir eşyaların çekiminin olasılıklarını gösterene açık, saklayana ise kapalı gacha denir.[1]Gacha that show (open) versus hide (closed) the exact probabilities of pulling rare items.[1]
Cücelerin yaptığı bu büyülü eşyalar Sif, Thor, Freyr ve Odin arasında paylaşıldı.In the end, Loki's wit saves him his head, but results in the stitching together of his lips.
Diğer eşyalarOther artifacts
Atölyede kumtaşı seramikleri, yüksek kaliteli porselenler ve cam eşyalar yapılıyordu.The workshop made sandstone ceramics, high-quality porcelain and glassware.
Hitler ve Göring'in istemediği eşyalar diğer Nazi liderlerine verildi.Items which Hitler and Göring did not want were made available to other Nazi leaders.
Nicole ve Simon kapanış saatine kadar eşyaların konduğu bir dolapta saklanır.Nicole and Simon hide in a utility closet until closing time.
Ayrıca köpekleri ve kedileri mahalleyi dolaşıp koleksiyon eşyalarını koklayabilirler.They can also have dogs and cats go around town and sniff for collectables.
Kaldığı tüm yerlerin, özellikle yeni binaların veya ilgi çekici eşyaların çizimlerini yaptı.He made drawings of all the places he stayed, especially new buildings or items of interest.
Eşyalarını toplayıp ayrılırken Lahad'ı 5.45 mm revolver ile iki kez vurdu.As she was packing her belongings and leaving, Bechara twice shot Lahad with a 5.45 mm revolver.
Kayısı ağacından el yapımı birtakım hediyelik eşyalar da yapılır.Several hand-made souvenirs are also made from the apricot wood.
Çoğunlukla hırdavat olmak üzere ev eşyaları satışıyla ilgilendiler.They sold household goods, mostly hardware.
Eşyaları veya daha fazla aksesuarı taşımak için bir çeşit koruyucu kılıf.Some sort of protective case to carry items or more accessories.
Hem yavrular hem de yetişkinler fırlatılan eşyaları getirme gibi oyunları oynamayı sever.They often remain playful into adulthood, with many enjoying playing fetch.
Mutfak eşyaları ve çatal bıçak tahtaları, yemek hazırlamadan önce ve sonra iyice temizlenmelidir.[1]Utensils and cutlery boards should be cleaned thoroughly before and after food preparation.[1]
MÖ 3. ila 2. bin yıllık bronz eşyalardan oluşan geniş bir koleksiyon.A large collection of 3rd to 2nd millennia BC bronze items.
Volkswagen ayrıca currywurst ile beraber gitmesi için mutfak eşyaları satıyor.Volkswagen also sells utensils to go with the currywurst.
Tarla Müzesi'nde Tibet mutfak eşyalarıyla birlikte sergilenen tereyağı yayıklığı.Butter churn, displayed with Tibetan kitchen items at the Field Museum.
Bu nedenle çok çeşitli nadir veya benzersiz eşyalara sahiptir.As such, he has a wide variety of rare or unique items at his disposal.[volume & issue needed]
Wilder amacına ulaştı hemen ardından Grover'ın tüm eşyalarını da alarak arabasına bindi.Wilder fled in his car, taking all of Grover's belongings with him.
Kişisel eşyalara el konulması.Confiscation of personal possessions.
Çeşitli mutfak eşyaları.Various kitchen utensils on a kitchen hook strip.
Elbiselerinin yanı sıra geleneksel süs eşyaları ve aksesuarlar giydikleri de görülmektedir.They are seen wearing traditional ornaments and accessories along with their dresses.
Çünkü onlar yasal bir hakkı olmayan eşyalardı.Because they were considered to be chattel, they had no legal standing.
Burada, kasabanın çömlekçilerinin çoğu, köstebek için çömlek gibi günlük eşyalar yapıyor.Here are found many of the town's potters making everyday items such as pots for mole.
Heidelberg EşyalarıHeidelberg Thingstätte
Bu figürinler devasa gözlere sahiptir ve kesinlikle adak eşyalarıdır.These figurines have enormous eyes and are definitely votive deposits.
Ben eşyalarımı almak istiyorum.Ich möchte meine Sachen abholen.
İlgili Sayfalar