eşyalar ile cümle

eşyalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Plastik, ucuz elektrikli eşyaların ayırt edici özelliğidir.Plasticul este caracteristica distinctivă a bunurilor electrice ieftine.
Plastik, ucuz elektrikli eşyaların ayırt edici özelliğidir.Plastik adalah ciri utama alat listrik yang murah.
Plastik, ucuz elektrikli eşyaların ayırt edici özelliğidir.Plastik ist das bestimmende Merkmal von billigen elektrischen Geräten.
Plastik, ucuz elektrikli eşyaların ayırt edici özelliğidir.Plastik to wyróżnik tanich urządzeń elektrycznych.
Plastik, ucuz elektrikli eşyaların ayırt edici özelliğidir.Plast je charakteristickou črtou lacných elektrických spotrebičov.
Plastik, ucuz elektrikli eşyaların ayırt edici özelliğidir.Plast je naprosto typický pro levné elektrické spotřebiče.
Plastik, ucuz elektrikli eşyaların ayırt edici özelliğidir.Пластик - визначальна ознака дешевих електротоварів.
Plastik, ucuz elektrikli eşyaların ayırt edici özelliğidir.Пластик - определяющая черта дешевых электротоваров.
Plastik, ucuz elektrikli eşyaların ayırt edici özelliğidir.Пластмасата е определяща характеристика на евтини електрически стоки.
Plastik, ucuz elektrikli eşyaların ayırt edici özelliğidir.פלסטיק הוא המאפיין שמגדיר מוצרי חשמל זולים.
Plastik, ucuz elektrikli eşyaların ayırt edici özelliğidir.والبلاستيك ..هو رمز المعدات الكهربائية الرخيصة ..
Plastik, ucuz elektrikli eşyaların ayırt edici özelliğidir.代名詞です プラスチックは石油からできるので 石油会社のBPに電話し
RABbin Tapınağındaki bazı eşyaları da alıp Babilde kendi tapınağına yerleştirdi.Aj niečo z nádob domu Hospodinovho odpravil Nabuchodonozor do Babylona a dal ich do svojho chrámu v Babylone.
RABbin Tapınağındaki bazı eşyaları da alıp Babilde kendi tapınağına yerleştirdi.Auch brachte Nebukadnezar etliche Gefäße des Hauses des HERRN gen Babel und tat sie in seinen Tempel zu Babel.
RABbin Tapınağındaki bazı eşyaları da alıp Babilde kendi tapınağına yerleştirdi.느브갓네살이 또 여호와의 전 기구들을 바벨론으로 가져다가 바벨론에 있는 자기 신당에 두었더라
RABbin Tapınağındaki bazı eşyaları da alıp Babilde kendi tapınağına yerleştirdi.Nabucodònosor portò in Babilonia parte degli oggetti del tempio, che depose in Babilonia nella sua reggia
RABbin Tapınağındaki bazı eşyaları da alıp Babilde kendi tapınağına yerleştirdi.Naczynia też domu Pańskiego zniósł Nabuchodonozor do Babilonu, i oddał je do kościoła swego w Babilonie.
RABbin Tapınağındaki bazı eşyaları da alıp Babilde kendi tapınağına yerleştirdi.Nádoby také domu Hospodinova zavezl Nabuchodonozor do Babylona, a dal je do chrámu svého v Babyloně.
RABbin Tapınağındaki bazı eşyaları da alıp Babilde kendi tapınağına yerleştirdi.Nebucadneţar a dus la Babilon unelte din Casa Domnului, şi le -a pus în casa lui în Babilon.
RABbin Tapınağındaki bazı eşyaları da alıp Babilde kendi tapınağına yerleştirdi.Nebukadnesar førte også en del av karene i Herrens hus til Babel og satte dem i sitt tempel i Babel.
RABbin Tapınağındaki bazı eşyaları da alıp Babilde kendi tapınağına yerleştirdi.Nebukadnessar vei Herran temppelin kaluja Baabeliin ja pani ne temppeliinsä Baabelissa.
RABbin Tapınağındaki bazı eşyaları da alıp Babilde kendi tapınağına yerleştirdi.Nebukadnezar je prinesel tudi nekaj posod iz hiše GOSPODOVE v Babilon in jih je del v svoj tempelj v Babilonu.
RABbin Tapınağındaki bazı eşyaları da alıp Babilde kendi tapınağına yerleştirdi.Och en del av kärlen i HERRENS hus förde Nebukadnessar till Babel, och han satte in dem i sitt tempel i Babel.
RABbin Tapınağındaki bazı eşyaları da alıp Babilde kendi tapınağına yerleştirdi.og Nebukadnezar lod en Del af HERRENs Hus's Kar bringe til Babel og opstillede dem i sin Borg i Babel.
RABbin Tapınağındaki bazı eşyaları da alıp Babilde kendi tapınağına yerleştirdi.И часть сосудов дома Господня перенес Навуходоносор в Вавилон и положил их в капище своем в Вавилоне.
RABbin Tapınağındaki bazı eşyaları da alıp Babilde kendi tapınağına yerleştirdi.Навуходоносор занесе и от вещите на Господния дом във Вавилон, и ги тури в капището си във Вавилон.
RABbin Tapınağındaki bazı eşyaları da alıp Babilde kendi tapınağına yerleştirdi.ומכלי בית יהוה הביא נבוכדנאצר לבבל ויתנם בהיכלו בבבל׃
RABbin Tapınağındaki bazı eşyaları da alıp Babilde kendi tapınağına yerleştirdi.وأتى نبوخذناصّر ببعض آنية بيت الرب الى بابل وجعلها في هيكله في بابل
RABbin Tapınağındaki bazı eşyaları da alıp Babilde kendi tapınağına yerleştirdi.尼 布 甲 尼 撒 又 將 耶 和 華 殿 裡 的 器 皿 帶 到 巴 比 倫 、 放 在 他 神 的 廟 裡 。 〔 或 作 自 己 的 宮 裡
RABbin Tapınağındaki bazı eşyaları da alıp Babilde kendi tapınağına yerleştirdi.尼布甲尼撒 又 將 耶和華 殿裡 的 器皿 帶 到 巴比倫 、 放在 他 神 的 廟裡 。 〔 或 作 自己 的 宮裡
Rastladığımız eşyalar çok önemliydi... ...hikaye için can alıcıydı.Assistir àqueles pertences era muito importante, era vital para a reportagem.
Rastladığımız eşyalar çok önemliydi... ...hikaye için can alıcıydı.Auf diese Gegenstände zu stoßen war sehr wichtig Es war essenziell für die Story.
Rastladığımız eşyalar çok önemliydi... ...hikaye için can alıcıydı.De bezittingen tegenkomen was heel belangrijk... en van vitaal belang voor het verhaal.
Rastladığımız eşyalar çok önemliydi... ...hikaye için can alıcıydı.Felvenni ezeket a dolgokat... nagyon fontos része volt a sztorinak.
Rastladığımız eşyalar çok önemliydi... ...hikaye için can alıcıydı.Kommande över tillhörigheter var mycket viktigt Det var avgörande för berättelsen.
Rastladığımız eşyalar çok önemliydi... ...hikaye için can alıcıydı.Natrafienie na te pozostałości było ważne-- najważniejsze w tej sprawie.
Rastladığımız eşyalar çok önemliydi... ...hikaye için can alıcıydı.Přehlídka těchto věcí byla velmi důležitá. To byl klíč k příběhu.
Rastladığımız eşyalar çok önemliydi... ...hikaye için can alıcıydı.Tavaroiden luo tuleminen, oli hyvin tärkeää. Se oli välttämätöntä tarinaan.
Rastladığımız eşyalar çok önemliydi... ...hikaye için can alıcıydı.Βρίσκοντας αυτά ήταν πολύ σημαντικό... Ήταν ζωτικής σημασίας για το θέμα.
Rebekaya altın, gümüş takımlar, giysiler, kardeşiyle annesine de değerli eşyalar çıkarıp verdi.은금 패물과 의복을 꺼내어 리브가에게 주고 그 오라비와 어미에게도 보물을 주니라
Rebekaya altın, gümüş takımlar, giysiler, kardeşiyle annesine de değerli eşyalar çıkarıp verdi.ויוצא העבד כלי כסף וכלי זהב ובגדים ויתן לרבקה ומגדנת נתן לאחיה ולאמה׃
Rebekaya altın, gümüş takımlar, giysiler, kardeşiyle annesine de değerli eşyalar çıkarıp verdi.واخرج العبد آنية فضة وآنية ذهب وثيابا واعطاها لرفقة. واعطى تحفا لاخيها ولامها.
Rebekaya altın, gümüş takımlar, giysiler, kardeşiyle annesine de değerli eşyalar çıkarıp verdi.當 下 僕 人 拿 出 金 器 、 銀 器 、 和 衣 服 送 給 利 百 加 、 又 將 寶 物 送 給 他 哥 哥 、 和 他 母 親
Rebekaya altın, gümüş takımlar, giysiler, kardeşiyle annesine de değerli eşyalar çıkarıp verdi.當下 僕人 拿出 金器 、 銀器 、 和 衣服 送給 利百加 、 又 將寶 物 送給 他 哥哥 、 和 他 母親
Sabah 7'de geldiler ve evimizi boşaltmaya zorladılar eşyalarımızı bile kurtaramadık...Au venit la 7 dimineața și ne-au forțat să eliberăm casele. Nici vorbă să ne păstrăm bunurile...
Sabah 7'de geldiler ve evimizi boşaltmaya zorladılar eşyalarımızı bile kurtaramadık...Eles chegaram às 7 da manhã e nos forçaram a sair das nossas casas. Nem deu para salvar os nossos pertences...
Sabah 7'de geldiler ve evimizi boşaltmaya zorladılar eşyalarımızı bile kurtaramadık...جاءوا في السابعة صباحاً وأجبرونا على ترك بيوتنا. لم ننقذ حتى متعلقاتنا...
Sadece eşyalarına bakmakla meşgul olan koskoca bir meslek var.Hay toda una industria basado en vigilar tus cosas.
Sadece eşyalarına bakmakla meşgul olan koskoca bir meslek var.Il y a une industrie entière basée sur le stockage de vos affaires.
Sadece eşyalarına bakmakla meşgul olan koskoca bir meslek var.Представете си, има цял отрасъл за пазене на вашите вещи.
"Sadece" Tamam, bu ideal bir durum değil, çünkü salon ve eşyalar yankı yapıyor.Ok, esta não é a situação ideal, porque está a receber o eco do corredor.
"Sadece" Tamam, bu ideal bir durum değil, çünkü salon ve eşyalar yankı yapıyor.OK, ez most nem egy ideális helyzet, mert a terem visszhangját és egyéb hangokat is érzékel.
Sandığı, Buluşma Çadırını ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları kâhinlerle Levililer tapınağa taşıdılar.con la tenda del convegno e con tutti gli arredi sacri che erano nella tenda
Sandığı, Buluşma Çadırını ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları kâhinlerle Levililer tapınağa taşıdılar.dời đi luôn với Ðền tạm . Những thầy tế_lễ và người Lê-vi khiêng các đồ đó lên .
Sandığı, Buluşma Çadırını ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları kâhinlerle Levililer tapınağa taşıdılar.dời đi luôn với Ðền tạm. Những thầy tế lễ và người Lê-vi khiêng các đồ đó lên.
Sandığı, Buluşma Çadırını ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları kâhinlerle Levililer tapınağa taşıdılar.여호와의 궤와 회막과 성막 안의 모든 거룩한 기구들을 메고 올라가되 제사장과 레위 사람이 그것들을 메고 올라가매
Sandığı, Buluşma Çadırını ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları kâhinlerle Levililer tapınağa taşıdılar.ויעלו את ארון יהוה ואת אהל מועד ואת כל כלי הקדש אשר באהל ויעלו אתם הכהנים והלוים׃
Sandığı, Buluşma Çadırını ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları kâhinlerle Levililer tapınağa taşıdılar.واصعدوا تابوت الرب وخيمة الاجتماع مع جميع آنية القدس التي في الخيمة فاصعدها الكهنة واللاويون.
Sandığı, Buluşma Çadırını ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları kâhinlerle Levililer tapınağa taşıdılar.祭 司 和 利 未 人 、 將 耶 和 華 的 約 櫃 運 上 來 、 又 將 會 幕 、 和 會 幕 的 一 切 聖 器 具 、 都 帶 上 來
Sandığı, Buluşma Çadırını ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları kâhinlerle Levililer tapınağa taşıdılar.祭司 和 利未 人 、 將 耶和華 的 約櫃運 上來 、 又 將會 幕 、 和 會幕 的 一切 聖 器具 、 都 帶上來
İlgili Sayfalar