eşyaların ile cümle

eşyaların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Muggle eşyalarının büyülenmesi yasaktır.Kantor Penyalahgunaan Barang-barang Muggle.
Herkes eşyalarını, hayvanlarını toplayıp yaylaya göç eder.Hewan-hewan tersebut bertugas membajak ladang dan menginjak-injak bibit ke dalam tanah.
Bazen eşyaların yerini değiştirir.Đôi khi ốc thay voi.
Kendisine babasının eşyalarının bulunduğu sandığın anahtarı verilir.Chiếc chìa khóa đó dùng để mở chiếc hộp nơi cha của William để lại thứ gì đó cho anh.
"Negredo, tesislerden eşyalarını topladı ve ayrıldı!春子は荷物をまとめて出て行った。
Müslüman halk ta askerlerle birlikte mallarını ve eşyalarını alıp çekilecekti.これら亡命者(亡命貴族)の財産や身分の保護を訴えた。
Ayşegül aynı zamanda arkadaşlarının eşyalarını da çalmaktadır.合わせて係員の服装にも気を配らせた。
Bir gece vedalaşmadan eşyalarını toplar ve okuldan ayrılır.ある日引っ越すことになり、立花に別れを告げないまま転校する。
Sizi mutlu eden eşyalarınızı farkına varmak, düzenleme bence budur."どうしてあげれば喜ばれるかを心得ていて、楽しそうに進んでお世話していました」と述懐している。
Ada, babasının ona bıraktığı kişisel eşyalarını John'a verdi.ジョンに荷物を人に渡すように依頼する。
Eşyaların ruhları ve enerjileri (kami) olduğu inancı vardır bu nedenle temizliğe önem verilir.精神や魂のエネルギーその物(=霊子力)を物質化させている。
Subaylara ve erlere, paşalarının eşyalarını almaları için yalvarıyorum, kimse beni dinlemiyor.諸方に遊学して、諸侯に仕官を求めたが用いられなかった。
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.は休みの扱いとなった。
Ayrıca bu eşyaların taşınması da kolay değildir.また、葺き替えが容易。
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.在坐船休連續假期時而遇難。
Kendi dairesine gider, eşyalarını toparlamaya başlar.他一心返回自己的公寓了決自己的生命。
Kendi eşyalarına (oyuncak gibi) karşı aşırı sahiplenme duygusu vardır.由於他的忠信、勇敢的表現,他結果獲准進入應許之地。
Ayrıca bu eşyaların taşınması da kolay değildir.또, 복구역시 쉽지 않다.
Trigorin eşyalarını toplamaya devam etmek için gider.터브먼은 돈을 모으기 위해 여러 가지 일을 시작했다.
Bu mağarada bulunan eşyaların 60.000 yıl öncesine ait olduğu sanılmaktadır.이 화석은 360만년전에 살았던 것으로 추정된다.
Trigorin eşyalarını toplamaya devam etmek için gider.טריגורין עוזב וממשיך לארוז.
Kendi dairesine gider, eşyalarını toparlamaya başlar.הוא חוזר לדירה שלו, ומנסה להתאבד.
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.הזמן התאים לצאת לחופשה.
Gece Waffen-SS bürosunda tutuldu ve daha sonra kişisel eşyalarını toplamak için bürosuna döndü.באותו זמן מר קיטינג נכנס לחדר על מנת לאסוף את חפציו האישיים.
Bazen eşyaların yerini değiştirir.הוא משנה לפעמים שם לפי המקום.
Ayrıca kurbanların kişisel eşyalarını çalmakla da suçlandı.כמו כן, נגזר על סלע פיצוי כספי של משפחות הקורבנות.
Sürülen kişiler kendi eşyalarını alamadılar ve bu eşyalar Alman yöneticiler tarafından ele geçirildi.(אחים של אידית פרנק) כל רכושנו אבד לא נשאר דבר הגרמנים גנבו את הכל.
Trigorin eşyalarını toplamaya devam etmek için gider.Симонен получава обратно вещите си.
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.Липса на наслада от времето за почивка.
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.Prepoznatljiva po odmaralištima.
Ayrıca kurbanların kişisel eşyalarını çalmakla da suçlandı.Ku tomu patrili aj lúpeže majetku obetí.
Muggle eşyalarının büyülenmesi yasaktır.Nezachovala sa žiadna zo Zeuxidových malieb.
Hazırım cevabının ardından eşyalarını hazırlayıp ofisini terk etti.Zbalil si veci a „zmizol“ z domu.
Burada da çoğunlukla hayvan ve çeşitli eşyaların alış verişi yapılır.Deležni smo tudi marsikakšnih nasvetov pred nakupom tovrstne živalske vrste.
Bu süreçte Daniel, evdeki eşyalarını da satmak zorunda kalır.V tem času je tudi prodal svoje posestvo v Angliji.
Bu eşyaların, arkeolojik kazılarda elde edildiği belirtiliyor.Ti objekti so bili odkriti med arheološkimi izkopavanji.
Memleketteki ailesi ile de vedalaşacak olan Ali eşyalarını toplar.Su kompozitoriumi atsisveikinti į gatves išėjo tūkstančiai jo gimtojo miesto gyventojų.
Talan edilen eşyaların değeri 300.000 gümüş marka denk geldi.Mõisate väärtuseks hinnati 350 000 hõberubla.
Herkes eşyalarını, hayvanlarını toplayıp yaylaya göç eder.Nad künnavad loomadega ja harivad maad kõblastega.
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.Mehed saadeti puhkusele.
Kendi dairesine gider, eşyalarını toparlamaya başlar.Siis läheb ta koju, pakib asjad ning kihutab autoga lõplikult minema.
Muggle eşyalarının büyülenmesi yasaktır.Campbelli teatenaiskonda ei pandud.
Alet gamı, kendi eşyalarını yapan müşterilere satılıyordu.각종 공구를 파는데요, 모든 제품이 세 등급입니다
Alet gamı, kendi eşyalarını yapan müşterilere satılıyordu.التي تباع للأشخاص الذين يصنعون الأشياء، وخط إنتاجهم دائمًا
Alet gamı, kendi eşyalarını yapan müşterilere satılıyordu.そこには各商品が グッド、ベター、ベストの3段階ずつ並んでいます
"Allah aşkına, neden bu kadar aptalsın, eşyalarını bir arada tutamıyor musun?"Dasar!" -- selayaknya seorang kakak perempuan bicara dengan adik laki-lakinya.
"Allah aşkına, neden bu kadar aptalsın, eşyalarını bir arada tutamıyor musun?"Đó là cái cách một người chị lớn nói với em trai mình.
"Allah aşkına, neden bu kadar aptalsın, eşyalarını bir arada tutamıyor musun?"화를 냈지요." 누나가 남동생에게 할 만한 말이죠.
"Allah aşkına, neden bu kadar aptalsın, eşyalarını bir arada tutamıyor musun?"Tak, jak starsza siostra mówi do brata. Tak, jak starsza siostra mówi do brata.
"Allah aşkına, neden bu kadar aptalsın, eşyalarını bir arada tutamıyor musun?"Způsobem, jakým starší sestry mluví ke svým mladším bratrům.
"Allah aşkına, neden bu kadar aptalsın, eşyalarını bir arada tutamıyor musun?"Не можеш ли да си пазиш нещата, за Бога?" - така както по-голямата сестра може да говори на по-малкия си брат.
"Allah aşkına, neden bu kadar aptalsın, eşyalarını bir arada tutamıyor musun?"Так, як старша сестра каже своєму молодшому брату.
"Allah aşkına, neden bu kadar aptalsın, eşyalarını bir arada tutamıyor musun?"'אלוהים אדירים!'" כמו שאחות גדולה מדברת אל אחיה הקטן.
"Allah aşkına, neden bu kadar aptalsın, eşyalarını bir arada tutamıyor musun?"بحق الإله ؟ " - كما قد تتحدث أيُ أخت كبيرة .. إلى أخيها الصغير .
"Allah aşkına, neden bu kadar aptalsın, eşyalarını bir arada tutamıyor musun?"-姉が普通に弟にいう言葉ですよね 不幸なことに、それが彼女が弟に言った最後の言葉になりました
Aman, ne oluyor? - Eşyalarınızı toplayın!- Oh Dios, ¿qué es lo que pasa? - ¡Recoged vuestras cosas!
Ama son araştırmalar gösteriyor ki... Park Hae Young mallarını ve değerli eşyalarını nakde dönüştürmüş.Αλλά ο κ. Παρκ πρόσφατα πουλούσε κρυφά υψηλής ποιότητας αντίκες και ακίνητες περιουσίες.
Ama son araştırmalar gösteriyor ki... Park Hae Young mallarını ve değerli eşyalarını nakde dönüştürmüş.لكن مؤخرا باع السيد بارك بشكل سري اشياء اثرية وغالية
Aralarında kişisel eşyalarını yanlarında taşırken görüntülünenler de vardı.Alcune persone sono state viste mettersi in cammino con i loro pochi beni personali.
Aralarında kişisel eşyalarını yanlarında taşırken görüntülünenler de vardı.Certains ont été vus fuir à pied en portant leurs rares possessions.

İlgili Sayfalar