eşyalarım ile cümle
eşyalarım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Eşyalarımı hibe ediyorum.I'm giving my stuff away.
Başka insanların eşyalarıma dokunmasından hoşlanmam.I don't like other people touching my things.
Biri eşyalarımı aldı.Someone took my stuff.
Eşyalarımı bağajdan çıkarmayı unutma!Don't forget to take my things out of the boot!
Eşyalarıma bir dakika göz kulak olabilir misin?Can you watch my stuff for a minute?
Umarım kimse eşyalarımı çalmaz.I hope that no one steals my stuff.
Eşyalarımın çoğunu dolabımda bıraktım.I left most of my stuff in my locker.
Tom sürekli benim eşyalarımı kurcalıyor.Tom is always messing with my stuff.
Eşyalarımı odama götürdüm.I took my things to my room.
Veloci-Ti her yere götürdüğüm temel eşyalarımdan biri.Veloci-Ti is one of my essentials that has to be with me everywhere.
O halde eşyalarımızı kim aldı?Who took our stuff, then? Who took it?
Bu yüzden eşyalarımı bıraktım ve çıktım.So, I left my stuff and just went out.
Atölyeyi kapattım ve eşyalarımı topladım.Worker: "I have closed down the workshop and packed my things".
GPS noktası da bizim eşyalarımız için aynısını yapacak.The GPS dot will do the same for our possessions.
Esyalarimi topladim ve herseyi ayarladim.I've already packed and arranged everything and folded model activities.
Ekipmanımızı, eşyalarımızı ve köylerdeki 1500 insanı korumayı deniyordum.Tried to protect our equipment, tried to protect our staff and the villages of about 1,500 people.
- Eşyalarımı üst kata koyabilir miyim?- May I put my things upstairs?
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.Rather than typing a keyword to find something, I put my objects on top of it.
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.It's full of us, it's full of our stuff, full of our waste, full of our demands.
Neden eşyalarımı izinsiz aldın?Why did you take my stuff without my permission?
Galiba eşyalarımı toplamalıyım hemen.I should probably pack my belongings right away.
Kim olduğunu bilmiyorum ama eşyalarımı koyacak bir yere ihtiyacım var.And I don't know how you are, but I need place to put my stuff.
Arkada yaptığım şey bu, eşyalarımı koyabileceğim bir yer bulmak.So, that's what I've been doing back there. Just trying to find for my stuff.
Eşyalarımızı kaldırırız.That's the first thing we do in a hotel room is to put away your stuff.
Hah! Eşyalarımızla doldurabileceğimizden daha fazla yer var bu odada!Hey we got more places then we've got stuff.
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.You have despised my holy things, and have profaned my Sabbaths.
İşte eşyalarımız bize geri verilmiş.Look, even our money has been returned.
Beni defalarca itip kaktılar ve eşyalarımı kırdılar.They pushed me several times and broke my belongings.
"Eşyalarımı alıyorlar."They take my things.
Ben eşyalarımı almak istiyorum.Ich möchte meine Sachen abholen.
Eşyalarımı istiyorum.Quiero mis cosas.
Eşyalarımı paketlemek için birkaç koliye ihtiyacım var.Necesito algunas cajas de cartón para empacar mis pertenencias.
Eşyalarıma dokunmayı bırak!¡Deja de tocar mis cosas!
Eşyalarımı paketliyorum.Sto impacchettando le mie cose.
Eşyalarımı toparladım ve onları bavuluma koydum.Я собрал свои вещи и положил их в чемодан.
Eşyalarımı yerine koymak istiyorum.Я хочу убрать свои вещи на место.
Eşyalarımı istiyorum.Ik wil mijn spullen.
Eşyalarım nerede?Де мої речі?
Öncesinde ortak eşyalarımız, yemeğimiz ve kitaplarımız vardı, her şeyimiz ortaktı.Alt hva hun eide, ─ møbler, klær, mat, bøker og bilder, ─ alt tok de med seg.
Öncesinde ortak eşyalarımız, yemeğimiz ve kitaplarımız vardı, her şeyimiz ortaktı.Takrat je izhajala knjižna zbirka Sodobniki in mojstri, jaz pa sem imel že svoj ansambel.
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.4:5 Die ihr mein Silber und Gold und meine schönen Kleinode genommen und in eure Tempel gebracht habt,
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.eftersom I haven tagit mitt silver och mitt guld och fört mina skönaste klenoder in i edra palats,
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Emas dan perak-Ku sudah kamu rampok, dan harta-Ku yang berharga kamu angkut ke kuilmu
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.곧 너희가 내 은과 금을 취하고 나의 진기한 보물을 너희 신궁으로 가져갔으며
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Kteříž stříbro mé i zlato mé béřete, a klénoty mé výborné vnášíte do chrámů svých,
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.ktorí ste pobrali moje striebro a moje zlato a moje výborné klenoty ste povnášali do svojich chrámov.
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Którzy srebro moje i złoto moje zabieracie, a klejnoty moje wyborne wnosicie do kościołów swoich;
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Mi-aţi luat argintul şi aurul, şi cele mai bune odoare ale Mele, şi le-aţi dus în templele voastre.
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Mijn zilver en goud en andere kostbare schatten hebben jullie weggenomen en naar de afgodentempels gebracht.
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Mivelhogy elraboltátok ezüstömet és aranyomat, és legszebb kincsemet templomaitokba vittétek;
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.porque habéis llevado mi plata y mi oro. Mis cosas preciosas y hermosas habéis introducido en vuestros templos
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.te, jotka olette ottaneet minun hopeani ja kultani, vieneet minun ihanat kalleuteni temppeleihinne
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Vì các ngươi đã lấy bạc vàng ta đi , đã đem đồ châu_báu rất quí của ta vào trong những đền miếu các ngươi .
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Vì các ngươi đã lấy bạc vàng ta đi, đã đem đồ châu báu rất quí của ta vào trong những đền miếu các ngươi.
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Visto como levastes a minha prata e o meu ouro, e os meus ricos tesouros metestes nos vossos templos;
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Zato ker ste vzeli srebro in zlato moje in najboljše dragotine moje znesli v svoje malikovalnice
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Διοτι ελαβετε το αργυριον μου και το χρυσιον μου, και τα εκλεκτα μου αγαθα εφερετε εις τους ναους σας.
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Понеже взехне среброто ми и и златото ми, И занесохте в капищата си отбраните ми блага,
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.потому что вы взяли серебро Мое и золото Мое, и наилучшие драгоценности Мои внесли в капища ваши,
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.אשר כספי וזהבי לקחתם ומחמדי הטבים הבאתם להיכליכם׃