eşyalarım ile cümle

eşyalarım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Bazı değerli eşyalarımı kontrol etmek istiyorum.I'd like to check some of my valuables.
Benim için eşyalarıma gözkulak olur musun, lütfen?Will you keep my valuables for me, please?
Kişisel eşyalarımı otobüste bırakabilir miyim?May I leave my belongings on the bus?
Özel eşyalarımı saklamak istiyorum.I'd like to put my belongings away.
Radyo önümüzdeki deprem hakkında bizi uyardı ve eşyalarımızı toplamaya başladık.The radio warned us of the coming earthquake and we started gathering our things.
Ben değerli eşyalarımı kurtarmak istiyorum.I want to recover my valuables.
Lütfen eşyalarımı oldukları gibi bırakın.Please leave my things as they are.
Eşyalarımı zaten topladım.I have already packed my things.
Onların hepsi benim kişisel eşyalarım.They are all my personal belongings.
Değerli eşyalarımı bana geri verebilir misin?Could you give me back my valuables?
Uygun olan bir çelik kasaya değerli eşyalarımı koymak istiyorum.I'd like to put my valuables in a safe deposit box, if any are available.
Biri eşyalarımı çaldı.Someone stole my belongings.
Taşınıyorum, bu yüzden eşyalarım için kutulara ihtiyacım var.I'm moving, so I need boxes for my things.
Tüm kişisel eşyalarımı plastik bir torbaya koydum.I put all my belongings in a plastic bag.
Eşyalarımı paketlemem çok zamanımı aldı.It took me ages to pack up my stuff.
Eşyalarıma dokunmayın.Leave my things alone.
Taşınıyorum, bu nedenle eşyalarımı kutulara koymam gerekir.I'm moving, so I need boxes for my belongings.
Eşyalarıma dokunma!Don't touch my stuff!
Eşyalarımı paketliyorum.I am packing up my things.
Eşyalarıma dokunma.Don't touch my stuff.
Eşyalarım nerede?Where are my things?
Tom'a eşyalarımı bana derhal iade etmesini istediğimi söyle.Tell Tom I want my belongings returned to me immediately.
Yalnızca kişisel eşyalarım var.I only have personal items.
Ben sadece şahsi eşyalarımı getiriyorum.I'm only bringing personal items.
Eşyalarımı toparladım ve onları bavuluma koydum.I gathered together my things and put them in my suitcase.
Eşyalarımı depodan çıkarmayı unutma.Don't forget to take my things out of storage!
Tom'un eşyalarıma bakmasını istedim.I asked Tom to watch my things.
Bütün eşyalarım gitti.All of my things are gone.
Sakıncası yoksa yüzmeye gittiğimde eşyalarıma bakar mısın?Would you mind watching my things while I go for a swim?
Harika! Eşyalarımı toplayacağım!Great! I'll grab my stuff!
Eşyalarımızı almamız gerekmiyor mu?Shouldn't we get our stuff?
Bütün faturaları ödeyebilmek için eşyalarımdan çoğunu satmak zorundayım.I have to sell a lot of my things so I can pay all my bills.
Şimdi gitmek zorundayım. Eşyalarımı nereye koyduğumu gördün mü?I have to go now. Did you see where I put my things?
Eşyalarımdan uzak dur.Stay away from my stuff.
Tom bana eşyalarımı toplamamı ve gitmemi söyledi.Tom told me to pack up and leave.
Annem, dolabımdaki eşyalarımın bir kısmını atmamı önerdi.My mother suggested that I throw away some of the stuff in my closet.
Eşyalarımı almak için arabama gidiyorum.I'm going to my car to get my things.
Buraya biri girmiş. Eşyalarımın onları bıraktığım yerde olmadığını söyleyebilirim.Someone's been here. I can tell that my things aren't where I left them.
Önce söyledim, yine söylüyorum: benim eşyalarıma dokunma!I've said it before and I'm saying it again: don't touch my things!
Bırak eşyalarımı alayım.Let me get my stuff.
Eşyalarımı saklayacak yerim yok.I have no place to keep my things.
Benim eşyalarıma dokunma.Don't touch my things.
Bütün eşyalarım burada.All my stuff is here.
Çantamda benim eşyalarım var.I have my things in my bag.
Onlardan benim eşyalarıma göz kulak olmasını istedim.I asked them to watch my things.
Ondan eşyalarımı gözlemesini istedim.I asked him to watch my things.
Eşyalarımı gözlemesini istedim.I asked her to watch my things.
Sakın bir daha eşyalarıma elini sürme.Don't ever touch my things again.
Yolculuk için eşyalarımı toplamak zorundayım.I've got to pack for the trip.
Eşyalarımı kullanmaktan vazgeç!Stop using my stuff!
Bütün eşyalarım yoktu.I didn't have all my stuff.
Ben sudayken bütün eşyalarım çalındı.While I was in the water, all my belongings were stolen.
Eşyalarımı bile boşaltmadım.I haven't even unpacked my stuff.
Eşyalarımı satamam.I can't sell my things.
Sen benim eşyalarımı çaldın.You stole my things.
Tüm eşyalarımı yanıma aldım.I took all my stuff with me.
O benim eşyalarımı çaldı.He stole my stuff.
Eşyalarımı çaldı.She stole my stuff.
Benim eşyalarım çalındı.My stuff was stolen.
Tom eşyalarımdan bazılarını çaldı.Tom stole some of my stuff.

İlgili Sayfalar