eşyaları ile cümle

eşyaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Soğuk bölgelerde... ...ağır eşyaları sürükleme konusunda uzmanım.Mijn specialiteit is het rondzeulen van zware dingen op koude plaatsen.
Soğuk bölgelerde... ...ağır eşyaları sürükleme konusunda uzmanım.Mi sono specializzato nel trascinare carichi pesanti in giro per luoghi freddi
Soğuk bölgelerde... ...ağır eşyaları sürükleme konusunda uzmanım.Sou especialista em arrastar coisas pesadas através de lugares frios.
Soğuk bölgelerde... ...ağır eşyaları sürükleme konusunda uzmanım.Soy especialista en arrastrar cosas pesadas en lugares fríos.
Soğuk bölgelerde... ...ağır eşyaları sürükleme konusunda uzmanım.Specjalizuję się w przeciąganiu ciężkich przedmiotów po różnych zimnych miejscach.
Soğuk bölgelerde... ...ağır eşyaları sürükleme konusunda uzmanım.Spesialisasi saya adalah menarik barang-barang berat di tempat-tempat yang dingin.
Soğuk bölgelerde... ...ağır eşyaları sürükleme konusunda uzmanım.Sunt specializat în trasul lucrurilor grele în locuri reci.
Soğuk bölgelerde... ...ağır eşyaları sürükleme konusunda uzmanım.Tôi chuyên kéo đồ nặng nề như vậy tới những nơi giá lạnh. vào ngày 11 tháng 5 năm ngoái,
Soğuk bölgelerde... ...ağır eşyaları sürükleme konusunda uzmanım.Занимавам се с това да влача тежки неща из разни студени места.
Soğuk bölgelerde... ...ağır eşyaları sürükleme konusunda uzmanım.Я займаюся тяганням важких речей у холодних місцевостях.
Soğuk bölgelerde... ...ağır eşyaları sürükleme konusunda uzmanım.Я специалист по перетаскиванию тяжестей в холодных местностях.
Soğuk bölgelerde... ...ağır eşyaları sürükleme konusunda uzmanım.אני מתמחה בגרירת דברים כבדים במקומות קרים.
Soğuk bölgelerde... ...ağır eşyaları sürükleme konusunda uzmanım.أنا متخصص في جر الأشياء الثقيلة حول الأماكن الباردة.
Soğuk bölgelerde... ...ağır eşyaları sürükleme konusunda uzmanım.寒い場所を行き来するのが専門です 昨年の5月11日に
Tamam, eşyalarınızı alın ve gidelimBueno, tomen sus cosas y vámonos.
Tapınak törenlerinde kullanılan kovaları, kürekleri, fitil maşalarını, tabakları, bütün tunç eşyaları aldılar.Au luat cenuşarele, lopeţile, mucările, ceştile şi toate uneltele de aramă cu cari se făcea slujba.
Tapınak törenlerinde kullanılan kovaları, kürekleri, fitil maşalarını, tabakları, bütün tunç eşyaları aldılar.I hrnce, lopatky, nože, panvy i všetky medené nádoby, ktorými svätoslúžili, pobrali.
Tapınak törenlerinde kullanılan kovaları, kürekleri, fitil maşalarını, tabakları, bütün tunç eşyaları aldılar.Karrene, Skovlene, Hnivene, Kanderne og alle Kobbersagerne, som brugtes ved Tjenesten, røvede de;
Tapınak törenlerinde kullanılan kovaları, kürekleri, fitil maşalarını, tabakları, bütün tunç eşyaları aldılar.또 가마들과 부삽들과 불집게들과 숟가락들과 섬길 때에 쓰는 모든 놋그릇을 다 가져갔으며
Tapınak törenlerinde kullanılan kovaları, kürekleri, fitil maşalarını, tabakları, bütün tunç eşyaları aldılar.Kotły też i łopaty, i naczynia muzyczne, i misy i wszystko naczynie miedziane, którem usługiwano; pobrali.
Tapınak törenlerinde kullanılan kovaları, kürekleri, fitil maşalarını, tabakları, bütün tunç eşyaları aldılar.Též hrnce, lopaty a nástroje hudebné, a kadidlnice i všecky nádoby měděné, jimiž sloužili, pobrali.
Tapınak törenlerinde kullanılan kovaları, kürekleri, fitil maşalarını, tabakları, bütün tunç eşyaları aldılar.Und die Töpfe, Schaufeln, Messer, Löffel und alle ehernen Gefäße, womit man diente, nahmen sie weg.
Tapınak törenlerinde kullanılan kovaları, kürekleri, fitil maşalarını, tabakları, bütün tunç eşyaları aldılar.и тазы, и лопатки, и ножи, и ложки, и все сосуды медные, которые употреблялись при служении, взяли;
Tapınak törenlerinde kullanılan kovaları, kürekleri, fitil maşalarını, tabakları, bütün tunç eşyaları aldılar.отнесоха и котлите, лопатите, щипците, темянниците и всичките медни прибори, с които се извършваше службата.
Tapınak törenlerinde kullanılan kovaları, kürekleri, fitil maşalarını, tabakları, bütün tunç eşyaları aldılar.ואת הסירת ואת היעים ואת המזמרות ואת הכפות ואת כל כלי הנחשת אשר ישרתו בם לקחו׃
Tapınak törenlerinde kullanılan kovaları, kürekleri, fitil maşalarını, tabakları, bütün tunç eşyaları aldılar.والقدور والرفوش والمقاص والصحون وجميع آنية النحاس التي كانوا يخدمون بها اخذوها
Tapınak törenlerinde kullanılan kovaları, kürekleri, fitil maşalarını, tabakları, bütün tunç eşyaları aldılar.又 帶 去 鍋 、 鏟 子 、 蠟 剪 、 調 羹 、 並 所 用 的 一 切 銅 器
Tapınak törenlerinde kullanılan kovaları, kürekleri, fitil maşalarını, tabakları, bütün tunç eşyaları aldılar.又 帶去鍋 、 鏟子 、 蠟剪 、 調羹 、 並 所 用 的 一切 銅器
Taşınacak eşyaların gümrük ve vergi muafiyetlerinin, alkol ve sigara ürünlerini kapsamadığına dikkat ediniz.Huomaa, että muuttotavaroiden tulli- ja verovapaus ei koske alkoholia tai tupakkatuotteita.
Taşınacak eşyaların gümrük ve vergi muafiyetlerinin, alkol ve sigara ürünlerini kapsamadığına dikkat ediniz.Notez que les exonérations douanières et fiscales ne concernent pas les alcools et le tabac.
Taşınacak eşyaların gümrük ve vergi muafiyetlerinin, alkol ve sigara ürünlerini kapsamadığına dikkat ediniz.Observera att tull- och skattefriheten för flyttsaker inte gäller alkohol eller tobaksprodukter.
Taşınacak eşyaların gümrük ve vergi muafiyetlerinin, alkol ve sigara ürünlerini kapsamadığına dikkat ediniz.لاحظ أن الإعفاء من الضريبة ومن الجمارك للبضائع المنقولة لا يمس الكحوليات ولا منتجات السجائر والتبغ.
Taşınacak eşyaların gümrük ve vergi muafiyetlerinin, alkol ve sigara ürünlerini kapsamadığına dikkat ediniz.لاحظ أن المعافاة من الضريبة والمعافاة من الجمارك للبضائع المنقولة لا تمس الكحوليات أو منتجات السجائر أو التبغ.
Taşınacak eşyalarınızı gümrüğe (tulli) bildirmeniz de gerekmez.Du behöver inte heller anmäla dina flyttsaker i tullen (tulli).
Taşınacak eşyalarınızı gümrüğe (tulli) bildirmeniz de gerekmez.Sinun ei myöskään tarvitse ilmoittaa muuttotavaroistasi tullille.
Taşınacak eşyalarınızı gümrüğe (tulli) bildirmeniz de gerekmez.Tampoco deberá declarar sus bienes en la aduana (tulli).
Taşınacak eşyalarınızı gümrüğe (tulli) bildirmeniz de gerekmez.Vous n’avez pas non plus à déclarer vos biens de déménagement aux douanes (tulli).
Taşınacak eşyalarınızı gümrüğe (tulli) bildirmeniz de gerekmez.Вам также не потребуется декларировать в таможне (tulli) ввозимые вещи.
Taşınacak eşyalarınızı gümrüğe (tulli) bildirmeniz de gerekmez.كما أنك لست بحاجة أيضاً إلى أن تبلغ عن بضائعك المنقولة إلى الجمارك (tulli).
Taşınacak eşyalarınızı gümrüğe (tulli) bildirmeniz de gerekmez.从其他欧盟国家移居芬兰,通常无需为行李,即私人物品,缴纳关税或增值税。您也不必向海关(tulli)报关。
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.A když přišel na vrch, vzal to z rukou jejich, a složil v jednom domě, propustiv muže ty, kteřížto odešli.
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.A keď prišiel na vŕšok, vzal z ich ruky a složil to v nejakom dome a prepustil mužov, a išli.
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.A przyszedłszy na pagórek, wziął to z ręki ich, i złożył w niektórym domu, a męże one odprawił, i odeszli.
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.De mikor a dombhoz ért, elvette tõlök azokat, és elrejté egy házban, és elbocsátá a férfiakat, és elmenének.
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.In ko pride do hriba, vzame to iz njunih rok in odloži v hišo; potem odpusti moža, in sta odšla.
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.언덕에 이르러는 게하시가 그 물건을 두 사환의 손에서 취하여 집에 감추고 저희를 보내어 가게 한 후
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.Lúc đã đến trên gò, Ghê-ha-xi lấy các bao khỏi tay hai đầy tớ, và để trong nhà mình, đoạn cho họ đi trở về.
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.Men da de kom til Højen, tog han Pengene fra dem, gemte dem i Huset og lod Mændene gå.
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.И когато стигна до хълма, взе ги от ръцете им та ги скри в къщата; и отпусна човеците, та си отидоха.
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.Когда он пришел к холму, то взял из рук их и спрятал дома. И отпустил людей, и они ушли.
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.ויבא אל העפל ויקח מידם ויפקד בבית וישלח את האנשים וילכו׃
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.ولما وصل الى الاكمة اخذها من ايديهما واودعها في البيت واطلق الرجلين فانطلقا.
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.到 了 山 岡 、 基 哈 西 從 他 們 手 中 接 過 來 、 放 在 屋 裡 、 打 發 他 們 回 去
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.到了 山岡 、 基哈西從 他 們 手中 接 過來 、 放在 屋裡 、 打發 他 們 回去
Topluluk çocuklarını, hayvanlarını, değerli eşyalarını alıp yola çıktı.Allora si rimisero in cammino, mettendo innanzi a loro i bambini, il bestiame e le masserizie
Topluluk çocuklarını, hayvanlarını, değerli eşyalarını alıp yola çıktı.A obrátiac sa odišli. A pustili deti i dobytok i to, čo mali cenného, pred sebou.
Topluluk çocuklarını, hayvanlarını, değerli eşyalarını alıp yola çıktı.A obrátivše se odešli, a pustili napřed děti a dobytek, a což měli dražšího.
Topluluk çocuklarını, hayvanlarını, değerli eşyalarını alıp yola çıktı.A oni obróciwszy się poszli, a puścili przed sobą dziatki i bydło, i co było kosztowniejszego.
Topluluk çocuklarını, hayvanlarını, değerli eşyalarını alıp yola çıktı.Au pornit iarăş la drum şi au plecat, punînd înaintea lor copiii, vitele şi calabalîcurile.
Topluluk çocuklarını, hayvanlarını, değerli eşyalarını alıp yola çıktı.Chúng bèn xây lại , lên_đường , để cho con_trẻ , súc_vật , và đồ hành_lý đi trước .

İlgili Sayfalar