eşyaları ile cümle

eşyaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
RABbin Tapınağındaki bazı eşyaları da alıp Babilde kendi tapınağına yerleştirdi.느브갓네살이 또 여호와의 전 기구들을 바벨론으로 가져다가 바벨론에 있는 자기 신당에 두었더라
RABbin Tapınağındaki bazı eşyaları da alıp Babilde kendi tapınağına yerleştirdi.Nabucodònosor portò in Babilonia parte degli oggetti del tempio, che depose in Babilonia nella sua reggia
RABbin Tapınağındaki bazı eşyaları da alıp Babilde kendi tapınağına yerleştirdi.Naczynia też domu Pańskiego zniósł Nabuchodonozor do Babilonu, i oddał je do kościoła swego w Babilonie.
RABbin Tapınağındaki bazı eşyaları da alıp Babilde kendi tapınağına yerleştirdi.Nádoby také domu Hospodinova zavezl Nabuchodonozor do Babylona, a dal je do chrámu svého v Babyloně.
RABbin Tapınağındaki bazı eşyaları da alıp Babilde kendi tapınağına yerleştirdi.Nebucadneţar a dus la Babilon unelte din Casa Domnului, şi le -a pus în casa lui în Babilon.
RABbin Tapınağındaki bazı eşyaları da alıp Babilde kendi tapınağına yerleştirdi.Nebukadnesar førte også en del av karene i Herrens hus til Babel og satte dem i sitt tempel i Babel.
RABbin Tapınağındaki bazı eşyaları da alıp Babilde kendi tapınağına yerleştirdi.Nebukadnessar vei Herran temppelin kaluja Baabeliin ja pani ne temppeliinsä Baabelissa.
RABbin Tapınağındaki bazı eşyaları da alıp Babilde kendi tapınağına yerleştirdi.Nebukadnezar je prinesel tudi nekaj posod iz hiše GOSPODOVE v Babilon in jih je del v svoj tempelj v Babilonu.
RABbin Tapınağındaki bazı eşyaları da alıp Babilde kendi tapınağına yerleştirdi.Och en del av kärlen i HERRENS hus förde Nebukadnessar till Babel, och han satte in dem i sitt tempel i Babel.
RABbin Tapınağındaki bazı eşyaları da alıp Babilde kendi tapınağına yerleştirdi.og Nebukadnezar lod en Del af HERRENs Hus's Kar bringe til Babel og opstillede dem i sin Borg i Babel.
RABbin Tapınağındaki bazı eşyaları da alıp Babilde kendi tapınağına yerleştirdi.И часть сосудов дома Господня перенес Навуходоносор в Вавилон и положил их в капище своем в Вавилоне.
RABbin Tapınağındaki bazı eşyaları da alıp Babilde kendi tapınağına yerleştirdi.Навуходоносор занесе и от вещите на Господния дом във Вавилон, и ги тури в капището си във Вавилон.
RABbin Tapınağındaki bazı eşyaları da alıp Babilde kendi tapınağına yerleştirdi.ומכלי בית יהוה הביא נבוכדנאצר לבבל ויתנם בהיכלו בבבל׃
RABbin Tapınağındaki bazı eşyaları da alıp Babilde kendi tapınağına yerleştirdi.وأتى نبوخذناصّر ببعض آنية بيت الرب الى بابل وجعلها في هيكله في بابل
RABbin Tapınağındaki bazı eşyaları da alıp Babilde kendi tapınağına yerleştirdi.尼 布 甲 尼 撒 又 將 耶 和 華 殿 裡 的 器 皿 帶 到 巴 比 倫 、 放 在 他 神 的 廟 裡 。 〔 或 作 自 己 的 宮 裡
RABbin Tapınağındaki bazı eşyaları da alıp Babilde kendi tapınağına yerleştirdi.尼布甲尼撒 又 將 耶和華 殿裡 的 器皿 帶 到 巴比倫 、 放在 他 神 的 廟裡 。 〔 或 作 自己 的 宮裡
Sabah 7'de geldiler ve evimizi boşaltmaya zorladılar eşyalarımızı bile kurtaramadık...Au venit la 7 dimineața și ne-au forțat să eliberăm casele. Nici vorbă să ne păstrăm bunurile...
Sabah 7'de geldiler ve evimizi boşaltmaya zorladılar eşyalarımızı bile kurtaramadık...Eles chegaram às 7 da manhã e nos forçaram a sair das nossas casas. Nem deu para salvar os nossos pertences...
Sabah 7'de geldiler ve evimizi boşaltmaya zorladılar eşyalarımızı bile kurtaramadık...جاءوا في السابعة صباحاً وأجبرونا على ترك بيوتنا. لم ننقذ حتى متعلقاتنا...
Sadece eşyalarına bakmakla meşgul olan koskoca bir meslek var.Hay toda una industria basado en vigilar tus cosas.
Sadece eşyalarına bakmakla meşgul olan koskoca bir meslek var.Il y a une industrie entière basée sur le stockage de vos affaires.
Sadece eşyalarına bakmakla meşgul olan koskoca bir meslek var.Представете си, има цял отрасъл за пазене на вашите вещи.
Sandığı, Buluşma Çadırını ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları kâhinlerle Levililer tapınağa taşıdılar.con la tenda del convegno e con tutti gli arredi sacri che erano nella tenda
Sandığı, Buluşma Çadırını ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları kâhinlerle Levililer tapınağa taşıdılar.dời đi luôn với Ðền tạm . Những thầy tế_lễ và người Lê-vi khiêng các đồ đó lên .
Sandığı, Buluşma Çadırını ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları kâhinlerle Levililer tapınağa taşıdılar.dời đi luôn với Ðền tạm. Những thầy tế lễ và người Lê-vi khiêng các đồ đó lên.
Sandığı, Buluşma Çadırını ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları kâhinlerle Levililer tapınağa taşıdılar.여호와의 궤와 회막과 성막 안의 모든 거룩한 기구들을 메고 올라가되 제사장과 레위 사람이 그것들을 메고 올라가매
Sandığı, Buluşma Çadırını ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları kâhinlerle Levililer tapınağa taşıdılar.ויעלו את ארון יהוה ואת אהל מועד ואת כל כלי הקדש אשר באהל ויעלו אתם הכהנים והלוים׃
Sandığı, Buluşma Çadırını ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları kâhinlerle Levililer tapınağa taşıdılar.واصعدوا تابوت الرب وخيمة الاجتماع مع جميع آنية القدس التي في الخيمة فاصعدها الكهنة واللاويون.
Sandığı, Buluşma Çadırını ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları kâhinlerle Levililer tapınağa taşıdılar.祭 司 和 利 未 人 、 將 耶 和 華 的 約 櫃 運 上 來 、 又 將 會 幕 、 和 會 幕 的 一 切 聖 器 具 、 都 帶 上 來
Sandığı, Buluşma Çadırını ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları kâhinlerle Levililer tapınağa taşıdılar.祭司 和 利未 人 、 將 耶和華 的 約櫃運 上來 、 又 將會 幕 、 和 會幕 的 一切 聖 器具 、 都 帶上來
Sandığı, Buluşma Çadırını ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları Levili kâhinler tapınağa taşıdılar.Au adus chivotul, cortul întîlnirii, şi toate uneltele sfinte cari erau în cort: preoţii şi Leviţii le-au dus.
Sandığı, Buluşma Çadırını ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları Levili kâhinler tapınağa taşıdılar.궤와 회막과 장막 안에 모든 거룩한 기구를 메고 올라가되 제사장과 레위 사람이 그것들을 메고 올라가매
Sandığı, Buluşma Çadırını ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları Levili kâhinler tapınağa taşıdılar.Những thầy tế lễ và người Lê-vi đều đem lên cái hòm, hội mạc, và các khí dụng thánh vốn ở trong trại.
Sandığı, Buluşma Çadırını ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları Levili kâhinler tapınağa taşıdılar.Những thầy tế_lễ và người Lê-vi đều đem lên cái hòm , hội mạc , và các khí dụng thánh vốn ở trong trại .
Sandığı, Buluşma Çadırını ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları Levili kâhinler tapınağa taşıdılar.и понесли ковчег и скинию собрания и все вещи священные, которые в скинии, – понесли их священники и левиты.
Sandığı, Buluşma Çadırını ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları Levili kâhinler tapınağa taşıdılar.ויעלו את הארון ואת אהל מועד ואת כל כלי הקדש אשר באהל העלו אתם הכהנים הלוים׃
Sandığı, Buluşma Çadırını ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları Levili kâhinler tapınağa taşıdılar.واصعدوا التابوت وخيمة الاجتماع مع جميع آنية القدس التي في الخيمة اصعدها الكهنة واللاويون.
Sandığı, Buluşma Çadırını ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları Levili kâhinler tapınağa taşıdılar.祭 司 利 未 人 將 約 櫃 運 上 來 、 又 將 會 幕 和 會 幕 的 一 切 聖 器 具 都 帶 上 來
Sandığı, Buluşma Çadırını ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları Levili kâhinler tapınağa taşıdılar.祭司 利未 人 將約 櫃運 上來 、 又 將會 幕 和 會幕 的 一切 聖 器具 都 帶上來
Sanmıyorum, eşyalarınızı toplayın.No estoy seguro, agarren sus cosas.
Senin evin bundan ibaret. Eşyalarını tuttuğun bir yer. Çıkınca da daha fazla eşya alıyorsun.Questo è quello che è la tua casa.Un posto dove tenere le tue cose, mentre sei uscito,a prendere altre cose.
Senin evin bundan ibaret. Eşyalarını tuttuğun bir yer. Çıkınca da daha fazla eşya alıyorsun.Това е вашата къща - място, където съхранявате нещата си, докато излизате навън и купувате още.
Sergileyecek Kraliyet eşyaları olmasaydı... ...Başkan o müzeyi kuramazdı.Αν το Βασιλικό Ίδρυμα δεν υπήρχε, το μουσείο του Προέδρου δεν θα είχε χτιστεί.
Sergileyecek Kraliyet eşyaları olmasaydı... ...Başkan o müzeyi kuramazdı.لو لم يكن من اجل اعادة الملكية لما بنى الرئيس المتحف
Şimdiden başlayarak, size 5 dakika vereceğim. Geri gidin ve eşyalarınızı klüp odasına bırakın.Считано от този момент имате 5 минути... ...да се върнете и да оставите нещата си в стаята.
Şimdi hangi eşyalarını taşıyacaksın?Adesso che cosa ti porti??
Şimdi hangi eşyalarını taşıyacaksın?¿Ahora que cosas te llevas?
Şimdi hangi eşyalarını taşıyacaksın?Quelles affaires je vais devoir prendre ?
Şimdi hangi eşyalarını taşıyacaksın?Sekarang barang apa yang harus Anda bawa?
Şimdi hangi eşyalarını taşıyacaksın?Сега какво да взема?
Sırf elektronik ile her gün kullanılan eşyaları bir araya getiren bu fikrin egzersizini yapmak istiyorlardı.Einfach um die Idee zu praktizieren, elektronische Bauteile und Alltagsgegenstände miteinander zu vereinen.
Sırf elektronik ile her gün kullanılan eşyaları bir araya getiren bu fikrin egzersizini yapmak istiyorlardı.이 피아노 서킷을 전기가 통하는 일상 소품들에 붙여, 소리를 만들어보곤 했죠.
Sırf elektronik ile her gün kullanılan eşyaları bir araya getiren bu fikrin egzersizini yapmak istiyorlardı.Puur om te experimenteren met het idee om elektronica te verbinden met alledaagse voorwerpen.
Sırf elektronik ile her gün kullanılan eşyaları bir araya getiren bu fikrin egzersizini yapmak istiyorlardı.רק בשביל לתרגל את הרעיון הזה של חיבור חפצים אלקטרונים וחפצים שבשימוש יומיומי אחד לשני.
Sırf elektronik ile her gün kullanılan eşyaları bir araya getiren bu fikrin egzersizini yapmak istiyorlardı.فقط لتدريب فكرة خلط الالكترونيات بالأغراض اليومية
Sırf elektronik ile her gün kullanılan eşyaları bir araya getiren bu fikrin egzersizini yapmak istiyorlardı.その考え方を練習するためだけにです そして 僕たちは思ったのです
Soğuk bölgelerde... ...ağır eşyaları sürükleme konusunda uzmanım.A specialitásom a nehéz dolgok vontatása hideg helyeken.
Soğuk bölgelerde... ...ağır eşyaları sürükleme konusunda uzmanım.Je suis spécialisé dans le remorquage d'objets lourds dans des endroits glaciaux.
Soğuk bölgelerde... ...ağır eşyaları sürükleme konusunda uzmanım.- 저는 추운 지역에서 무거운것을 끌고 - 다니는것을 전문으로 하지요
Soğuk bölgelerde... ...ağır eşyaları sürükleme konusunda uzmanım.Meine Spezialität ist es, schwere Sachen durch kalte Gegenden zu schleppen.

İlgili Sayfalar