Evrenin içinde eşyaların meydana gelmesini sağlayan kendi kendini örgütleme mekanizmaları olmalı.Er moeten mechanismes van zelforganisatie zijn die in dat universum dingen maken.
Evrenin içinde eşyaların meydana gelmesini sağlayan kendi kendini örgütleme mekanizmaları olmalı.Es muss im Inneren des Universums einen Mechanismus der Selbstorganisation geben, der Dinge erschafft.
Evrenin içinde eşyaların meydana gelmesini sağlayan kendi kendini örgütleme mekanizmaları olmalı.Il doit y avoir des mécanismes d'auto-organisation, à l'intérieur de l'univers, qui créent des choses.
Evrenin içinde eşyaların meydana gelmesini sağlayan kendi kendini örgütleme mekanizmaları olmalı.Kell lennie egy önszervező mechanizmusnak a világegyetemen belül, ami dolgokat készít.
Evrenin içinde eşyaların meydana gelmesini sağlayan kendi kendini örgütleme mekanizmaları olmalı.거기에는 반드시 자기 조직화 메커니즘이 있는데 우주 내에서 사물을 만드는 것입니다.
Evrenin içinde eşyaların meydana gelmesini sağlayan kendi kendini örgütleme mekanizmaları olmalı.Pasti ada mekanisme pengaturan mandiri di dalam alam semesta yang membuat berbagai hal.
Evrenin içinde eşyaların meydana gelmesini sağlayan kendi kendini örgütleme mekanizmaları olmalı.Tem de haver mecanismos de auto-organização dentro do universo para fazer coisas.
Evrenin içinde eşyaların meydana gelmesini sağlayan kendi kendini örgütleme mekanizmaları olmalı.Trebuie să existe mecanisme de auto-organizare în interiorul universului care creează lucruri.
Evrenin içinde eşyaların meydana gelmesini sağlayan kendi kendini örgütleme mekanizmaları olmalı.Wewnątrz tego świata muszą istnieć mechanizmy samoorganizacji, które robią rzeczy.
Evrenin içinde eşyaların meydana gelmesini sağlayan kendi kendini örgütleme mekanizmaları olmalı.Πρέπει να υπάρχουν μηχανισμοί αυτοοργάνωσης μέσα στο σύμπαν, που δημιουργούν πράγματα.
Evrenin içinde eşyaların meydana gelmesini sağlayan kendi kendini örgütleme mekanizmaları olmalı.Трябва да има механизми за самоорганизация вътре във вселената, които правят нещата.
Evrenin içinde eşyaların meydana gelmesini sağlayan kendi kendini örgütleme mekanizmaları olmalı.חייבים להיות מנגנונים של ארגון עצמי בתוך היקום, שיוצר דברים.
Evrenin içinde eşyaların meydana gelmesini sağlayan kendi kendini örgütleme mekanizmaları olmalı.يجب أن يكون هناك آليات من التنظيم الذاتي داخل هذا الكون و الذي يصنع الأشياء
Evrenin içinde eşyaların meydana gelmesini sağlayan kendi kendini örgütleme mekanizmaları olmalı.この宇宙には何らかの 自己形成のメカニズムが存在するはずです なぜならアリストテレスやニュートンの
Fakat eşyalarını tahliye etmek için hiç zamanları olmamıştı.Aber sie hatten keine Zeit, um ihr Hab und Gut in Sicherheit zu bringen.
Fakat eşyalarını tahliye etmek için hiç zamanları olmamıştı.Insa nu avusesera timp sa-si ia nimic din lucruri.
Fakat eşyalarını tahliye etmek için hiç zamanları olmamıştı.Jednak nie mieli czasu, by zabrać ze sobą swój dobytek.
Fakat eşyalarını tahliye etmek için hiç zamanları olmamıştı.사람들이 뭐라도 건져서 도망갈 시간이 없었습니다
Fakat eşyalarını tahliye etmek için hiç zamanları olmamıştı.Maar ze hadden geen tijd gehad om hun spullen mee te nemen.
Fakat eşyalarını tahliye etmek için hiç zamanları olmamıştı.Mais ils n'avaient pas eu le temps d"évacuer les effets personnels.
Fakat eşyalarını tahliye etmek için hiç zamanları olmamıştı.Nhưng họ lại không có thời gian để di chuyển đồ đạc của mình.
Fakat eşyalarını tahliye etmek için hiç zamanları olmamıştı.Non avevano avuto il tempo di evacuare le loro proprietà.
Fakat eşyalarını tahliye etmek için hiç zamanları olmamıştı.Pero no tuvieron tiempo de sacar sus pertenencias.
Fakat eşyalarını tahliye etmek için hiç zamanları olmamıştı.Tapi para warga tak punya waktu untuk mengangkut harta-bendanya.
Fakat eşyalarını tahliye etmek için hiç zamanları olmamıştı.Но у жителей не оставалось времени спасти своё имущество.
Fakat eşyalarını tahliye etmek için hiç zamanları olmamıştı.Но хората нямаха никакво време да изнесат покъщнината си.
Fakat eşyalarını tahliye etmek için hiç zamanları olmamıştı.אך לא היה להם זמן לפנות את רכושם.
Fakat eşyalarını tahliye etmek için hiç zamanları olmamıştı.و لكن لم يكن لديهم الوقت الكافي لإخلاء متعلقاتهم
Fakat eşyalarını tahliye etmek için hiç zamanları olmamıştı.数時間後にはスラム街からのがれきが
Farkettin mi, onların sahip olduğu eşyalar b*ktan, senin eşyaların da eşya gibi eşya?Avez-vous notez que leur affaires sont de la merde et que votre merde sont des affaires ?
Farkettin mi, onların sahip olduğu eşyalar b*ktan, senin eşyaların da eşya gibi eşya?Hai mai notato che la loro roba è merda e la tua merda è roba?
Farkettin mi, onların sahip olduğu eşyalar b*ktan, senin eşyaların da eşya gibi eşya?Pernahkah Anda memperhatikan bahwa barang-barang mereka adalah "sampah" dan "sampah" Anda adalah barang ?
Farkettin mi, onların sahip olduğu eşyalar b*ktan, senin eşyaların da eşya gibi eşya?¿Te has dado cuenta que sus cosas son mierda y que tus mierdas son cosas?
Farkettin mi, onların sahip olduğu eşyalar b*ktan, senin eşyaların da eşya gibi eşya?Забелязали ли сте, че чуждите вещи са боклуци, а вашите боклуци са вещи?
Fiber optikten bahsetmiştim: bunların bolluğu eşyaları bedava yapıyor.Am vorbit de fribra optică: abundenţa ei tinde să facă lucrurile gratuite.
Fiber optikten bahsetmiştim: bunların bolluğu eşyaları bedava yapıyor.Említettem a száloptikát: ennek a bősége általában ingyenessé szokta tenni a dolgokat.
Fiber optikten bahsetmiştim: bunların bolluğu eşyaları bedava yapıyor.Eu mencionei a fibra óptica: a sua abundância tende a tornar as coisas grátis.
Fiber optikten bahsetmiştim: bunların bolluğu eşyaları bedava yapıyor.Ho citato la fibra ottica: la sua abbondanza tende a rendere le cose gratis.
Fiber optikten bahsetmiştim: bunların bolluğu eşyaları bedava yapıyor.Ich erwähnte Glasfaser: ihr Überfluss tendiert dazu Sachen kostenlos zu machen.
Fiber optikten bahsetmiştim: bunların bolluğu eşyaları bedava yapıyor.Ik had het over glasvezel: de overvloed maakt dingen gratis.
Fiber optikten bahsetmiştim: bunların bolluğu eşyaları bedava yapıyor.J'ai mentionné la fibre optique, son abondance tend à rendre la chose gratuite.
Fiber optikten bahsetmiştim: bunların bolluğu eşyaları bedava yapıyor.가장 강력한 파괴력이 크다할 수 있는 광통신인터넷입니다. 광통신인터넷이 보급되면서 공짜가 더 많아집니다.
Fiber optikten bahsetmiştim: bunların bolluğu eşyaları bedava yapıyor.Saya menyebutkan fiber optik; kelimpahannya cenderung membuat itu gratis.
Fiber optikten bahsetmiştim: bunların bolluğu eşyaları bedava yapıyor.Tôi đã đề cập tới cáp quang -- sự phong phú của nó có xu hướng làm cho mọi thứ trở nên miễn phí.
Fiber optikten bahsetmiştim: bunların bolluğu eşyaları bedava yapıyor.Wspomniałem o światłowodach: ich nadmiarowość powoduje, że rzeczy są za darmo.
Fiber optikten bahsetmiştim: bunların bolluğu eşyaları bedava yapıyor.Ya mencioné la fibra óptica: su abundancia tiende a volver gratis las cosas.
Fiber optikten bahsetmiştim: bunların bolluğu eşyaları bedava yapıyor.Вече споменах фиброоптичните кабели: тяхното изобилие прави нещата безплатни.
Fiber optikten bahsetmiştim: bunların bolluğu eşyaları bedava yapıyor.Я згадав оптичні канали їх велика кількість робить речі безплатними.
Fiber optikten bahsetmiştim: bunların bolluğu eşyaları bedava yapıyor.Я упомянул оптоволоконный кабель — его широкое распространение влияет на уровень цен.
Fiber optikten bahsetmiştim: bunların bolluğu eşyaları bedava yapıyor.אולי החזקה ביותר. הזכרתי קודם סיבים אופטיים שפע של סיבים אופטיים הופכת את הדברים לזולים או חינמיים
Fiber optikten bahsetmiştim: bunların bolluğu eşyaları bedava yapıyor.ربما الأكثر قوة من الجميع. لقد ذكرت الألياف الضوئية: وفرتها تجعل الأشياء تصبح مجانية.
Fiber optikten bahsetmiştim: bunların bolluğu eşyaları bedava yapıyor.その「あり余るということ」で フリーが生まれます インドにおける一分あたりの通話料を示した資料です
Finlandiya’ya taşınan eşya olarak motorlu taşıt getirdiğinizde, bunu gümrüğe bildirmeniz gerekmektedir.Kun tuot auton muuttotavarana Suomeen, sinun on ilmoitettava siitä tullille.
Finlandiya’ya taşınan eşya olarak motorlu taşıt getirdiğinizde, bunu gümrüğe bildirmeniz gerekmektedir.När du tar med dig en bil till Finland som flyttsak, måste du tullanmäla den.
Finlandiya’ya taşınan eşya olarak motorlu taşıt getirdiğinizde, bunu gümrüğe bildirmeniz gerekmektedir.عندما تحضر السيارة كمتاع منقول إلى فنلندا، يتوجب عليك أن تبلغ ذلك إلى الجمارك.
Finlandiya’ya taşınan eşya olarak motorlu taşıt getirdiğinizde, bunu gümrüğe bildirmeniz gerekmektedir.如果您将私人用车驶入芬兰,应对其进行报关。在芬兰使用或注册外籍车辆前,需缴纳机动车辆税(autovero)。
Galiba eşyalarımı toplamalıyım hemen.Aku mungkin harus kabur sekarang juga.
Galiba eşyalarımı toplamalıyım hemen.Có lẽ tớ nên thu xếp hành lý của mình ngay lập tức.
Galiba eşyalarımı toplamalıyım hemen.Forse dovrei fare le valigie senza perder tempo.
Galiba eşyalarımı toplamalıyım hemen.Ich sollte wahrscheinlich meine Siebensachen sofort packen