Ana içeriğe geç
Sözlük

eşya ile cümle

eşya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Eşyalarını al ve uzaklaş.Pick up your things and go away.
Bazı değerli eşyalarımı kontrol etmek istiyorum.I'd like to check some of my valuables.
Benim için eşyalarıma gözkulak olur musun, lütfen?Will you keep my valuables for me, please?
Değerli eşyalarınızı kasaya koyun.Put your valuables in the safe.
Lütfen resepsiyonda değerli eşyalarınızı kontrol edin.Please check your valuables at the front desk.
Eşyaları kredili almayın.Don't buy things on credit.
Kişisel eşyalarımı otobüste bırakabilir miyim?May I leave my belongings on the bus?
Özel eşyalarımı saklamak istiyorum.I'd like to put my belongings away.
En yakın kayıp eşya bürosu nerede?Where is the nearest lost and found?
Kayıp eşya bürosu nerede?Where is the lost and found?
Radyo önümüzdeki deprem hakkında bizi uyardı ve eşyalarımızı toplamaya başladık.The radio warned us of the coming earthquake and we started gathering our things.
Eşyaları biraz daha ciddi bir şekilde al.Take things a little more seriously.
Otelde bir hediyelik eşya dükkânı var mı?Is there a souvenir shop in the hotel?
Brian eşyalarını geride bıraktı.Brian left his belongings behind.
Kimse eşyanın nasıl yapıldığını açıklayamadı.Nobody could explain how the thing was made.
O eşya kalmadı.That article is out of stock.
Eşyalar benim.The property is mine.
Şirket elektrikli eşya üretiyor.The company manufactures electrical goods.
Bu eşyalar satılık değildir.These articles are not for sale.
Bu eşyalar vergiden muaf.These goods are free of tax.
Bu el yapımı eşyalar kalite olarak farklıdır.These hand-made articles differ in quality.
Bütün bunlar kişisel eşyalarınız mı?Are these all your belongings?
Vergiden muaf eşyaların var mı?Do you have any tax-free articles?
Bu kasa değerli eşyaları saklamak içindir.This safe is for keeping valuables.
Dükkanında ne tür eşyalar satıyorsun?What kinds of goods do you sell in your shop?
Ben değerli eşyalarımı kurtarmak istiyorum.I want to recover my valuables.
Polis, neredeyse bir aydır çalınan eşyaları arıyor.The police have been searching for the stolen goods for almost a month.
Bu eşyaları çok yüksek bir fiyata satın aldı.You bought these articles at too high a price.
Bugün erkenden hazır olmak için dün eşyalarını topladı.She packed yesterday, so as to be ready early today.
Lütfen eşyalarımı oldukları gibi bırakın.Please leave my things as they are.
Eşyaları yarı fiyatına aldım.I purchased the goods for half price.
Eşyalarımı zaten topladım.I have already packed my things.
Eşyamı avukata teslim ettim.I entrusted my property to the lawyer.
Birinin eşya çaldığını gördüm.I saw somebody steal the merchandise.
Odamdaki eşyaların yerlerini değiştirdim.I changed the arrangement of the furniture in my room.
Eşyalarını toparla.Get your things together.
Eşyalarınızı geride bırakmayın.Don't leave your things behind.
Tüm eşyalarınızı yanınıza almayı unutmayın.Be sure to take all your belongings with you.
Eşyalarını yerine koy.Put away your things.
Bütün eşyalarınıza adınızı yazın.Put your name on all your belongings.
Eşyanı geride bırakma.Don't leave your stuff behind.
Bir palto bir giyim eşyasıdır.A coat is an article of clothing.
Geçen hafta, ABD'den ona bazı hediyelik eşyalar postaladım.Last week, I mailed him some souvenirs from the U.S.
Onların hepsi benim kişisel eşyalarım.They are all my personal belongings.
Günlük eşya bölümü hangi katta?What floor is the daily goods department on?
Birkaç turistik eşyayı geri getirdi.He brought back several souvenirs.
O, deri eşyalar alır ve satar.He buys and sells leather goods.
Adamın bütün eşyalarını soydular.They robbed the man of all his belongings.
O arka arkaya giyim eşyaları aldı.She bought articles of clothing one after another.
O birbiri ardına giyim eşyaları aldı.She bought articles of clothing one after another.
Onun en çok hangi hediyelik eşyayı istediğini düşünüyorsun?What souvenir do you think she would like most?
Eşyalara çeki düzen vermek çok zordur.It's very difficult to put things in order.
Değerli eşyalarımı bana geri verebilir misin?Could you give me back my valuables?
Uygun olan bir çelik kasaya değerli eşyalarımı koymak istiyorum.I'd like to put my valuables in a safe deposit box, if any are available.
Eşya satarak bunu tamir edemeyiz.We can't fix this by selling stuff!
Bunlar senin eşyaların mı?Are these your things?
Bu çevrede bir hediyelik eşya dükkanı var mı?Is there any souvenir shop around here?
Biri eşyalarımı çaldı.Someone stole my belongings.
Eşyalar çok pahalı oldu!Things have become so expensive!
O hâlâ kayıp eşya bürosunda.It's still in limbo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod