Ana içeriğe geç
Sözlük

eşlik ile cümle

eşlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Filoya yakıt ikmali için 8 Tanker gemisi eşlik ediyordu.Pristanišče je zapustilo tudi osem tankerjev za prevoz goriva.
1959’da Sovyet Başkanı Nikita Kuruşkev’e Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri gezisi sırasında eşlik etti.Septembra 1959, je sovjetski predsednik Nikita Hruščev 13 dni prežive v Združenih državah.
6 Nisan 2004'te Jive Records tarafından yayımlandı ve In the Zone adlı albüme eşlik etti.6. aprila 2004 je izdala založba Jive Records, in sicer v sklopu promocije istoimenskega albuma.
Epilepsi nöbetleri sıklıkla eşlik eder.Pogosti so tudi epileptični napadi.
Bu sancak gemisine 8 gemi eşlik ediyordu.Misiją sudarys 8 erdvėlaivių eskadrilė.
Aynı anda eşlik kısmı tekrarlanır.Tuomet įsiminimo operacija kartojama.
Thanos grubun solistiydi ve Vassilis destek vokal ve klavye ile eşlik ediyordu.Thanos buvo vokalistas, o Vassilis – pritariantysis vokalistas ir grojo klavišiniais.
Son adımda her eşlik bitinin değerini ölçelim.Kiekvieno finalo metu krinta skirtingas šokio vienetų kiekis.
2003'te başlayan Irak'ın İşgali'nde ABD ile birlikte koalisyon güçlerine eşlik etmiştir.2003 m. iš Kuveito prasidėjo JAV vedamos koalicijos invazija į Iraką.
Bu tatile pek çok gelenek eşlik etmektedir.Šios lenktynės per ilgą istoriją turi daug tradicijų.
Ayrıca bir orkestranın eşlik etmediği ilk yarışmalardan biriydi.Tai buvo pirmasis konkursas, kuris atsisakė orkestro.
Selçuk Sun da bu konserde eşlik edenler arasındaydı.Šekspyras buvo vienas šio teatro dalininkų.
Çalan kişi bazen halk dansına da eşlik eder.Kovos menai irgi dažnai priskiriami prie šokių.
Sınırdan Aleksotas'a giden Alman uçağına 9 Litvanya uçağı eşlik etti.Vokiečių lėktuvą nuo sienos iki Aleksoto lydėjo 9 lietuvių lėktuvai.
Chihuahua iyi bir eşlik köpeğidir."Chihuahua on väga hea seltsikoer.
Bu sancak gemisine 8 gemi eşlik ediyordu.Ta kinnitas üksteise külge 8 laeva.
Bunun anlamı sekiz veri biti, eşlik yok, bir durma bitidir.See tähendab, et ühendusel on 8 andmebitti, ei ole pariteeti ja üks stoppbitt.
Çocukken, sık sık Avrupa opera turları çıkan annesine eşlik etti.Väiksena oli Jaan tihti emaga teatris kaasas.
Boşun anlamı hiçbir eşlik bitinin gönderilmediğidir.Olematu tähendab, et paarsusbitti ei saadeta.
Bir 45'likte Erkin Koray'a eşlik etti.1945. aastal sai Kohila aleviks.
Ağrılı veya ağrısız olabilir, sarılığa koyu idrar eşlik edebilir.Võib olla siledalt või jämedalt tahutud servadega.
Sanatsal etkinliklerine hep siyasal mücadelesi eşlik etmiştir.Ta uuris järjepidevalt sõjapidamise kunsti keerukust.
Onun hatırasına oyunlar düzenleyeceği Roma şehrine kadar cenazesine eşlik etti.Tema eluajal püstitati Rooma kapitooliumile tema auks mälestussammas.
Beş dansçı/vokal eşlik etmiştir.Ta on viie monograafia autor või kaasautor.
Eşlik tek-bitlik hataları bulmayı sağlar.Paarsus on vigade kindlaksmääramise viis.
Ona Bruce Hornsby eşlik etti.Ta on teinud koostööd Gregory Batesoniga.
Kendisine sadece kişisel muhafızı ve tabii ki Macrinus eşlik ediyordu.Hiljem esines ta solistina, osalt ka koos Mikael Wiehega.
Şarkıya Kendrick Lamar eşlik ediyor.DNA on Kendric Lamari laul.
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ info% 1 chce wziąć udział w% 2, ale nie został zaproszony/ a. @ info
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ info%1 desea asistir a %2 pero no fue invitado. @info
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ info% 1 deseja participar em% 2 mas não foi convidado. @ info
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ info%1 möchte an %2 teilnehmen, wurde aber nicht eingeladen.@info
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ info% 1 ønsker at deltage i% 2 men blev ikke inbudt. @ info
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ info% 1 részt szeretne venni a( z)% 2 találkozón, de nem kapott meghívást. @ info
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ info% 1 se chce zúčastnit% 2, ale nebyl( a) pozván( a). @ info
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ info% 1 se želi udeležiti% 2, vendar ni bil povabljen. @ info
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ info%1 souhaite inviter %2 mais celui -ci n'est pas invité. @info
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ info% 1 vill delta i% 2 men har inte bjudits in. @ info
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ info%1 vuole partecipare a %2 ma non è stato invitato. @info
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ info%1 wil aan %2 deelnemen maar was niet uitgenodigd.@info
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ info% 1 будет вместе с% 2, но не приглашён. @ info
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ info% 1 хоче брати участь в% 2, але його не запрошено. @ info
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ info%1 は %2 への出席を希望していますが、招待されていません。@info
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ info% 2:% 1 haluaa osallistua, mutta ei ole kutsuttu@ info
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ info@ info
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ info@ info
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ info@ info
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ infoΟ% 1 επιθυμεί να παρευρεθεί στη% 2 αλλά δεν έχει προσκληθεί. @ info
% 1% 2 kişisine eşlik etmek istiyor ancak davet edilmemiş@ infoإلى ليس. @ info
Abla babasının korumalarının eşlik ettiği tahtırevanla evine dönüyor.Einige von Papas Leibwächtern begleiten die Sänfte, die sie heimbringt.
Abla babasının korumalarının eşlik ettiği tahtırevanla evine dönüyor.Kiệu sẽ đưa chị về nhà, dưới sự hộ tống của các vệ sĩ.
Abla babasının korumalarının eşlik ettiği tahtırevanla evine dönüyor.가장 나이 많은 언니와 작별하기 위해 아트리움으로 건너왔습니다.
Abla babasının korumalarının eşlik ettiği tahtırevanla evine dönüyor.Ze gaat naar huis in een draagstoel, geëscorteerd door pa's bodyguards.
Abla babasının korumalarının eşlik ettiği tahtırevanla evine dönüyor.Она отправится домой в паланкине, в сопровождении телохранителей отца.
Abla babasının korumalarının eşlik ettiği tahtırevanla evine dönüyor.שנישאת לביתה באפיריון, מלווה על ידי כמה משומרי הראש של אביה.
Abla babasının korumalarının eşlik ettiği tahtırevanla evine dönüyor.お父さんの護衛に付き添われています 家に戻って
Açı-Kenar-Açı Eşlik Teoremi.Tak to teď udělám. Strana Úhel Strana... shoda.
Açı-Kenar-Açı Eşlik Teoremi.VI har altså vinkel-side-vinkelkongruens.
Açı-Kenar-Açı Eşlik Teoremi.Zhoda podľa vety uhol, strana, uhol.
Açılarla kenarların yerlerini değiştirirsek, bunun da bir eşlik ilkesi olduğunu görürüz.Ak vymeníme uhly a strany, vznikne nám ďalšia veta o zhodnosti.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod