Ana içeriğe geç
Sözlük

eşli ile cümle

eşli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sana arabaya kadar eşlik edeceğim.Я провожу Вас в машину.
Sana arabaya kadar eşlik edeceğim.אני אכניס אותך למכונית.
Sana arabaya kadar eşlik edeceğim.سوف أرشدك إلى السيارة
Sana arabaya kadar eşlik edeceğim.(笑)
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.A Szaturnusznak rendkívül sok és változatos holdja van.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.Här är en bild av Malströmsgalaxen- -som tagits med Hubbleteleskopet.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.토성에는 아주 크고 다양한 위성들이 있습니다.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.Saturn doprovází velká a velmi rozmanitá skupina měsíců.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.Saturn e acompaniat de o diversă și numeroasă colecție de sateliți.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.Saturne est accompagnée d'une importante collection de lunes très diverses.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.Saturn imponuje ilością księżyców.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.Saturn je doprevádzaný veľmi veľkou a rozmanitou kolekciou mesiacov.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.Saturno è circondato da un vastissimo e diversificato gruppo di lune.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.Saturno está acompañado por una gran colección de lunas muy diversas.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.Saturn spremlja velika in raznovrstna skupina lun.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.Saturnus didampingi oleh sekumpulan bulan-bulan yang besar dan beraneka ragam.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.Saturnus wordt begeleid door een heel grote en diverse collectie manen.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.Saturn wird von einer großen, facettenreichen Gruppe von Monden begleitet.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.Ο Κρόνος συνοδεύεται από μία πολύ μεγάλη και ποικιλόμορφη συλλογή φεγγαριών.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.Сатурн е придружаван от голяма и пъстра свита от спътници.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.Сатурн оточує велика й різноманітна кількість супутників.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.Сатурн сопровождается очень большой и разнообразной коллекцией лун.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.שבתאי מלווה ע"י אוסף מאד גדול ומגוון של ירחים.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.يصاحب زحل عدد كبير و مجموعات متنوعة من الأقمار.
Saturn'e çok sayıda ve çok çeşitli uydular eşlik ediyor.そのサイズは直径数キロから米国を横断するほどの大きさまで様々です
Saul da Givaya, kendi evine döndü. Tanrının isteklendirdiği yiğitler ona eşlik ettiler.Aj Saul odišiel do svojho domu do Gibee. A išli s ním niektorí statní mužovia, ktorých srdca sa dotknul Bôh.
Saul da Givaya, kendi evine döndü. Tanrının isteklendirdiği yiğitler ona eşlik ettiler.Azután Saul is elment haza Gibeába és vele ment a sokaság, a kiknek szívét Isten megindította vala.
Saul da Givaya, kendi evine döndü. Tanrının isteklendirdiği yiğitler ona eşlik ettiler.E foi também Saul para sua casa em Gibeá; e foram com ele homens de valor, aqueles cujo coração Deus tocara.
Saul da Givaya, kendi evine döndü. Tanrının isteklendirdiği yiğitler ona eşlik ettiler.사울도 기브아 자기 집으로 갈 때에 마음이 하나님께 감동된 유력한 자들은 그와 함께 갔어도
Saul da Givaya, kendi evine döndü. Tanrının isteklendirdiği yiğitler ona eşlik ettiler.Också Saul gick hem till Gibea; och honom följde en härskara av män vilkas hjärtan Gud hade rört.
Saul da Givaya, kendi evine döndü. Tanrının isteklendirdiği yiğitler ona eşlik ettiler.også Saul gik til sit Hjem i Gibea, og de tapre Mænd, hvis Hjerte Gud rørte, gik med ham.
Saul da Givaya, kendi evine döndü. Tanrının isteklendirdiği yiğitler ona eşlik ettiler.Saul drog og hjem til Gibea, og med ham fulgte den flokk hvis hjerte Gud hadde rørt ved.
Saul da Givaya, kendi evine döndü. Tanrının isteklendirdiği yiğitler ona eşlik ettiler.Şi Saul s'a dus acasă în Ghibea, însoţit de o parte din ostaşi a căror inimă o mişcase Dumnezeu.
Saul da Givaya, kendi evine döndü. Tanrının isteklendirdiği yiğitler ona eşlik ettiler.Také i Saul odšel do domu svého do Gabaa; a odešla s ním vojska, jichžto srdcí Bůh se dotekl.
Saul da Givaya, kendi evine döndü. Tanrının isteklendirdiği yiğitler ona eşlik ettiler.Także i Saul szedł do domu swego do Gabaa, i szły za nim wojska, których Bóg serca dotknął.
Saul da Givaya, kendi evine döndü. Tanrının isteklendirdiği yiğitler ona eşlik ettiler.Und Saul ging auch heim gen Gibea, und ging mit ihm des Heeres ein Teil, welcher Herz Gott rührte.
Saul da Givaya, kendi evine döndü. Tanrının isteklendirdiği yiğitler ona eşlik ettiler.Также и Саул пошел в дом свой, в Гиву; и пошли с ним храбрые,которых сердца коснулся Бог.
Saul da Givaya, kendi evine döndü. Tanrının isteklendirdiği yiğitler ona eşlik ettiler.וגם שאול הלך לביתו גבעתה וילכו עמו החיל אשר נגע אלהים בלבם׃
Saul da Givaya, kendi evine döndü. Tanrının isteklendirdiği yiğitler ona eşlik ettiler.وشاول ايضا ذهب الى بيته الى جبعة وذهب معه الجماعة التي مسّ الله قلبها.
Saul da Givaya, kendi evine döndü. Tanrının isteklendirdiği yiğitler ona eşlik ettiler.掃 羅 往 基 比 亞 回 家 去 、 有 神 感 動 的 一 群 人 跟 隨 他
Saul da Givaya, kendi evine döndü. Tanrının isteklendirdiği yiğitler ona eşlik ettiler.掃羅 往基 比 亞 回家 去 、 有神 感動 的 一 群 人 跟 隨他
Sen logger-kafalı .-- İyi niyet, 'tis gün olacaksın. Ilçe, müzik eşliğinde düz burada olacak알다시피 로거 헤드 .-- 좋은 믿음, 어두운 날이 될 말라. 카운티는 바로 음악과 함께합니다
Sen logger-kafalı .-- İyi niyet, 'tis gün olacaksın. Ilçe, müzik eşliğinde düz burada olacakהדיבר להיות ראש לוגר-.-- בתום לב, "היום TIS. המחוז יהיה כאן עם מוזיקה ישר,
Sen logger-kafalı .-- İyi niyet, 'tis gün olacaksın. Ilçe, müzik eşliğinde düz burada olacakانت سوف يكون المسجل رأس.-- حسن النية ، 'تيس اليوم. سوف أكون هنا في المقاطعة مع الموسيقى على التوالي ،
Sen logger-kafalı .-- İyi niyet, 'tis gün olacaksın. Ilçe, müzik eşliğinde düz burada olacakそのために彼は述べた: - 私は彼が近くに聞こえる。 [内の音楽。]
Sezar salatası ... canlı müzik eşliğindeCaesar salad e anche musica dal vivo e servizio fotograficp.
Sezar salatası ... canlı müzik eşliğindeCaesar salade ook en ook live muziek en picture service.
Sezar salatası ... canlı müzik eşliğindeCaesar salad serta pertunjukan musik secara langsung dan pelayanan pengambilan photo.
Sezar salatası ... canlı müzik eşliğindeCäsar Salat sowie Live-Musik und Bild Service.
Sezar salatası ... canlı müzik eşliğindeCesar sallad, även live musik och foto service.
Sezar salatası ... canlı müzik eşliğindeCesarska sałatka jak również muzyka na żywo i pokazowa obsługa.
Sezar salatası ... canlı müzik eşliğindeCezarjeva solata, pa tudi glasba v živo in fotografiranje.
Sezar salatası ... canlı müzik eşliğindeSalade César, ainsi que de la musique live et un service photo.
Sezar salatası ... canlı müzik eşliğindeSalata Caesar, muzica si filme.
Sezar salatası ... canlı müzik eşliğindeSà lát caesar cũng như là nhạc sống và phục vụ.
Sezar salatası ... canlı müzik eşliğindeΣαλάτα του Καίσαρα, καθώς και ζωντανή μουσική και υπηρεσία εικόνων.
Sezar salatası ... canlı müzik eşliğindeСалат "Цезарь", а также живая музыка и фотографы.
Sezar salatası ... canlı müzik eşliğindeوسلطة سيزر وموسيقى حية بالإضافى إلى خدمة التصوير
Sezar salatası ... canlı müzik eşliğindeこれでいい?
Şimşon'un karısı ise Şimşon'a eşlik eden sağdıca verildi.Aber Simsons Weib ward einem seiner Gesellen gegeben, der ihm zugehörte.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod