Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.kor pedig meglátták õt a [Filiszteusok,] harmincz társat adtak mellé, hogy legyenek õ vele.
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.Mutta kun he näkivät hänet, valitsivat he kolmekymmentä sulhaspoikaa olemaan hänen kanssaan.
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.Och när de fingo se honom, skaffade de trettio bröllopssvenner, som skulle vara hos honom.
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.Og så snart de så ham, hentet de tretti brudesvenner; de var stadig om ham.
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.Quando lo ebbero visto, presero trenta compagni perché stessero con lui
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.Und da sie ihn sahen, gaben sie ihm dreißig Gesellen zu, die bei ihm sein sollten.
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.Vừa thấy chàng , người_ta bèn mời ba_mươi gã thanh_niên để kết_bạn cùng chàng .
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.Vừa thấy chàng, người ta bèn mời ba mươi gã thanh niên để kết bạn cùng chàng.
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.Y sucedió que cuando le vieron, trajeron a treinta compañeros para que estuviesen con él
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.Και οτε ειδον αυτον, ελαβον τριακοντα συντροφους δια να ηναι μετ' αυτου.
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.И как там увидели его, выбрали тридцать брачных друзей, которые были бы при нем.
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.И като го видяха филистимците доведоха тридесет другари, за да бъдат с него.
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.ויהי כראותם אותו ויקחו שלשים מרעים ויהיו אתו׃
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.فلما رأوه احضروا ثلاثين من الاصحاب فكانوا معه.
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.眾 人 看 見 參 孫 、 就 請 了 三 十 個 人 陪 伴 他
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.眾人 看 見參 孫 、 就 請 了 三十 個 人 陪伴 他
Fince ve İsveççeyi halk eğitim merkezlerinin kurslarında ve meslek eğitiminiz eşliğinde öğrenebilirsiniz.Voit opiskella suomea ja ruotsia esimerkiksi työväenopistojen kursseilla ja ammattiopintojen yhteydessä.
Fince ve İsveççeyi halk eğitim merkezlerinin kurslarında ve meslek eğitiminiz eşliğinde öğrenebilirsiniz.参加专业学习时,您也可同时参加成人学校提供的芬兰语或瑞典语课程。
Fince ve İsveççeyi halk eğitim merkezlerinin kurslarında ve meslek eğitiminiz eşliğinde öğrenebilirsiniz.参加专业学习时,您也可同时参加成人学校提供的芬兰语或瑞典语课程。 赫尔辛基的瑞典语成人学校Arbis提供许多瑞典语课程。
Gereken hallerde, bu rapora uygun teklifler eşlik eder.A Miniszterek Tanácsa az Európai Parlamenttel folytatottkonzultációt követően jár el.
Gereken hallerde, bu rapora uygun teklifler eşlik eder.De skall antas efter att det att Regionkommittén samt Ekonomiska ochsociala kommittén har hörts.
Gereken hallerde, bu rapora uygun teklifler eşlik eder.Il Parlamento europeo è informato.
Gereken hallerde, bu rapora uygun teklifler eşlik eder.Kertomukseen liitetääntarvittaessa aiheellisia ehdotuksia.
Gereken hallerde, bu rapora uygun teklifler eşlik eder.Ministerrådet træfferafgørelse efter høring af Europa-Parlamentet.
Gilatlı Barzillay da Şeria Irmağını geçişte krala eşlik edip onu uğurlamak üzere Rogelimden gelmişti.A Gileádból való Barzillai is eljöve Rógelimból, és általméne a királylyal a Jordánon, kisérvén õt a Jordánon.
Gilatlı Barzillay da Şeria Irmağını geçişte krala eşlik edip onu uğurlamak üzere Rogelimden gelmişti.Ano i Barzillai Galádský vyšel z Rogelim, a přepravil se s králem přes Jordán, aby ho zprovodil za Jordán.
Gilatlı Barzillay da Şeria Irmağını geçişte krala eşlik edip onu uğurlamak üzere Rogelimden gelmişti.Bát-xi-lai ở Ga-la-át cũng từ Rô-ghê-lim xuống , và qua sông Giô-đanh với vua đặng đưa vua đến bên kia sông .
Gilatlı Barzillay da Şeria Irmağını geçişte krala eşlik edip onu uğurlamak üzere Rogelimden gelmişti.Bát-xi-lai ở Ga-la-át cũng từ Rô-ghê-lim xuống, và qua sông Giô-đanh với vua đặng đưa vua đến bên kia sông.
Gilatlı Barzillay da Şeria Irmağını geçişte krala eşlik edip onu uğurlamak üzere Rogelimden gelmişti.I Barzillaj Gileádsky sišiel s Rogelíma a prepravil sa s kráľom cez Jordán, odprevadiac ho za Jordán.
Gilatlı Barzillay da Şeria Irmağını geçişte krala eşlik edip onu uğurlamak üzere Rogelimden gelmişti.In Barzilaj Gileadčan je prišel doli iz Rogelima in je šel s kraljem čez Jordan, da bi ga spremil čez Jordan.
Gilatlı Barzillay da Şeria Irmağını geçişte krala eşlik edip onu uğurlamak üzere Rogelimden gelmişti.Juga Barzilai orang Gilead itu datang dari Rogelim untuk mengiringi raja menyeberangi Sungai Yordan
Gilatlı Barzillay da Şeria Irmağını geçişte krala eşlik edip onu uğurlamak üzere Rogelimden gelmişti.길르앗 사람 바르실래가 왕을 보내어 요단을 건네려고 로글림에서 내려와서 함께 요단에 이르니
Gilatlı Barzillay da Şeria Irmağını geçişte krala eşlik edip onu uğurlamak üzere Rogelimden gelmişti.Også Gileaditen Barzillaj drog ned fra Rogelim og fulgte med Kongen for at ledsage ham til Jordan.
Gilatlı Barzillay da Şeria Irmağını geçişte krala eşlik edip onu uğurlamak üzere Rogelimden gelmişti.И Верзеллий Галаадитянин пришел из Роглима и перешел с царемИордан, чтобы проводить его за Иордан.
Gilatlı Barzillay da Şeria Irmağını geçişte krala eşlik edip onu uğurlamak üzere Rogelimden gelmişti.Тоже и галаадецът Верзелай слезе от Рогелим та премина Иордан с царя, за да го изпрати оттатък Иордан.
Gilatlı Barzillay da Şeria Irmağını geçişte krala eşlik edip onu uğurlamak üzere Rogelimden gelmişti.וברזלי הגלעדי ירד מרגלים ויעבר את המלך הירדן לשלחו את בירדן׃
Gilatlı Barzillay da Şeria Irmağını geçişte krala eşlik edip onu uğurlamak üzere Rogelimden gelmişti.ونزل برزلاي الجلعادي من روجليم وعبر الاردن مع الملك ليشيعه عند الاردن
Gilatlı Barzillay da Şeria Irmağını geçişte krala eşlik edip onu uğurlamak üzere Rogelimden gelmişti.基 列 人 巴 西 萊 從 羅 基 琳 下 來 、 要 送 王 過 約 但 河 、 就 與 王 一 同 過 了 約 但 河
Gilatlı Barzillay da Şeria Irmağını geçişte krala eşlik edip onu uğurlamak üzere Rogelimden gelmişti.基列人 巴西 萊從羅 基琳 下來 、 要 送 王過約 但 河 、 就 與 王一同 過 了 約但河
[Gitar ve Pan Flüt eşliğinde, Peru müziği][Gitarrenmusik]
[Gitar ve Pan Flüt eşliğinde, Peru müziği][música de guitarra]
[Gitar ve Pan Flüt eşliğinde, Peru müziği](צלילי גיטרה)
Gittiğim her yerde bana eşlik etti,Hij vergezelt me, waar ik ook heenga.
Gittiğim her yerde bana eşlik etti,Il m'accompagne partout,
Gittiğim her yerde bana eşlik etti,저는 이걸 가는 곳마다 가지고 다녔어요.
Gittiğim her yerde bana eşlik etti,Lukisan itu menemani saya kemanapun saya pergi.
Gittiğim her yerde bana eşlik etti,M-a însoţit orinde am fost.
Gittiğim her yerde bana eşlik etti, O kıza bakmaktan hiç bir zaman yorulmuyorum.Den har följt med mig överallt, jag tröttnar aldrig på att titta på henne.
Gittiğim her yerde bana eşlik etti, O kıza bakmaktan hiç bir zaman yorulmuyorum.Den har ledsaget mig overalt, jeg bliver aldrig træt af at kigge på hende.
Gittiğim her yerde bana eşlik etti, O kıza bakmaktan hiç bir zaman yorulmuyorum.Es hat mich begleitet, wohin ich auch gegangen bin, ich werde es niemals müde, sie zu betrachten.
Gittiğim her yerde bana eşlik etti, O kıza bakmaktan hiç bir zaman yorulmuyorum.Me acompaña donde quiera que voy, no me canso de mirarla.
Gittiğim her yerde bana eşlik etti, O kıza bakmaktan hiç bir zaman yorulmuyorum.Mi ha accompagnato ovunque, non mi stanco mai di guardarla.
Gittiğim her yerde bana eşlik etti, O kıza bakmaktan hiç bir zaman yorulmuyorum.Mindenhova elkísért, sohasem fáraszt el, amikor nézem.
Gittiğim her yerde bana eşlik etti, O kıza bakmaktan hiç bir zaman yorulmuyorum.Nó đồng hành với tôi mọi nơi, chưa bao giờ tôi thấy chán bức tranh đó.
Gittiğim her yerde bana eşlik etti, O kıza bakmaktan hiç bir zaman yorulmuyorum.Provází mě, ať jdu kamkoliv, nikdy se na něj nemůžu dost vynadívat.
Gittiğim her yerde bana eşlik etti, O kıza bakmaktan hiç bir zaman yorulmuyorum.Towarzyszył mi wszędzie, a patrzenie na nią nigdy mnie nie nuży.
Gittiğim her yerde bana eşlik etti, O kıza bakmaktan hiç bir zaman yorulmuyorum.Με έχει συντροφεύσει όπου κι αν έχω πάει, ποτέ δεν κουράζομαι να την βλέπω.
Gittiğim her yerde bana eşlik etti, O kıza bakmaktan hiç bir zaman yorulmuyorum.Він супроводжує мене, куди б я не поїхала, і я не втомлююся ним насолоджуватися.
Gittiğim her yerde bana eşlik etti, O kıza bakmaktan hiç bir zaman yorulmuyorum.Той е с мен, където и да отида, никога не се уморявам да го гледам.
Gittiğim her yerde bana eşlik etti,Tem-me acompanhado para onde quer que vá.