Ana içeriğe geç
Sözlük

eşli ile cümle

eşli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu iki üçgen arasında bir eşlik bağıntısı kurabilir miyiz bir bakalım. .Poďme sa pozrieť, či môžeme vytvoriť nejaký zhodný vzťah medzi týmito dvoma trojuholníkmi na obrázku.
Bu iki üçgen arasında bir eşlik bağıntısı kurabilir miyiz bir bakalım. .Pojďme se podívat, zda můžeme vytvořit nějaký vztah shody mezi těmito dvěma trojúhelníky na obrázku.
Bu iki üçgen arasında bir eşlik bağıntısı kurabilir miyiz bir bakalım. .Zobaczmy czy możemy wysunąć jakąś relację przystawania pomiędzy tymi 2 oczywistymi trójkątami, tutaj.
Bu iki üçgen arasında bir eşlik bağıntısı kurabilir miyiz bir bakalım. .Одоо энэ диаграмд байгаа 2 гурвалжинд ямар нэгэн нийтлэг харьцаа байгаа юу?
Bu iki üçgen arasında bir eşlik bağıntısı kurabilir miyiz bir bakalım. .Също така, знаем че AB и CD са успоредни.
Bu iki üçgen arasında bir eşlik bağıntısı kurabilir miyiz bir bakalım. .لذا، دعونا نرى إذا كان بإمكاننا إيجاد علاقة تطابق بين المثلثين الواضحين في هذا الرسم البياني
Bu İncilden gelen bir konu değil, ama bu herzaman insanlığa eşlik etmiş bir konudur.Asta e o concluzie care nu reiese din Biblie, dar e ceva ce a însoţit mereu omenirea.
Bu İncilden gelen bir konu değil, ama bu herzaman insanlığa eşlik etmiş bir konudur.C'est une idée qui ne vient pas de la Bible, mais c'est quelque chose qui a toujours accompagné l'humanité.
Bu İncilden gelen bir konu değil, ama bu herzaman insanlığa eşlik etmiş bir konudur.Das ist ein Punkt, der nicht aus der Bibel kommt, aber es ist etwas, das die Menschheit immer begleitet hat.
Bu İncilden gelen bir konu değil, ama bu herzaman insanlığa eşlik etmiş bir konudur.Esa es la idea que no surge de la Biblia, pero es algo que siempre ha acompañado a la Humanidad.
Bu İncilden gelen bir konu değil, ama bu herzaman insanlığa eşlik etmiş bir konudur.És ez a gondolat nem a Bibliából származik, egész történelmünk során végigkísérte az emberiséget.
Bu İncilden gelen bir konu değil, ama bu herzaman insanlığa eşlik etmiş bir konudur.Esta é uma questão que não sai da Bíblia, mas é uma coisa que tem sempre acompanhado a humanidade.
Bu İncilden gelen bir konu değil, ama bu herzaman insanlığa eşlik etmiş bir konudur.Het is een idee die niet van de Bijbel afkomstig is, maar het is iets dat altijd samenhing met het mensdom.
Bu İncilden gelen bir konu değil, ama bu herzaman insanlığa eşlik etmiş bir konudur.Je to fakt, který neplyne z Bible, ale je to něco, co vždy obklopovalo lidstvo.
Bu İncilden gelen bir konu değil, ama bu herzaman insanlığa eşlik etmiş bir konudur.이것이 바로 성경에 나오지는 않지만 항상 인간에게
Bu İncilden gelen bir konu değil, ama bu herzaman insanlığa eşlik etmiş bir konudur.Questo è un punto che non proviene dalla Bibbia, ma è qualcosa che da sempre accompagna l'umanità.
Bu İncilden gelen bir konu değil, ama bu herzaman insanlığa eşlik etmiş bir konudur.Tämä näkökohta ei niinkään tule Raamatusta, vaan se on asia, joka on seurannut ihmiskuntaa.
Bu İncilden gelen bir konu değil, ama bu herzaman insanlığa eşlik etmiş bir konudur.To jest puenta, która nie wywodzi się z Biblii ale jest czymś, co zawsze towarzyszyło ludzkości.
Bu İncilden gelen bir konu değil, ama bu herzaman insanlığa eşlik etmiş bir konudur.Toto je tvrdenie, ktoré nevzišlo z Biblie, ale vlastne vždy sprevádzalo ľudstvo.
Bu İncilden gelen bir konu değil, ama bu herzaman insanlığa eşlik etmiş bir konudur.Αυτό είναι ένα θέμα που δεν προκύπτει από τη Βίβλο, αλλά είναι κάτι που πάντα συντρόφευε την ανθρωπότητα.
Bu İncilden gelen bir konu değil, ama bu herzaman insanlığa eşlik etmiş bir konudur.Това е проблем, който не идва от Библията, но това е нещо, което наистина съпътства човечеството.
Bu İncilden gelen bir konu değil, ama bu herzaman insanlığa eşlik etmiş bir konudur.Эта мысль происходит не из Библии, но тем не менее, она всегда жила в сознании человечества.
Bu İncilden gelen bir konu değil, ama bu herzaman insanlığa eşlik etmiş bir konudur.הנקודה היא שהם לא מופיעים בתנ"ך, אלא שזה משהו
Bu İncilden gelen bir konu değil, ama bu herzaman insanlığa eşlik etmiş bir konudur.هذه هي النقطة التي لم تذكر في الانجيل ولكن هناك شيء
Bu İncilden gelen bir konu değil, ama bu herzaman insanlığa eşlik etmiş bir konudur.問題なのです でも植物は常に人類と 共にあったものです
Bunların her biri eşliğe işaret eder.Hvis det her er tilfældet, er trekanterne altså kongruente.
Bunların her biri eşliğe işaret eder.Każdy z nich implikuje przystawanie
Bunların her biri eşliğe işaret eder.이들 중 하나라도 만족한다면 두 삼각형은 합동이라고 할 수 있습니다
Bunların her biri eşliğe işaret eder.Všechny tyto věty dokazují shodnost.
Bunların her biri eşliğe işaret eder.Všetky tieto vety dokazujú zhodnosť.
Bunların her biri eşliğe işaret eder.Всяко от тези е предпоставка за еднаквост.
Buradaki Kenar-Kenar-Kenar ile eşlikteki Kenar-kenar-kenarın farklı olduğunu hatırlatırım.한번 더 강조해서 설명하면 삼각형의 SSS합동과 SSS닮음은 다른것입니다
Buradaki Kenar-Kenar-Kenar ile eşlikteki Kenar-kenar-kenarın farklı olduğunu hatırlatırım.И искам да припомня, Страна-Страна-Страна, това се различава от Страна-Страна-Страна при съответствие.
Buradaki Kenar-Kenar-Kenar ile eşlikteki Kenar-kenar-kenarın farklı olduğunu hatırlatırım.І пам"ятайте, Сторона-Сторона-Сторона відрізняється від Сторони-Сторони-Сторони для рівності.
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,Aiurează în sunetul alăutei, se cred iscusiţi ca David în instrumentele de muzică.
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,A kik hárfa mellett dalolgatnak, és azt hiszik, hogy hangszereik a Dávidéi;
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,Canterellano al suono dell'arpa, si pareggiano a David negli strumenti musicali
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,de kvidrer til Harpeklang og opfinder Strengeleg som David;
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,Ils extravaguent au son du luth, Ils se croient habiles comme David sur les instruments de musique.
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,Improvisáis al son de la lira e inventáis instrumentos musicales, al estilo de David
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,I som skrålen visor till harpans ljud och tänken ut åt eder musikinstrumenter såsom David;
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,jotka sepustatte lauluja harpulla säestäen ja sommittelette soittimia kuin mikäkin Daavid;
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,ki pojete bedaste pesmi z glasom brenkelj, si izmišljate godala kakor David,
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,비파에 맞추어 헛된 노래를 지절거리며 다윗처럼 자기를 위하여 악기를 제조하며
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,Którzy śpiewacie przy lutni, wymyślając sobie naczynia muzyczne, jako Dawid;
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,Přizpěvujíce k loutně jako David, vymýšlejíce sobě nástroje muzické.
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,que garganteiam ao som da lira, e inventam para si instrumentos músicos, assim como Davi;
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,som synger allslags tull til harpens toner og har uttenkt eder strengeinstrumenter, likesom David,
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,Thật , các ngươi hát bài bậy_bạ họa theo đờn cầm , bày_vẽ ra những đồ nhạc_khí cho mình như vua Ða - vít .
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,Thật, các ngươi hát bài bậy bạ họa theo đờn cầm, bày vẽ ra những đồ nhạc khí cho mình như vua Ða-vít.
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,tým, ktorí žvania pri zvuku harfy; vymýšľajú si hudobné nástroje ako Dávid,
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,und spielt auf dem Psalter und erdichtet euch Lieder wie David,
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,οιτινες ψαλλετε εν τη φωνη της λυρας, εφευρισκετε εις εαυτους οργανα μουσικης καθως ο Δαβιδ,
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,Които пеете празни песни по звука на псалтира, И си изнамирате музикални инструменти както Давида, -
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,поете под звуки гуслей, думая, что владеете музыкальным орудием,как Давид,
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,הפרטים על פי הנבל כדויד חשבו להם כלי שיר׃
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,الهاذرون مع صوت الرباب المخترعون لانفسهم آلات الغناء كداود
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,彈 琴 鼓 瑟 唱 消 閑 的 歌 曲 、 為 自 己 製 造 樂 器 、 如 同 大 衛 所 造 的
Çenk eşliğinde türkü söyleyenler, Davut gibi beste yapanlar,彈琴鼓瑟 唱 消閑 的 歌曲 、 為 自己 製造 樂器 、 如同 大衛所 造 的
Çünkü bu türden şeyleri söyleyebilirsin... Ve iyi eşlikçilerin var.Arunachala é um lugar especial (rindo)... porque você pode dizer coisas assim... e estás em boa companhia.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod