Patates Yiyenler ve ona eşlik eden resimler o dönemden kalan tek eserlerdir.Những người ăn khoai (The Potatto Eaters) và bản vẽ đi kèm là những gì duy nhất còn sót lại .
Palatine'de görevli olan ve İmparatora eşlik eden cohort , birdenbire onu terk etti.Quân đoàn đang làm nhiệm vụ ở Palatine, mà đã đi cùng với hoàng đế, lập tức bỏ rơi ông ta.
Dans genellikle müzik eşliğinde yapılır.Múa cũng thường đi đôi với âm nhạc.
31 Temmuz 2015'te üçüncü single'ı olan Will Heard eşliğindeki Nothing Left'i yayınladı.Vào ngày 31 tháng 7 năm 2015, anh phát hành đĩa đơn thứ ba, "Nothing Left", hợp tác cùng với Will Heard.
Paulo, ona eşlik eder ve İnci'ye karşı alaycı bir tutum sergiler.Paulo đồng hành cùng cô, và liên tục có những hành vi mỉa mai châm biếm khi ở trạm Pearl.
Bu esnada genellikle gitara eşlik eder.Ông tổ chức nhiều buổi biểu diễn, thường là với guitar.
Bu sancak gemisine 8 gemi eşlik ediyordu.Trên đường quay về các con tàu bị tám tàu phóng lôi Ý tấn công.
David Guetta'nın "Titanium" ve Flo Rida'nın "Wild Ones" adlı parçalarına eşlik etti.Năm 2011, Sia góp mặt trong các bài hát như "Titanium" của David Guetta và "Wild Ones" của Flo Rida.
Çalan kişi bazen halk dansına da eşlik eder.Đôi khi, một con linh miêu được đưa vào sân vận động cùng đàn bồ câu.
Ağrılı veya ağrısız olabilir, sarılığa koyu idrar eşlik edebilir.Chúng có thể không có đốm, hoặc có các đốm đen từ nhạt đến đậm.
Ana parça olan Shake That Brass'e Girls Generation'dan Taeyeon eşlik etti.Bài hát chủ đề "Shake That Brass" feat Taeyeon của Girls' Generation.
İkinci sezonda, Rick ve Morty'nin maceralarında onlara daha çok eşlik etmektedir.シーズン2では、よりリックとモーティと冒険に行くようになり、時にはモーティよりも結果を見せる。
Seymuor Cray neden bunu CDC 6600’dan çıkarttığında “eşlik bizim çiftçimizdir” demiştir.なぜCDC 6600からパリティをはずしたのかと問われたシーモア・クレイが「パリティは農夫のためのものだ」と答えたのは有名である(→w:en:Doctrine of parity) 。
Onlara bir kadın eşlik etmektedir.一男一女を授かっている。
Bu tatile pek çok gelenek eşlik etmektedir.この慣行に関しては多くの儀式が存在する。
Şarkıya Kendrick Lamar eşlik ediyor.客演にKendrick Lamarが参加している。
Nesnelerin ikisi yakınlarındaki eşlik eden küçük galaksiyle yandan görünen galaksilerdir.2つは、真横を向き近隣に小さな伴銀河を伴った円盤銀河である。
Kuma, çok eşli bir erkeğin ilk eşi dışındaki eşlerinden her biri.かの子との間に1女、最初の妻との間には1男1女。
Derici klipte dans grubu eşliğinde dans etmekte.ダンス - ロックダンスを中心にダンスをする部。
Arya ve Gendry, Yoren'in eşlikçileriyle Duvar'a doğru yola çıkarlar.アリアとジェンドリーはヨーレンの旅の一行に加わって〈壁〉に向かう。
Diğeriyse şarkı ve gitar eşliğinde yapılır.さくらしめじでは歌とギターを担当。
Eşliği CDC 7600’e dâhil ettiğinde söylentiye göre “birçok çiftçinin bilgisayar aldığını öğrendim” demiştir.次のCDC 7600にはパリティを組み込んだため、専門家から「多くの農夫がコンピュータを買うだろう」と皮肉られた(→w:en:Parity bit#History)。
Thomas'ın tabiat tarihine olan ilgisini paylaşan eşi Mary, ona bu gezilerde eşlik etti.トーマスの妻は、自然史についての彼の興味を共有し、収集旅行にも同行した。
Konserlerine usta dansçılar da eşlik etmektedir.また、コンサートではバンドマスターを務める。
Bir antrenör eşliğinde öğrenilmesi gereken bir stildir.コーチとしての知識を身につける。
Bas gitar sadece davula eşlik eder.そのギターが伴奏に使われている。
Bu da ya 4 eşli 30-pin SIMMs ya da tek 72-pin SIMM gerektirir.これはメモリを、30ピンのSIMMを複数か72ピンのSIMMを1つ使用できる。
Yolculuğun 2 aylık bölümünde eşi ve 2 çocuğu kendisine eşlik etti.彼は2人の娘と共に、その家で最後の数ヶ月を過ごしていた。
Data bilgileri için d, eşlik bitleri için p kullanılmaktadır.データストームを利用して、Dボードに乗って行う。
Yol boyunca ona eşlik eder.旅に同行することになる。
Onlara birer süvari ve topçu bölüğü eşlik ediyordu.これには砲兵隊と竜騎兵隊も含まれていた。
2016 yılı başında Lemonade albümünde yer alan "Forward" adlı şarkıda Beyoncé'ye eşlik etti.2016年4月、ビヨンセのアルバム『Lemonade』収録の楽曲『Forward』にゲストボーカルとして参加。
Poliandri, poligami (çok eşlilik) türü evliliğin kadın merkezli biçimidir.複婚制 (Polygamy) 一夫多妻制 (Polygyny) 一人の男性が複数の女性と婚姻関係を持つ形態。
Remiks sürümü, Lady Gaga'nın eşliğiyle daha sonra yayımlandı.Born This Way…レディー・ガガのカバー。
Kazlar yaşamları boyunca tek eşlidir.産卵回数は生涯で1度のみ。
Genellikle tek eşlidirler.普段は女性。
Onlara sık sık askeri muhafızlar eşlik ediyordu.官兵衛と結託することもしばしば。
Çağdaş tek-eşliliğin ortaya çıkışı, miras sorunuyla ilgiliydi.トートーメーを継ぐことは財産の相続を意味した。
Anne Japonya'dan döndükten sonra Aurobindo'nun ruhsal yolculuğuna eşlik etti.隆之が帰国後、ペドロを付き添いに日本に入国。
Eşli olarak dans edilir.念仏踊りに分類される。
Yanında ona eşlik edecek bir de şarap varsa, bu basit yemek bir ziyafete dönüşür.また、火であぶってそのまま食べるのも素朴な酒の肴の一つとして挙げられる。
NGC 4631'in yakınında ona eşlik eden cüce eliptik galaksi NGC 4627 bulunmaktadır.NGC 4631の近隣には、伴銀河の矮小楕円銀河NGC 4627がある。
Bulantı kusma ve ateş tabloya eşlik edebilir.ノルマは従容と火刑台に向かう。
Öte yandan bu sos şiş kebabına her zaman eşlik eder.また、彼は彼と共に園芸スクープをいつも運びます。
Hem de genelde eşlik eden film için bir web sitesi yaratılır.しばしば代表作の上映会が開かれる。
Maddenin içerdiği enerji daima bir enerji artışına ya da azalışına eşlik eder.精神体、即ち凝縮されたエネルギーは電気抵抗の増加或いは減少として観察される。
Örneğin, piyanoda akort çalan bir elin ses eşliğindeki videosu.例: テーブルの下で友人を蹴っているような、芝居の合図。
Yener'e klipte dört kadın dansçı eşlik etti.最後に4人が舞踊を踊る。
Oyunda ayrıca farklı özelliklere sahip olan çeşitli refakatçiler Tenno'ya eşlik etmesi için kullanılabilir.これは数十人のプレイヤーが協力して同時にラヴィエンテへ立ち向かうという異例の形式である。
Hemen ardından arka planda çalan Buddy Holly'nin "True Love Ways" şarkısı eşliğinde, bir dev panda belirir.すると、突如としてジャイアントパンダが目の前に現れ、バディ・ホリーの歌う「True Love Ways」が流れ出す。
Bu sancak gemisine 8 gemi eşlik ediyordu.1艦隊につき8隻まで編成可。
Pek çok et yemeğinde ete eşlik ederdi.米飯の副食物とされる事が多い。
Bu çalışmalarda vurgulanan çoğunlukla kadın olurken, erkek bir eşlikçi olarak çizildi.実生活においては女性神として扱われる場合が多かった。
Oyuna orkestra, koro ve solo bağlama eşlik etmektedir.演劇コントユニット、ハレとケを結成。
Hemen ardından arka planda çalan Buddy Holly'nin "True Love Ways" şarkısı eşliğinde, bir dev panda belirir.紧接着,随着Buddy Holly的歌曲“True Love Ways”的响起,一只巨型熊猫突然出现在他们面前。
Hitler Ocak 1933'te Başbakan olunca, ona Berlin'de eşlik etti.1933年1月,希特勒成为总理后,莱伊陪同他前往柏林。
Bununla birlikte, bir Exchange istemcisi olarak Outlook ile tam eşlik hiç Entourage 2008'de mevcut değildi.但是Entourage 2008仍不是與Outlook一樣的Exchange客戶端。
Evlerdeki ana görevleri sahibi adına ticaret yapmak ve gezilerde ona eşlik etmekti.家仆的主要任务是在交易时替主人站好位置以及陪伴主人旅行。
Girdiği bir savaşta bir taş ordusu kendisine eşlik etmiştir.在一片石战役中聯合清軍擊潰李自成。
Eğer eşlik doğruysa ortada hata yok veya çift sayılı bir hata yok anlamı çıkar.如果奇偶校验是正确的,那么要么没有发生错误要么发生了偶数个的错误。