Ana içeriğe geç
Sözlük

eşli ile cümle

eşli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu tatile pek çok gelenek eşlik etmektedir.Tanssiin kuuluu useita monimutkaisia rituaaleja.
Akşam tekrar oğlan evi, kız evine davul zurna eşliğinde maşalamaya gider.Seuraavana päivänä Kirsti joutuu jälleen pakenemaan poliisia poikamiesten taloon.
Yalnız başına veya eşli oynanabilir.Se voi työskennellä yksin tai pareissa.
Şarkıya Amerikan rapçi Lil Wayne eşlik ediyor.Kappaleella vierailee rap-artisti Lil Wayne.
Çocukken, sık sık Avrupa opera turları çıkan annesine eşlik etti.Hänen lapsuudessaan perhe muutti usein, sillä hänen vanhempansa olivat näyttelijöitä.
Parçaya T-Pain eşlik etti.Kappaleella vierailee T-Pain.
Bu albümde Fairport Convention`a ek olarak The Velvet Underground`dan John Cale de Nick`e eşlik ediyordu.Albumin tuotti aiemmin The Velvet Underground -yhtyeessä vaikuttanut John Cale.
Birliklere M1 Abrams tankları, Bradley destek araçları ile M113 zırhlı personel taşıyıcılar eşlik eder.Amerikkalaisjoukoilla oli käytössään M1A1 Abrams-panssarivaunuja ja M3 Bradley -panssariajoneuvoja.
"Firestone" Norveçli DJ Kygo'nun Avustralyalı şarkıcı Conrad Sewell eşliğindeki şarkısı.Firestone on norjalaisen DJ-tuottaja Kygon kappale, jolla vierailee myös australialaislaulaja Conrad Sewell.
Oyuncu Sayısı 4 kişi ile eşli.Lisäsin näytösten määrän heti neljään.
Son adımda her eşlik bitinin değerini ölçelim.Kunkin kohdan arvo saadaan lähimmän näytteen arvosta.
Şarkıda Flo Rida'ya Ne-Yo eşlik etmektedir.Kappaleella vierailee myös Flo Rida.
Sadece iki parçaya gitarıyla eşlik etti.Hän oli myös mukana yhtyeen kahdella kiertueella.
Yarış başladığında ilk 8 tur, yağmur nedeniyle güvenlik aracı eşliğinde geçmiştir.Kilpailu alkoi turva-auton perästä sateen takia.
Videoda bir grup dansçılar sanatçıya eşlik eder.Videolla artisti esiintyy omaishoitajan roolissa.
Schädle, Hitler'i çeşitli Führer Karargahında korudu ve tüm gezilerinde ona eşlik etti.Schroeder valittiin virkaan ja hän seurasi Hitleriä kaikille matkoille ja kaikkiin päämajoihin.
David Guetta'nın "Titanium" ve Flo Rida'nın "Wild Ones" adlı parçalarına eşlik etti.Sia kirjoitti David Guettan kanssa kappaleen "Titanium".
Arya ve Gendry, Yoren'in eşlikçileriyle Duvar'a doğru yola çıkarlar.Arya Stark on matkalla Muurille Yorenin saattueen kanssa.
Marşı müzik çalarak şarkı eşliğinde ya da birlikte gerçekleştirilir.Ennen puhetta voidaan soittaa musiikkia tai laulaa yhdessä.
Bu sancak gemisine 8 gemi eşlik ediyordu.Lisäksi alukselle oli asennettu kahdeksan syvyyspommia.
1993'te Pet Shop Boys'a A.B.D turnesinde eşlik etmesini Pet Shop Boys Versus America kitabında yayınladı.Vuoden 1991 kiertueen kokemuksista kertoo Chris Heathin kirjoittama kirja Pet Shop Boys versus America.
Şarkının remix versiyonunda Jamaikalı reggae sanatçısı Sean Paul eşlik etti.Ei pidä kuitenkaan sekoittaa jamaikalaiseen reggae/dancehall -artistiin Sean Pauliin).
Oyunlara Gamelan müziği eşlik etmekteydi.Yhtye käyttää musiikissaan vintage soittimia.
Yol boyunca ona eşlik eder.Tie seuraa koko matkaltaan Paimionjokea.
Bu versiyonuna bazı çizimler de eşlik etmekteydi.Monissa piirroksissa se kuitenkin olisi olemassa.
Barcelona Senfoni Orkestrası eşliğinde Beethoven'ın 9. Senfoni'sini seslendirdi.Yhtä hyvin voisi kysyä, miksi Beethovenin 9. sinfonia on kaunis.
Bunlara kimi zaman çalışma odası (atölye) ve banyo eşlik ederdi.Sisällä oli usein kylpyhuone ja käymälä.
Genellikle tek eşlidirler.Ne ovat yleensä yksineläjiä.
Gabor bir bıçak fırlatıcısıdır ve kendi mesleğinde ona eşlik edecek bir partner aramaktadır.Igor on pitkänenäinen mies, joka pitää yllä Samettihuonetta ja avustaa pelaajaa Persoonien yhdistämisessä.
Eşli oynanmaz.Lappi ei petä.
(Papageno Hım, hım, hı beşlisini söyler) Papageno, Tamino’ya eşlik eder ve üç çocuk onlara rehberlik eder.Lukko otetaan pois Papagenon suulta ja kolmen pojan opastamana Tamino ja Papageno lähtevät matkaan.
Konstantinos dönüş yolculuğunda Abu Ghanim'e eşlik etti.Ο Κωνσταντίνος συνόδευσε και τον Αμπού Γανίμ κατά το ταξίδι της επιστροφής του.
Onlara bir kadın eşlik etmektedir.Ένα παιδί τον συντροφεύει.
Çok Eşlilik: Taaddüd-i Zevcat.Μακαρία: δηλαδή ευτυχισμένη.
Bu esnada genellikle gitara eşlik eder.Το μπάσο συνήθως ακολουθεί την κιθάρα.
Onlara sık sık askeri muhafızlar eşlik ediyordu.Συχνά συνοδεύεται από αστυνομικούς.
NGC 4217'nin Messier 106'ya eşlik eden bir gökada olması olasıdır.Ένας άλλος γαλαξίας, ο NGC 4217, συνοδεύει τον Μ106.
Aynı yıl içinde Playmen grubunun "Fallin" adlı şarkısına vokaliyle eşlik etti.Επίσης, την ίδια χρονιά, συνεργάστηκε με τους Playmen στο τραγούδι "Fallin".
Pek çok yurt gezisinde eşine eşlik etti.Συχνά ταξίδευε στο εξωτερικό, όπου συνόδευε το σύζυγό της.
Kaydı yaptığı koro ona ABD'ye ikinci seyahatinde eşlik etti.Ο Δούκας του επέτρεψε να τον συνοδεύσει σε ένα ταξίδι του στην Πρωσία.
Üç dansçı eşliğinde modern bir pop şarkısı olan Klun adlı şarkısıyla yarıştı.Τραγούδησε το τραγούδι Κλόουν, ένα σύγχρονο ποπ τραγούδι που συνοδευόταν από τρεις χορευτές.
Yalnız başına veya eşli oynanabilir.Είναι δυνατόν να είναι μονόφθαλμη ή διόφθαλμη.
Bu tatile pek çok gelenek eşlik etmektedir.Η γιορτή αυτή φυσικά συνοδεύεται από πολλούς παραδοσιακούς μεζέδες.
Eşlik, herhangi iki bit değişimi görülmez olunca, uzaklık “2” olur.Το θεώρημα δεν ισχύει πλέον, όταν η απόσταση είναι = 2.
Sıklıkla, hastalığa ağrı eşlik eder.Επίσης είναι συχνός ο πόνος κατά τη διάρκεια της συνουσίας.
Asillerin oğulları Senato'da da babalarına eşlik ederlerdi.Οι δούλοι της τύφλωσαν και τα δύο παιδιά του που συνόδευαν τον πατέρα τους.
2013: Iranian Woman (İranlı Kadın) – İranlı Kadın Sanatçılar eşliğinde derleme albüm.2013: Iranian Woman (indsamling album med iranske kvindelige kunstnere).
Onlara bir kadın eşlik etmektedir.En mand møder en kvinde.
Wolfram eşliğinde bulunan Elizabeth dua etmek için dizlerine çöker.Elisabeth, der ledsages af Wolfram, falder på knæ i bøn.
Bu tatile pek çok gelenek eşlik etmektedir.Derefter gennemgår han en lang række ritualer.
Albümün yapımcılığını Bush'un bizzat eşliğiyle Andrew Powell üstlendi.Albummet var produceret af Andrew Powell, assisteret af Bush.
Nefesli çalgılarda Mel Collins gruba katılır, ayrıca eski eleman Peter Giles da birkaç şarkıya eşlik eder.Træblæseren Mel Collins kom med i gruppen, og bassisten Peter Giles var med på adskillige numre.
Albümdeki şarkılar, Bush'un sakin caz piyanoları ve Steve Gadd'ın perküsyonları eşliğindeydi.Albummet er opbygget omkring Bushs afdæmpede, jazzprægede klaver og Steve Gadds trommer.
Dev bir orkestra eşlik etti.Konferencen blev ledsaget af en udstilling.
On bir yaşında orkestra eşliğinde ilk dinletisini verdi.Han dannede sit første orkester i en alder af kun 20 år.
Tüm hafif kruvazörlere, torpido botlardan oluşan yarı-filotillalar eşlik etmekteydi.Slagskibene og krydserne var fuldt pansrede mod 5 tommer projektiler.
Turnede gruba 16 kişilik orkestra eşlik etti.Slutrunden havde deltagelse af 16 hold.
Çok eşlilik veya poligami, bir kimsenin aynı esnada birden fazla kişiyle evli olmasıdır.Polygami betyder, at én person er gift med mere end én person.
En sık parmak deformitelerinin eşlik ettiği bilinmektedir.Berøringen foretages ofte med fingerspidserne.
(Papageno Hım, hım, hı beşlisini söyler) Papageno, Tamino’ya eşlik eder ve üç çocuk onlara rehberlik eder.Papagena Papagena Papagena") De tre barneånder viser sig og standser ham.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod