Mesleğimizi kendimiz seçiyoruz ve eşlerimizi kendimiz seçiyoruz.Vi vælger vores egen profession, og vi vælger vores egne partnere.
Mesleğimizi kendimiz seçiyoruz ve eşlerimizi kendimiz seçiyoruz.Vi väljer vårt yrke, och vi väljer våra egna partners.
Mesleğimizi kendimiz seçiyoruz ve eşlerimizi kendimiz seçiyoruz.Vyberáme si našu vlastnú prácu, a aj našich partnerov.
Mesleğimizi kendimiz seçiyoruz ve eşlerimizi kendimiz seçiyoruz.We kiezen ons eigen beroep. We kiezen onze partners.
Mesleğimizi kendimiz seçiyoruz ve eşlerimizi kendimiz seçiyoruz.Wir wählen unseren eigenen Beruf, und wir wählen unsere Partner selbst.
Mesleğimizi kendimiz seçiyoruz ve eşlerimizi kendimiz seçiyoruz.Wybieramy nasz zawód, oraz wybieramy naszych partnerów.
Mesleğimizi kendimiz seçiyoruz ve eşlerimizi kendimiz seçiyoruz.Επιλέγουμε το επάγγελμά μας και επιλέγουμε τους συντρόφους μας.
Mesleğimizi kendimiz seçiyoruz ve eşlerimizi kendimiz seçiyoruz.Избираме собствената си професия и избираме своите партньори.
Mesleğimizi kendimiz seçiyoruz ve eşlerimizi kendimiz seçiyoruz.Ми вибираємо свою професію, та свого партнера.
Mesleğimizi kendimiz seçiyoruz ve eşlerimizi kendimiz seçiyoruz.Мы выбираем профессию и мы выбираем партнеров.
Mesleğimizi kendimiz seçiyoruz ve eşlerimizi kendimiz seçiyoruz.אנחנו בוחרים את המקצוע שלנו, ואנחנו בוחרים את השותפים שלנו.
Mesleğimizi kendimiz seçiyoruz ve eşlerimizi kendimiz seçiyoruz.ونختار وظائفنا ونختار شُركائنا في الحياة
Mesleğimizi kendimiz seçiyoruz ve eşlerimizi kendimiz seçiyoruz.そして自分のパートナーを選びます とても驚くのですが
Müslüman kadınlar, beslenme, çocuk büyütme ve eşlerinin ihtiyaçlarını karşılama konusunda dersler gördüler.공부 하는 이슬람 여성 영양, 자녀 양육 및 그들의 남편에 대해 걱정 하는 방법에 대 한 지침.
Müslüman kadınlar, beslenme, çocuk büyütme ve eşlerinin ihtiyaçlarını karşılama konusunda dersler gördüler.النساء المسلمات درسوا التغذية، تربية الأطفالو تعاليم على كيفية رعاية الزوج.
Nikâhsız beraberlikte eşlerin ortak soyadları olabilir.Avoliitossa puolisoilla voi olla yhteinen sukunimi.
Nikâhsız beraberlikte eşlerin ortak soyadları olabilir.Dans un concubinage, les conjoints peuvent porter un nom de famille commun.
Nikâhsız beraberlikte eşlerin ortak soyadları olabilir.I ett samboförhållande kan makarna ha ett gemensamt efternamn.
Nikâhsız beraberlikte eşlerin ortak soyadları olabilir.Los miembros de una unión de hecho pueden tener el mismo apellido.
Nikâhsız beraberlikte eşlerin ortak soyadları olabilir.Супруги, состоящие в гражданском браке, могут носить общую фамилию.
Nikâhsız beraberlikte eşlerin ortak soyadları olabilir.من الممكن أن يكون للزوجين من خلال الزواج المفتوح (التعايش) اسم عائلة مشترك.
Nikâhsız beraberlikte eşlerin ortak soyadları olabilir.同居配偶可使用同一姓氏。同居关系结束不影响姓氏。如果您想改姓,请向民政登记处递交更名申请。
Nikâhsız birliktelik, eşlerin birlikte yaşadığı ama aralarında evlilik bağı olmayan bir ilişkidir.Avoliitto on suhde, jossa puolisot asuvat yhdessä, mutta eivät ole naimisissa keskenään.
Nikâhsız birliktelik, eşlerin birlikte yaşadığı ama aralarında evlilik bağı olmayan bir ilişkidir.Ett samboförhållande är ett förhållande där ett par lever tillsammans utan att vara gifta.
Nikâhsız birliktelik, eşlerin birlikte yaşadığı ama aralarında evlilik bağı olmayan bir ilişkidir.L'union libre est une relation dans laquelle les conjoints vivent ensemble sans être mariés entre eux.
Nikâhsız birliktelik, eşlerin birlikte yaşadığı ama aralarında evlilik bağı olmayan bir ilişkidir.同居关系中,配偶在一起同居,但没有登记结婚。芬兰社会中,同居关系非常普遍,开始同居、共同生活及结束同居由同居双方决定。芬兰不对同居关系进行登记注册。
nikâhsız eşlerin birbirlerine karşı geçindirme yükümlülükleri yoktur,avopuolisoilla ei ole toistensa elatusvelvollisuutta
nikâhsız eşlerin birbirlerine karşı geçindirme yükümlülükleri yoktur,har sambor inte underhållsskyldighet gentemot varandra
nikâhsız eşlerin birbirlerine karşı geçindirme yükümlülükleri yoktur,les partenaires d'une union libre n'ont pas de devoir mutuel d'entretien.
nikâhsız eşlerin birbirlerine karşı geçindirme yükümlülükleri yoktur,No tienen entre ellos ninguna obligación de prestación de alimentos
nikâhsız eşlerin birbirlerine karşı geçindirme yükümlülükleri yoktur,в гражданском браке отсутствует обязанность содержания второго супруга;
nikâhsız eşlerin birbirlerine karşı geçindirme yükümlülükleri yoktur,القرينان المتعايشان بالزواج المفتوح ليس لديهما واجب الإعاشة تجاه بعضهما البعض
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.Akkoriban az orvosok azt javasolták a férfiaknak, hogy feltétlenül elégítsék ki a feleségüket.
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.Artsen destijds vertelden mannen routinematig het belang van het bevredigen van hun vrouw.
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.Các bác sỹ hồi đó thường xuyên nói với đàn ông về tầm quan trọng của việc thỏa mãn vợ của mình.
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.Damals haben die Ärzte den Männern routinemäßig erklärt, wie wichtig es sei, ihre Frauen zu befriedigen.
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.Doctorii de atunci le spuneau frecvent bărbaților cât de important este să își satisfacă soțiile.
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.Doktori od vtedy bežne hovorili mužom o dôležitosti uspokojovania ich žien.
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.Doktoři tenkrát běžně říkali mužům, jak je důležité uspokojovat jejich ženy.
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.Lægerne dengang fortalte mænd jævnligt om vigtigheden af at glæde deres kone.
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.Läkare på den tiden talade rutinmässig om för män vikten av att tillfredsställa deras kvinnor.
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.Los doctores de entonces acostumbraban decirles a los hombres sobre la importancia de complacer a sus esposas.
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.Os médicos dessa época alertavam regularmente os homens para a importância de darem prazer às suas mulheres.
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.Ówcześni lekarze nieustannie pouczali mężczyzn o wadze dostarczania żonom rozkoszy.
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.Para dokter pada saat itu selalu mengatakan kepada para pria pentingnya menyenangkan istri mereka.
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.Quindi sottolineavano costantemente agli uomini l'importanza di far provare il piacere alle loro mogli.
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.Οι γιατροί τότε τόνιζαν κατ 'επανάληψη στους άνδρες τη σημασία του να ικανοποιούν τις γυναίκες τους.
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.Доктора в те времена постоянно напоминали мужчинам, как важно доставлять удовольствие жёнам.
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.Лекарите тогава редовно казвали на мъжете колко е важно да задоволяват съпругите си.
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.רופאים מהזמן הקודם אמרו לאנשים לגבי החשיבות של הנאתה ועינוגה של האישה.
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.وقد أخبر الأطباء بصورة تلقائية الرجال عن أهمية إرضاء زوجاتهم
O zamanlarda doktorlar, erkekleri düzenli olarak eşlerine zevk vermelerinin önemini anlatıyordu.いかに重要かを説いていたわけです 結婚マニュアルの著者にして精液ソムリエの
Prensesler, eşleri, kız ve kardeşler tüm genellikle rolü doldurmak için kullanılır.Die Rolle wird häufig von Prinzessinen, Ehefrauen, Freundinnen oder Schwestern ausgefüllt.
Prensesler, eşleri, kız ve kardeşler tüm genellikle rolü doldurmak için kullanılır.공주와 아내, 여자친구, 남매가 흔히 이런 역할에 사용됩니다
Prensesler, eşleri, kız ve kardeşler tüm genellikle rolü doldurmak için kullanılır.- prinsesser, koner, kærester og søstre bruges ofte i denne rolle.
Prensesler, eşleri, kız ve kardeşler tüm genellikle rolü doldurmak için kullanılır.נסיכות, רעיות, חברות ואחיות, כולן משמשות בדרך כלל למילוי התפקיד.
Prensesler, eşleri, kız ve kardeşler tüm genellikle rolü doldurmak için kullanılır.もちろん、「悲嘆の女性」はビデオゲームが 発明される何千年も前から存在します。
Sizin eşleriniz var, o yüzden sizin durumunuz iyi.Bạn có vợ, do đó bạn có tất cả các quyền.
Sizin eşleriniz var, o yüzden sizin durumunuz iyi.Ha van feleségetek, akkor nincs gond.
Sizin eşleriniz var, o yüzden sizin durumunuz iyi.I har koner, så I er ok.