Ana içeriğe geç
Sözlük

eşitsizlik ile cümle

eşitsizlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Ve tekrar, eşitsizlikle yakından ilişkili.Din nou, strâns legat de inegalitate.
Ve tekrar, eşitsizlikle yakından ilişkili.E di nuovo c'è una forte correlazione con l'ineguaglianza.
Ve tekrar, eşitsizlikle yakından ilişkili.E, novamente, intimamente relacionada com a desigualdade.
Ve tekrar, eşitsizlikle yakından ilişkili.És ismét, közeli kapcsolatban az egyenlőtlenséggel.
Ve tekrar, eşitsizlikle yakından ilişkili.Et là encore, étroitement lié à l'inégalité.
Ve tekrar, eşitsizlikle yakından ilişkili.Kembali, berhubungan erat dengan ketimpangan.
Ve tekrar, eşitsizlikle yakından ilişkili.그리고 다시 말하자면, 불평등과 근접하게 연관된 겁니다
Ve tekrar, eşitsizlikle yakından ilişkili.Nogmaals een nauw verband met ongelijkheid.
Ve tekrar, eşitsizlikle yakından ilişkili.Och igen, nära relaterat till ojämlikhet.
Ve tekrar, eşitsizlikle yakından ilişkili.Og igen, tæt forbundet med ulighed.
Ve tekrar, eşitsizlikle yakından ilişkili.Po raz kolejny, ścisły związek z nierównością.
Ve tekrar, eşitsizlikle yakından ilişkili.Und wieder eine hohe Korrelation zur Ungleichheit.
Ve tekrar, eşitsizlikle yakından ilişkili.Và một lần nữa, gắn liền với sự bất bình đẳng.
Ve tekrar, eşitsizlikle yakından ilişkili.Y nuevamente, muy relacionado a la desigualdad.
Ve tekrar, eşitsizlikle yakından ilişkili.Και πάλι, υπάρχει στενή συσχέτιση με τις ανισότητες.
Ve tekrar, eşitsizlikle yakından ilişkili.И опять же, это тесно связано с неравенством.
Ve tekrar, eşitsizlikle yakından ilişkili.И отново, тясно свързани с неравенството.
Ve tekrar, eşitsizlikle yakından ilişkili.ושוב, קשר הדוק לאי שוויון.
Ve tekrar, eşitsizlikle yakından ilişkili.ومرة أخرى عدم تكافؤ الفرص يلعب دوراً كبيراً في ذلك .
Ve tekrar, eşitsizlikle yakından ilişkili.これは暴力の割合です
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.Alors ce que nous voyons c'est un dysfonctionnement social général liés à l'inégalité.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.Deci ce vedem e o funcționare socială defectoasă și generalizată legată de inegalitate.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.Entonces lo que observamos es la disfunción social general relacionada a la desigualdad.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.Jadi apa yang kita lihat adalah hubungan antara disfungsi sosial umum dengan ketimpangan.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.그래서 우리가 살펴보는것은 불평등과 관련된 일반적인 사회적 기능장애입니다
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.Patrzymy zatem na ogólną dysfunkcję społeczną związaną z nierównością.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.Portanto, aquilo que estamos a observar é a relação entre a disfunção social geral e a desigualdade.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.Quindi quello che osserviamo sono disfunzioni sociali generali legate alla disparità.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.Så det, vi ser på, er generel social disfunktion relateret til ulighed.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.Så vad vi ser är generell social dysfunktion i relation till ojämlikhet.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.Takže teraz sa pozeráme na celkovú sociálnu dysfunkciu, ktorá sa vzťahuje k nerovnosti.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.Takže to, co vidíme, je obecná společenská disfunkce propojená s nerovností.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.Tehát amit itt látunk, az az egyenlőtlenségből adódó általános társadalmi működési zavar.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.Vì thế,cái mà chúng ta đang nhìn vào là sự rối loạn chức năng xã hội nói chung liên quan đến sự bất bình đẳng.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.Waar we nu naar kijken is het algemeen maatschappelijk disfunctioneren met betrekking tot ongelijkheid.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.Was wir also sehen, ist eine allgemeine soziale Dysfunktion, die mit Ungleichheit einhergeht.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.Έτσι, αυτό που βλέπουμε είναι η γενική κοινωνική δυσλειτουργία σε σχέση με τις ανισότητες.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.Але інша важлива відмінність полягає в тому, як вони досягають своєї більшої рівності.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.Така че това, което наблюдаваме е обща социална дисфункция, свързана с неравенството.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.Таким образом, мы видим перед собой общую социальную дисфункцию на фоне неравенства.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.אז מה שאנחנו רואים זה שחוסר תפקוד חברתי כללי קשור לאי שוויון.
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.لذا ما ننظر إليه الآن هو تعطيل مجتمعي مرتبط بوجود عدم المساواة الإجتماعية .
Yani, baktığımız şey, eşitsizlikle ilişkili genel sosyal bozukluktu.格差に関連した全体的な社会的機能不全です 1つや2つのことが問題なのではなく
Yani bir eşitlik ruhu var, ancak derin eşitsizliklerle birlikte.Así que hay un espíritu de igualdad, combinado con profundas desigualdades.
Yani bir eşitlik ruhu var, ancak derin eşitsizliklerle birlikte.Det finns ingen starkare referenspunkt-
Yani bir eşitlik ruhu var, ancak derin eşitsizliklerle birlikte.Es gibt also einen Geist der Gleichheit, kombiniert mit tiefgehenden Ungleichheiten.
Yani bir eşitlik ruhu var, ancak derin eşitsizliklerle birlikte.Există deci un spirit de egalitate, combinat cu inegalităţi profunde.
Yani bir eşitlik ruhu var, ancak derin eşitsizliklerle birlikte.Il y a donc un esprit d'égalité, combiné avec de profondes inégalités.
Yani bir eşitlik ruhu var, ancak derin eşitsizliklerle birlikte.Jadi terdapat semangat persamaan tapi sekaligus juga ada perbedaan mendalam.
Yani bir eşitlik ruhu var, ancak derin eşitsizliklerle birlikte.결국 평등의 정신이 뿌리깊은 불평등과 결합되어 있는 겁니다.
Yani bir eşitlik ruhu var, ancak derin eşitsizliklerle birlikte.Naast het gevoel van gelijkheid bestaan dus ook enorme verschillen.
Yani bir eşitlik ruhu var, ancak derin eşitsizliklerle birlikte.Quindi c'è uno spirito di uguaglianza, misto a forti disuguaglianze.
Yani bir eşitlik ruhu var, ancak derin eşitsizliklerle birlikte.Så der er en ligeværdighedsånd, blandet med store uligheder.
Yani bir eşitlik ruhu var, ancak derin eşitsizliklerle birlikte.Takže máme ducha rovnosti, v kombinácii s veľkými nerovnosťami.
Yani bir eşitlik ruhu var, ancak derin eşitsizliklerle birlikte.Takže tu je duch rovnosti a hluboká nerovnost zároveň.
Yani bir eşitlik ruhu var, ancak derin eşitsizliklerle birlikte.Tasavertaisuuden henkeen liittyy syvää eriarvoisuutta.
Yani bir eşitlik ruhu var, ancak derin eşitsizliklerle birlikte.Tu je torej duh enakosti, združen z globokimi neenakostmi.
Yani bir eşitlik ruhu var, ancak derin eşitsizliklerle birlikte.Vagyis van egyfajta egyenlőség, komoly egyenlőtlenségekkel összekapcsolva.
Yani bir eşitlik ruhu var, ancak derin eşitsizliklerle birlikte.Vì thế mà nảy sinh nhu cầu về sự bình đẳng, cùng với sự bất bình đẳng ẩn sâu bên trong.
Yani bir eşitlik ruhu var, ancak derin eşitsizliklerle birlikte.Więc duchowi równości towarzyszą poważne nierówności.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod