Benim yerime esimle tartisip, aksamlari ogluma uyku oncesi masallari anlattilar.They argued with my wife for me, and they read my son bedtime stories.
Son iki ay esim beni opmeyi reddetti.My wife wouldn't kiss me for the last two months.
Sonunda kendi evim sözkonusu oldu. Burada müşteri eşimdi.Until I got to my house, where the client was my wife.
Benim eşim için ise: istersen üç katı ye hiçbir zaman kilo almayacaksın, demek.For my wife: eat three times as much and you never put on any weight.
Bilirsiniz, bu, eşim ve bizim çılgın miras projemiz.You know, as for me, my wife and I have our own crazy legacy project.
Bu benim ailemin bir fotoğrafı, ve bu da eşim Netra.This is a picture of my family, and that is Netra, my wife.
Gittim ve eşimin dersine girdimI actually went and sat in on her class.
Eşim dostum kaçar oldu derdimden, Yakınlarım uzak duruyor benden.My lovers and my friends stand aloof from my plague. My kinsmen stand far away.
Doğrusu ben arkamdan yerime geçecek akrabamdan ötürü endişeliyim. Eşim de kısır!But I fear my relatives after me; and my wife is barren.
Bartosz Trudnowski\ Eşim için yaptımNameBy Bartosz Trudnowski\ Made for my wife
Bir esim dosyası seç.Choose a pixmap file.
Eşimle Avrupa'da tatil yaparken tanıştım.I met my wife when I was on vacation in Europe.
Eşime rastladığımda kendimi sorgulamaya başladım.So, when I met my wife, I asked myself what I was doing.
Katar eşime tamamen yeniydi.It was all entirely new to her.
Buna rağmen, ailem yeni eşimi sevdi ve yerleşmeye başladı.However, my family loved my new wife and she began to settle in.
Bakanlığın izni olmasaydı eşimin oturma izni bile reddedilecekti.Without the Ministry's permission, my wife would be denied even a residence permit.
Hristiyan eşimi kendisi olduğu için kabul etmiştim.I'd accepted my Christian wife for who she was.
Eşimin kültürü ve geleneklerinin artık Müslüman olsa bile çok farklı olacağını söylediler.They told me my wife’s culture and traditions would be too different, even if she was now a Muslim.
Eşimle kutlamaya başlamıştım ama bir hileydi.I started to celebrate it with my wife—but it was a trick.
Eşim ailemle yaşıyordu, ancak istikrarlı veya güvenli hissetmedik.My wife was living with my family, but we didn’t feel stable or secure.
Hükümet eşimin turist vizesini yenilemeyi durdurdu.The government stopped renewing my wife's tourist visa.
İşimi bıraksaydım eşimi maddi olarak destekleyebileceğimi sanmıyordum.And if I left my job, I didn’t think I could support my wife financially.
Kosovalı Sırp Milica Markoviç SETimes'a verdiği demeçte, "Eşim artık eskisi gibi değil."My life is not like it was before.
Zeljko, "Eve gidip eşime ve çocuklarıma kavuşmak için sabırsızlanıyorum."I could hardly wait to get home to my wife and children.
Çocuklarımı, eşimin Niş’teki (Sırbistan) ailesinin yanına götürdüm."I took my children to Nis [Serbia], to my wife's family.
Özellikle de eşimle ilgili olan kısma”, diyor."Especially about my wife."
Cungarlar ile mücadeleye Han Esim-Jangir Sultan'ın (1629-1680) oğlu önderlik etti.The struggle with the Dzhungars was headed by the son of Khan Esim - Jangir-Sultan (1629-1680).
Eşimin öldüğünü gerçekten kabullenemedim.Ich konnte mich nicht damit abfinden, dass meine Frau tatsächlich tot war.
Eşim yok.Ich bin keine Frau.
Eşim tezgâhtar, ama şimdi çalışmıyor.Meine Frau ist Verkäuferin, aber sie arbeitet derzeit nicht.
Eşim bir Fransızca öğretmeni.Mein Mann ist Französischlehrer.
A: Hayır, eşim ve çocuklarımla birlikte.A: Mit meiner Frau.
O benim yasal eşim.Sie ist meine Frau.
Eşimi benden ilaçsız aldılar, komada verdiler.Seine Frau wurde betäubt und hätte nichts weiter mitbekommen.
Eşimin elleri tezgahtarınkinden biraz daha küçük.Les mains de ma femme sont légèrement plus petites que celles de l'assistant du magasin.
Eşimi beni benim en iyi arkadaşımla aldatırken gördüm.J'ai trouvé ma femme en train de me tromper avec mon meilleur ami.
Eşim, ona ihtiyacı olduğunu söylüyor.Mon mari dit qu'il a besoin d'elle.
Eşimi gördünüz mü?Avez-vous vu ma femme ?
Eşim benim yeni görünüşümü beğenmiyor.Ma femme n'aime pas mon nouveau look.
Yolda eşime çiçek aldım. (ne?)Mon ami m'a donné une fleur - 3.
Eşim Roy ve ben uyuyorduk.Ma mère et moi coucherons dedans.
"Eşimle neden boşandığımızı hâlâ bilmiyorum".Elle dit : « Je ne comprends pas pourquoi on veut se marier quand tous les gens divorcent.
Eşim, ayda 20 yuan kazanıyordu.Il gagne 80 livres sterling par mois.
A: Hayır, eşim ve çocuklarımla birlikte.Face A : Toi et Moi.
Meclis İnsan Hakları Komisyonu'na eşim hakkında dilekçe vermiştim.La délégation a remis une requête à la Commission des pétitions du Parlement européen.
O benim yasal eşim.Elle est son épouse.
Eşimin adı Lidia Zarębowa.Mi esposa se llama Lidia Zarębowa.
Eşim benden önce kalkmaz.Mi esposa no se levanta antes que yo.
Eşim Polonyalı.Mi mujer es polaca.
O, benim kız kardeşim değil, o, benim eşim.Ella no es mi hermana, es mi esposa.
Eşime söyleme.No se lo digas a mi esposa.
Eşimi, ailemi ve arkadaşlarımı selamlıyorum.Nuestras sentidas condolencias a toda su familia, amigos y seres queridos.
Eşim Roy ve ben uyuyorduk.Io e il mio amico andammo a letto.
"Eşim senin öldüğünü sanıyor, neden bana eşimin annesi olduğunu söylemedin" der.Decide di costituirsi: ma la madre interviene: dirà di essere stata lei.
Eşimi, ailemi ve arkadaşlarımı selamlıyorum.Per favore portate i miei più cari saluti alla vostra famiglia, al vostro partner e ai vostri amici.
Eşim Polonyalı.Моя жена - полька.
O benim yasal eşim.А это законное право жены.
"Eşimiz benzerimiz yok bu dizinin seyircisi çok!".«Типичного слушателя нет, у нас разнообразная аудитория.
"Eşim Değil O, Sıla..."То была не моя жена, а жена управляющего…».
Eşimi, ailemi ve arkadaşlarımı selamlıyorum.Выражаем искренние соболезнования семье, друзьям и близким.