Lütfen eşime uykusuz geçen gece için çiçek gönderin.I kan sende blomster til min kone for de søvnløse nætter.
Lütfen eşime uykusuz geçen gece için çiçek gönderin.그냥 뜬눈으로 밤을 지샌 우리 아내한테 꽃 한다발만 보내줘
Lütfen eşime uykusuz geçen gece için çiçek gönderin.Küldjenek virágot a feleségemnek az átvirrasztott éjszakája miatt.
Lütfen eşime uykusuz geçen gece için çiçek gönderin.Lähettäkää kukkia vaimolleni unettoman yön takia.
Lütfen eşime uykusuz geçen gece için çiçek gönderin.Làm ơn gửi hoa cho vợ của tôi đêm qua cô ấy không ngủ được.
Lütfen eşime uykusuz geçen gece için çiçek gönderin.Per favore mandate dei fiori a mia moglie, per la notte insonne.
Lütfen eşime uykusuz geçen gece için çiçek gönderin.Por favor envíele flores a mi esposa por la desvelada.
Lütfen eşime uykusuz geçen gece için çiçek gönderin.Prosím pošlete mojí ženě květiny za tu bezesnou noc.
Lütfen eşime uykusuz geçen gece için çiçek gönderin.Stuur alstublieft bloemen naar mijn vrouw voor de slapeloze nacht.
Lütfen eşime uykusuz geçen gece için çiçek gönderin.Tolong kirimkan bunga pada istriku untuk malam tanpa tidurnya.
Lütfen eşime uykusuz geçen gece için çiçek gönderin.Vous pouvez envoyer des fleurs à ma femme pour les nuits blanches.
Lütfen eşime uykusuz geçen gece için çiçek gönderin.Wyślij kwiaty dla mojej żony.
Lütfen eşime uykusuz geçen gece için çiçek gönderin.Xin vui lòng gửi hoa cho vợ tôi cho đêm không ngủ.
Lütfen eşime uykusuz geçen gece için çiçek gönderin.Παρακαλώ, στείλτε λουλούδια στη γυναίκα μου... που έμεινε άγρυπνη όλη νύχτα.
Lütfen eşime uykusuz geçen gece için çiçek gönderin.- Изпратете цветя на жена ми, която не спа цяла нощ заради моето идване.
Lütfen eşime uykusuz geçen gece için çiçek gönderin.Пожалуйста, отправьте цветы моей жене за бессонную ночь.
Lütfen eşime uykusuz geçen gece için çiçek gönderin.אנא, שלחו פרחים לאשתי .עבור לילה ללא שינה
Lütfen eşime uykusuz geçen gece için çiçek gönderin.رجاءا قم بإرسال الوروود إلى زوجتي لأنها لم تنم ليلة أمس
Lütfen eşime uykusuz geçen gece için çiçek gönderin.裁判所は許可しませんね
lütfen eşim ile tanışın.제 아내를 만나게 되실 것입니다.
lütfen eşim ile tanışın.lernen Sie doch auch gleich meine Frau kennen.
lütfen eşim ile tanışın.les presento a mi esposa.
lütfen eşim ile tanışın.בבקשה תפגשו את אשתי.
lütfen eşim ile tanışın.أعرّفكم على زوجتي.
lütfen eşim ile tanışın.[人生の意味を探してるんだ / グーグルしてみたら]
Manhattan'daki showroom'una davet etti. Eşimle geceyi orada geçirdik.맨하탄의 전시장에서 하룻밤을 지내게 해주었습니다.
Manhattan'daki showroom'una davet etti. Eşimle geceyi orada geçirdik.לבלות לילה באולם התצוגה במנהטן.
Manhattan'daki showroom'una davet etti. Eşimle geceyi orada geçirdik.بقضاء ليلة في صالة العرض في منهاتن
Manhattan'daki showroom'una davet etti. Eşimle geceyi orada geçirdik.ライトが外を照らしている中で
Mantık dışı öfke nönetlerim oluyordu ve sevgili eşim Santha'nın hayatını sık sık işkenceye çeviriyordum.חוויתי זעם לא הגיוני, לעיתים תכופות הייתי הופך את חייה של זוגתי האהובה, סנתה
Mesela, eşim bana dönüp sorabilir ki,Contohnya, istri saya dapat menoleh dan berkata kepada saya,
Mesela, eşim bana dönüp sorabilir ki,De exemplu, soția mea ar putea să mă întrebe
Mesela, eşim bana dönüp sorabilir ki,예를 들어, 제 부인이 저에게 와서 이렇게 말할 수도 있겠죠.
Mesela, eşim bana dönüp sorabilir ki,Mijn vrouw zou me kunnen vragen:
Mesela, eşim bana dönüp sorabilir ki,Například má žena by se ke mě mohla otočit a zeptat se
Mesela, eşim bana dönüp sorabilir ki,Par exemple, ma femme pourrait me demander :
Mesela, eşim bana dönüp sorabilir ki,Például a feleségem megkérdezheti tőlem, hogy
Mesela, eşim bana dönüp sorabilir ki,Per esempio, mia moglie potrebbe rivolgersi a me e dire;
Mesela, eşim bana dönüp sorabilir ki,Por ejemplo, podría ser que mi esposa me preguntara:
Mesela, eşim bana dönüp sorabilir ki,Por exemplo, a minha mulher pode virar-se para mim e dizer:
Mesela, eşim bana dönüp sorabilir ki,Ví dụ như, vợ tôi có thể quay sang tôi và cô ta có thể nói,
Mesela, eşim bana dönüp sorabilir ki,Zum Beispiel könnte meine Frau sich zu mir wenden und sie sagt vielleicht,
Mesela, eşim bana dönüp sorabilir ki,Για παράδειγμα, η γυναίκα μου μπορεί να γυρίσει και να μου πει,
Mesela, eşim bana dönüp sorabilir ki,Наприклад, моя дружина може подивитися на мене і спитати:
Mesela, eşim bana dönüp sorabilir ki,Например, жена ми може да се обърне към мен, и да ми каже:
Mesela, eşim bana dönüp sorabilir ki,Например, моя жена может обратиться ко мне со словами:
Mesela, eşim bana dönüp sorabilir ki,לדוגמא, אשתי יכולה לפנות אלי ולומר,
Mesela, eşim bana dönüp sorabilir ki,على سبيل المثال، قد تلتفت إلي زوجتي وتقول،
Mesela, eşim bana dönüp sorabilir ki,「どうして私を愛してるの?」
Mimi, eşimin anneannesi idi.Großmutter meiner Frau ist.
Mimi, eşimin anneannesi idi.제 와이프의 할머니였다는 것이죠.
Mimi, eşimin anneannesi idi.עכשיו, הדבר הכי מפחיד בזה הוא
Mimi, eşimin anneannesi idi.و هذه جدة زوجتي
Mimi, eşimin anneannesi idi.私はエリック ディシュマンです 英語を話し
Mutfağıma geldiğinize göre lütfen eşim ile tanışın.A keď už ste v mojej kuchyni, predstavujem vám moju manželku.
Mutfağıma geldiğinize göre lütfen eşim ile tanışın.A protože jste v mé kuchyni, seznamte se také s mou ženou.
Mutfağıma geldiğinize göre lütfen eşim ile tanışın.Dan karena Anda ada di dapur saya. silahkan berkenalan dengan istri saya.
Mutfağıma geldiğinize göre lütfen eşim ile tanışın.En aangezien jullie in mijn keuken staan, maak kennis met mijn vrouw.
Mutfağıma geldiğinize göre lütfen eşim ile tanışın.És ha már bejöttek a konyhámba, hadd mutassam be a feleségem.
Mutfağıma geldiğinize göre lütfen eşim ile tanışın.E siccome siete nella mia cucina, vi presento mia moglie.